Doğruları söylemek de suç oldu

Güncelleme Tarihi:

Doğruları söylemek de suç oldu
Oluşturulma Tarihi: Nisan 01, 2026 09:48

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Federal Dışişleri Bakanlığı’nın kuruluşunun 75. yıl dönümü vesilesiyle geçen hafta Berlin’de düzenlenen etkinlikte bir konuşma yaptı.

Haberin Devamı

Doğruları söylemek de suç oldu

Kendisi de Almanya’nın “ilk kadın Başbakanı” Angela Merkel döneminde 2005-2009 ve 2013-2017 yıllarında Federal Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Steinmeier, bakanlıktaki diplomatların ve çalışan personelin Almanya’nın geleceğini de şekillendirdiğinin altını çizdi.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan Almanya Federal Cumhuriyeti’nin ve Federal Dışişleri Bakanlığı’nın tarihini bölünmenin, Batı’yla birliğin, Avrupa’nın entegrasyonunun ve Doğu ile ilişkiler ve diyaloğun oluşturduğunu vurguladı.

Ancak son yıllarda durumun değiştiğine dikkat çekerken, “Rusya’nın Ukrayna’da sürdürdüğü savaş Avrupa güvenlik düzeninin temel ilkelerinin tamamen ihlalidir” dedi.

Haberin Devamı
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Rus tanklarının “Ortak bir Avrupa Evi” oluşturma çabalarını silip süpürdüğüne dikkat çekerken, “Avrupa bugün güvenliğini Rusya ile değil, Rusya'ya karşı organize etmelidir” görüşünü vurguladı.

Transatlantik ilişkilerde de ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci görev döneminde de kopukluklar yaşanmaya başlandığına da işaret ederek, “çifte bir çağ kopukluğu yaşıyoruz” dedi.

Steinmeier, "Rusya ile ilişkilerde 24 Şubat 2022'den (Ukrayna’ya savaş ilanı) öncesine geri dönüş olmayacağına inandığım gibi, transatlantik ilişkilerde de 20 Ocak 2025'ten (Trump’ın ikinci kez göreve başlaması) öncesine geri dönüş olmayacağına inanıyorum” dedi.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısını daha ilk günden itibaren “uluslararası hukuka aykırı” olarak niteleyen Steinmeier, ABD ile İsrail’in İran’a saldırılarıyla ilgili olarak da "Bu savaş siyasi açıdan feci bir hatadır ve beni en çok hayal kırıklığına uğratan da budur. Eğer amacı İran’ı nükleer bomba yolunda durdurmaksa, bu gerçekten önlenebilir, gereksiz bir savaştır" dedi.

14 Temmuz 2015 tarihinde imzalanan Nükleer Sözleşmesi ile dönemin ABD Dışişleri Bakanı’nın, Amerika’nın İran’a karşı sürdüreceği bir savaşın engellendiği tarihi bir anlamı olduğunu vurguladığını hatırlatırken, “Ama Trump birinci görev döneminin 2’inci yılında sözleşmeyi feshetti, ikinci görev döneminin de savaş başlattı” dedi. 

Haberin Devamı

Tabii “Bu savaş, bana göre uluslararası hukuka aykırıdır” görüşünü de vurguladı.

Cumhurbaşkanı Steinmeier, Almanya’nın dış politikasının köklü bir yeniden yapılandırmayla karşı karşıya olduğunu belirtirken, “Kafamızdaki dünya haritası yenilenmeli” dedi.

Ama eğilip bükülmeye gerek olmadığının da altını çizdi. 

Dış politikanın daha pragmatik ve etkili hale gelmesinin uluslararası hukuku bir kenara bırakmak anlamına gelmediğini vurgularken, "Uluslararası hukuku ihlal etmeyi, ‘uluslararası hukuku ihlal’ olarak adlandırmamak, dış politikamızı daha ikna edici hale getirmez” diyen Cumhurbaşkanı Steinmeier, dolaylı bir şekilde Friedrich Merz başbakanlığında CDU/CSU ile SPD’den oluşan koalisyon hükümetinin bu konuda somut bir tutum sergilememesini de eleştirdi.

Haberin Devamı

“ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarını “Uluslararası hukuka aykırı” olarak ilan eden hükümet ortağı SPD, sessiz kalırken, hükümetin büyük kanadı CDU/CSU’dan tepkiler yükseldi.

“Cumhurbaşkanı Steinmeier, politikaya neden karışıyor?” diyenler bile oldu.

Evet…

Alman Anayasası’na göre, Almanya Cumhurbaşkanı hem ülke içinde hem de yurtdışında Almanya’yı en yüksek düzeyde temsil etme hakkına sahiptir.

Federal Meclisin seçtiği Başbakan’ı ve Başbakan’ın önerdiği Bakanları atama hakkına da.

Cumhurbaşkanı tarafsızdır, parti üyesi olamaz.

Steinmeier, 12 Şubat 2017’de Cumhurbaşkanı seçilinceye kadar SPD üyesiydi.

2009-2013 yıllarında da Federal Meclis SPD Grubu Başkanı. 

Haberin Devamı

CDU/CSU Federal Meclis Grubu Başkanı Jens Spahn, “Uluslararası hukuk değerlendirmesi, diğer alanlarda olduğu gibi, bu konuda da Federal Hükümet’in işidir” diyerek, Steinmeier’in bu yönde değerlendirmede bulunmasını eleştirdi.

Hatta Cumhurbaşkanı’nı ‘yetki alanını aşmakla” suçladı. 

CSU Federal Meclis Grup Başkanı Alexander Hoffmann da, Steinmeier’in bu değerlendirmesinin İran’daki terör rejimi tarafından istismar edileceğini bile ileri sürdü.

Evet…

Özgürlükçü, demokratik hukuk devleti Almanya Federal Cumhuriyeti’nde doğruları söylemek bile artık nerdeyse suç oldu.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!