Avrupa çöküşün eşiğinde mi?

Güncelleme Tarihi:

Avrupa çöküşün eşiğinde mi
Oluşturulma Tarihi: Aralık 10, 2025 10:50

Dünya’nın en zengin insanı Amerikalı Elon Musk, sahibi olduğu sosyal medya platformu X’te, “Avrupa Birliği (AB) bir demokrasi değil, aksine bir bürokrasi yönetimidir” paylaşımında bulunarak “AB lağvedilmelidir” diyor. 

Haberin Devamı

Avrupa çöküşün eşiğinde mi

“First America” (Önce Amerika) sloganıyla yola çıkan dünyanın en zengin ülkesi Amerika Birleşil Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, hem Avrupa’dan hem de NATO’dan uzaklaşma sinyalleri veriyor.

Trump’ın 33 sayfadan oluşan yeni ABD Ulusal Güvenlik Strateji belgesinde, siyasi ve demografik değişimler, düzenli ve düzensiz göç nedeniyle Avrupa’nın kendine özgü kimliğini kaybedip “Avrupa 20 yıl içinde tanınmaz hale gelecek” deniliyor.

Aynı belgede, Avrupa’nın sadece bir ekonomik gerileme yaşamadığı, medeniyetin yok oluşu ile karşı karşıya olduğu da yer alıyor.  Yanlış göç politikalarının kıtanın yapısını değiştirdiği ve çatışmalar yarattığına yer verilerek, Avrupa’nın ve AB’nin 20 yıl içinde “çökeceği” ileri sürülüyor.

Şu anda adı Avrupa Birliği (AB) olan ve “Medeniyetler Projesi” olarak nitelendirilen bu oluşumun temelleri, İkinci Dünya Savaşı sonrası  barış ve ekonomik alanda işbirliğini sağlamak ve korumak hedefiyle atıldı.

Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg 1951 yılında “Paris Anlaşması ile Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nu (AKTÇ) kurdu. 1957 yılında da Roma Anlaşması ile Avrupa Ekonomik Topluğu (AET) adını aldı. 1993 yılında da Maastricht Anlaşması ile Avrupa Birliği (AB) adını. Daha sonraki yıllarda AB’nin üye sayısı arttı.

1973’te Danimarka, İrlanda, Birleşik Krallık, 1981’de Yunanistan, 1986’da Portekiz ve İspanya, 1995’te Avusturya, Finlandiya, İsveç, 2004’te Çekya, Estonya, Güney Kıbrıs, Letonya, Litvanya, Macaristan, Malta, Polonya, Slovakya, Slovenya, 2007’de Bulgaristan, Romanya ve 2013’te de Hırvatistan AB üyesi oldu ve üye sayısı 28’e ulaştı. 2020 yılında ise “Brexit” (AB’yi terk etmek) diye tutturan Birleşik Krallık (İngiltere), AB’den ayrıldı.

27 üyeli AB, dünyada hem ekonomik hem de siyasi bir güçtür.  Dünya genelinde olduğu gibi AB’de ve üye ülkelerde hem ekonomik hem de siyasi alanda bazı sıkıntılar yaşanmaktadır.

ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesinde AB’nin dünya genelindeki ekonomik payının 1990-2025 yılları arasında yüzde 25’ten yüzde 14’e düştüğüne yer verilmektedir.  Ama bu AB üye ülkelerindeki “ekonomik çöküşten” değil; Çin, Hindistan ve Brezilya gibi gelişmekte olan ülkelerin dünya ekonomisindeki payının hızlı bir şekilde büyük ölçüde artmasından kaynaklanmaktadır.

AB ülkelerinin dünyadaki ekonomik payı düşüş göstermiştir, ama Gayri Safi Milli Hasılası (GSMH) 2010 yılından bu yana 9.5 trilyon Euro’dan 15.2 trilyon Euro’ya ulaşmıştır.

AB ülkelerinde  büyümenin bu yıl yüzde 1.1’de, Almanya’da yüzde 0.2-0.3’te kalması, ABD’de yüzde 1.6-1.7 olması beklenmektedir.

İşsizlik oranın da ABD’de yüzde 4.3-4.5, AB’de yüzde 5.9 ve Almanya’da da yüzde 6.9 civarında olması. Enflasyonun ise bu yıl ABD’de yüzde 2.7’nin altına düşmemesi, AB’de yüzde 2.1’e düşmesi, Almanya’da da yüzde 2.1-2.3 arasında olması beklenmektedir.  Yani her ne kadar “First America” dese de, Donald Trump’ın ABD’sinin ekonomik durumu “20 yıl içinde çöker” gözüyle baktığı AB’den çok daha iyi değildir.

Donald Trump, düzensiz göçe karşı önlemler almaktadır. Sığınma başvuruları askıya alındı, “Green Card” (Yeşil Kart) süreçleri durduruldu, Mülteciler, sığınmacılar ve diğer göçmenlere verilen çalışma izinlerinin azami süresi 5 yıldan 18 aya indirildi, Aile birleşimi yoluyla eş ve çocukların ABD'ye gelmesi belirsiz süreyle askıya alındı.

ABD yönetimi, Afrika ülkelerinden Burundi, Çad, Ekvator Ginesi, Eritre, Libya, Sierra Leone, Somali, Sudan ve Togo,  Asya’dan   Afganistan, İran, Laos, Myanmar, Türkmenistan ve Yemen, Latin Amerika’dan Haiti, Küba ve Venezuella’yı “yüksek riskli” olarak sınıflandırdı ve bu ülkelerden geleceklere kapılarını tamamen kapattı.

Trump, kendisi hakkında olumsuz yayın yapan televizyon ve radyo kurumlarının lisanslarını iptal etme tehdidinde bulundu.  Eleştirisel sorular yöneten medya mensupları, Beyaz Saray’daki basın toplantılarına alınmadı.

ABD yönetimi, hükümet kuruluşlarının başta New York Times olmak üzere bazı medya kuruluşlarına olan aboneliklerini iptal etti.

ABD Başkanı Donald Trump, Başkan Yardımcısı DJ Vance, Avrupa’yı, Almanya’yı “düşünceyi ifade özgürlüğünü sınırlandırmakla” suçlarken, kendilerinin özgürlükçü, demokratik hukuk devletinin temel ilkelerini ayaklar altına almalarını görmezden, duymazdan geldiler.

Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) ise bu gelişmelere sessiz kalmadı ve “Trump yönetiminin hoşuna gitmeyen fikirleri yasaklamaya çalışması, McCarthy dönemini aşan bir sansür girişimidir” açıklamasında bulunarak tepki gösterdi. Bu gelişmeler ışığında, “çöküşün eşiğinde” olan, bence Avrupa ve Avrupa Birliği (AB) değil, Amerika Birleşik Devletleridir (ABD).

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!