Güncelleme Tarihi:

Der Spiegel’in haberine göre, Max Planck Demografik Araştırma Enstitüsü’nden Henrik-Alexander Schubert liderliğindeki ekip, dünya genelindeki doğum ve nüfus verilerini analiz etti. Araştırma, doğal olarak her 100 kız çocuğuna karşılık 103 ila 107 erkek çocuk doğduğunu, ancak son yıllarda bu farkın giderek açıldığını ortaya koydu.
Bilim insanları, 2030 yılına kadar dünya nüfusunun büyük bir bölümünün, kadın başına düşen doğum oranının erkeklerde kadınlardan belirgin şekilde daha düşük olduğu ülkelerde yaşayacağını öngörüyor. Bu durumun en çarpıcı örneği ise Doğu Asya ülkeleri. Araştırmaya göre Çin ve Hindistan gibi ülkelerde cinsiyet seçici kürtajlar nedeniyle erkek nüfusu kadınlara göre yüzde 20’ye varan oranlarda daha fazla. Bu da milyonlarca erkeğin, evlenmek istese dahi bir partner bulamayacağı anlamına geliyor.
Uzmanlar, bu demografik dengesizliğin toplumsal sonuçlarına dikkat çekiyor. Yakın tarihli bir Ipsos anketi de bu endişeleri doğrular nitelikte. Araştırmaya göre bu küresel trendin tek istisnası, Sahra Altı Afrika. Bölgedeki yüksek genel ölüm oranları ve savaşlar nedeniyle erkek nüfusunun kadınlara oranla daha düşük olduğu belirtiliyor. Max Planck Enstitüsü’ndeki bilim insanları, artan şiddet tehdidinin yanı sıra, bu dengesizliğin ciddi sosyal ve sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıda bulunarak, kadınların toplumdaki statüsünün acilen iyileştirilmesi ve cinsiyet seçici kürtajların önlenmesi gerektiğini vurguluyor.