'Bir türlü bütünleşemeyen Almanlar'

Güncelleme Tarihi:

Bir türlü bütünleşemeyen Almanlar
Oluşturulma Tarihi: Ekim 04, 2025 09:56

Almanya İkinci Dünya Savaşı’ndan sora ikiye bölündü. Batı’da demokrasi, Doğu’da sosyalizm hakimdi...

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Bir türlü bütünleşemeyen Almanlar

23 Mayıs 1949’da Alman Anayasası’nın kabulüyle ABD, Birleşik Krallık ve Fransa’nın kontrolündeki bölümde, Batı Almanya olarak bilinen Almanya Federal Cumhuriyeti kuruldu. Çok geçmeden de 7 Ekim 1949’da Sovyetler Birliği (SB) işgal bölgesinde Alman Demokratik Cumhuriyeti, yani Doğu Almanya kuruldu. Batı’da demokrasi, Doğu’da sosyalizm hakimdi.

13 Ağustos 1961 tarihinde her ne kadar “Berliner Mauer” (Berlin Duvarı) dense de, iki Almanya arasına geçişleri engelleyen duvarlar örüldü. Almanları Almanlardan, Berlinlileri Berlinlilerden, Almanya’yı Almanya’dan, Berlin’i Berlin’den ayıran, Batılıların “Utanç duvarı”, Doğuluların “Faşizme geçit yok duvarı” olarak niteledikleri “Berlin Duvarı”, yıllarca ayakta kaldı. Ancak 1989 yılının ilk yarısına doğru demokrasi sevdalısı Doğu Almanlar sosyalist rejime isyan etmeye başladı. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov’un “Perestroyka” (yeniden yapılanma) ve “Glasnost” (saydamlık) politikasından cesaret alan insanlar, ilk kez 4 Eylül 1989’da Leipzig’de sokaklara dökülerek Honecker rejimini protesto etti.

“Pazartesi gösterilerine” dönüşen bu protesto gösterileri, başta Dresden, Magdeburg, Halle, Rostock ve Potsdam olmak üzere Doğu Almanya’nın başka kentlerine de sıçradı.  1981 yılında Leipzig’deki Nikolaikirche’de (Nikolai Kilisesi) başlatılan “Friedensgebete” (Barış ayinleri) 1989 eylülünde ülkenin çeşitli kesimlerinde “Pazartesi gösterilerine” dönüştü.

“DDR” kısa adıyla tanınan Alman Demokratik Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 40. yıldönümü vesilesiyle 7 Ekim 1989’da düzenlenen devlet törenine paralel olarak başta başkent Doğu Berlin olmak üzere ülkenin çeşitli kesimlerinde protesto gösterileri düzenlendi.

DDR lideri Erich Honecker, kutlamalara katılan Sovyet lider Mihail Gorbaçov’dan kendisine sahip çıkmasını bekledi. Ama hiç de öyle olmadı. Gorbaçov, “Geç geleni-kalanı-yaşam cezalandırır” diyerek Sovyet tanklarını devreye sokmadı. Ve protesto gösterileri daha sonraki günlerde devam etti.

Hem de katılımcı sayısı büyük ölçüde artarak. Ve 18 Ekim 1989’da Sosyalist Birlik Partisi (SED) “Politbüro” (en yüksek düzeydeki karar organı” Devlet Başkanı Erich Hınecker’i istifaya zorladı. Aynı gün Honecker gitti, yerine Egon Krenz geldi.  Ancak demokrasi sevdalıları, önce “Halk biziz” sonra da “Biz bir halkız” diyerek gösterileri sürdürdü ve iki Almanya’nın birleşmesini istedikleri sinyalini de verdiler.

Haberin Devamı

Kuruluşundan beri DDR’de iktidarda bulunan tek parti SED Merkez Komitesi, 9 Kasım 1989’da, vatandaşların yurt dışına seyahat etmelerini de içeren yasa tasarısını görüştükten sonra, bir basın toplantısı düzenleyen partinin İletişim Sorumlusu Günter Schabowski, önceden başvuruda bulunmalarına gerek olmadan, yurt dışına gitmek isteyenlere sınır kapılarında da hemen vize verileceğini ilan etti.

Haberin Devamı

Televizyonda ve radyoda da yayınlanan bu açıklamayı duyan Doğu Almanlar, başta Berlin olmak üzere sınır kapılarındaki geçiş noktalarına akın etti.  Hazırlıksız yakalanan Doğu Alman polisleri ve askerleri de, geçiş noktalarında görev yapanlar da şaşırıp kaldı. Ancak tepeden “emir” gelince, müdahale etmeyip, insanların Batı’ya geçmelerine izin verdiler.

Başta iki Berlin arasında duvarların geçtiği tarihi Brandenburg Kapısı ve Bernauer Caddesi olmak üzere, insanlar çıkış noktalarından Batı Berlin’e akın etti.  Birçok insan duvarlara tırmanarak Batı Berlin’e geçti. Ve “Utanç duvarı” çökerken iki Almanya’nın birleşmesi yolu da açıldı.  Ve Doğu Almanya tarihe kavuşurken, iki Almanya 3 Ekim 1990 tarihinde “Almanya Federal Cumhuriyeti çatısı altında resmen birleşti.

Haberin Devamı

İşte dün Almanya’da birleşmenin 35. yıldönümü kutlandı.  Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Başbakan Friedrich Merz, Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron’un da katıldığı “devlet töreni” Almanya-Fransa sınırındaki Saarbrücken kentinde düzenlendi.

Evet…  İki Almanya birleşeli tam 35 yıl oldu. Yapılan kamuoyu yoklamalarına bakıyorum.  Eski Doğu Almanya sınırları içinde oluşturulan yeni eyaletlerde yaşayanların yüzde 50’si, birleşmeden memnun oldukları görüşünü paylaşırken, “memnun değiliz” diyenlerin oranı yüzde 46’yı buluyor.

Yeni eyaletlerde yaşayanların yarıdan fazlası kendilerini “ikinci sınıf vatandaş”  hissediyor.  Almanların sadece 24’ü “birleşme ve bütünleşme gerçekleşti” derken, yüzde 74’ü “gerçekleşmedi” görüşünü paylaşıyor. Her 10 Alman’dan sadece 1’i “Doğu ve Batı’nın birbirine yakınlaştığını” düşünürken, 4’ü “uzaklaşıyoruz” görüşünü paylaşıyor.  Evet…  İki Almanya birleşeli tam 35 yıl oldu.

Ama bu veriler gösteriyor ki Almanya da, Almanlar da hala bir türlü birleşemedi bütünleşemedi. Bu verileri duyunca, okuyunca insanın aklından ister istemez, “Almanya birleşti, ama Almanlar bir türlü bütünleşemedi” demek geçiyor.  Tabii “Bir türlü birleşemeyen, bütünleşmeyen, bütünleşemeyen Almanlar” demek de. 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!