GeriAvrupa Kim bu Merkel ve Macron’a meydan okuyan
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kim bu Merkel ve Macron’a meydan okuyan

Kim bu Merkel ve Macron’a meydan okuyan

Brüksel’de 91 saat 20 dakika süren zorlu zirvenin ardından tüm AB ülkelerinin liderleri sonucu kendi başarısı olarak sunmaya çalıştı. Ancak “Zirvenin kazananı kim?” sorusuna Avrupalıların ağız birliği etmişcesine verdiği tek bir cevap var: Hollanda Başbakanı Mark Rutte.

Kim bu Merkel ve Macron’a meydan okuyanAB’nin devleri Almanya’nın Başbakanı Angela Merkel ile Fransa’nın Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a meydan okuyan Rutte, “AB’de Almanya ile Fransa ne derse o olur” kuralını yıkan politikacı olarak niteleniyor.
Rutte, zirvede AB’nin borçlar birliği olmasına, yardımların kontrolsüz dağıtılmasına karşı katı ve kararlı tutumuyla öne çıktı. Avusturya, Danimarka, İsveç ve Finlandiya, Rutte’yi zirvede ‘Tutumlu Dörtler’in lideri olarak öne sürdü. Rutte, müzakerelerde Merkel ve Macron’a meydan okuyarak ‘Birlik içinde’ küçük ülkelerin de önemli rol oynayabileceğini gösterdi ve İngiltere’nin AB’den ayrılmasıyla bu boşluğu Avusturya, Danimarka, İsveç gibi ülkelerle doldurmaya aday oldu.

AB’NİN YENİ İNGİLİZİ
Almanya ve Fransa’nın 500 milyar Euro olarak öngördüğü korona yardım miktarına inatla karşı çıkan Rutte, frene basarak yardımları 390 milyara düşürmeyi başardı. AB’nin ağır topları Merkel ve Macron’u büyük tavizler vermeye zorladı. Ayrıca yardımların hediye olarak değil, belirli şartlara bağlanmasını sağladı. Kapalı kapılar arkasında yürütülen müzakerelerden kamuoyuna sızan bilgilere göre Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Rutte için “Bu Hollandalı AB’nin yeni İngilizi” diye ateş püskürdü.
İtalyan delegasyonu Rutte’yi ‘şantajcı’ olarak niteledi.
Yunan diplomatlar Rutte için mali krizde Yunanistan’ın Euro’dan atılmasını isteyen Alman Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble’ye benzeterek, “Yeni Schaeuble” diye adlandırdı. Güney Avrupalılar ise ‘Müzmin cimri’ lakabını taktı.

GANDİ’DEN BU YANA...
10 yıldır farklı koalisyonlarla ülkesini yöneten Mark Rutte, kendi ülkesinde de çok tutumlu bir politikacı olarak tanınıyor. Halen doğum yeri olan Den Haag’ta öğrenciyken satın aldığı küçük evde tek başına yaşıyor. İşe genellikle bisikletle gidiyor. Araçla gitmek zorunda kaldığı zaman ikinci el Saab marka otomobilini kullanıyor. Her perşembe Den Haag’ta ağırlıklı olarak Türk ve Fas kökenli öğrencilerin gittiği okulda fahri olarak sosyal bilgiler dersleri veriyor ve dersten çıkar çıkmaz Brüksel’deki Bakanlar Konseyi toplantısına hareket ediyor. Cep telefonu olmadan yaşamaya çalışıyor. Hindistan’ın efsanevi lideri Mahatma Gandi’den sonra gelmiş geçmiş en az mayeryalist politikacı olarak görülüyor.
53 yaşında, 1.93 boyundaki Rutte eşcinsel olduğu spekülasyonlarına karşı hayatından memnun olduğu, şimdiye kadar kendine uygun bir eş bulamadığı, ama eksikliğini de hissetmediği yanıtını verdi.

Kim bu Merkel ve Macron’a meydan okuyan

PİYANİST POLİTİKACI
Rutte ‘uyanık, yetenekli stratejist ve güç oyuncusu’ olarak tanımlanıyor. Siyaset bilimcileri onu, “Fikrini, ortama hâkim olan görüşlere göre şekillendiren biri” olarak tarif ediyor. Onu zaman zaman tam bir ‘bukelemun’a benzetenler de var.
Kendisini ön adıyla “Mark” diye tanıtan Rutte, aynı zamanda açık sözlü, neşeli biri olarak biliniyor.
2018’de ABD Başkanı Donald Trump’la Washington’da AB’yle ticaret sözleşmesini görüşürken, Trump’a “Hayır” diyerek sözünü kesmesi ve kafa tutması, düşüncesini açıkça söyleyen bir kişi olmasına örnek gösteriliyor.
7 kardeşin en küçüğü olan Mark Rutte, başlangıçta piyanist olmak istedi, ancak tarih okudu. Tüketim ürünleri devi Unilever’de personel yöneticisi olarak çalıştı. Sonra siyasete atılan Rutte, 2006 yılından beri liberal VVD partisinin de lideri.
2017 seçimlerinde aşırı sağcı Geert Wilders’in yükselişini durdurmak için sert bir mülteci politikasını savundu. Bu nedenle ağır eleştirilere de uğradı. Ancak korona krizinde aldığı önlemlerle büyük övgü topladı. Kurallara kendisi de uyarak, bakımevine annesini ziyarete gitmedi. Annesini ölümünden kısa bir süre önce ziyaret etti.
22 yaşındayken 18 yaşındaki erkek kardeşini ‘aids’ten kaybeden Mark Rutte, onun ölümünün kendisinin hayata bakışını değiştirdiğini ve sadece şimdi yaşadığı bir yaşamı olduğunu anladığını söylüyor.

False