Ahmet KÜLAHÇI
Oluşturulma Tarihi: Ekim 22, 2025 10:21
Fransa’da 2007-2012 yıllarında Cumhurbaşkanı olarak görev yapan Nicolas Sarkozy, dün Paris’teki evini terk ederek La Sante Cezaevi’ni boyladı.
Kendisini cezaevine götürecek araca binmeden önce, 2008 yılında evlendiği şarkıcı ve model eşi İtalyan kökenli Carla Bruni ile Paris’in 16. arondismanındaki (bölge) villalarından el ele çıktıklarında sokak insanlarla doluydu.
Yanlarında
Nicolas Sarkozy’nin ilk eşi Marie-Dominque Culiol ile olan oğulları Pierre ve ve Jean, ikinci eşi Cecilia Attias’la olan oğulları Louis ve üçüncü eşi Carla Bruni’den olan tek kızları 14 yaşındaki Giulia da vardı.
Çocuklarından ve eşinden sarılarak ayrılıp araca binerken, kendisini uğurlamaya gelen komşuları ve taraftarları “On es la” (oradayız!) diye slogan atarak destek ve moral verip, alkış tuttular. Evet… Bir dönemler Paris’teki tarihi Elysee Sarayı’nda yaşayan
Fransa’nın eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, “saray yavrusu” gibi villasından ayrılarak Paris’teki “La Sante
Cezaevi’ni boyladı.
Görevi sırasında baba olan Fransa’nın ilk Cumhurbaşkanı Nicolas Sakozy, aynı zamanda “1958 yılından beri cezaevine düşen Fransa’nın ilk Cumhurbaşkanı” olarak tarihe geçmeyi de garantiledi. Evet… Saraydan, villadan sonra 70 yaşındaki Sarkozy, La Sante Cezaevi’ndeki 11 metrekarelik tek kişilik bir koğuşa yerleşti. Sabit telefon, her ay 14.50 Euro ödeyeceği bir televizyon ile 7.50 Euro ödeyeceği bir buzdolabı, duşu, tuvaleti, yatağı ve masası bulunan koğuşta tek başına kala kaldı.
Sarkozy, cezaevini boylamadan önce Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u da Elysee Sarayı’nda ziyaret ederek vedalaşmayı da ihmal etmedi. Eşi Carla Bruni’nin kendisini haftada 2-3 kez ziyaret etmesine izin verilen Fransa’nın eski Cumhurbaşkanı, burada boş durmayıp anılarını yazacağını söyledi.
NEDEN CEZAEVİ?Nicolas Sarkozy, 2007 yılında Cumhurbaşkanı adayı olduğunda
seçim kampanyasını sürdürebilmek için o dönemdeki Libya lideri Muammar al-Gaddafi’den (Muammer Kaddafi) “yasa dışı maddi destek almakla” suçlandı.
Fransız-Lübnan kökenli iş insanı Ziad Takieddine'nin Libya'dan Sarkozy'ye 5 milyon Euro getirip verdiği ileri sürüldü.
Bu rakamın 50 milyon Euro olduğunu ileri sürenler bile oldu. Ve Paris Ceza Mahkemesi 25 Eylül'de "kamu fonlarının zimmete geçirilmesini gizleme, pasif yolsuzluk, yasa dışı seçim kampanyası finansmanı ve suç örgütü kurma" suçlarından yargılandığı Libya Davası’nda Sarkozy hakkında kararını verdi.
Mahkemeden, yeterli delil olmadığı için Sarkozy'nin pasif yolsuzluk, kamu fonlarının zimmete geçirilmesini gizleme ve yasa dışı kampanya finansmanı suçlarını işlemediğine, ancak suç örgütü kurmaktan 5 yıl hapis cezasına çarptırılması kararı çıktı. Ve Sarkozy, karara itiraz etse de, mahkeme kararının niteliği gereği temyiz süreci sonuçlanmadan cezaevini boyladı.
YA ALMANYA’DA? Sağ popülist Almanya için Alternatif’in (AfD) Eş Başkanı Alice Weidel’in seçim bölgesindeki bir banka hesabına 2018 yılında bir İsviçre şirketi tarafından 132 bin Euro havale edildiği ortaya çıktı.
Bu yıl şubat ayında yapılan erken genel seçim öncesi AfD’nin seçim kampanyası afişlerinin finansmanı için aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partili (FPÖ) eski bir politikacı tarafından 2.350.000 Euro bağışta bulunduğu kayıtlara geçti. Ancak bağışta bulunanın bir Alman işveren olduğu ve FPÖ’lü politikacıyı “maşa” olarak kullandığı ortaya çıktı. AfD de, bu “hileli tutumu” nedeniyle daha yüksek para cezasına çarptırılmamak için, bu paraları Federal Meclis’e havale etti ve olay kapandı.
1982-1998 yıllarında Almanya Başbakanı ve 1973-1998 yıllarında CDU Genel Başkanı olarak görev yapan Helmut Kohl döneminde de “parti bağışı skandalları” yaşandı. Alman ARD ve France-2 televizyonları, Doğu Almanya'daki Saksonya-Anhalt eyaletinde bulunan Leuna rafinerisinin Fransız Elf şirketine satışı sırasında Kohl'ün partisi CDU'ya tam 15 milyon dolar “rüşvet” verildiğini ileri sürdü. Der Spiegel dergisi de, 1992 yılındaki satışla ilgili belgelerin esrarengiz bir şekilde kaybolduğunu ortaya çıkardı.
Walter Leisler Kiep’in saymanlığı döneminde Alman silah tüccarı Karlheinz Schreiber’den 1991 yılında CDU adına 1 milyon DM (Mark) bağış alındığı, ancak kayıtlara geçmediği ortaya çıktı. Helmut Kohl döneminde 6 milyon DM (Mark) bağış toplandığı ve bunun 2.1 milyonunun kayıtlara geçmediği de.
1998 yılında yapılan genel seçimleri kaybetmesi üzerine Başbakanlık koltuğunu SPD’li Gerhard Schröder’e kaptıran Helmut Kohl, aynı yıl kasım ayında CDU Genel Başkanlığı’nı da bıraktı. Ancak “kendilerine şeref sözü verdim” diyerek partisine bağışta bulunanların isimlerini açıklamamakta direndi.
Helmut Kohl, 16 Haziran 2017’de yaşamını yitirdi. Bağışta bulunanların isimlerini de beraberinde götürdü. Evet… Fransa’da Nicolas Sarkozy “ seçim kampanyası bağışı” yüzünden cezaevini boylarken, Almanya’da yaşanan bağış yolsuzluklarından dolayı kimselerden hesap sorulmadı.