Güncelleme Tarihi:

Federal Meclis’te dün başlayan 2026 Bütçe Tasarısı görüşmelerinin ikinci gününde karşılıklı suçlamalar öne çıkarken, tam bir söz düellosu yaşandı. İlk konuşmacı olarak kürsüye gelen sağ popülist Almanya için Alternatif’in (AfD) Eş Başkanı Tino Chrupalla, 520 milyar Euro hacimli 2026 yılı bütçesinde her 3 Euro’dan birinin taze borç olduğuna dikkat çekerek, hükümete “Siz gelecek nesillerin geleceğiyle oynuyorsunuz. Bu gelecek nesillere saygısızlıktır” suçlamasında bulundu. Devletin her yıl bütçeden Emeklilik Sigortalarına milyarlarca Euro destek verdiğini belirten Chrupalla, Almanya’da politikacılar ile memurların da Emeklilik Sigortalarına prim ödeyerek katkıda bulunmalarından yana olduklarını dile getirdi. Bundan önceki SPD, Yeşiller ve FDP’den oluşan koalisyon hükümeti döneminde olduğu gibi şu anda iktidarda bulunan CDU/CDU-SPD koalisyonun yanlış politikaları yüzünden insanların ev kiralarını ve sistematik olarak artan enerji giderlerini ödeyemez hale geldiklerini de vurguladı. AfD lideri, “ekonomik alanda yaşanan durgunluğu sona erdirmek” vaadiyle göreve gelen yeni hükümeti, vizyonu olmamakla ve “ülkeyi çıkmaza sürüklemekle” de suçladı.
AfD Eş Başkanı Alice Weidel de, geçen yıl Almanya’da 22 bin şirketin iflas ettiğini ve bu yıl bu rakamın çok daha yüksek olacağını belirterek, Şansölye Merz’i iktidara geldikten sonra seçim öncesi verdiği sözlerde durmamakla suçladı. Weidel, bu denli yüksek borç öngörülmesini “vatandaşa ihanet” olarak nitelerken, yönünü Friedrich Merz’e çevirerek, “Almanya Federal Cumhuriyeti’nin başbakanları arasında iflas eden Başbakan olarak tarihe geçeceksiniz” dedi. Daha sonra kürsüye çıkan Yeşiller’li ve Sol Partili politikacılar da hükümetin politikasını eleştirdi.
ÜLKEMİZ İÇİN EN İYİSİNİ YAPIYORUZ
Başbakan Friedrich Merz, AfD’li Tino Chrupalla’nın suçlamalarını dikkate almaz bir tutum sergilerken, “Bizim hedefimiz ülkemiz için her şeyin en iyisini yapmaktır. Ve biz her şeyin en iyisini yapacağız” dedi. Ekonomik alana dönük yatırım desteği vermeye başladıklarını hatırlatırken, konut yapımına ağırlık vererek kiraların ödenebilir kalmasını kontrol altında tutmayı hedeflediklerini de vurguladı. Düzensiz göçün engellenmesi ve sığınmacı sayısının azaltılması için alınan önlemlerin olumlu yansımalarının görülmeye başlandığına da dikkat çekti. Sığınmacı sayısının yüzde 60 azaldığının da altını çizdi.
“Otomobil Almanya’da icat edildi” diyen Şansölye Merz, hükümetin yeni teknolojilere açık olduğunu da söyledi. “Karbon nötr” hedefine ideolojik olarak değil, yeni teknolojilerle ulaşmayı hedeflediklerini vurgularken, dolaylı bir biçimde Yeşiller’in iklim koruma politikasını da eleştirdi. Merz aynı zamanda, Ukrayna’da savaş sürdüren Putin yanlısı bir tutum sergileyen Sol Parti’ye de eleştiriler yağdırdı.
VATAN HAİNİSİNİZ
CSU Federal Meclis Grup Başkanı Alexander Hoffmann, AfD’yi “vatan haini” olmakla suçladı. “Bugünkü tartışma ülkemizin gelişmesiyle ilgili 3 senaryo yaşandığını göstermektedir bunlardan bir Sol’un yoludur. Bu bizi sosyalizme götürüyor. Diğeri Sağcıların yolu. O da bizi Putinizm’e götürmekte. Ve biz, bu koalisyon Avrupa’nın göbeğinde güçlü bir Almanya için “orta yol” politikasını izliyoruz. Çünkü biz Marx ve Putin tarafından yönlendirilmemize izin vermeyiz” dedi. CSU’lu politikacı, “AfD Eş Başkanı Alice Weidel, sert konuşmalarıyla zayıf bir Almanya’yı Putin’e taşımak istiyor. AfD Almanya’yı daha güvensiz, daha özgürsüz yapmak istiyor” derken yönünü AfD’lilere çevirerek. Size şunu söylüyorum: Siz devletin temsilcisi değilsiniz, siz vatan hainisiniz” suçlamasında bulundu.
Federal Meclis Başkan Yardımcısı olan Sol Partili Bodo Ramelow, CSU’lu Alexander Hoffmann’a, “Vatan haini” gibi söylemlerden feragat etmesi uyarısında bulundu.
Daha önce de Federal Meclis Başkanı Jutta Klöckner, “Federal Meclis’te aşırı solcu haydut takımını destekleyenler var” diyerek suçlamada bulunan AfD Eş Başkanı Alice Weidel’i uyarmıştı.
İŞARET DİLİYLE KONUŞTU
Federal Meclis’in bugünkü oturumunda, SPD milletvekili Heike Heubach işaret diliyle yaptığı konuşmasında, “Engelli insanlar içini sunulan hizmetlerden tasarruf yapılmamalıdır” dedi. 23 Eylül Dünya İşaret Günü dolayısıyla kendisi gibi okul hayatından günlük yaşama kadar sıkıntı çeken işitme ve konuşma engelli bireylerin sorunlarına ve yaşadıkları ayrımcılığa dikkat çekerken, “Toplumda görünmez olan insanlar adına mücadele ediyorum. Onlara görünürlük kazandırmak istiyorum. Burada söz konusu olan engelli insanlar, evsiz ve barınma imkanı olmayan insanlar, sığınmacılar, göçmen kökenli insanlar, kadınlar ve daha pek çok insan grubudur. ‘Hiçbir şey bizsiz yapılmaz’ sloganına uygun olarak tüm insanlar için eşit, haklı fırsatlar ve engelsiz erişim için çalışmalıyız” dedi.

