Ahmet KÜLAHÇI
Oluşturulma Tarihi: Şubat 21, 2026 11:34
Almanya’da hükümetin büyük ortağı Hristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin (CDU) dün başlayan 38. Genel Kurulu etkinliğinde “tarihi sahneler” yaşandı.
Stuttgart Fuarı’nın dev salonunda gerçekleşen etkinliğe 1001 delegenin yanı sıra politikacılar, toplumun farklı kesimlerinden davetliler, aktif politikayı bırakmış “onur konukları” ile medya mensupları katıldı.
“Onur konukları” arasında 2005-2021 yıllarında aralıksız olarak Almanya Başbakanı ve 2000-2018 yıllarında aralıksız olarak CDU Genel Başkanı olarak görev yapan
Angela Merkel de vardı. 2021 yılı sonlarına doğru aktif politikadan kopan ve 2019 yılından bu yana düzenlenen CDU Genel Kurul etkinliklerine katılmayan Angela Merkel yoğun ilgi gördü. Merkel salona girerken, delegeler elini sıkıp “Guten Morgen” (Günaydın) demek ve fotoğraf çektirmek için birbirleriyle yarıştı. Tabii son yıllarda CDU kurultaylarına katılmayan Angela Merkel’in bu kez neden katıldığını da soranlar oldu. Tabii en çok da medya mensupları…
Merkel’in şu anda Almanya Başbakanı ve CDU Genel Başkanı olan
Friedrich Merz’in ön plana çıkmasına “gölge düşürmek” için kurulaya katıldığını içeren yorum yapanlar bile oldu. Daha önceki dönemlerde “Niye katılmıyor?” diye Merkel’e sitem edenler, bu kez de akıllarına gelen “uyduruk” gerekçelerle çamur attılar. Ama Merkel, bunlara hiç aldırış etmedi. Salonun sağ tarafında en öndeki sırada yerini aldı. Bir yanında CDU’nun eski Genel Başkanı ve Kuzey Ren Vestfalya eski Eyalet Başbakanı Armin Laschet, diğer yanında da sonradan CDU Genel Başkanı da olan Genel Sekreterliğe getirdiği Saarland eski Eyalet Başbakanı Anngret Kramp-Karrenbauer vardı.
Etkinlik başlayıncaya kadar sohbet ettiler. Tabii diğer onur konukları ve politikacılar da Merkel’e “Günaydın” demeyi ihmal etmediler. Açılışa kısa bir süre kala salona giren CDU lideri ve Şansölye Friedrich Merz de ön sırada oturan Merkel’in yanına giderek selamlaştı. Ayaküstü bir süre sohbet ettikten sonra sahnede yöneticilere ayrılan yerine geçti. Merz açılış konuşmasına başlamadan önce, ekrana Almanya Federal Cumhuriyeti’nin ilk Başbakanı CDU’lu
Konrad Adenauer’in dev bir görüntüsü yansıtıldı. Altında da “150 yıl Konrad Adenauer (1876-1967) yazıyordu. Bu bir yerde “tarihi bir selamlama” oldu. Aynı zamanda “tarihi bir anı”. Bir salon ve CDU’lu 3 Başbakan…
Konrad Adenauer, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 23 Mayıs 1949’da Alman Anayasası’nın kabulüyle resmen kurulan Almanya Federal Cumhuriyeti’nin bugünkü konumuna gelmesinde emeği geçen Almanya’nın ilk Başbakanı’dır. 1950’li ve 1960’lı yıllardaki “Alman ekonomi mucizesinin babasıdır”.
Yüzyıllardır düşman olunan komşu ülke Fransa ile dostluk ilişkilerini pekiştiren politikacı, devlet adamıdır. 1955 yılında Sovyetler Birliğin’de tutuklu son Alman esirleri Almanya’ya getirerek sevdikleri ve sevenleriyle buluşturan politikacı ve devlet adamıdır. 14 Ağustos 1949’dan 19 Nisan 1967’de ölünceye kadar milletvekilliği yapan Almanların gönlünde taht kurmuş bir politikacı ve devlet adamıdır. Angela Merkel de öyle…
17 Temmuz 1954 tarihinde Hamburg’da doğan Angela Merkel, papaz olan babasının işi nedeniyle daha birkaç günlük bebekken ailesiyle birlikte eski Doğu Almanya olarak bilinen Alman Demokratik Cumhuriyeti’nin (DDR) Brandenburg eyaletine bağlı Quitzow köyüne taşındı.
Ailesi 1957 yılında da Mecklenburg-Vorpommern eyaletinin Templin kentine yerleşti. Çocukluğu ve gençliği sosyalist sistemde geçen Angela Merkel, Berlin Duvarı’nın yıkılması ve iki Almanya’nın birleşmesi yolunu açan 1989 yılındaki “kansız devrim” sonrası kendisini politikanın içinde buluverdi. İki Almanya 3 Ekim 1990’da birleştikten sonra aynı yıl Aralık ayında yapılan seçimlerde CDU milletvekili olarak Federal Meclis’e girdi.
Kendisine “Mein Maedchen” (Benim kız çocuğum) diyen dönemin CDU’lu Almanya Başbakanı Helmut Kohl tarafından 1991 yılında Federal Aile ve Gençlik Bakanı olarak göreve getirildi. 1998 yılı da CDU Genel Sekreteri, 200 yılında CDU Genel Başkanı ve 2005 yılı da da Almanya Başbakanı oldu. CDU’nun ilk kadın Genel Başkanı, Almanya’nın ilk kadın Başbakanı ve “Doğulu ilk kadın Başbakan” olarak tarihe geçti. 16 yıl süren başbakanlığı döneminde cesur adımlar attı.
Dünya genelinde yaşanan mali kriz ile Euro krizini Merkel’in yerinde kararları sayesinde Almanya yara almadan atlattı. Her ne kadar 2015 yılında “Wir schaffen das” (Beceririz, başarırız, üstesinden geliriz” diyerek Almanya’nın kapılarını sığınmacılara sonuna kadar açtığı için sonra da ağır eleştirilere hedef olsa da, Merkel, Avrupa Birliği’nin prestijini kurtardı. İşte şimdi sıra Friedrich Merz’de. “Köklü reformları hayata geçirip Almanya’yı eski konumundan daha da ileri taşıyacağız” dese de bunu gerçekleştirmesi hiç de kolay olmayacaktır. Bekleyip göreceğiz…