Güncelleme Tarihi:

Geçen yaz aylarında Sol Partili Federal Meclis Başkan Yardımcısı Bodo Ramelow, “Einigkeit und Recht und Freiheit” (Birlik ve Adalet ve Özgürlük) diye başlayan Alman Milli Marşı’nın marşının Bertol Brecht’in “Kinderhymne” isimli Çocuk Marşı’nın söylenmesini gündeme getirdi.
Eski Doğu Almanya sınırları içinde oluşturulan yeni eyaletlerden Thüringen’in 2014-2024 yıllarında başbakanlığını yapan Ramelow, “Doğu Almanlar, Alman Milli Marşı’ndan huzursuzluk ve rahatsızılık duymaktalar ve bundan dolayı da marşı söylemek istememekteler, söylememekteler” diyerek uyduruk bir gerekçe gösterdi.
Alman Ulusal Marşı’nın mısralarını 1841 yılında ünlü Alman şair August Heinrich Hoffmann von Fallersleben, Avusturyalı bestekar Franz Josef Haydn’ın bir melodisinden esinlenerek yazmıştır.
“Almanya Şarkısı”, “Almanların Şarkısı” olarak bilinen ve ilk kıtası “Deutschland Deutschland über alles” (Almanya, Almanya her şeyden üstündür” diye başlayan bu marş, ilk defa Weimar Cumhuriyeti döneminde 1922 yılında Alman Milli Marşı olarak kabul edilmiş ve 3 kıtadan oluşan şiirin tüm dizeleri okunmuştur.
Nazi Almanyası döneminde de (1933-1945) şiirin ilk kıtasının okunmasına devam edilmiştir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 23 Mayıs 1949’da Alman Anayasası’nın kabulüyle resmen kurulan Almanya Federal Cumhuriyeti’nde 1952 yılında Nazilerin sahip çıktığı ilk kıtanın söylenmesine son verildi ve “Einigkeit und Recht und Freiheit” (Birlik ve adalet ve özgürlük) diye başlayan 3’üncü kıta Alman Ulusal Marşı olarak kabul edildi.
İki Almanya 3 Ekim 1990 tarihinde resmen birleştikten kısa bir süre sonra 1991’de, dönemin Cumhurbaşkanı Richard von Weizsäcker ile Şansölye Helmut Kohl, yalnızca üçüncü kıtanın Alman Milli Marşı olmasına karar verdi.
Bugün de hala;
“Birlik ve adalet ve özgürlük
Alman vatanı için!
Bu yolda hep ileri
Kardeşçe el ele, kalp kalbe!
Birlik ve adalet ve özgürlük Mutluluğun teminatıdır
Yeşer (serpil) bu mutluluğun parıltısıyla
Yeşer Alman vatanı!
Yeşer bu mutluluğun parıltısıyla
Yeşer Alman vatanı!” dizelerinden oluşan 3’üncü kıta geçerlidir.
Evet… İki Almanya birleşeli 30 yıl oldu. Sorun yaratmayı ve uzun uzun tartışmayı sevdiklerinden olacak, ki işte Sol Partili Bodo Ramelow, Alman Mili Marşı yerine Brecht’in ‘Çocuk Marşı’nın söylenmesini gündeme getirdi. Ancak sağduyulu Almanlar topa girmedi.
Ama geçen yıl Aralık ayında, yalnız Bavyera eyaletinde seçimlere katılan ve yıllardır iktidarı başka partilere kaptırmayan Hristiyan Sosyal Birlik Parti’nin (CSU) kurultayında, CDU/CSU’nun gençlik örgütü Genç Birlik’in (JU) okullardaki karne ve diploma törenleri gibi etkinliklerde Alman Milli Marşı, Avrupa Birliği (AB) Marşı ve Bavyera Marşı söylenmesinin zorunlu hale getirilmesini içeren önerge kabul edildi.
Hem de oybirliğiyle… CSU Genel Başkanı ve Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder, zaman kaybetmeden kendi eyaletlerinde bunun bu eğitim yılında hayata geçirilmesinden yana olduğunu ilan etti. Söder, “Ben uzun uzun tartışılmasından ziyade, bu marşların söylenmesinden yanayım” dedi.
Bavyera Eyalet Parlamentosu CSU Grup Başkanı Klaus Holetschek, yasal değişikliğe bile gerek olmadan, bunun bir yazıyla hayata geçirilebileceğini söyledi.
Almanya’da halk, dünyanın çeşitli kesimlerinde olduğu gibi sürdürülen savaşlar ve süregelen ekonomik durgunluklar nedeniyle tedirginlik yaşarken, CSU lideri ve Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder, şimdi de Almanya’daki küçük eyaletlerin birleştirilmesini gündeme getirdi.
İsim vermeden Berlin, Saksonya, Saksonya-Anhalt, Thüringen, Brandenburg, Bremen, Schleswig-Holstein, Saarland gibi eyaletlerin varlıklı Bavyera, Baden-Württemberg ve Hessen eyaletlerinin parasal katkılarıyla geçindiklerine dikkat çekerek, bazı eyaletlerin birleştirilmelerini istedi.
Almanya’da 16 eyalet vardır. Her eyaletin kendi hükümeti vardır. Almanya’nın genel politikasını ise tüm eyaletlerden nüfus oranına göre seçilmiş Federal Meclis milletvekilleri ve onların desteğiyle oluşan Federal Hükümet belirlemekte ve yönlendirmektedir.
Evet… Bavyera diğer eyaletlere en fazla maddi katkıda bulunan eyalettir. Ama Bavyera da daha önceki yıllarda yıllarca diğer eyaletlerin parasal katkılarından yararlanmıştır. Alman Anayasası’na göre eyaletler arasındaki dayanışma temel bir ilkedir.
Bunları, politik sorumluluk taşıyan Bavyeralı politikacılar da bal gibi bilmektedir. İşte bu nedenle de “Şu ‘Bizim Almanları’ anlamak kolay değil” diyorum… “Hatta zaman zaman imkansız” diyorum… Ve tabii “Bir bu eksikti” diyorum.
