BERLİN/HÜRRİYET
Oluşturulma Tarihi: Ocak 24, 2026 12:23
Başkent Berlin’de Türk mutfak kültürü açılan iki yeni restoranla daha da zenginleştirildi.
Almanya’nın başkenti Berlin’de bir günde açılan iki yeni restoranla Türk mutfak kültürü daha da zenginleştirildi. Türkiye kökenlilerin yoğun olarak yaşadığı “Küçük İstanbul” olarak bilinen Kreuzberg’in Kotbusser Damm caddesi üzerinde “Taka-Fish House” (Taka-Balık Evi” isimli balık lokantası, ünlü Ku’Damm Caddesi üzerinde de Adenauerplatz bitişiğinde “Miwan Kitchen” (Miwan Mutfak-Mezopotamya coğrafyasında misafirperverlik ve misafirhane anlamına gelir) adındaki Türk döneri ağırlıklı lokanta açıldı.
Her iki lokantanın açılışına da Türkiye’nin
Berlin Başkonsolosu İlker Okan Şanlı, Türk-Alman İşverenler Birliği (Başkanı Remzi Kaplan ve üyeleri, STK temsilcileri ve davetliler katıldı. Açılış kurdeleleri de Başkonsolos Şanlı, Başkan Kaplan ve davetliler tarafından birlikte kesildi.
Başkonsolos Şanlı, Türk mutfağının da artık Berlin’in bir parçası olduğunun altını çizerken, Türklerin ve Türk iş insanlarının bu ülkenin ekonomisine önemli katkılarda bulunduğunu da vurguladı.
“Balık bize uzak değil, biz balıkla büyüdük” diyen Trabzon kökenli ortopedi cerrahı Ufuk Şentürk, Kreuzberg’deki “Taka-Balık Evi”nde Türk mutfağının balık kültürünü merkeze alan sağlık ve hijyen ağırlıklı yeni bir gastronomi konseptiyle hizmet vermeyi hedeflediklerini söyledi.
Balıkla olan bağının çocukluğuna dayandığını dile getiren Josef Klinikleri Berlin’in Ortopedi Bölümü Şefi olan Dr. Ufuk Şentürk, hem çocukluluğunun tutkusunu hem de tıp dalındaki birikimi mutfak kültürüne de yansıtmak istediğini söyledi.
Kendisinin cerrah olarak görevine devam edeceğini belirtirken, restoranın operasyonel sürecinin ortağı tarafından yürütüleceğini ve kendisinin ise daha çok denetleyici ve danışman olarak hafta sonları katkıda bulunacağını da ifade etti.
“Taka-Balık Evi” mutfağında geleneksel
Türk mutfağı kültürüne sadık kalınacağını, özellikle hamsinin Trabzon usulü hazırlanacağını vurgularken, “Evde nasıl yapıyorsak aynen o şekilde. Tavada hamsi, buğulama, tuzla balık…
Türkiye’de bir balık restoranında ne buluyorsanız burada da olacak. Ustalarımız Türkiye’den” dedi. “Marmara palamutu, Karadeniz hamsisi bulduğumuzda önceliğimiz tabii ki Türkiye. Bunun dışında İtalya ve İspanya’dan da ürün alıyoruz, alacağız. Ama mümkün olduğunda tercihimiz Türkiye balığı” açıklamasında da bulundu.
Özel üretim döner Misafirhane anlamına gelen “Miwan Mutfak” lokantası sahibi Orhan Akın da, döner sektöründe yaklaşık on yıldır döner sektöründe hizmet verdiklerini belirtirken, geçmişte pizza ve hamburger gibi farklı ürünler de sunduklarını, ancak ana odaklarının her zaman döner olduğunu söyledi.
Tavuk ve hindi etinden oluşan özel üretim dönerin klasik tavuk dönerden farklı olduğunun altını özellikle çizerken, etlerin kemiklerinden ayrıldığını, steak formunda düzleştirildiğini ve yaprak kesim tekniğiyle hazırlandığını da dile getirdi. Sundukları dönerin en dikkat çekici özelliğinin sossuz ve tamamen doğal haliyle sunulması olduğunu da vurguladı.
Açılıştan önceki 4 günlük deneme sürecinde tüketicilere tadımlık döner sunduklarını belirten Orhan Akın, çok olumlu yankılar aldıklarını da söyledi. Son dönemlerde Alman döneri gibi tartışmaların da yaşandığına işaret ederken, “Ben bu tanımlamaya kesinlikle katılmıyorum. Bu ürünün kökeni ve üretim anlayışı bellidir. Bu yüzde yüz Türk döneridir” açıklamasında da bulundu.