GeriAvrupa ‘İlk günler herkes söz verdi, şimdi kimse yok’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘İlk günler herkes söz verdi, şimdi kimse yok’

‘İlk günler herkes söz verdi, şimdi kimse yok’

Hanau’da 19 Şubat 2020’de ırkçı Alman Tobias Rathjen’in iki nargile bara gerçekleştirdiği baskında hayatını kaybeden Ferhat Unvar, Gökhan Gültekin, Fatih Saraçoğlu, Sedat Gürbüz ile Hamza Kurtovi (Bosnalı), Mercedes Kierpacz (Polonyalı), Kaloyan Velkov (Bulgar), Vili Viorel Pun (Romanyalı), Said Nasser El Hashemi (Afganistanlı), katliamın altıncı ayında ‘19 Şubat İnisiyatifi’ tarafından anıldı.

İNİSİYATİF, Almanya çapında büyük bir yürüyüş düzenlemek istemiş, Hanau Büyükşehir Belediye Başkanı Claus Kaminsky ise vaka sayısının son bir hafta içinde 100 binde 36’dan 49’a çıktığını belirterek mitingi son dakikada iptal ettiklerini duyurmuştu. Hanau Belediyesi, görüşmeler sonrasında kent merkezinde en fazla 250 kişinin katılacağı anma mitingi yapılmasına izin verdi. Sosyal mesafe ve maske kurallarına uyulduğu mitingte kurban yakınları ve arkadaşları ‘#SayTheirNames’ (Adlarını söyleyin) yazılı beyaz tişörtler giydi. Mitinge Hanau Büyükşehir Başkanı Claus Kaminsky, Hessen SPD Başkanı Nancy Faeser, Sol Parti Genel Başkan Yardımcısı Janine Wissler, Hessen milletvekilleri Turgut Yüksel (SPD) ve Saadet Sönmez (Sol Parti) ile Eintracht Frankfurt Başkanı Peter Fischer de katıldı.

‘İlk günler herkes söz verdi, şimdi kimse yok’
FISCHER: ‘NAZİLERİ İSTEMİYORUZ’
Eintracht Frankfurt Başkanı Peter Fischer, ailelerin hem acısını tarif etmek hem de taziye için hiçbir sözcüğün yetmediğini bu nedenle birlikte ağladıklarını söyledi. Eintracht Frankfurt’a üye 90 bin kişinin ırkçılara ve AfD’ye karşı olduğunu belirten Fischer, şunları söyledi: “Eskiden üniforma giyen nazileri takım elbise giyseler dahi tanıyoruz. Biz nazileri istemiyoruz. Biz kahverengi bataklığı istemiyoruz. Nerede olursanız olun, size karşı mücadele edeceğiz. Hanau olmamalıydı. Siyaset taziyede bulunmasın. Taziyeye kimsenin gelmesini istemiyoruz. Biz güçlü siyaset, dik duruş istiyoruz. Hanau’nun ara istasyon olmasını istemiyoruz. Dillerde acıyı tarif etmek için sözcükler yetersiz kalsa da aydınlatma, adalet, gereğini yapma, yardım, ceza verme, ırkçılıktan uzak durma doğru sözcükler.”
‘İlk günler herkes söz verdi, şimdi kimse yok’
‘MEZARLIK YENİ EVİM OLDU’
Yaşadığı travmayı anlatan Sedat Gürbüz’ün annesi Emiş Gürbüz de oğlunun hep otuz yaşında kalacağını, acılarının her gün artıdığını söyledi. Hayalleri, planları olan oğlunun toprağın altında olmasını kabul edemediğini kaydeden Gürbüz, “Mezarlık yeni evim oldu. Almanya bize borçlu. Bize çocuğumuzu geri veremez. Bize kulak verilmesi lazım. İlk gün gelenler çok söz verdi. Şimdi hiçbiri yok. Kurumlar gereğini yapsın ve başka anne babalar çocuklarını kaybetmesin” dedi.
Ferhat Unvar’ın annesi Selvi Unvar ise yaşananları kabul edemediğini söyledi: “Kafamdan hiç gitmiyor. Çok sözümüz vardı. Hayatının kısa olabileceğini hiç düşünemedik. Çok akıllı bir çocuktu. Biz çocuklarımız için mücadele ediyoruz. Başka anne ve babalar aynı acıyı yaşamasın, başka çocuklar boşuna ölmesin diye. Irkçılığın olmadığı bir okul, herkesin eşit olduğu bir ülke. İşte o zaman başardın oğlum.” Katliamın tüm ayrıntılarıyla aydınlatılmasını talep eden kuzen Abdullah Unvar da, “Biz taleplerimizden bir milim geri çekilmeyeceğiz. Tarih, faşistlerin ve diktatörlerin kazandığını yazmıyor. Biz daha çoğuz ve biz kazanacağız. Taleplerimizi daha da yüksek sesle seslendirmeliyiz” diye konuştu.

‘ALTI AYDIR GELİŞME YOK’
Romanyalı Vili Viorel Pun’un babası, oğlunun ilk olaydan sonra aracıyla saldırganı engellemek için peşine düştüğünü, bu sırada polisi dört kez aradığını ancak polisin bir türlü yardıma gelmediğini kaydetti: “Polis görevini yapmış olsaydı oğlum ölmeyecekti, ikinci nargile baskını da olmayacaktı. Olay gününün tüm ayrıntılarıyla aydınlatılmasını, sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz. Altı aydan beri hiçbir gelişme olmadı.”

‘İlk günler herkes söz verdi, şimdi kimse yok’
‘HANAU SON DURAK OLSUN’
Aileler, 2002’den beri görülen ırkçı davalarda adı geçen katil Tobias Rathjen’in nasıl silaha ulaşabildiğini, yapmak istediklerini savcılığa duyurduğu halde neden önlenmediğini sordu. Hessen Eyaleti İçişleri Bakanı Peter Beuth’un özür dilemek yerine saldırı sırasında polisin işini mükemmel yaptığını söylemesinin kendilerini şoke ettiğini belirten aileler, olay yerine uzak mesafeden itfaiye, ambulansın geldiğini ancak 300 metre mesafedeki polisin bir türlü gelememesini eleştirdi. Görgü tanıklarının saldırganın kullandığı aracın plakasını vermesine rağmen polisin bir saat sonra katilin evine gittiğini ifade eden kurban yakınları, Hessen İçişleri Bakanı Peter Beuth ile tüm sorumluların istifa etmesi gerektiğini söylediler. Tüm ırkçıların silahsızlandırılması gerektiğini söyleyen aileler, “Devlet kurumları, Federal Meclis acilen nazilerden temizlenmeli. Hanau ırkçı katliamlarda son durak olsun” dediler.
Irkçı Alman Tobias Rathjen, 19 Şubat 2020’de Hanau’da iki nargile bara silahlı saldırı gerçekleştirmiş, olayda Ferhat Ünvar, Gökhan Gültekin, Fatih Saraçoğlu, Sedat Gürbüz ile Hamza Kurtovi (Bosnalı), Mercedes Kierpacz (Polonyalı), Kaloyan Velkov (Bulgar), Vili Viorel Pun (Romanyalı), Said Nasser El Hashemi (Afganistanlı) hayatını kaybetmişti.
‘İlk günler herkes söz verdi, şimdi kimse yok’
‘İlk günler herkes söz verdi, şimdi kimse yok’
‘İlk günler herkes söz verdi, şimdi kimse yok’

 

False