Güncelleme Tarihi:

CDU'lu politikacının, milletvekillerinin "vekillik ve bebek" arasında denge kurabilmesini kolaylaştırmak üzere somut öneriler hazırladığı belirtildi.
Konunun kendisi için "önemli bir kaygı" olduğu ifade edilen Klöckner'ın yazılı açıklamasında, "Seçim bölgelerinin Berlin'den kısmen çok uzak mesafede olması, çocuklu milletvekilleri ve onların çocukları için çok büyük bir sorun teşkil ediyor" ifadelerine yer verildi.
Klöckner'ın, Meclis İçtüzük Komisyonu Başkanı Macit Karaahmetoğlu'na (SPD) hitaben yazdığı mektupta, "aşırı uzun" genel kurul oturumlarına ve arka arkaya sıralanan oturum haftalarına karşı olduğu kaydedildi.
Klöckner ayrıca, ismen yapılan oylamaların sadece belli bir süre verilerek yapılmasını ve konuya ilişkin oylamalar için oy kullanılabilecek "oylama süreleri" oluşturulmasını önerdi. Sürekli hazır bulunma zorunluluğunun, küçük çocuğu olan ebeveynler için "ciddi bir zorluk" teşkil ettiği vurgulandı.
Federal Meclis Başkanı, birçok komisyonda hala hibrit toplantılara yönelik önyargılar bulunduğunu eleştirdi. Bebek ve küçük çocukların bakımının, toplantılara yüz yüze katılamamak için geçerli bir neden olabileceğini belirtti.
Klöckner ayrıca, federal meclisteki annelerin doğum sonrası doğum izni alabildiğini, ancak parlamenterler arasında ebeveynlerin ebeveyn izni kullanamadığını da eleştirerek, "Babalar için şu anda doğum gününde bile mazeret gösterme imkanı bulunmuyor" ifadelerini kullandı. Bu kuralın "artık günümüze uygun olmadığını ve iyi bir sinyal olmadığını" sözlerine ekledi.
Geçen Eylül ayının sonunda, Yeşiller milletvekili Hanna Steinmüller, Federal Meclis kürsüsüne çıkarak çocuğunu göğsünde taşımıştı. Bu, mecliste bir ilk olarak tarihe geçmişti.