Güncelleme Tarihi:

ANADOLU SELÇUKLULARINA DAYANIYOR
Kültür programları kapsamında önemli etkinliklere ev sahipliği yapan Köln - Yunus Emre Enstitüsü bu kez işaret dilinin Türk tarihindeki yeri isimli konferansa ev sahipliği yaptı. Konferansta konuşan Dr. Öğr. Üyesi Fatma Doğanay, işaret dilinin gelişim sürecine değinerek, Türkler'de işaret diline dair belgelerin Anadolu Selçukluları dönemine kadar uzandığını vurguladı.
ORTA ÇAĞ AVRUPASINDA ENGELLİ ŞEYTAN LANETLİ KABUL EDİLİRDİ
Avrupa'da çeşitli nedenlerle hayat hakkı tanınmayan, hatta Ortaçağ Avrupasında şeytan tarafından lanetlendi denilerek yakılan engellilerin, Osmanlı döneminde farklı devlet görevlerinde istihdam edildiğine dair somut deliller bulunduğunu belirtti.
SARAYDA 90 İŞİTME ENGELLİ GÖREVLİ
Müslüman Türk devlet geleneğinde ve sosyal yaşamında işaret dilinin öneminin çok erken dönemlerde fark edildiğine dikkat eken Doğanay, Osmanlı'da devlet idaresinin merkezinde itibar gören işitme ve konuşma engelli bireylerin yalnızca Topkapı Sarayı'nda değil, devletin farklı kademelerinde de görev aldıklarını ifade etti. Sır saklamanın (Ketumiyet) önemli olduğu Sarayda, bilhassa 15.yy.-16.yy civarında 90 kadar işitme engellinin istihdam edildiği belirtildi.
"İŞARET DİLİ KÖKLERİ TARİHİ BİR MİRASDIR"
Konuşmasında İbn-i Battûta, Evliya Çelebi ve Avrupa'dan gelen bazı elçilerin notlarından örnekler paylaşan Doğanay, işaret dilinin modern döneme ait bir iletişim aracı olmanın ötesinde, kökleri tarihin derinliklerine uzanan kültürel bir miras olduğunu ve dünyada “ilk kurumsal dil” olma özelliği ile özellikle Osmanlı döneminde Padişahların da bildiği bu dile büyük önem verildiği belirtildi. Türk-islam medeniyetinde bireylerin fiziksel engelleriyle değil, bilgi ve yetenekleriyle değerlendirildiğine değinen Doğanay , bu anlayışın günümüze de ışık tuttuğunu söyledi.Programda, nüfusun önemli bir bölümünü oluşturan engelli bireylerin daha iyi şartlara kavuşması için işaret dilinin yaygınlaştırılmasının önemine değinildi. Ayrıca Türk ve Alman işaret dilleri arasında benzeşen kelimelere değinildiği konferansın son bölümün soru ve cevap şeklinde sona erdi.
DR. ÖĞRETİM ÜYESİ FATMA DOĞANAY KİMDİR?
1967 yilında Afyon'un Çay ilçesinde dünyaya gelen Fatma Doğanay, ilk ve orta öğretimini Almanya'da tamamladı. Türkiye'de yüksek öğrenimini tamamlayan Doğanay, 1990 yılında Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyati Bölümünden mezun oldu.2007 yilından bu yana kurucusu olduğu aynı üniversitenin Almanca Mütercim Tercümanlık bölümü'nde Dr.Öğretim Üyesi olarak görev yapan Doğanay,işaret dilini kısa sürede öğrenerek bu alanda çalışmalarını derinleştirdi.2009 yilından itibaren isaret diliyle ilgili konferans,seminer ve cesitli etkinliklerle akademik çalışmalarına devam etmektedir.
