Güncelleme Tarihi:

IOT Başkanı Zeki Baran imzalı açıklada, Temsilciler Meclisi’nin hükümet kurma görevini Rob Jetten’e vermesinin ardından Hollanda genelinde bir rahatlama ve umut havası oluştuğu belirtilirken, yıllar süren aşırı sağcı yönetimin ardından mesleğinde yetkin bakanlardan oluşan ciddi bir kabine beklentisinin koalisyon anlaşmasıyla zedelendiği ifade edildi.
FİNANSMAN BİÇİMİNE ELEŞTİRİ
Konut, eğitim ve savunma alanlarına yapılacak yatırımlar olumlu bulunmakla birlikte, bu yatırımların finansman biçimi eleştirildi. 2033’ten sonra AOW emeklilik yaşının daha hızlı artırılacak olması, işsizlik ve iş göremezlik ödeneklerinde ciddi kesintilere gidilmesi, WW işsizlik ödeneğinin iki yıla düşürülmesi ve sağlıkta kişisel katkı payının 385 avrodan 460 avroya yükseltilmesi IOT’un tepki gösterdiği başlıca düzenlemeler arasında yer aldı.
“SÜPER ZENGİNLERİN SERVETLERİ DOKUNULMAZ”
Açıklamada, koalisyon anlaşması yayımlanmadan önce bankaların üst düzey yöneticilerine yeniden yüksek ikramiyeler ödenmesine izin verilmesine de dikkat çekildi. Hollanda’nın servet eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülkelerden biri olduğu vurgulanırken, kabinenin bu eşitsizliği azaltmaya yönelik tek bir somut önlem dahi almamasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. “Süper zenginlerin servetleri dokunulmaz” değerlendirmesi yapıldı.
Baran, göçmenlerin ortalama olarak daha yüksek işsizlik riski taşıdığına ve daha kötü sağlık koşullarına sahip olduğuna dikkat çekerek, koalisyon anlaşmasının bu kesimler için “kötü haber” anlamına geldiğini belirtti. Açıklamada, servetlerin korunmasına yönelik politikaların göçmen aileler açısından herhangi bir fayda sağlamadığı, çünkü bu ailelerin Hollanda’da henüz uzun süredir yaşamadıkları için büyük servetler biriktiremedikleri ifade edildi.
BAZI OLUMLU ADIMLARIN YER ALDIĞI DA KABUL EDİLDİ
Koalisyon anlaşmasında ayrımcılıkla mücadeleye yönelik bazı olumlu adımların yer aldığı da kabul edildi. Ulusal Ayrımcılık ve Irkçılıkla Mücadele Koordinatörü’nün yasal güvence altına alınması, ülke çapında ve yerel büroları olan bir ayrımcılık karşıtı hizmetin kurulması ve profesyonel futbol kulüplerine ırkçılıkla mücadeleye yönelik yazılı plan zorunluluğu getirilmesi bu adımlar arasında sayıldı. Ancak IOT, bu önlemlerin ırkçılığın toplumdaki etkilerini ortadan kaldırmak için yetersiz kaldığını ve koalisyon metninin diğer bölümlerinde göçmenlerin ve köken ülkelerinin entegrasyon sorunlarının sorumlusu olarak tek taraflı biçimde suçlandığını vurguladı. Açıklamada, entegrasyonun karşılıklı bir süreç olduğu gerçeğinin tamamen göz ardı edildiği belirtildi.
Basın açıklamasında ayrıca, yeni kurulacak Jetten kabinesinin Temsilciler Meclisi’nde 66, Senato’da ise 22 sandalyeye sahip olduğu hatırlatılarak, hükümetin planlarını hayata geçirebilmek için muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşlarının desteğine ihtiyaç duyacağı ifade edildi. IOT, bu süreçte göçmen örgütlerinin de aktif rol oynayabileceğini vurguladı.
IOT, Kasım ayı sonunda siyasi partilere sunduğu memorandum temelinde şu talepleri yineledi: Eşitlik ve saygıya dayalı, adil ve kapsayıcı bir toplum hedeflenmesi; kamu kurumlarının tüm nüfus gruplarına eşit davranmasının sağlanması; ayrımcılık, ırkçılık ve İslam karşıtlığıyla mücadelenin güçlendirilmesi; sağlık hizmetlerinin göçmen aileler için daha erişilebilir hale getirilmesi; kökeni ne olursa olsun her öğrencinin potansiyelini en iyi şekilde geliştirebileceği bir eğitim sistemi kurulması ve göçmen kökenli öğrencilerin düşük seviyelere yönlendirilmesine son verilmesi.
Ayrıca sosyal eşitliğin ve geçim güvencesinin herkes için teşvik edilmesi, ekonomik bağımsızlığın artırılması, kadın haklarının korunması ve cinsiyete dayalı şiddetin önlenmesi için özellikle LHBTI+ ve göçmen örgütleriyle iş birliğinin güçlendirilmesi talep edildi. IOT, öz örgütlerin özgürleşme, toplumsal uyum ve kutuplaşmanın önlenmesindeki hayati rolünün tanınmasını ve ana dilde eğitime destek verilmesini de temel beklentiler arasında sıraladı.
