Güncelleme Tarihi:

Yersiz bir söylem, her şeyi bir anda bitiriverir.
Türkçe’mizde “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” diye bir atasözü vardır.
Bu, hiçbir zaman gözardı edilmemelidir.
Ama bunu gözardı edenler de var.
İşte İtalya’da bir dönemler İçişleri Bakanı olarak da görev yapan Kuzey Ligi (Liga Nord) Federal Sekreteri, yani Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı, Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Matteo Salvini, geçen hafta Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron’a ağır ithamlarda bulundu.
Neden?
Çünkü Emmanuel Macron, Kiev ile Moskova arasında Barış Sözleşmesi imzalanması halinde, Ukrayna’ya Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin asker göndermesine destek verdi.
Macron’un bu yaklaşımına ateş püsküren Salvini, geçen hafta Milano’da katıldığı bir etkinlikte, “Kaskını tak, yeleğini giy, silahını al ve Ukrayna’ya git” çağrısında bulundu.
“Tramvaya tutun” demeyi de ihmal etmedi.
Salvini’nin bu sözleri, Fransızları kızdırdı.
Fransa Dışişleri Bakanlığı, İtalya’nın Paris Büyükelçisi Emanuela D’Alessandro’yu çağırarak, bu söylemlerin de, bu yaklaşımın da “kabul edilmez” olduğunu, iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerine de hiç yakışmadığını ve kınadıklarını çok açık bir biçimde dile getirdi.
Aslında aşırı milliyetçi, sağ popülist Kuzey Ligi’nin lideri Matteo Salvini’nin ilk “saldırısı” değildi bu.
Fransa’da eski adı Ulusal Cephe (FN) olan aşırı sağcı Ulusal Birlik’in (RN) eski lideri Marine Le Pen ile dost olan Salvini, daha önceki dönemlerde de Fransa Cumhurbaşkanı Macron’u “çılgın”, “savaş çığırtkanı”, “ikiyüzlü”, “palavracı” olarak nitelemişti.
2018 yılında İtalya İçişleri Bakanlığı döneminde, sığınmacıların içinde bulunduğu gemilerin limanlara yaklaşmasına izin vermemesini eleştiren Emmanuel Macron’a tepki gösteren Salvini,"Macron’dan hukuk ve insanlık dersi almayacağız. Geçen aylarda kendisi de İtalya ile sınırı kapatarak 50 binden fazla göçmeni, en önemlisi de kadın ve çocukları geri çevirdi” demişti.
Matteo Salvini’nin iki ülke arasındaki ilişkilerde gerginlik yaratan son açıklamasıyla ilgili olarak, aynı zamanda İtalya’nın Kardeşleri (FdI) partisinin lideri olan İtalya Başbakanı Georgia Meloni, hiçbir açıklamada bulunmadı.
Sessiz kalmayı yeğledi.
Ama daha önceki dönemlerde de, İtalya ile Almanya arasında zaman zaman gerginlikler yaşandı.
Forza İtalia’nın (İleri İtalya - Haydi İleri İtalya) partisinin kurucusu olan ve 1994-1995, 2001-2005, 2005-2006 ve 2008-2011 dönemlerinde İtalya’nın başbakanı olarak görev yapan Silvio Berlusconi de, Alman politikacılara dönük bazı söylemleriyle iki ülke arasındaki ilişkilerde gerginlik yaşanmasına yol açmıştı.
2003 yılında AB Dönem Başkanlığı’nı üstlenen Berlusconi, kendisini eleştiren Alman Sosyal Demokrat Partili (SPD) Avrupa Parlamentosu milletvekili Martin Schulz’a “Senyör Schulz, İtalya'da Nazi toplama kamplarıyla ilgili film çeken bir yapımcı tanıyorum. Sizi kamp şefi rolü için tavsiye edeceğim. Bu rol için mükemmelsiniz!" demişti.
Tabii Berlusconi’nin bu Nazi kıyaslaması Almanya’da tepkilere yol açmıştı.
Daha sonraki yıllarda "Ona hakaret etmek istememiştim, iltifatta bulunduğumu düşünüyordum. Ama Almanlara sorarsanız toplama kampları hiç var olmamıştır!" diyerek daha büyük bir gaf yapmıştı.
Kendi villalarında düzenlediği “bunga, bunga” adı altındaki seks partileri ile de tanınan Silvio Berlusconi’nin, Almanya’nın o dönemdeki Başbakanı Angela Merkel’e, 2009 yılında yaşanan küresel finans kriziyle birlikte Yunanista’nın yanı sıra, aralarında İtalya’nın da bulunduğu bazı AB ülkelerine almaları gereken önlemlerle ilgili bazı tavsiyelerde bulunduğu için, hakaret ettiği de ortaya çıkmıştı.
Vergi kaçırdığı suçlamasıyla hakkında soruşturma başlatılan ve telefonları gizlice dinlenen Berlusconi’nin bir konuşmasında, Almanya Başbakanı Merkel için İtalyanca’da çok ağır bir küfür ve hakaret olan “culona inchiavabile” (cinsel cazibesi olmayan koca popolu kadın) diyerek hakaret ettiğine yer verilmişti bazı İtalyan gazetelerinde.
Tabii Berlusconi’nin bu sözleri Almanya’da tepkiyle karşılanmıştı.
Her ne kadar Berlusconi, daha sonraları “Merkel ile asla sorunum olmadı. 20 yıllık siyaset hayatımda kimseye hakaret etmedim. Bu iddialar da o dönem Merkel ile benim aramı açmak isteyen biri tarafından uyduruldu” dese de, bir devlet adamına hiç de yakışmayan bu söylemi “gizli belgelerde” yer almıştı.
İtalya’yı mali çıkmaza sürükleyen Silvio Berlusconi kısa bir süre sonra görevi bırakmak zorunda kalırken, Angela Merkel 10 yılı aşkın süre daha görevini sürdürmüştü.
