Güncelleme Tarihi:

Tıp dünyasının kalbi Berlin’de attı ve Berlin Türk Sağlık Elemanları Derneği (BGTM-BTSE), kuruluşunun 43. yıl dönümünü, tıp dünyasının en anlamlı günlerinden biri olan Tıp Bayramı vesilesiyle düzenlenen görkemli bir etkinlikle kutladı. T.C. Berlin Büyükelçiliği’nde Türkiye Cumhuriyeti Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen “24. Disiplinlerarası Bilimsel Toplantı”, sadece bilimsel bir paylaşım platformu değil, aynı zamanda Almanya’daki Türk sağlık camiasının dayanışma ve kültürel bağlarını tazelediği bir şenliğe dönüştü.
Etkinliğin açılışını gerçekleştiren ve programın akışını yöneten Dilek Erusta, konukları selamlayarak başladığı konuşmasında, derneğin gelenekselleşen yıllık toplantılarının mesleki ağ kurma ve güncel tıbbi gelişmeleri paylaşma noktasındaki kritik rolüne değindi.
BU ÇATI SİZİN EVİNİZ
Etkinliğin en dikkat çekici bölümlerinden biri, ev sahibi T.C. Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan’ın gerçekleştirdiği samimi ve kapsayıcı konuşma oldu. Konuşmasına katılımcıları hem Türkçe hem de Almanca selamlayarak başlayan Büyükelçi Turan, Berlin Büyükelçiliği’nin dünyadaki en büyük Türk diplomatik temsilciliklerinden biri olduğunu hatırlatarak, bu mekanın sadece diplomatik işler için değil, vatandaşların akademik ve kültürel buluşmaları için de bir yuva olduğunu vurguladı. Büyükelçi Turan, sağlık çalışanlarının Almanya’daki Türk toplumunun prestijini artıran en önemli grupların başında geldiğini belirterek şunları söyledi: “Burada yetişen, çalışan ve toplumumuza hizmet eden sağlık profesyonellerimiz, sadece mesleklerini icra etmiyor, aynı zamanda iki toplum arasında sarsılmaz bir dostluk köprüsü kuruyorlar. Sizin bilginiz, tecrübeniz ve özveriniz bizim için bir hazinedir. Bu tür dernekleşme faaliyetleri, mesleki dayanışmanın ötesine geçerek insanlarımızın Alman toplumuna daha güçlü ve etkin bir şekilde entegre olmasını sağlıyor.” Konuşmasında ayrıca pandemi döneminde çevrimiçi yapılan toplantıların ardından yeniden fiziksel olarak bir araya gelmenin mutluluğunu dile getiren Turan, görevi başında hayatını kaybeden tüm sağlık çalışanlarını rahmetle anarak, tüm hekimlerin Tıp Bayramı’nı içtenlikle kutladı.
BGTM’NİN MİSYONU
Dernek Başkanı Dr. Yunus Ayral, yaptığı kapsamlı sunumda 1983 yılında temelleri atılan BGTM’nin tarihsel yolculuğunu özetledi. Kuruluş yıllarında özellikle Türkçe konuşan hastaların Alman sağlık sisteminde yaşadığı dil ve uyum sorunlarına çözüm üretmek amacıyla yola çıkıldığını hatırlatan Ayral, bugün gelinen noktada derneğin sadece bir dayanışma grubu değil, bilimsel otorite kabul edilen bir kurum olduğunu belirtti. Ayral, özellikle “Sağlık Yürüyüşü” gibi koruyucu sağlık projeleriyle toplumsal farkındalık yaratmaya devam ettiklerini ifade ederek, tüm meslektaşlarını 6 Kasım’da gerçekleşecek bir sonraki büyük buluşmaya şimdiden davet etti.
İPEK YOLU’NDAN MODERN CERRAHİYE
Toplantının bilimsel oturumları, katılımcılara tıp dünyasındaki en güncel gelişmeleri takip etme fırsatı sundu. İlk olarak kürsüye gelen Dr. Seda Yayla-Bozdağ, “İpek Yolu Hastalığı” olarak bilinen Behçet Hastalığı üzerine etkileyici bir sunum yaptı. Dr. Hulusi Behçet’in tıp literatürüne giren büyük mirasını anlatan Yayla-Bozdağ, hastalığın tarihsel göç yollarıyla olan genetik bağlantısını ve modern tıpta kullanılan immünoterapi yöntemleriyle artık kalıcı hasarların önüne geçilebildiğini aktardı.
Onkoloji alanındaki gelişmeleri aktaran Prof. Dr. Kaya Sarıbeyoğlu ise modern onkocerrahide “multidisipliner” yaklaşımın hayati önemini vurguladı. Pankreas tümörleri gibi zorlu vakalarda cerrahın tek başına değil, bir orkestra şefi gibi diğer branşlarla uyum içinde çalışması gerektiğini belirten Sarıbeyoğlu, Berlin’deki klinikleri bünyesinde Türk hastalar için özel olarak başlattıkları Türkçe bilgilendirme ve danışmanlık hizmetlerini de tanıttı.
Kardiyoloji uzmanı Dr. Engin Osmanoglou, kalp yetmezliği tedavisinde adeta bir devrim yaşandığını belirtti. SGLT2 inhibitörleri ve GLP1 gibi yeni nesil ilaçların sadece diyabet değil, kalp sağlığı üzerinde de mucizevi etkiler yarattığını anlatan Osmanoglou, hastaların genetik risk faktörlerini erken teşhis etmenin önemine değindi.
Programın son bilimsel sunumunu gerçekleştiren Dr. Fatima Halzl-Yürek, geriatri ve anestezi disiplinlerinin kesişim noktasında yer alan “Deliryum ve Demans” arasındaki ince çizgiyi ele aldı. Özellikle yaşlı hastalarda ameliyat sonrası ortaya çıkan bilişsel bozuklukların doğru teşhis edilmemesinin ciddi riskler barındırdığını ifade eden Halzl-Yürek, dikkat testlerinin ve multidisipliner takibin önemini vakalar üzerinden anlattı.
Bilimsel oturumların ardından düzenlenen resepsiyonda, Berlin’in dört bir yanından gelen hekimler, akademisyenler ve sağlık profesyonelleri hem hasret giderdi hem de ortak projeler üzerine fikir alışverişinde bulundu. Tıp Bayramı’nın coşkusunun bilimle harmanlandığı bu gece, Berlin Türk Sağlık Elemanları Derneği’nin yarım asra yaklaşan başarısının bir nişanesi olarak hafızalarda yer etti.
