Hollanda'nın masalsı köyleri

Güncelleme Tarihi:

Hollandanın masalsı köyleri
Oluşturulma Tarihi: Şubat 01, 2026 11:27

Hollanda deyince çoğumuzun aklına, ortak gezi noktalarının başlangıç noktası olan Amsterdam şehri geliyor. Amsterdam’a kadar gelmişken gezi planınıza fazladan bir kaç gün daha ekleyip şehrin yakınlarında bulunan muhteşem köyleri de gezmeye ne dersiniz?

Haberin Devamı

Amsterdam çevresinde gezilmesi ve görülmesi gereken o kadar çok masalsı ve şirin köy var ve buralara ulaşım imkanı da o kadar kolay ki... O yüzden de bunlardan birkaçını gezmeden dönmeyin derim. Bu köylerden bir çoğu, beni çocukluğumda izlediğim çizgi filmlere okuduğum masallara götürdü desem yeridir. Bu şirin ve masalsı köylere yolculuk sizi de bambaşka yerlere götürecek buna eminim. Hala var olan ama aslında gerçek olamayacak kadar da güzel olan böylesi güzel yerlerin ortak sorunu ise; ne yazık ki bu tür yerler aynı zamanda turist cazibe merkezleri haline geldikleri için bakir kalmaları da mümkün değil hele bir de önlem alınmazsa. Bu yüzden size, Amsterdam çıkışlı toplu taşıma ile gidebileceğiniz bir kaç güzel gezi rotası çizerken, buraları özellikle günün erken saatlerinde ziyaret etmenizi öneririm:

Haberin Devamı

Hollandanın masalsı köyleri

Zaandam76 bin kişinin yaşadığı bu şirin şehrin en meşhur noktası, Inntel Hotel‘in binası. Otelin cephesi, tamamı geleneksel yeşil ve maviye boyanmış yaklaşık 70 Zaanse evinin muhteşem bir birleşiminden oluşuyor. Modern bir bina olmasına rağmen, bölgenin tarihiyle olan bağlantısını hala hissettiriyor ve Zaandam'da eski ve yeninin harmanlanmasını sergiliyor. Eğer buraya Amsterdam’dan trenle geldiyseniz zaten istasyonundan çıktıktan hemen sonra göreceğiniz bu otel, tam anlamıyla bir Instagram hot spot noktası. Şehirde bu otel ve çevresindeki bir kaç ilginç yapı dışında, yel değirmenleri, nehir manzaraları, hareketli pazarlar ve küçük müzeler bulacaksınız. Zaandam’a, Amsterdam merkezde bulunan tren istasyonundan kalkan trenlerle veya otobüslerle ulaşabilirsiniz. Yolculuk otobüs ile de trenle de yaklaşık 12 dakika sürüyor.

Zaanse Schans:  (Amsterdam'dan 11 dakikalık tren yolculuğu ve 15 dakikalık yürüyüş mesafesinde) Hollanda'ya dair  kartpostal tadında klişe bir fotoğraf çekmek istiyorsanız, Zaanse Schans'ı mutlaka ziyaret etmelisiniz. Peynir fabrikası ve tahta ayakkabı atölyesiyle müze köyünden, su üzerinde yer alan ve her biri farklı bir amaca hizmet eden (boya değirmeni, baharat değirmeni, yağ değirmeni, kereste değirmeni vb.) pastoral yel değirmenlerine kadar her şeyi burada bulacaksınız. Bence tam da bu yüzden, Amsterdam’a kadar gelmişken mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında Zaanse Schans geliyor.

Hollandanın masalsı köyleri


Zaanse Schans, aslında bir açık hava müzesi köyü ama sadece müze olarak düşünmeyin içerisinde gerçekten yaşanmış bir tarih ve kültürü barındırıyor. Zaanland kasabasının, 1700’lerdeki görünümünün aynısını koruyarak kasabanın orijinalinden esinlenerek kurulan açık hava müzesi, endüstriyel gelişim tehdidi altındaki binaları korumak için kurulmuş. 17. ve 18. yüzyıldan kalma ahşap evler bakımı yapılarak tekrar restore edilmiş. İçinde gerçekten yaşayan insanların varlığıyla etkisi daha da artan müze, eski yüzyıllardaki yaşama dair gerçek izlenimler sunuyor. Bu açık hava müzesi köy, özellikle son yıllarda artan Instagram hot spot fotoğrafları çılgınlığının da en güzel örneklerinden biri.
Hollandanın masalsı köyleri



Bu yüzden köyü sabahın erken saatlerinde veya akşam saatlerinde gezmenizi öneririm. Günlük turların uğrak noktalarının başında gelen bu köy öğlen saatlerinde veya öğleden sonraları inanılmaz derecede kalabalık oluyor.

