Güncelleme Tarihi:

Araştırmanın ortaya koyduğu en çarpıcı veriler şöyle: 6 milyon kiracı yüksek konut maliyetleri nedeniyle aşırı finansal baskı altında yaşıyor. 2.8 milyon kiracı gelecekte kiralarını ödeyememekten korkarken, 7 milyon kiracı ise evini kaybetmekten endişe duyuyor.
DMB Başkanı Melanie Weber-Moritz, "Konut, giderek daha fazla insan için yoksulluk riski haline geliyor. Konut krizi sadece en yoksulları değil, toplumun geniş orta kesimini de etkiliyor" uyarısında bulundu. Özellikle çocuklu hanelerin artan kiralardan daha fazla etkilendiğini ve uygun fiyatlı daire bulmakta giderek zorlandığını vurguladı.
Araştırmada bölgesel farklılıklar da dikkat çekti. Berlin'de kiracı oranı yüzde 84'e kadar çıkarken, bazı kırsal bölgelerde bu oran yüzde 40 seviyesinde kalıyor. Alman Kiracılar Birliği, hükümetten acil önlem paketi talep ediyor.
İstenen önlemler arasında sıkı kira kontrolü, kira spekülasyonunun cezalandırılması, mevcut kiralardaki artış olanaklarının sınırlandırılması, geçici kira dondurulması, endeksli kiraların kaldırılması ve sosyal konut stokunun 2030'a kadar ikiye katlanması yer alıyor. Ayrıca yılda 60 bin yeni uygun fiyatlı kiralık konut inşa edilmesi gerektiği belirtiliyor.
Weber-Moritz, "Konut sadece başımızı sokacak bir çatı değildir. Topluma katılım, güvenlik ve onurun temel dayanağıdır. Milyonlarca insan uygun fiyatlı konut bulamıyorsa ve evini kaybetme korkusuyla yaşıyorsa, bu ciddi bir bulgudur ve konutun zamanımızın sosyal krizi olduğuna işaret eder" dedi.