Güncelleme Tarihi:

Hatta partinin lideri olan Friedrich Merz’in, Linnemann’ı Federal Çalışma Bakanlığı’na getirmeyi düşündüğü bile yazılıp çizildi.
Ancak SPD Federal Çalışma Bakanlığı’nın kendilerine verilmesinde direnince durum değişti.
Ve Carsten Linnemann, “Benim siyasi yaşamımda görevim hep ön plandaydı. Şimdi de öyle. CDU’muzu yeniden yapılandırmak için son 3 yılda yoğun çalışmalar yaptık. Ama bu süreç daha tamamlanmadı. Ben bunu sürdürmek ve tamamlamak istiyorum. Almanya’da politik değişimin hayata geçirilmesi için güçlü bir CDU’ya ihtiyaç var” diyerek Genel Sekreter olarak görevde kalmaya karar verdiğini ilan etti.
*
Evet...
Linnemann, bakan olmaktan vazgeçip görevinde kaldı.
Ama Friedrich Merz, 6 Mayıs’ta ikinci turda da olsa Almanya’nın 10’uncu Başbakanı olarak göreve başladıktan sonra Linnemann’dan serzenişler yükselmeye başladı.
Linnemann, genel seçimlerden önce CDU’nun Almanya’ya düzensiz göçün engellenmesi ve sığınmacıların sınır kapılarından geri gönderilmesini de içeren göç politikasına dönük “5 Madde Planı” önergesinin sağ popülist Almanya için Alternatif’in (AfD) desteğiyle Federal Meclis’te kabul edilmesinin bir hata olduğunu söyledi.
Tabii bu sözleriyle, dolaylı da olsa, artık başbakanlık koltuğunda da oturan CDU lideri Friedrich Merz’in, bu önergenin ancak AfD’nin desteğiyle geçeceğini bilerek bunu göze almasını eleştirdi.
Carsten Linnemann AfD ile bu “dolaylı işbirliğinin” kendilerine olan güveni sarstığını da söyledi.
BAZI CDU’LULAR SESSİZ KALDI
23 Şubat’ta yapılan erken genel seçimlerdeki hedeflerinin en az yüzde 35 oy almak olduğunu vurgularken, AfD ile bu işbirliği yüzünden bazı seçmenleri küstürdüklerini de dile getirdi.
Tabii CDU lideri ve Şansölye Friedrich Merz, bu konuda bir açıklamada bulunmadı.
Bazı CDU’lular da Genel Sekreter’in bu tutumuna öfkelendikleri halde, sessiz kalmayı yeğlediler.
Merkel döneminde Federal Hükümetin Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı olarak 8 yıl görev yapan CDU’lu politikacı Monika Grütters ise Linnemann’a övgüler yağdırdı.
“Bu denli önemli bir konuda Linnemann’ın özeleştirisel bir tutum sergilemesini takdir ediyorum ve saygı duyuyorum” dedi.
“Kardeş parti” CSU’dan da Linnemann’a destek geldi.
*
Bavyera Eyalet Parlamentosu Meclis Grup Başkanı Klaus Holetschek, CDU/CSU’nun göç politikasına dönük davranışının seçmenleri Sol Parti’ye yönlendirdiğine dikkat çekerek Linnemann’nın saptamasına tam destek verdi.
Linnemann, kısa bir süre önce de sosyal medyada, “Biz Başbakanlığın uzatılmış kolu ve birinci sınıf şubesi değiliz. Ben, CDU’nun yeni fikirler üreterek gerektiğinde hükümeti de eleştirmesini istiyorum” paylaşması da bazı çevreler tarafından Genel Başkan ve Şansölye Merz’e “meydan okuma” şeklinde yorumlandı.
Linnemann’ın, Şansölye Angela Merkel döneminde hükümet merkezi Başbakanlık ile Genel Başkanlığını yaptığı CDU genel merkezi arasında bir ayırım yapılmamasının acı verici olduğuna işaret ederek, “Bu çok büyük bi hataydı. Bunun düzeltilmesi gerekir. Parti, hükümet öyle istiyor diye temel ilkelerinden vazgeçmemeli” içerikli paylaşımı da kafaları iyice karıştırdı.
‘MERZ’İN YERİNE Mİ GÖZ DİKTİ’
Muhalefet partilerinden bazı politikacılar, “Daha şimdiden CDU’da iç sürtüşmeler başladı. Linnemann, bu tutumuyla daha şimdiden Şansölye Merz’in yerine göz mü dikti?” yorumlarına yol açtı.
Carsten Linnemann’ı 12 Temmuz 2023’te CDU Genel Sekreterliği görevine 15 Şubat 2022’de CDU Genel Başkanı olan Friedrich Merz getirdi.
Her ilişkide olduğu gibi politikada da karşılıklı güven son derece önemlidir.
Merz ile Linnemann da birbirlerine sonsuz güven duyduklarını söylemekteler.
Ama Linnemann’ın son dönemlerdeki açıklamaları ve paylaşımları “sonsuz güven” söylemlerinin sadece lafta kaldığı sinyalleri vermekte.
Tabii “CDU’da iç sürtüşme mi?” sorusunu da akla getirdi.
