'Bunlar mı milliyetçi?'

Güncelleme Tarihi:

Bunlar mı milliyetçi
Oluşturulma Tarihi: Ekim 18, 2025 10:27

Almanların yüzde 41’i “Üçüncü Dünya Savaşı” korkusu yaşıyor. Aynı kamuoyu yoklamaları ve araştırmalara göre, Almanların yüzde 54’ü Almanya’nın güvenliğinin önümüzdeki 5 yıl içinde tehlikeye gireceği görüşünü paylaşıyor.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Bunlar mı milliyetçi

Son dönemlerde yapılan kamuoyu yoklamalarına ve bilimsel araştırmalara bakıyorum. Almanların yüzde 41’i “Üçüncü Dünya Savaşı” korkusu yaşıyor. Aynı kamuoyu yoklamaları ve araştırmalara göre, Almanların yüzde 54’ü Almanya’nın güvenliğinin önümüzdeki 5 yıl içinde tehlikeye gireceği görüşünü paylaşıyor. Ve Almanların yüzde 27’si, yani her 4 Alman’dan biri, Almanya’nın önümüzdeki 5 yıl içinde büyük bir olasılıkla askeri saldırıya uğrayacağından hareket ediyor.

“Askeri Tarih ve Alman Ordusu Sosyal Bilimler Merkezi (ZMSBw) tarafından yapılan bir araştırmaya ve kamuoyu yoklamasına bakıyorum. “Almanya’nın saldırıya uğraması halinde silahı eline alarak ülkeyi savunmaya hazırım” diyenlerin oranı yüzde 20’de kalıyor. “Muhtemelen evet” diyenlerle birlikte bu oran yüzde 37’yi geçmiyor. Yüzde 57’si ise “kesinlikle hayır” ve “büyük bir olasılıkla hayır” diyor.

“Forsa” tarafından yapılan kamuoyu yoklamasına bakıyorum. Silahı eline alarak Almanya’yı savunacak Almanların oranı yüzde 16’da kalıyor. Almanların yüzde 22’si “belki” diyor. Yüzde 59’u ise “büyük bir olasılıkla hayır” veya “kesinlikle hayır” diyor. Kadınlarda ise bu oran yüzde 72’yi buluyor. INSA tarafından yapılan kamuoyu yoklamasına bakıyorum.

Her üç Alman’dan biri, “Almanya’nın saldırıya uğraması halinde ben askere giderim” diyor. Bu oran 18-29 yaş grubunda yüzde 34’ü, 30-39 yaş grubunda yüzde 40’ı bulurken, 50-59 yaş grubunda yüzde 26’ya düşüyor.
Üniforma giymeye hazır olan parti taraftarlarına bakıyorum.

Bu oran CDU/CSU’da yüzde 42’yi, Yeşiller’de yüzde 39’u, SPD’de yüzde 35’i bulurken, sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) taraftarlarında yüzde 29’da, “BSW’lilerde (Sahra Wagenknecht İttifakı) yüzde 23’te ve Sol Parti yandaşlarında yüzde 17’de kalıyor.

Bu verileri görünce insanın aklından ister istemez “Bu nasıl milliyetçilik?” demek geçiyor. Bu veriler, “Bu ülkeyi ancak biz kurtarırız” diyen ve “milliyetçi geçinen” sağ popülist AfD’nin ve yandaşlarının “çakma milliyetçi” olduğunu göstermektedir.

Bu veriler, “Almanya’yı ancak AfD kurtarır” diyerek, Federal Anayasa Koruma Teşkilatı’nın (BfV) “kesinleşmiş aşırı sağcı” olarak sınıflandırdığı AfD’ye övgüler yağdıran dünyanın en zengin insanı Elon Musk’ın ve onun gibilerin bambaşka bir dünyada yaşadıklarını göstermektedir.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in genel başkanlığını yaptığı Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) güdümlü Konrad Adenauer Vakfı’nın 2001 yılındaki “Almanya’daki Türkler” başlıklı bilimsel araştırmasına bakıyorum.

Almanya’da yaşayan Türkiye kökenlilerin yüzde 49’u kendilerini duygusal olarak Almanya’ya ait olduklarını düşünüyor.

Bu oran yalnız Türk vatandaşlığı olanlarda yüzde 45’i, Alman vatandaşlığı olanlarda yüzde 55’i buluyor. Aynı araştırmada, Libya ve Irak gibi bir İslam ülkesinin Almanya’ya saldırması halinde ülkede yaşayan Türklerin Almanya’yı savunması gerektiği görüşünü paylaşan Türkiye kökenlilerin oranı yüzde 48’i buluyor. Bu oran yalnız Türk vatandaşlığı bulunanlarda yüzde 45’e, Alman vatandaşlığı olanlarda yüzde 50’ye ulaşıyor.

Ve bu veriler, Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli insanların “vatan” edindikleri Almanya’yı savunmaya “saf Almanlardan” daha çok hazır olduklarını ve bu ülkeye daha çok sahip çıkacaklarını göstermektedir.

Evet… Almanların yarıdan fazlası savaş tedirginliği yaşamakta. Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya saldırmasından bu yana bu tedirginlik yaşanmakta.

Nitekim Alman ordusunun savunma gücünün artırılması için o dönemde iktidarda olan SPD, Yeşiller ve FDP koalisyonu, 100 milyar Euro hacimli bir Özel Varlık Fonu’nu devreye soktu.

Bakımsızlık yüzünden çoğu işlemeyen savaş uçaklarının, tankların yerine yenilerinin alınması planlandı.
Ama bunun bugünden yarına mümkün olmayacağı, yıllar alacağı da ortaya çıktı.

6 Mayıs 2025’te Friedrich Merz başbakanlığında CDU/CSU ile SPD’den oluşan koalisyon hükümeti, “taze borç freni”nin devre dışı bırakılmasıyla ülke savunması için 2029 yılına kadar 500 milyar Euro ayrılmasına karar verdi.
Şu anda 182 bin olan asker sayısının 260 bine yükseltilmesi planlandı.

Hükümetin büyük kanadı CDU/CSU, 2011 yılında devre dışı bırakılan zorunlu askerliğe dönülmesini isterken, SPD “önce gönüllülük prensibi uygulansın” diye tutturdu.

Yapılan kamuoyu yoklamaları da, genç neslin yaklaşımı da, “gönüllülük prensibi” uygulamasıyla bu alanda hedefe ulaşılmasının mümkün olmayacağını göstermektedir.

Askersiz de bir ülkeyi savunmak mümkün olmayacağına göre, olası bir savaş halinde Almanya’yı kim savunacaktır?

Almanya’yı ekonomik olarak güçlendirmek ve kalkındırmak için ülkeye “Gastarbeiter” olarak bilinen “Misafir işçiler” getirildi.

Şimdi de sırada “Paralı askerler” mi var?

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!