Almanya’ya Türk Başbakan

Güncelleme Tarihi:

Almanya’ya Türk Başbakan
Oluşturulma Tarihi: Mart 11, 2026 13:04

Daha iki Almanya’yı, Almanları birbirinden, iki Berlin’i ve Berlinlileri birbirinden ayıran, Batılıların “utanç duvarı”, Doğuluların “Faşizme geçit yok duvarı” olarak niteledikleri Berlin Duvarı henüz çökmemişti.  Daha komünist sistemin hakim olduğu Doğu Blok ülkelerinde yaşayan insanların, özgürlükçü demokratik sistemle yönetilen Batılı ülkelere seyahat etmelerine izin verilmiyordu. 

Haberin Devamı

Almanya’ya Türk Başbakan

Dönemin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) lideri Mihail Gorbaçov’un 1980’li yılların ikinci yarısında başlattığı “Perestroyka” (yeniden yapılanma) ve “Glasnost” (saydamlık) politikası sayesinde “Demir Perde” yırtılmaya başladı. 1980’li yılların ortalarından itibaren dönemin SSCB ülkelerinde yaşayan Alman kökenliler, Batı Almanya olarak bilinen Almanya Federal Cumhuriyeti’ne akın etmeye başladılar.

Çekoslovakya’dan (Çek Cumhuriyeti ve Slovakya Cumhuriyeti), Macaristan’dan, Polonya’dan ve diğer Doğu Blok ülkelerinden Almanya’ya gelenlerin sayısı arttı. Bunun üzerine Almanya’da bazı çevreler ve bazı politikacılar, homurdanmaya başladı.  Almanya’nın sınırlarının sığınmacılara kapatılmasını gündeme getirenler oldu.

Dönemin Hristiyan Sosyal Birlik Partili (CSU) Federal İçişleri Bakanı Friedrich Zimmermann, “Hamburg’un bazı kesimlerinde yabancı oranının yüksekliği nedeniyle Almanların söz hakkı olmadığını” bile ileri sürerek yangına körükle gitti. Almanya’nın o zamanki Hristiyan Demokrat Birlik Partili (CDU) Başbakanı Helmut Kohl, 1983 yılı sonlarına doğru gönüllü olarak geri dönecek yabancılara “Geri dönüş primi” ödenmesini hayata geçirdi.  Aralarında çok sayıda Türk’ün de bulundu on binlerce kişi geri döndü.  Ama prim de işe yaramadı…

Almanya’ya Türk Başbakan

Ülkede Türklerin ve yabancıların sayısının artması üzerine Almanya’nın en etkili haftalık politik dergisi “Der Spiegel” 1970’li yılların başlarından beri olduğu gibi, “yanancılar” ve “sığınmacılar” konusunu, daha doğrusu “sorununu” yine gündeme taşıdı.  12 Şubat 1989 tarihli “Der Spiegel” dergisi “Sığınmacılar, Soydaş göçmenler, Misafir işçiler - Yeni Almanlar” başlıklı kapakla yayımlandı.

İç sayfalardaki haber de “Im Jahr 2000 ein türkischer Kanzler” (2000 yılında bir Türk Başbakan- Şansölye) başlığıyla.  İşte Hürriyet Gazetesi Der Spiegel dergisinin bu haberine 15 Şubat 1989 tarihli Avrupa baskılarında “Almanya’ya Türk Başbakan” başlığıyla yer verdi. Tabii “Der Spiegel dergisi, Almanların korkusunu dile getirdi” üst başlığını da ihmal etmedi. Der Spiegel’in tam 36 yıl önce bu yazdığı hala gerçekleşmedi.  Ama geçen hafta sonu Baden-Württemberg’de yapılan Eyalet Parlamentosu seçimlerinde Yeşiller’in Türkiye kökenli lider adayı Cem Özdemir’e Şansölye değil, ama Eyalet Başbakanı olma yolu açıldı.

Hürriyet Gazetesi’nin Avrupa baskıların 6 Kasım 2008 tarihli manşetinde “Almanya’ya Türk başbakan ne zaman seçilir?” vardı.  Aynı gün Berlin’de Almanya Başbakanı Angela Merkel’in başkanlığında 3. Uyum Zirvesi düzenlenmişti.  Zirvenin ardından yapılan basın toplantısında Başbakan Merkel’e, “Sayın Merkel, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) önceki gün göçmen kökenli bir Başkan (Barack Obama) seçildi. Almanya’da da göçmen kökenli biri ne zaman başbakanlık koltuğuna oturur?” diye sormuştum.

Ortaklaşa düzenlenen basın toplantısında hazır bulunan ve sonradan kendisi de Başbakan olan o dönemdeki Federal Çalışma Bakanı Olaf Scholz, Merkel’in yanıtını beklemeden, “Bugünden itibaren başvurular kabul edilecek” diye espri yapmıştı.  Merkel ise “Biz demokratik bir ülkeyiz. Bu nedenle doğal olarak bütün tarihi kökenlere sahip adayları kabul edebiliriz. Ama siz doğru bir şey söylediniz. Bugün biz çeşitli politik parti milletvekillerinin sundukları tebliğlerini dinledik.

Topluma katkıda bulunan farklı kökenden temsilci sayısı azdır. Özellikle bizim partimizde bu alanda eksikliklerimiz var. Bu ilk adımdır. Öte yandan var olan tüm sorunlara rağmen ülkemizde eşit haklarda ulaşılan noktayla biraz gurur duyuyoruz. ABD’deki başkan seçimlerinden çok sevinç duydum. Ben de sevindim. Şahane bir atmosfer vardı” yanıtını vermişti.  Evet…

Şansölye Merkel somut bir yanıt ve tarih vermemişti.   Ama, “Bütün tarihi kökenlere sahip adayları kabul edebiliriz” diyerek, Türk kökenli birinin de Almanya’nın Başbakanı olabileceği kapısını açık bırakmıştı.  Almanya’nın eski Cumhurbaşkanı Joachim Gauck da, 2016 yılında Protestan Basın Servisi’ne (epd) verdiği demecinde, kendisinin yerine Müslüman kökenli birinin Cumhurbaşkanı olup olamayacağı şeklindeki soruya “Gelecek için böyle bir şeyin olmayacağını söylemek mümkün değil. Aynı şey başka dinden olanlar ile inanmayanlar için de geçerlidir” yanıtını vermişti.

Evet…  Bunlar özgürlükçü, demokrat hukuk devleti yöneticilerine, devlet kadınlarına, devlet adamlarına yakışan yanıtlardır. Umarız Almanya’da demokrasi sevdalıları bu temel ilkelere sahip çıkar da, sağ popülist “beyinsizlerin” bunları devre dışı bırakmalarına izin vermezler.

Haberin Devamı

Almanya’ya Türk Başbakan

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!