BETAK’tan duygu dolu anma etkinliği

Güncelleme Tarihi:

BETAK’tan duygu dolu anma etkinliği
Oluşturulma Tarihi: Şubat 08, 2026 10:10

Berlinli kadınlar da deprem kurbanlarını başkentte düzenledikleri duygu dolu bir etkinlikle andı.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Berlin Türk-Alman Kadınlar Birliği (BETAK) de Türkiye ile Suriye’de meydana gelen ve milyonları yasa boğan depremin 3. yıldönümü vesilesiyle duygu dolu bir anma etkinliği düzenledi. Başkent Berlin’deki Türk-Alman İşverenler Birliği’nin salonlarında düzenlenen etkinliğe yoğun katılım oldu. Saygı duruşunun ardından ekrana yansıtılan depremle ilgili görseller katılımcıları çok duygulandırdı. Kadınların çoğunun gözlerinin yaşardığı, bazılarının göz yaşlarını çantalarından çıkardıkları mendillerle sildiği gözden kaçmadı.

BETAK’tan duygu dolu anma etkinliği

Etkinliğin sunuculuğunu Alev Ayhan üstlenirken, BETAK Başkanı Hatice Selçuk açılış konuşmasını yaptı. Konuşmakta zorlandığı gözden kaçmayan Hatice Selçuk, “Bugün burada konuşmak benim için kolay değil. Çünkü bazı acılar anlatılmaz…Ancak birlikte susularak taşınır. 6 Şubat bizim için sadece bir tarih değil. Bir gece, bir sabah, bir an değil. 6 Şubat hayatımızın tam ortasından geçen bir kırılma. Ben Antakya’dan geliyorum. Ama bugün burada sadece Antakya’nın acısını değil, hepimizin ortak acısını taşıyorum. O sabah hepimiz aynı acıyla uyandık. Kimimiz kardeşini kaybetti, kimimiz annesini, babasını. Kimimiz evladını, kimimiz ailesini, kimimiz gençliğini, kimimiz bütün hayatını… Aileler yok oldu. Aileler dağıldı. Aynı sofraya bir daha hiç oturamayan insanlar kaldı geride. O gece sadece binalar yıkılmadı. İnsanların güven duygusu yıkıldı. Yarına olan  inancı yıkıldı… Biz bugün burada sadece kaybettiklerimizi anmak için değil, birbirimize tutunmak için toplandık. Çünkü bu acı, tek başına taşınacak bir acı değil. Paylaşıldıkça azalmaz belki, ama insan, yalnız olmadığını hatırlar. Depremden sonra geriye sadece yıkıntılar kalmadı. Cevapsız sorular kaldı. Eksik kalan hayatlar kaldı. Ve hâlâ içimizi acıtan, hâlâ vicdanımızı sızlatan sorular kaldı. Bunlardan biri de kayıp çocuklar. İsimlerini biliyoruz, yüzlerini tanıyoruz, ama cevaplarını hala bilmiyoruz. Bu çocukların nerede olduğu, nasıl yaşadığı, güvende olup olmadığı hepimizin vicdanında duran bir sorudur. Bu soruları sormak, unutmamak, takip etmek, acıdan beslenmek değil; insan kalabilmektir” dedi. “Bugün bize düşen, bu acıyı saygıyla taşımak ve birbirimizin yarasına temas edebilmektir. Kaybettiklerimizi rahmetle anıyorum. Geride kalanlara sadece sabır değil, dayanma gücü diliyorum. Ruhları şad olsun. Unutmadık. Unutmayacağız. Unutturmayacağız” görüşünü vurguladı.

BETAK’tan duygu dolu anma etkinliği

Haberin Devamı

DAYANIŞMA DEPREMDEN DAHA GÜÇLÜDÜR

Haberin Devamı

Depremde yakınlarını kaybeden Hataylı genç kadın Lamia Faqirzada-Özal ise konuşmasında, felaketin hala sona ermediğini söyledi. Binlerce insanın hala konteynerlerde yaşadığını, temiz suya ve güvenli konuta erişimde ciddi sorunlar yaşandığını dile getirdi. Almanya’daki dayanışmanın önemine değinerek, BETAK’ın da destek verdiği projeler kapsamında Hatay’da anaokulları

kurulduğunu ve bu projelerin çocukların geleceği açısından hayati olduğunu vurguladı. Ve “Bir ülkenin geleceği bir çocuğun hikâyesiyle başlar. Dayanışma, depremden daha güçlüdür” dedi.

BETAK’tan duygu dolu anma etkinliği

En sevdikleri insanları kaybeden Burak Genç de, “6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden canım aile büyüklerimi; anneannem Duray Sulu, dedem Mennan Sulu, babaannem Dudu Genç, Özkan amcam, Kifayet teyzem ve kızları; depremden birkaç ay önce Berlin’de beni ziyaret eden Esra Bilkay’ı; kuzenim Bestami Alkan, eşi Özge Alkan ve bir haftalık bebekleri Arven Alkan’ı ve onlar gibi çaresizce, vedalaşamadan ayrıldığımız tüm canlarımızı sevgiyle, özlemle anıyorum” dedi. 

Haberin Devamı

6 Şubat sabahı uyandığında telefonunda onlarca yanıtsız arama gördüğünü söylerken, “Annem bu kadar çok arıyorsa bir şey olduğunu anladım; çok korktum. Mesajlara baktığımda deprem olduğunu okudum. Hemen geri döndüm, aradım. Annem ağlıyordu.’Oğlum, yıkıldı burası oğlum, dünya başımıza yıkıldı oğlum’ diyordu. ‘Ben iyiyim ama anneannenle babanı bilmiyorum, babana ulaş oğlum’ diyordu” derken sesi titriyordu. Haklı olarak, “Neden bir yan bina sağlam dururken, benim babaannemin apartmanı 70–80 kişiye mezar oldu?” diye soruyordu.

 

 

 

BAKMADAN GEÇME!