Ardı arkası kesilmeyen tur otobüslerinden fırlayan turistler zamanla yarış edercesine inanılmaz bir koşuşturma içerisinde insanı huzursuz eden görüntüler sergiliyor. Biraz öncede bahsettiğim gibi eğer bu köye, turist yoğunluğu olan saatler dışında gelirseniz inanılmaz keyifli bir kaç saat geçireceğinizin garantisini verebilirim . Köyün hemen girişinde sizi yel değirmenleri karşılıyor. Köyün içerisine doğru giderken minik kanalları ve kenarlarına konumlandırılan masallardan fırlamış evleri ve yeşilliklerin içinde şirin çiftlik hayvanlarını göreceksiniz. Köyde yapılacak aktivitelerden biri de peynir tadımı.
Hollandanın masalsı köyleri


Henri Willig köydeki en meşhur peynir üreticilerinden. Köyde bulunan geleneksel tahta ayakkabı üreticisinin satış noktasını ziyaret ederek buradan hediyelik eşya satın alabilirsiniz. Yel değirmenleri arasında yürüyüş yapabilir, göl kenarında etraftaki huzurlu manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.  Eğer köyü farklı bir perspektiften keşfetmek isterseniz, bir tekne turu ile bölgenin doğal güzelliklerini başka bir açıdan görebilirsiniz. Köyde yürüyüşünüz sırasında size ortalıklarda özgürce ve korkusuzca dolaşan kazlar ve ördekler eşlik edecek. Ayrıca Yel değirmenlerinden birinin üzerine para ödeyerek çıkılabilirsiniz.
Hollandanın masalsı köyleri


Ben Zaandam’dan Zaanse Schans’a otobüsle gittim. Otobüs durağı istasyondan çıktıktan hemen sonra kendinizi üzerinde bulacağınız köprünün aşağısında bulunuyor. Bileti otobüse bindiğinizde şoförden alabilirsiniz.

Edam: IJsselmeer kıyısında yer alan pitoresk bir kasaba olan Edam kasabası zengin tarihi, büyüleyici kanalları ve ikonik peyniriyle tanınıyor. Otantik atmosferiyle Edam kasabası günübirlik bir gezi için ideal bir destinasyon. Edam’a Amsterdam merkezden 110, 312, 314 ve 316 nolu otobüslerle 30-40 dakikalık bir yolculuk ile ulaşım mümkün. Veya zaten Zaandam, Zaanse Schans, Marken ve Volendam yakınında ve yol üzerinde olduğu için buraları gezerken de kolaylık la uğrayabileceğiniz bir rotasyon.
Hollandanın masalsı köyleri


Volendam: Amsterdam’dan sadece kısa bir otobüs yolculuğuyla ulaşabileceğiniz bu masalsı kasaba, kelimenin tam anlamıyla kartpostal tadında bir balıkçı kasabası. Daracık sokakları, renkli ahşap evleri ve limanda sıralanmış tekneleriyle insanın içini açan bir yer. Volendam’da gezindikten sonra akşama doğru sahil kenarında yol boyunca uzanan sıcacık kafeleri ve restoranlarında oturup gün batışını izlemek büyük bir keyif.

Amsterdam’dan Toplu taşıma ile; 316 numaralı otobüs hattı ile Amsterdam Merkez İstasyonu'ndan Volendam'a sadece 28 dakikada ulaşıyorsunuz. Otobüs durağı Volendam şehir merkezine yürüme mesafesinde. Tekne ile Volendam'a seyahat etmenin belki de en maceralı yolu Amsterdam’dan tekne ile gitmek. Volendam'a tekne seferleri Amsterdam'daki çeşitli noktalardan kalkmakta.

