Güncelleme Tarihi:

Â
“Bu Avrupa, bugün bize Almanya’ya bakıyor. Avrupa bizden bir şeyler bekliyor. Yeni Federal Hükümet bu sorumluluğu üstleniyor. Özellikle dış ve güvenlik politikasında biz müttefiklerimize ve dostlarımıza bize güvenebileceklerini kanıtlamalıyız” açıklamasında da bulundu.
Alman ordusunu güçlendirmek için tüm mali imkanlarını kullanacaklarını da vurguladı.
Evet…
CDU/CSU ile SPD’den oluşan koalisyon hükümeti, iktidara gelmezden önce borç freninin gevşetilmesine verilen onay sayesinde, iktidarda gelir gelmez Alman ordusunun ve ülkenin savunma sisteminin güçlendirilmesi için milyarlarca Euro hacimli “Özel Varlık Fonu”nu devreye sokarken, Alman ordusundaki asker sayısının artırılması için de harekete geçti.
Şansölye Merz liderliğindeki Bakanlar Kurulu, 2006 yılından bu yana ilk kez başbakanlıkta değil, bu çarşamba günü Federal Savunma Bakanlığı’nda toplantı yaptı.
“U-Boot” (Denizaltı) adı verilen ve kimseler tarafından gizlice dinlenemeyen salonda, yeni bir Askerlik Hizmeti Yasası’nın devreye sokulması da görüşüldü.
Ve 2011 yılında CDU’lu Şansölye Angela Merkel döneminde CDU/CSU ile FDP’nin oluşturduğu koalisyon hükümetinin zorunlu askerliğe son verme kararının esnekleştirilmesini ve ilk etapta gönüllülük prensibi çerçevesinde gençlerin askere alınmasını içeren yeni bir Yasa Tasarısı, Bakanlar Kurulu tarafından kabul edildi.
Tabii bunun hayata geçirilmesi için Federal Meclis’in de onayına ihtiyaç var.
Ancak muhalefet partileri karşı çıksalar bile, koalisyon partilerinin desteğiyle tasarının onay almasına kesin gözüyle bakılmakta.
Alman ordusunda şu anda 183.000 personel bulunmakta.
Hedef 2031 yılına kadar personel sayısını 203.000’e yükseltmek.
Daha sonraki yıllarda da 260.000’e.
Her ne kadar CDU’lu Şansölye Friedrich Merz de, SPD’li Federal Savunma Bakanı Boris Pistorius da, gönüllülük prensibi çerçevesinde bu hedefe ulaşılabileceğinden hareket etseler de, savunma uzmanları bu görüşü paylaşmamaktadır.
Araların da Alman komutanların da bulunduğu aynı uzmanlar, zorunlu askerlik hizmeti uygulamasına dönülmeden 260.000 hedefine ulaşılmasının mümkün olmayacağı görüşünü savunmaktalar.
Şansölye Merz ile Bakan Pistorius ise “Hedef 260 bin asker. Buna ulaşacağız” diyerek, iyimser bir tutum sergilemekteler.
Ancak Alman ordusunda hedeflenen personel sayısına ulaşılsa bile, Almanya’yı savunmanın hiç de kolay olmayacağı görülmektedir.
Yapılan değerlendirmelere göre, Rusya gibi bir ülkenin tehdidine karşı Almanya’nın NATO topraklarını ve ülkeyi savunabilmesi için yedek askerler dahil, 460 bin askere ihtiyacı vardır.
Ayrıca “Forsa” tarafından yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre Askeri bir saldırı halinde eline silah alıp Almanya’yı savunmaya hazır olanların oranı yüzde 19’u geçmemektedir.
Erkeklerin yüzde 27’si, kadınların ise ancak yüzde 8’i ülkeyi savunmaya hazır olduklarını söylemektedir.
Erkeklerin yüzde 57’si ülkeyi silahla savunmaya “muhtemelen hayır” ve “kesinlikle hayır” derken, bu oran kadınlarda yüzde 72’yi buluyor.
CDU/CSU yanlılarının yüzde 24’ü, sağ popülist AfD’lilerin (Almanya için Alternatif) yüzde 23’ü, SPD’lilerin yüzde 15’i, Yeşiller’lilerin yüzde 10’u ve Sol Partililerin yüzde 8’i “silahı alır ülkemizi kesinlikle savunurum ” diyor.
Almanya’nın ilk CDU’lu Başbakanı Konrad Adenauer’in, Helmut Kohl’ün, Angela Merkel’in ve Şansölye Friedrich Merz’in genel başkanlıklarını da yaptıkları CDU güdümlü Konrad Adenauer Vakfı’nın 2001 yılında “Almanya’da Türkler - Devlete ve toplumu yaklaşımları” başlığıyla yayımladığı bir araştırmaya göre, Almanya’da yaşayan Türklerin yüzde 48’i, yalnız Türk vatandaşlıkları olanların yüzde 45’i ve aynı zamanda Alman vatandaşı da olanların yüzde 50’si, bırakın başka bir ülkenin veya ülkelerin, Libya ve Irak gibi İslam ülkelerinin saldırması halinde silah alıp Almanya’yı savunacaklarını ilan etmişti.
Aradan geçen bu süre içinde şüphesiz bu oran daha da artmıştır.
Belli ki Almanya’yı savunmak Türklere ve Türk kökenlilere kalıyor.
