Güncelleme Tarihi:

Almanya'da aşırı sağın yükselişi endişe yaratırken, AfD'nin Thüringen Eyalet Başkanı Björn Höcke’nin Almanya’daki Türklerin sayisinin azaltılması gerektiği yönündeki açıklamasına Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu’ndan sert bir tepki geldi. Macit Karaahmetoğlu, bir siyasetçinin milyonlarca insanın sayısının "azaltılmasından" söz etmesinin asla kabul edilemeyeceğini vurguladı. Karaahmetoğlu, "Daha da vahimi, bunun normal bir siyasi öneri gibi sunulmasıdır" dedi.
"Kafatasçı anlayışın yeri yok"
Karaahmetoğlu, Höcke'nin açıklamalarının Almanya'da yaşayan milyonlarca insanı dışlayan bir zihniyeti temsil ettiğini belirterek, şunları söyledi: "Kökeni açıkça ırklara indirgeyen bu kafatasçı anlayışın modern Almanya'da yeri yoktur. Bu açıklamalar, bu ülkede yaşayan milyonlarca insanın bu ülkeye ait olmadığını söyleyen, onları istenmeyen insanlar kategorisine yerleştiren ve toplumu kökenlere göre bölmeye çalışan bir anlayışı temsil etmektedir."
"Azınlıkları dışlamayı bırakın"
Federal Milletvekili, Almanya'nın bir göç ülkesi olduğunun kabul edilmesi gerektiğini vurgulayarak, şu çağrıyı yaptı:
"Azınlık grupların entegre olmasını mı istiyorsunuz? Öncelikle onları dışlamayı ve ayrıştırmayı bırakıp bu ülkenin bir göç ülkesi olduğunu ve gerek sosyal gerekse ekonomik hayatta göçmenlere ihtiyaç duyulduğunu kabul etmek zorundasınız. Bu ülkenin ayakta kalabilmesinin ve devamlılığının tek anahtarı budur."
65 yıllık emek vurgusu
Bu yıl Türkiye ile Almanya arasında iş gücü alım anlaşmasının 65. yılı olduğunu hatırlatan Karaahmetoğlu, "Almanya'nın refahı, bu ülkeye emek veren insanların katkılarıyla inşa edilmiştir. 65 yıldır bu toplumun bir parçası olan Türkler ve diğer göçmen kökenli insanlar; bu ülkenin doktorları, öğretmenleri, işçileri, girişimcileri, sanatçıları, polisleri ve milletvekilleridir" ifadelerini kullandı.
"AfD'nin iki yüzü var"
Son dönemlerde göçmen kökenli bazı seçmenlerin AfD'ye yöneldiği yönündeki haberlere de değinen Karaahmetoğlu, partinin kamuoyuna yansıyan ve gizlenen iki yüzü olduğunu söyledi:
"AfD'nin kamuoyuna yansıyan bir yüzü var: Ülkenin sorunlarıyla ilgileniyormuş gibi görünen, sadece ağır suç vakaları üzerinden göçmenleri ve mültecileri hedef gösteren bir anlayış. Ancak partinin gerçek yüzü çok daha karanlık. Björn Höcke gibi yıllardır bu ülkede yaşayan, ekonomiye katkı sağlayan göçmenleri dahi açıkça sınır dışı etmeye kalkan radikal aşırı sağcılar, AfD'nin etnik kimlik ve kan başı üzerinden 'Alman olmayı' tanımlayan ırkçı çizgisini ortaya koyuyor."
"Demokratik Almanya'yı savunacağız"
Sözlerini noktalarken demokrasi vurgusu yapan Karaahmetoğlu, "Biz demokratik Almanya'yı savunacağız. Hiç kimsenin kökeni nedeniyle aidiyetinin sorgulanmasına izin vermeyeceğiz. Hiç kimsenin milyonlarca insanı siyasi hesaplar uğruna hedef göstermesine sessiz kalmayacağız. Türk kökenli insanlar bu ülkenin geçici misafirleri değil, Almanya'nın ayrılmaz bir parçasıdır" diyerek sözlerini tamamladı.