Haberin Devamı

Marken Adası (Amsterdam'dan 45 dakikalık otobüs yolculuğu):

Beyaz pencere çerçeveli yeşil ve siyah ahşap evler, küçük bahçeler ve dar sokakları ile Marken Adası, Hollanda resimli kitaplarından fırlamış gibi görünüyor ve benim Hollanda'daki en sevdiğim yerlerden biri oldu. 1957'den beri ada, bir setle anakaraya bağlı bir yarımada haline dönüşmüş. Adanın etrafında, çeşitli yapay tümsekler boyunca, Paard van Marken deniz fenerine kadar bir yürüyüş yapmanızı şiddetle tavsiye ederim. Marken için ipuçları:

Limandaki kafelerden birinde mola verin, Paard van Marken deniz fenerine yürüyüş yapın, turistik ama çok eğlenceli bir hatıra isterseniz geleneksel Marken kıyafetiyle fotoğraf çektirebilirsiniz. Bence Hollanda’nın gerçek ruhunu yaşayabileceğiniz en güzel yerlerden biri burası. Bu masalsı küçük ada, huzur dolu atmosferi ve tarihi ahşap evleriyle sizi büyüleyecek.

Haberin Devamı

Hollandanın masalsı köyleri



Giethoorn (Amsterdam'dan tren ve otobüsle 2 saat): Giethoorn, "Kuzeyin Küçük Venediği" olarak da biliniyor. Neden mi? Çünkü burada yol yok. Ulaşım aracı kanalların üzerinde süzülen şirin tekneler. 150 köprüyle bağlantılı bu su yollarının ve cennet gibi düzenlenmiş bahçelerle çevrili muhteşem evlerin görüntüsü insanı büyülüyor.

Burası, Hollanda planınızda mutlaka ama mutlaka yer alması gereken gerçekten de büyüleyici bir köy. Köye geldiğinizde (eğer sabah erken gelirseniz) kendinizi bir anda üstünde kuğuların dolaştığı kanalların sakinliğinde bulacaksınız . Bu köyün yemyeşil doğası, çiçeklerle bezeli bahçeleri ve muhteşem evlerinin büyüsüne kapılmamak imkansız. Böylesine güzel bir köyün her turist mıknatısı yer gibi ziyaretçisi de çok. O yüzden burada da aynı kural geçerli, köye ne kadar erken gelirseniz o kadar zevkini çıkarırsınız.
Hollandanın masalsı köyleri


Giethoorn’da kanal tekne turunun yanısıra yürüyüş yapmak da çok güzel. Minik ahşap köprülerden geçerken, altınızda süzülen tekneleri izlemek de keyifli. Eğer bu köylere toplu taşıma ile gidecekseniz, Giethoorn’a olan gezinizi diğer 3 köyden ayrı bir günde yapmanız gerekiyor. Ama bence zaten bütün bu köyleri koşturmadan, gerçekten keyfini çıkararak gezmek istiyorsanız gezinizi aynı güne sıkıştırmamanız gerekiyor.
Hollandanın masalsı köyleri


Hollanda hakkında: Peki siz de benim gibi Hollanda ‘da ki hemen her şehrin neden…'dam' eki ile bittiğini merak ettiğiniz mi hiç? İşte sebebi: Hollanda’nın büyük kısmı deniz seviyesinin altında ve tarih boyunca en büyük düşmanları 'sel' olmuş. Orta Çağ’da insanlar nehirlerin ve denizin önüne toprak setler (dam) yaparak yerleşim kurmuşlar. Bu setlerin etrafında oluşan yerleşimler de zamanla “…dam” diye anılmaya başlamış. En bilinen örnekler:

Haberin Devamı

Amsterdam: Amstel nehri üzerindeki set.

Rotterdam: Rotte nehri üzerindeki set.

Volendam: Dolgu/set köy

Edam: E (ya da IJ) nehri ve dam.

Yani şehir adları aslında birer “mühendislik etiketi” gibi…

Kısaca: Hollanda’da şehir adlarının “dam” ile bitmesi, ülkenin su ile mücadelesinin ve set kültürünün doğrudan bir yansıması.

Hollandanın masalsı köyleri


Turistik ve kültürel bir ikon "Tahta Ayakkabı (Klompen)": Tahta ayakkabı deyip geçmeyin. Süsü, rengi, inceliğiyle kişinin yaşı, cinsiyeti, yaşam evresi hakkında ipuçları veriyor. Nişan veya evlilikte oyma desenli klompen hediye etmek "Artık bir yuvan var" mesajı verirken mesela "Yeni eve taşınırken kapıya klompen asmak" bereket ve korunma inancını temsil ediyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!