Bu nasıl bir özgürlük anlayışıdır?

Güncelleme Tarihi:

Bu nasıl bir özgürlük anlayışıdır
Oluşturulma Tarihi: Şubat 28, 2026 10:33

Emine Demirbüken-Wegner, Hristiyan Demokrat Birlik Partili (CDU) bir politikacıdır.

Haberin Devamı

Bu nasıl bir özgürlük anlayışıdır

2006-2011 ve 2016-2021 yıllarında Berlin Eyalet Parlamentosu milletvekili ve 2011-2016 yıllarında da Berlin Sağlık ve Sosyal Senatörlüğü Devlet Sekreteri olarak görev yaptı.

1988 yılında Berlin’in Schöneberg ilçesinde “Türkiye kökenli ilk Uyum Sorumlusu” olarak görev aldı, 2001-2005 yıllarında da Schöneberg-Tempelhof ilçesinde aynı görevi sürdürdü.

1995 yılında CDU üyesi oldu ve 2004-2016 yıllarında partinin Merkez Karar Yürütme Kurulu’nda 2012-2016 yıllarında da Başkanlık Divanı’nda görev aldı.

Ve 2023 yılı Nisan ayından beri de başkent Berlin’de Reinickendorf İlçe Belediye Başkanı olarak görev yapmaktadır.

Haberin Devamı

Emine Demirbüken-Wegner, uyumun ne olduğunu en iyi bilen politikacılardan biridir.

Toplumsal bütünlük, birlik ve beraberlik, dayanışmanın da simgesi olan Ramazan ayında iftar sofrasında farklı dinden ve uluslardan insanları buluşturmak için, daha önceki yıllarda da olduğu gibi, bu yıl da iftar davetiyeleri gönderdi.

Davetiye gönderilenler arasında Berlin’in Tegel kesimindeki Selimiye Camii ile Reinickendorf’taki Medine Camii de vardı.

Bu durum Hür Demokrat Partili (FDP) bir politikacıyı rahatsız etti.

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne (DİTİB) ait Selimiye Camii ile İslam Toplumu Milli Görüş’e (IGMG) ait Medine Camii yöneticilerine davetiye gönderilmesinin “kabul edilmez” olduğu görüşünü savundu.

Hem DİTİB’in hem de IGMG’nin Almanya’da iç istihbarattan sorumlu Federal Anayasa Koruma Teşkilatı’nın (BfV) “kara listesi”nde yer aldığını ileri sürdü.

Tabii bunun üzerine başkent Berlin’de bazı medya organları da devreye girerek, eleştirisel bir tutum sergilediler.

Aslında bu Almanya’da hiç de yeni bir olgu ve yaklaşım değildir.

Daha önceki yıllarda da benzer yaklaşımlar sergilendi.

Kuzey Ren Vestfalya (KRV) Eyalet Başbakanı CDU’lu Hendrik Wüst, 2023 yılında Ramazan ayında Başbakanlık’ta bir iftar yemeği verdi.

Müslümanların yanı sıra Katolik ve Protestan Kiliseleri, Yahudi Cemaati ve başka dinden temsiciler de davetliydi iftara.

Haberin Devamı

Tabii DİTİB, IGMG, Avrupa Türk İslam Kültür Dernekleri Birliği (ATIB) ve Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi (ZMD) başta olmak üzere başka dernek ve cemiyetlerin temsilcileri de davetliler arasındaydı.

Almanya’da bazı basın organları Wüst’e ateş püskürdü.

ZDM bünyesindeki bazı dernek ve cemiyetlerin Yahudi düşmanlığı sergilediklerini, İran’daki rejime destek verdiklerini ön plana çıkararak Wüst’e ağır eleştirilerde bulundular.

DİTİB’in, IGMG’nin “Erdoğan’ın Almanya’ya uzanan kolu” ve “Erdoğan’ın uşakları” olduklarını ileri sürerek, tepki gösterdiler.

Oysaki Wüst’ten önce görev yapan KRV’nin Eyalet Başbakanları CDU’lu Armin Laschet de, SPD’li Hannelore Kraft da aynı çatı örgütlerinin temsilcilerini Başbakanlık’ta verdikleri iftarda konuk etmişlerdi.

