Bu kadın ne yapmak istiyor

Güncelleme Tarihi:

Bu kadın ne yapmak istiyor
Oluşturulma Tarihi: Aralık 11, 2015 10:19

İki buçuk yılı aşkın bir süredir mahkemede buz gibi sustu. Avukatlarının, “Konuşman intiharın olur” tembihine sıkı sıkıya riayet etti. Sonunda bu suskunluğunu bozdu. Peki bu kadının hedefi ne? Yoksa, konuşmakla şimdi kendi ayağına kurşun mu sıkmış oldu?

Haberin Devamı

İlk duruşmayı hatırlıyorum... Tüm dünyanın gözünün çevrildiği seri cinayetlerden sorumlu NSU davasının bir numaralı başı Beate Zschaepe’nin sanık değil de, star rolünde podyuma çıkıyormuş gibi mahkeme salonuna girişini. Dünya kamuoyunu şoke eden, o kendinden emin pozlarını.

Yüzünde hiçbir pişmanlık izi okunmayan, kendisinden cevap ve özür bekleyen kurban

Bu kadın ne yapmak istiyor

ailelerin tarafına bir göz atma cesareti bile gösteremeyen o ukala tavrını. Şimdi aradan iki buçuk yılı aşkın bir süre geçti. 249 duruşma yapıldı. Bu duruşmalarda bir kere bile olsun ne ağzını açtı ne de bir pişmanlık belirtisi hissettirdi. Oysa polise ilk teslim olduğunda, “Konuşmamak için gelmedim” demişti. Herkesi, “Konuşacak ve cinayetler aydınlık kazanacak” diye ümitlendirdi. Ama avukatlarının talimatıyla hep sustu.

NİÇİN BİRDEN!

Suçların işlendiği yerlerde görüldüğüne dair hiçbir delil bulunmadığı, susarsa kurtaracağı ya da sadece suçlara yardımdan ceza alacağı umudu taşıyordu. Ancak her duruşmada tanık ifadeleri ve deliller onun tamamen aleyhine gelişti. Podyumda değil, başsanık sandalyesinde oturduğunu anladı. Ağırlaştırılmış ömür boyu hapis tehlikesini görünce, mahkeme heyetine kısa bir mektup yazarak, “Biraz konuşmak istiyorum” dedi. Avukatları karşı çıkınca, başka avukat istedi. Çarşamba günkü duruşmada nihayet yazılı ifade verdi. İfadeyi kendisi heyecanlı olacağı gerekçesiyle yeni avukatı Grasel okudu. O gün duruşmaya gelişi de farklıydı. Görüntü alan basın mensuplarına ilk kez sırtını dönmedi. İlk bakışta rahatlamış görünüyordu...

AİLELER HEYECANLIYDI

Kurban aileleri, cinayetlerle ilgili bazı sorular biraz aydınlığa kavuşur, umuduyla gelmişlerdi. Duruşma öncesi konuştuğum, Kassel’de öldürülen Halit Yozgat’ın babası İsmail Yozgat, “Ben sadece iki soruya cevap bekliyorum. Benim oğlumu kim ve niçin öldürdü?” dedi. 20 yaşında tığ gibi delikanlı oğlunu kaybeden bir babanın tek arzusuydu ve bu sorulara cevap istemek onun en doğal hakkıydı. Zschaepe’nin ağzından kaleme alınan ifadesini avukatı okumaya başlayınca, nefesler tutulmuştu. Sadece salonda hiçbir sözcüğü kaçırmamak için gazetecilerin hızla kullandıkları tuş ve kalem sesleri, ifadenin okunuşuna eşlik ediyordu. Zschaepe, ifadesinde işlenen tüm suçları tarih ve yer olarak birbir anlatırken, hep aynı nakaratı dönüyordu:

Haberin Devamı

“Ben ne hazırlığında ne  uygulanmasında bulundum. Olayı sonradan öğrendim ve tamamen şaşkına döndüm.”
Salonda, “Öyle bir büyük yalan söyle ki herkes inansın” der anlamında gülüşmeler duyuluyordu. Bir ara Zschaepe’nin eski avukatlarına gitti gözüm... Wolfgang Heer gülümseyerek, “Olamaz” der gibi başını sallıyordu.

İNTİHAR MI ETTİ? 

Zschaepe bir adım daha ileri giderek, “Sakın konuşma, konuşman intiharın olur” diyen üç avukatını, “Beni bilinçli yanlış yönlendirdiler” diye suçladı ve görevden alınmalarını istedi. Söz alan kurban ailelerin avukatlarının yorumu ilginçti: 
“Evet Zschaepe konuşarak asıl şimdi intihar etti.”

Bu kadın ne yapmak istiyor


Duruşmadan sonra konuştuğum kurban ailelerin avukatlarından Mehmet Daimagüler, Yavuz Narin bu görüşteydiler: 
“Zschaepe konuşarak, bir şeyleri kurtarmak istedi. ‘Ben olaylara karışmadım’ diyerek, sadece suça yardımdan küçük bir cezayla kurtulmayı hedefledi. Ama  iddianamede yer alan tüm suçları itiraf etti. Tüm olayları bildiğini kabul etti. Asıl şimdi intihar etti.”

Bu kadın ne yapmak istiyor


Enver Şimşek ailesinin avukatı Seda Başay Yıldız, “Hem kurban ailelerden özür dileyeceksin, hem de sorularını yanıtlamayacaksın. Aslında bu çok şey söylüyor. Pişmanlık duymadığını gösteriyor” dedi.

Bu kadın ne yapmak istiyor


Duruşmadan çıkan kurban aileleri öfkeliydi. İsmail Yozgat, “İfade baştan sona büyük bir yalan. Suçu ölülere yüklüyor. O da biliyor ki, ölüler konuşamaz. Özürünü kendine saklasın” diyerek, öfkesini dışa vurdu.

O BİR DAVA KADINI

Zschaepe ifadesinde kendisiyle birlikte yargılanan öteki suç ortaklarından hiçbirini suçlamadı. İsimlerini bile anmadı. Oysa kendini ağır suçlayacağı korkusuyla davanın iki numaralı sanığı Ralf Wohlleben de ifade vermeyi kabul etmişti. Suç ortaklarından hiçbirinin korktuğu başına gelmedi. Zschaepe hiçbir muhbiri ihbar etmediği gibi istihbarat ve polisteki bağlarını bile ele vermedi. Hatta üzerine basa basa, “Polise teslim oluncaya kadar, ne İçişleri Bakanlığı, ne de resmi bir daireyle telefon görüşmesi yaptım” dedi.

Gizlenmeden önce yaptıkları eylemleri bile aşırı sağcı ya da ırkçı eylemler değil de, sola karşı denge eylemleri olarak niteledi. 13 yıldır birlikte yaşadığı Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt’ın cinayetleri ırkçı amaçla işlediklerini savcılığın iddianamesine kadar bilmediğini söyledi. Zschaepe, sadece suçları itiraf etmekle kalmadı, aynı zamanda bir dava kadını olduğunu açıkça gösterdi.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!