Almanya’da gözler AfD’ye çevrildi

Güncelleme Tarihi:

Almanya’da gözler AfD’ye çevrildi
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 27, 2026 09:56

Almanya’da bu yıl sonbaharda yapılacak Eyalet Parlamentosu seçimleri yaklaşırken, köklü partilerin sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) ile işbirliği yapıp yapmamaları tartışmaları da yeniden alevlendi.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Almanya’da gözler AfD’ye çevrildi

  Evet…

  Bu yıl 6 Eylül’de Saksonya-Anhalt’da, 20 Eylül’de de Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern’de Eyalet Parlamentosu seçimleri yapılacak.

  Yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, eski Doğu Almanya sınırları içinde oluşturulan yeni eyaletlerde AfD’nin seçimlerden açık ara “en güçlü parti” olarak çıkması beklenmekte. 

  Eyalet konumundaki başkent Berlin’de de “ikinci güçlü parti” olarak.

  Saksonya-Anhalt’ta AfD’nün yüzde 41.6, CDU’nun yüzde 24.9, Sol Parti’nin yüzde 12.6, SPD’nin yüzde 6.4 oy alacağından hareket edilmekte.

  Yeşiller’in yüzde 4, Sahra Wagenknecht İttifakı’nın (BSW) yüzde 4 ve FDP’nin yüzde 3 oy alarak yüzde 5 barajını aşamayacaklarından da.

Haberin Devamı

  Mecklenburg-Vorpommern’de AfD’nin yüzde 36, SPD’nin yüzde 27, Sol Parti’nin yüzde 13, CDU’nun yüzde 10, BSW’nin yüzde 5, Yeşillerin yüzde 4 oy alması beklenmekte.

  Berlin’de de CDU’nun yüzde 19.8, AfD’nin yüzde 17.6, Yeşiller’in yüzde 16.1, Sol Parti’nin yüzde 16.1, SPD’nin yüzde 15.5, FDP’nin yüzde 3.8 ve BSW’nin yüzde 3.4 oy alacağından hareket edilmekte.

  Son kamuoyu yoklamalarına göre, Almanya’da bu hafta sonu genel seçim olsa, AfD’nin yüzde 29, CDU/CSU’nun yüzde 22, Yeşiller’in yüzde 14, SPD’nin yüzde 12, Sol Parti’nin yüzde 11, FDP’nin yüzde 4 ve BSW’nin yüzde 3 oy alması beklenmekte.

  Bu veriler ışığında hem eyaletlerde hem de federal düzeyde yeni bir hükümet kurulmasının hiç de kolay olmayacağı sinyalleri de gelmekte.

  İşte bu nedenle hem CDU’dan hem de SPD’den sağ popülist AfD ile olan “yangın duvarının yıkılması” sesleri yükselmekte.

  Her ne kadar koalisyon oluşturulmasa da, en azından diğer partilerin azınlık hükümeti kurmaları için AfD ile “dolaylı işbirliği” yolunun açılması önerileri de yoğunlaşmaya başladı.

  Partisinin Genel İlkeler Programı’nda da çok açık bir biçimde yer aldığı için, aynı zamanda CDU Genel Başkanı olan Almanya Başbakanı Friedrich Merz, haklı olarak “AfD ile kesinlikle işbirliği yapmayacağız” görüşünü yineleyip duruyor.

Haberin Devamı

  Aynı zamanda Başbakan Yardımcısı ve Federal Maliye Bakanı olan SPD Eş Başkanı Lars Klingbeil de, “demokrasi düşmanı AfD ile kesinlikle işbirliği yok” diyor.

  Klingbeil da, partisinin yönetimi de, Federal Anayasa Koruma Teşkilatı (BfV) ve Eyalet Anayasa Koruma Teşkilatlarının “kesinleşmiş aşırı sağcı oluşum” olarak sınıflandırdığı AfD ile, hangi düzeyde olursa olsun, işbirliğine “HAYIR” diyor.

  Almanya’nın Dışişleri eski Bakanı olan Yeşiller’li Joschka Fischer de bazı CDU’luların AfD ile işbirliği yapılması yönündeki önerilerine tepki gösterdi.

  Fischer, Berlin’de yayınlanan günlük “Tagesspiegel”  gazetesine verdiği demecinde, “AfD ile işbirliği yaparsa CDU ayakta kalamaz. Böyle bir tutum CDU’yu böler. Bu da CDU’nun sonu olur. CDU’nun sonunun gelmesi de, Almanya’yı istikrarsızlaştırır” uyarısında bulundu.

