"Her oyunda seyirciyle birlikte yeniden bir hikaye kuruyoruz"

Güncelleme Tarihi:

Her oyunda seyirciyle birlikte yeniden bir hikaye kuruyoruz
Oluşturulma Tarihi: Aralık 08, 2025 10:17

Almanya turnesinde sahnelediği “Ben Çoktan Gidersiniz Sanmıştım” oyunuyla büyük beğeni toplayan ünlü sanatҫı Hakan Kurtaş, Hürriyet Avrupa'ya açıklamalarda bulundu.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Düsseldorf-Berlin ayaklı mini Almanya turnesinde sahnelediği “Ben Çoktan Gidersiniz Sanmıştım” oyunuyla büyük beğeni toplayan ünlü sanatҫı Hakan Kurtaş, Hürriyet Avrupa’ya oyunculuk serüveninden, ҫok yönlü sanatsal ҫalıṣmalarına, canlandırdığı karakterlere kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu.

Oyunculuğa başlama sürecinizi düşündüğünüzde; sizi sahneye çeken ilk duygu ya da ilk kırılma noktası neydi?

Hakan Kurtaş: İlk kırılma anım, ilkokul 3’te tiyatro kolunda sahnede gerçek olmadığını bildiğim bir kişiyi, durumu veya hikayeyi izleyenlere gerçekmiş gibi hissettirebilmenin hazzını almamla başladı. Mavi sakallı bir kralı ve bir samurayı oynuyordum. O an salondaki herkesin ortak bir hayale inanmak için toplandığını düşünmüştüm. Elbette çoğunluk, çocuklarının ilk sahne performansını kamerayla kaydetmek için gelmişti ama ben oyun oynama sihrine ilk o zaman inandım.

Şu anda sahnelediğiniz oyunda sizi en çok zorlayan ya da en çok dönüştüren şey ne?

Kurtaş: Her anın, izleyicinin duyguları ve tepkileriyle dönüşmesi beni de konfor alanımdan çıkarıyor. O anda hep birlikte başka bir hikâye yaratıyoruz. Her seferinde başka bir deneyimin beni ve seyirciyi beklemesi paha biçilemez bir heyecan.

Gerçek hayatta birinin ‘gitmeyip kalması’ hangi noktada hem absürt hem komik oluyor?

Kurtaş: “Doğru zamanda doğru yerde bulunmak” tabirini her zaman hissetmeyiz. Hayat çoğu zaman yanlış zaman-doğru yer, doğru zaman–yanlış yer gibi absürtlüklerle dolu. Bence komedi de tam bu bilinmezlikten doğuyor.

Hem oyuncu, hem müzisyen, hem çizer… Bu disiplinler sizde aynı yaratıcı merkezden mi çıkıyor?

Kurtaş: Aslında ikisi de. Ortak çıkış noktası; anlatmak ve paylaşmak hissi. Hepsi başka disiplinler ama aynı kişinin farklı varyasyonları gibi. Bu bakış hoşuma gidiyor.

Tiyatro kökenli bir oyuncu olarak, kamera önüyle sahne arasında sizi en çok etkileyen fark nedir?

Kurtaş: An, ya samimidir ya değildir. Bunun mecrası yok bence. Sinemanın atmosfer kurma gücü sınırsız; tiyatro ise o anda cereyan eden canlılığıyla heyecan verici.

Bir karakter yazacak olsanız: ‘Her an gitar çıkarıp şarkı söyleyen adam’ mı yoksa ‘Her şeye çizimle cevap veren adam'mı olurdunuz?

Kurtaş: Müziğin sesi ve çizimin sessizliği birbirini besliyor. Biri diğerini daha değerli kılıyor. İkisinin de yeri çok ayrı.

Canlandırdığınız karakterlerden hangisi gerçek hayatta arkadaşınız olsa ondan uzak dururdunuz?

Kurtaş: “Yak Bunu”daki Pale’den uzak dururdum. Fazla dengesiz ve vahşi biriydi. Şu an sahnelediğim oyunda Thom ile ara sıra sohbet etmek isterdim ama her gün görüşemezdim. Ara ara hayatta olduğunu bilmek yeterdi.

Hakan Kurtaş’ın sahnelediği tek kişilik performans “Ben Çoktan Gidersiniz Sanmıştım” post modern tiyatronun dikkat ҫeken örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Will Eno’nun “Thom Pain (based on nothing)” adlı eserinden uyarlanan oyun, korku, yalnızlık, çocukluk anıları ile kaybetme duygusu etrafında şekillenen çarpıcı bir metne dayanıyor.

Düzenli klasik bir anlatım yerine, duygusal dalgalanmaları iҫsel yolculukları, parçalı anlatımla canlandırıyor. Seyirciyle kurduğu doğrudan iletişimle, stand-up tadında aynı zamanda varoluṣcu yaklaṣımın derinliğiyle seyirciyi sahneye bağlıyor

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!