Güncelleme Tarihi:

SPD’nin karşı olduğunu bildiği halde, CDU’lu Federal Ekonomi ve Enerji Bakanı Katherina Birgitt Reiche, ülkede yaşam beklentisinin sistematik olarak arttığına dikkat çekerek “Biz daha çok ve daha uzun süre çalışmalıyız” açıklamasında bulundu ve emeklilik yaşının yükseltilmesini gündeme getirdi.
Bakan Reiche’nin bu önerisi, seçim öncesi emeklilik yaşının kesinlikle yükseltilmeyeceği ve emeklilik parasının düşürülmeyeceği sözü veren SPD’lileri küplere bindirdi.
“Yetişkin dönemimizin 2/3’ünde çalışıp, 1/3’ü boyunca emeklilik geçirmemiz mümkün olmayacaktır” sözleri ise zaten sancılı başlayan ortaklık ilişkilerini adeta dinamitledi.
Aynı zamanda SPD Eş Başkanı olan Federal Maliye Bakanı Lars Klingbeil, “Berlin’de güzel bir koltukta otururken böyle konuşmak kolaydır” dedi.
SPD’li bazı politikacılardan, “Böyle giderse koalisyonu terk ederiz” tehditleri bile geldi.
Evet…
Almanya’da emeklilik yaşının kademeli olarak 2031 yılına kadar 65’ten 67’ye yükseltilmesi CDU’lu Şansölye Angela Merkel döneminde, CDU/CSU ile Hür Demokrat Parti’nin ( FDP) oluşturduğu koalisyon hükümeti tarafından 2010 yılında hayata geçirildi.
Almanya, yasal emeklilik yaşının en yüksek olduğu Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında yer almaktadır.
Hollanda, İtalya, Danimarka’da emeklilik yaşı 67, İspanya, İsveç ve Polonya’da 65, Fransa’da 64, Yunanistan’da 62’dir.
Ancak hemen hemen tüm ülkelerde ortalama emeklilik yaşı yasal emeklilik yaşının altındadır.
Almanya’da ortaklar arasında emeklilik yaşının yükseltilmesi tartışmaları devam ederken, 2029 yılına kadar bütçenin 170 milyar Euro açık vereceğine dikkat çeken Federal Maliye Bakanı Lars Klingbeil, “yüksek gelirliler, zenginler ve varlıklılar için vergi artışını” gündeme getirdi.
Klingbeil, yalnız 2027 yılında bütçe açığının 30 milyara ulaşacağına dikkat çekerken, “SPD her zaman çok kazananların, süper zenginlerin bu boşluğun doldurulması için daha fazla katkıda bulunmalarından yanaydı” demesi, ortakları birbirine düşürdü.
Bakan Klingbeil’ın bu yaklaşımı, seçimden önce “vergi artışı yok” sözü veren CDU/CSU’luları küplere bindirdi.
CDU/CSU Federal Meclis Grup Bakanı Jens Spahn, “Şimdi vergi artışına kafa yorma zamanı değil, vergi artışı falan yok” dedi.
CDU’lu Başbakanlık Dairesi Başkanı Thorsten Frei, “Koalisyon Sözleşmesi’nde vergi artışı diye bir şey yok. Biz bu yasama döneminin ortalarına doğru az ve orta gelirlilerin vergi yükünü azaltacağız” açıklamasında bulundu.
CSU Genel Başkanı ve Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder de, partinin Genel Sekreteri Martin Huber de, “Vergi artışına kesinlikle HAYIR” dediler.
Almanya’da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1946-1948 yıllarında, 60.000 Mark’ın üzerinde olan yıllık gelir ve kazançlardan yüzde 95 “zengin vergisi” alındı.
Bu “zengin vergisi” uygulaması, 23 Mayıs 1949’da Alman Anayasası’nın kabulüyle resmen kurulan Almanya Federal Cumhuriyeti’nde de 1953 yılına kadar devam etti.
Bu oran 1953’te yüzde 80’e, 1955’te yüzde 63.45’e, 1958’de yüzde 53’e düşürülürken, 1978’de yeniden yüzde 58 yükseltildi ve 1990’da yüzde 53’e, 2000’de yüzde 51’e, 2001’de yüzde 48.5’e düşürüldü.
1998 yılında SPD’li Gerhard Schröder başbakanlığında Alman sosyal demokratlar (SPD) ile Yeşiller’in oluşturduğu koalisyon hükümeti tarafından da 2004 yılından itibaren geçerli olmak üzere yüzde 45’e ve 2005’ten sonra da yüzde 42’ye düşürüldü.
CDU/CSU ve SPD’nin Angela Merkel başbakanlığında oluşturduğu “büyük koalisyon hükümeti” tarafından da yeniden yüzde 45’e yükseltildi.
Almanya’da geçerli yasalara göre şu anda kişi başı 12.096 Euro’ya kadar olan yıllık gelirlerden vergi alınmamakta, 12.097-17.443 Euro arasındaki kazançlardan yüzde 14-24, 17.444-68.480 Euro arasındaki kazançlardan yüzde 24-42 vergi alınmaktadır.
Yılık 68.481 Euro’nun üzerinde olan gelir ve kazançlardan da yüzde 42, 277.826 Euro’nun üzerinekilerden de yüzde 45.
Almanya’da yıllık brüt gelir ve kazançların yüzde 31.2’si vergi, emeklilik sigortası, hastalık sigortası, bakım sigortası ödemelerine gidiyor.
Almanya, bu rakamın yüzde 31.4 olduğu Belçika’nın ardından Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeleri arasında ikinci sırada yer almakta.
Her ne kadar somut bir rakam vermese de, SPD’li Federal Maliye Bakanı Lars Klingbeil’ın bu rakamın üzerinde olan gelir ve kazançlardan yüzde 48 “zengin vergisi” alınmasından yana olduğundan hareket edilmekte.
Tabii SPD’nin bunda ısrar etmesi de koalisyonun ilişkilerini dinamitlemekte.
