Güncelleme Tarihi:

Hille, gemilerin boğazı şu andan itibaren geçmeye başlasa bile “lojistik olarak üç ila altı hafta” geçmesi gerektiğini, Avrupa’ya ek arzın “fiziken ulaşmasının ve fiyatlara yansımasının epey süreceğini” belirtti. Ayrıca geçiş ücretleri ve yüksek sigorta primleri nedeniyle nakliye maliyetlerinin “öngörülebilir şekilde yüksek kalacağını” söyledi.
Hille, ateşkes sürecinin “büyük belirsizlikler taşıdığına” dikkat çekerek “Henüz bir anlaşmadan çok uzağız, her an büyük aksilikler yaşanabilir” uyarısında bulundu. Almanya’nın Hürmüz’de serbest dolaşımı sağlamak için “uygun şekilde katkıda bulunacağını” söyleyen Hille, bunun ne anlama geldiğine dair ayrıntı vermedi.
Başbakan Friedrich Merz (CDU) daha önce “gerekli şartlar sağlanırsa Almanya’nın serbest deniz ticaretine katkı sunmaya hazır olduğunu” açıklamıştı.
Hristiyan Birlik (CDU/CSU) fraksiyonunun konuyla ilgili görev gücü eşbaşkanı Sepp Müller, ateşkesin “henüz kalıcı bir barış olmadığını” belirterek “Tek bir tankere saldırı, istikrarı bozmaya yeter” dedi. Müller, “Petrol fiyatları her an yeniden fırlayabilir” uyarısında bulundu.
Alman hükümeti, yüksek enerji fiyatları nedeniyle dar gelirli vatandaşlar ve işletmelere yönelik yardım planlarından vazgeçmeyeceğini açıkladı. Müller, “Karmaşık ve oynak durum, aceleci rota düzeltmelerine izin vermez. Hedefimiz, yardıma ihtiyacı olanlar için fiyat patlamasını sürdürülebilir şekilde hafifletmek” dedi.
SPD’li Mecklenburg-Vorpommern Başbakanı Manuela Schwesig ise daha sert önlem çağrısı yaparak “En önemlisi benzin ve motorindeki enerji vergilerinin düşürülmesi” dedi. Schwesig, kesintilerin başka alanlara yansımaması için bir “aşırı kar vergisi” ve “Lüksemburg modeli” gibi bir fiyat tavanı uygulanmasını talep etti.