Brexit’ten dönüş sinyalleri

Güncelleme Tarihi:

Brexit’ten dönüş sinyalleri
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 21, 2025 10:26

İngiltere ile AB arasındaki ilişkileri yeni bir temel üzerine oturtmak için İngiltere Başbakanı Keir Starmer, 19 Mayıs’ta Londra’da AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ile buluştu. Görüşmelere iki taraftan heyetler de katıldı. İngiltere ile AB arasındaki ilişkilerde yeni bir başlangıca yelken açıldı.

Haberin Devamı

Brexit’ten dönüş sinyalleri

1870-1945 yılları arasında 3 kez savaşan Fransa ile Almanya, Avrupa’da kalıcı barışın gerçekleşmesi için İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kafa yormaya başladılar.
23 Mayıs 1949 tarihinde Alman Anayasası’nın kabulüyle resmen kurulan Almanya Federal Cumhuriyeti ile Fransa, sürtüşmelere son verip ‘dost’ olmak için ilk adımı 1950 yılında attılar.
Ve Fransa ile Almanya, 9 Mayıs 1950’de kömür ve çelik üretiminde iş birliği yapmak için Belçika, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg’u da davet ederek görüşmelere başladılar.
Ve 18 Nisan 1951’de Paris Anlaşması’nı imzalayarak Avrupa Birliği’nin (AB) temeli olan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nu (EGKS) kurdular.
Ve 23 Temmuz 1952 tarihinde faaliyete geçen EGKS’in başına Birinci Dünya Savaşı’ndan itibaren Avrupa’da barışın sağlanması için çaba gösteren ve Paris Sözleşmesi’nin metnini şekillendiren Fransız ekonomist Jean Monnet getirildi.

Haberin Devamı

FRANSA VETO ETMİŞTİ
6 üye ülke 25 Mart 1957’de iş gücü ile mal ve hizmetlerin serbest dolaşımını içeren Roma Anlaşması’nı imzalayarak AB’nin ‘anası’ konumundaki Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu (AET) kurdular.
Birleşik Krallık olarak da bilinen İngiltere 1961 yılında AET üyesi olma başvurusunda bulundu.
Fransa’nın o dönemdeki Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle (General de Gaulle) ‘veto’ edince, İngiltere’nin AET üyeliği yattı.
Ancak İngiltere AET hedefinden vazgeçmedi ve 1967 yılında yeniden başvurdu.
Tabii De Gaulle tutumunu değiştirmediği için İngiltere’ye AET yolu açılmadı.
De Gaulle, “İşte Avrupalı olmayan bir ülke. Tarihi, coğrafyası, ekonomisi, tarımı ve takdire şayan insanları olsa da halkının karakteri tamamen farklı bir yönü işaret eden bir ülke. Tüm iddialarına ve inandıklarına rağmen tam üye olamayacak bir ülke” diyerek İngiltere’nin AET’ye girmesini engelledi.
“İngiltere hiç de Avrupalı değil, AET’ye üye olacak olgunlukta da değil” dedi.
Hatta, “Avrupa bir kıtadır. İngiltere ise onun karşısında büyük bir ada” diyerek, İngiltere’nin Avrupa’ya ait olmadığını bile ima etti.

Haberin Devamı
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Brexit’ten dönüş sinyalleri

1973’TE ÜYE OLDU
Charles de Gaulle, 1968 yılındaki öğrenci hareketleri nedeniyle istifa etmeyi düşündüğü halde vazgeçti ama Fransız Senatosu’nun yetkilerini sınırlandırıp yerel meclislere daha çok yetki verilmesini istediği değişikliğin referandumda reddedilmesi üzerine 28 Nisan 1969’da istifa edince, İngiltere’ye AET yolu açıldı.
1 Ocak 1973’te İngiltere ile birlikte Danimarka ve İrlanda AET üyesi oldu.
1 Ocak 1981’de Yunanistan, 1 Ocak 1986’da da İspanya ile Portekiz AET’ye katıldı.
AET’nin adı 1993 yılında Avrupa Birliği (AB) oldu.
1 Ocak 1995’te Avusturya, Finlandiya, İsveç, 1 Mayıs 2004’te Çekya, Estonya, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Letonya, Litvanya, Macaristan, Malta, Polonya, Slovakya, Slovenya, 1 Ocak 2007’de Bulgaristan ve Romanya, 1 Ocak 2013’te de Hırvatistan AB üyesi oldu.
Üye olabilmek için yıllarca can atan İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda’dan oluşan Birleşik Krallık’ta 2000’li yıllardan itibaren “AB bıkkınlığı” arttı.
Ve 22 Haziran 2016’da yapılan referandumda halkın yüzde 52’si “Brexit” (AB’yi terk etmek), yüzde 48’i “Kalalım” dedi.
47 yıllık birliktelikten sonra 31 Ocak 2020’de Brexit gerçekleşti ve Birleşik Krallık AB’yi terk etti.
Türkiye 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanan Ankara Anlaşması’nın üzerinden 62 yıl geçtiği halde, hâlâ AB kapılarında bekletilirken, İngilizler çekip gitti.

Haberin Devamı

YİNE YAKLAŞMAYA BAŞADI
Dönemin Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson, 1 Ocak 2021’den itibaren İngiltere’de yalnız İngiliz kanunlarının geçerli olacağını, bu kanunların sadece İngiliz parlamentosu tarafından yapılacağını ve tüm kararları İngiliz mahkemelerinde İngiliz yargıçlarının vereceğini, artık Avrupa Adalet Divanı’nın İngiltere’deki yargı yetkisinin sona ereceğini söyleyip övünürken, son günlerde durum değişti.
Brexit’ten 5 yıl sonra Birleşik Krallık, AB’ye yeniden yaklaşmaya başladı.
İngiltere ile AB arasındaki ilişkileri yeni bir temel üzerine oturtmak için İngiltere Başbakanı Keir Starmer, 19 Mayıs’ta Londra’da AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ile buluştu.
Görüşmelere iki taraftan heyetler de katıldı.
İngiltere ile AB arasındaki ilişkilerde yeni bir başlangıca yelken açıldı.
Başta savunma ve güvenlik olmak üzere ticaret, enerji, balıkçılık, gençlerin İngiltere’de ve AB ülkelerinde öğrenim görmelerinin ve belirli bir süre çalışmalarına imkân kılınmasının kolaylaştırılmasını, düzensiz göçün engellenmesinde iş birliği yapılmasını içeren bir anlaşma metninde uzlaşmaya varıldı.
Ursula von der Leyen, AB ile İngiltere arasındaki bu yakınlaşmayı iki taraf için de ‘tarihi bir an’ olarak niteledi.
İngiltere Başbakanı Starmer de “İlişkilerimizde yeni bir dönem başlıyor” dedi.
Tabii Brexit yanlıları, Starmer’i “ülkeye ihanet etmekle” suçladılar.
İngiltere’de yayımlanan bazı gazete ve dergiler, “Starmer pes etti”, “Starmer ülkeyi sattı”, “Kazanan Macron (Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron oldu” gibi manşetler attı.
Bazı politikacılardan “Starmer ülkeyi sattı”, “Brexit’in sonunun başlangıcı” sesleri bile yükseldi.
Ve Birleşik Krallık’tan “Brexit’ten dönüş” sinyalleri gelmeye başladı.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!