Haberin Devamı

  Fischer, AfD’li bir politikacının Eylül ayında yapılacak seçimlerden sonra Saksonya-Anhalt’ın Eyalet Başbakanı olması halinde, kültür ve bilim özgürlüğünün sarsılacağına, hukuk devletinin altüst olacağına dikkat çekerken, “Özgürlükçü anayasamıza tehdit de artacaktır” görüşünü de vurguladı.

  Joschka Fischer’in bu yöndeki açıklamaları beni 1980’li yıllara götürdü.

  Almanya’da “68 kuşağı” olarak bilinen sol eğilimlilerin, solcuların, entelektüellerin, çevre korumacılarının, nükleer santral karşıtlarının, silahlanmaya karşı olanların destekledikleri Yeşiller (Die Grünen), 1980 yılında kurulduktan sonra da, köklü partiler benzer bir tutum sergiledir. 

Haberin Devamı

  “Öcü” gözüyle bakılan Yeşiller’le kesinlikle işbirliği yapmayacaklarını ilan ettiler.

  26 Eylül 1982’de Hessen’de yapılan seçimlerde yüzde 8 oy alan Yeşiller, “Geliyoruz” sinyalini verdi.

  Nitekim 6 Mart 1983 tarihinde yapılan erken genel seçimlerde köklü partilerin ‘öcü’ gözüyle baktıkları Yeşiller, toplam oyların yüzde 5.6’sını alarak Federal Meclis’e girdi.

  Hessen’de SPD’li Holger Börner’in kurduğu azınlık hükümeti 25 Eylül 1983’te  erken seçime gitti.

  Yeşiller yüzde 5.9 oy alarak yeniden parlamentoya girdi.

  Seçimlerden önce SPD’li Hessen Eyalet Başbakanı Holger Börner, “Yeşiller’le pazarlık masasında bir kareyi foto montaj olarak bile göremeyeceksiniz” dediği için yeni bir hükümet kurulamadı.
  Yeşiller’in tolere ettiği SPD’li Börner, “azınlık hükümeti” ile yola devam etti.

Haberin Devamı

  Ve 2 Aralık 1985’te beklenen gün geldi.

  “Ben Yeşil faşolarla ortaklık etmem” dediği bile ileri sürülen Holger Börner, Almanya’da Yeşiller’le ilk ‘kırmızı-yeşil’ koalisyon hükümetini kurdu.

  Bir dönemler “Enfant tertible” (yaramaz, afacan, hırçın, çılgın çocuk) olarak bilinen Joschka Fischer, Hessen Çevre ve Enerji Bakanı oldu.

  1998-2005 yıllarında da SPD ile Yeşiller’in Gerhard Schröder başbakanlığında  oluşturduğu koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcısı ve Federal Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.

  İki Almanya 3 Ekim 1990’da resmen birleştikten sonra da, köklü partiler, “Eski komünistlerle kesinlikle ve asla iş birliği yok” diyerek, eski Doğu Almanya’daki Sosyalist Birlik Partisi’nin (SED) yerine kurulan Demokratik Sosyalizm Partisi (PDS) ile de, uzantısı konumundaki Sol Parti’yle de yıllarca işbirliği yapmamakta direndiler.

  Ama zamanla SPD tutum değiştirdi ve 1998 yılında Mecklenburg-Vorpommern’de SPD, PDS (Sol Parti) ile Almanya genelinde ilk ‘kırmızı-kırmızı’ koalisyonu kurdu.
  2001 yılında da Berlin’de SPD-PDS (Sol Parti) koalisyon oluşturdu.
  Hatta zamanla SPD, Thüringen’de Sol Parti’nin küçük ortağı bile oldu.
  Sol Partili Bodo Ramelow, 2014 yılında SPD ve Yeşiller’le ortaklık ederek Thüringen Eyalet Başbakanı oldu.

  Her ne kadar CDU lideri Şansölye Merz, “Sol Parti’yle de kesinlikle işbirliği yok” dese de, CDU’lu Mario Voigt de, Sol Parti’den ayrılan Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) ve SPD ile ortaklık ederek 2024 yılı Aralık ayında Thüringen’de Eyalet Başbakanı koltuğuna oturdu. 

  İşte şimdi de gözler AfD’ye çevrildi. 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!