Haberin Devamı

Alman medyasının bir bölümünün “öcü” gözüyle baktıkları DİTİB de, IGMG de Almanya’da geçerli yasalara göre kurulmuş ve geçerli yasalar ışığında faaliyet gösteren dini dernek ve cemiyetlerden oluşmaktadır.

Federal Anayasa Koruma Teşkilatı’nın (BfV) geçen yıl yayımlanan 2024 yılı raporuna göre DİTİB’in faaliyetleri izlenmemektedir

IGMG’nin faaliyetleri ise izlenmektedir.

Ama Almanya’da özgürlükçü demokratik hukuk devletini, demokrasiyi ve Alman Anayasası’nı devre dışı bırakma peşinde olan sağ popülist Almanya için Alternatif’in (AfD) faaliyetleri de BfV ve Eyalet Anayasa Koruma Teşkilatları tarafından izlenmektedir.

Hatta bazılarının raporunda AfD, “kesinleşmiş aşırı sağcı oluşum” olarak sınıflandırılmaktadır.

Haberin Devamı

Ama AfD’liler her yerde “cirit atmakta” ve iktidara doğru koşar adım ilerlemekte.

Bu tehlikeyi nerdeyse görmezden gelen Almanya’daki bazı basın organları ile bazı politikacılar ise kafayı bu ülkede yaşayan Müslümanların en büyük çatı örgütleri olan DİTİB ile IGMG’ye takmışlar.

DİTİB’in 2009 yılında Almanya’nın başkenti Berlin’de verdiği iftara o dönem Federal İçişleri Bakanı olan Wolfgang Schaeuble de katılmıştı.

Hatta Schaeuble, 2007 yılında kendisi Müslümanlarla diğer dinlerden insanları iftar sofrasında bile buluşturmuştu.

Almanya’nın eski Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, eşi Daniela Schadt ile birlikte 2012 yılında DİTİB’e ait Berlin’deki Şehitlik Camisi’ni ziyaret etmiş ve 2016 yılında da başkentin Moabit kesiminde verilen iftara katılmıştı.

Haberin Devamı

Almanya’nın eski Başbakanı Angela Merkel ve şu anda Almanya Cumhurbaşkanı olan dönemin Federal Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Merkel döneminde Federal Hükümetin Göç, Sığınmacılar ve Uyum Sorumlusu Devlet Bakanı olan SPD’li Türkiye kökenli Aydan Özoğuz’un 2016 yılında “Borsig Villa”da verdiği iftara katılmışlardı.

Bu iftarlarda da DİTİB’in ve Müslümanlara ait diğer çatı kuruluşlarının temsilcileri de vardı.

Almanya’nın çeşitli eyaletlerinde hükümetler, DİTİB’le de IGMG ile de okullarda İslam din dersleri ve din adamlarının Almanya’da yetiştirilmesi gibi alanlarda yıllardır işbirliği yapmaktalar.

Doğru olanı da budur zaten.

Alman Anayasası’nın 4’üncü maddesinde “Din ve vicdan özgürlüğü ile din ve dünyevi inanç özgürlüğüne dokunulamaz. Dinin rahatsız edilmeden uygulanması güvence altındadır” denilmektedir.

Alman Anayasası’nın 3’üncü maddesinde de, “Bütün insanlar yasa önünde eşittirler. Erkek ve kadınlar eşit haklara sahiptirler. Devlet, kadın ve

erkeklerin eşitliğinin gerçekten sağlanmasını özendirir ve

varılan dezavantajların giderilmesi için çaba gösterir. Cinsiyeti, soyu, ırkı, dili, yurdu ve kökeni, inancı, dini veya siyasi görüşleri dolayısıyla hiç kimse mağdur edilemez ve hiç kimseye imtiyaz tanınamaz” denilmektedir.

Müslümanlara farklı yaklaşmak, hatta zaman zaman “öcü” gözüyle bakmak nasıl bir eşitlik ve özgürlük anlayışıdır acaba?

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!