Güncelleme Tarihi:

YENİ İSİMLER ÖNERİLDİ
Ama parti içinde tepkiler durmadı.
Özellikle son günlerde yeniden parti tabanından da “Esken gitsin” homurtuları yükseldi.
Hatta SPD’li başarılı kadın politikacılardan Saarland Eyalet Başbakanı Anke Rehlinger, Mecklenburg-Vorpommern Eyalet Başbakanı Manuela Schwesig ile eski Federal Meclis Başkanı Baerbel Bas’ın partinin başına geçmeleri bile önerildi.
Evet...
Anke Rehlinger, 27 Mart 2022’de Saarland’da yapılan seçimlerde toplam oyların yüzde 43.5’ini alan SPD’yi tek başına iktidara taşıdı.
2017 yılından beri de Mecklenburg-Vorpommern Eyalet Başbakanı olan Manuela Schwesig liderliğindeki SPD de 26 Eylül 2021’de yapılan son seçimlerde yüzde 39.6 oy alarak ‘en güçlü parti’ konumunu korudu.
Kendi eyaletlerinde sergiledikleri başarılara ve halkın kendilerine gösterdiği güvene rağmen hem Anke Rehlinger hem de Manuela Schwesig, SPD liderliğine aday olmak istemediklerini ilan etti.
Manuela Schwesig, “Ben gelecek yıl yapılacak eyalet seçemlerinden SPD’yi yine en güçlü parti olarak çıkarmaya odaklandım” açıklamasında bile bulundu.
SPD’li eski Federal Meclis Başkanı Baebel Bas ise “Hayır” da “Evet” demedi ve kapıyı açık bıraktı.
Evet...
SPD’de yeni lider arayışı sürerken, kendi seçim bölgesinde doğrudan adaylar arasında ancak yüzde 12.9 oy alan Eş Başkan Saskia Esken’e yönelik isyan sesleri de son günlerde yeniden arttı.
SÖZÜNDE DURMAYAN MERZ DE ELEŞTİRİLDİ
Aynı durum Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Friedrich Merz için de geçerli.
Kardeş parti Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) ile CDU’nun başbakan adayı Merz, Almanya’nın 10’uncu başbakanı olarak koltuğa oturmaya hazırlanırken, seçim öncesi verdiği sözlerde durmadığından dolayı, kendi partisinde eleştiriler ve suçlamalar yükselmeye başladı.
Hatta Merz, verdiği sözlerde durmadığı için sağ popülist Almanya için Alternatif’i (AfD) ‘istemeyerek de olsa güçlendirmekle’ bile suçlandı.
CDU Gençlik Kolları “Genç Birlik” (JU) Başkanı Johannes Winkel, ‘isyan bayrağını’ açtı.
Winkel, CDU/CSU ile SPD arasında sürdürülen koalisyon görüşmeleri sonunda imzalanacak koalisyon sözleşmesinde, Friedrich Merz’in seçim öncesi verdiği sözlerden feragat ettiğini içeren yeni maddelerin yer alması halinde, kesinlikle destek vermeyeceklerini ilan etti.
Hatta koalisyon sözleşmesi ile ilgili son kararı CDU Merkez Karar Yürütme Kurulu üyelerinin değil, partinin tüm üyelerinin birlikte vermesini bile gündeme getirdi.
“CDU’nun ve Almanya’nın geleceğini ilgilendiren bu kararı parti yönetimi yalnız vermemelidir” dedi.
CDU Brandenburg Teşkilatı Başkanı Jan Redmann da “CDU üyelerinin görüşü alınmalı” dedi.
CDU’nun tabanından da benzer ‘çatlak sesler’ gelmeye başladı.
Hatta “Partiyi terk ederiz” diye tehdit edenler bile oldu.
Evet...
Almanya’da ‘erken’ de olsa genel seçimler bitti.
Ama şimdi de isyan sesleri yükselmeye başladı.
