Güncelleme Tarihi:

O dönemdeki Almanya Başbakanı Angela Merkel’in 2015 yılında, Avrupalıların ve AB’nin onurunu korumak için, “Das schaffen wir” (Beceririz, başarırız, üstesinden geliriz) diyerek Almanya’nın kapılarını sığınmacılara sonuna kadar açması, AfD’nin ekmeğine yağ sürdü.
Sığınmacı, Müslüman ve yabancı düşmanlığı ağırlıklı ırkçı politikayla sokaklara dökülen AfD, 24 Eylül 2017 tarihinde yapılan genel seçimlerde toplam oyların yüzde 12.7’sini alarak CDU/CSU ve SPD’nin ardından “en güçlü üçüncü parti” konumuna yükseldi.
26 Eylül 2021’deki genel seçimlerde de, biraz oy kaybı yaşasa da, seçmenlerin yüzde 10.3’ünün desteğiyle Federal Meclis’e rahat girdi.
23 Şubat 2025 tarihinde yapılan erken genel seçimlerde ise toplam oyların yüzde 20.8’ini alarak yüzde 28.5 oy toplayan CDU/CSU’nun ardından “ikinci en güçlü parti” oldu.
Son yapılan kamuoyu yoklamalarına göre de AfD, yüzde 29’la ilk sırada yer almakta.
Köklü partiler ortaklık etmemekte direnseler de, iktidarda doğru ilerleyen AfD’nin Thüringen Eyalet Teşkilat Başkanı aşırı milliyetçi Björn Höcke, kafayı şimdi de eski Batı Almanya olarak bilinen Almanya Federal Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan Almanlara taktı.
Björn Höcke, Rusya yanlısı olarak bilinen ve İsviçre’de yayımlanan haftalık “Weltwoche” dergisinin dijital ortamdaki günlük podcast (sesli) programında, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Batı Almanyalıların, Amerikalılar ve Amerikan kültürü tarafından zorla ele geçirildiğini (gasp edildiğini), kendilerine yedek, yapay bir kimlik oluşturduklarını ileri sürerek “Onlar Almanca konuşan Amerikalılar” dedi.
Tarihe karışan ve Doğu Almanya olarak bilinen Demokratik Almanya Cumhuriyeti (DDR) sınırları içinde oluşturulan yeni eyaletlere yaşayanların gerçek Alman kimliğini koruduklarını belirterek, Doğu Almanyalılar için de “Doğudakiler hala Almanca konuşan Alman” görüşünü de vurguladı.
Yani Björn Höcke’ye göre “saf kan” Batı Almanlar, Batı Almanyalılar Alman değil, “Almanca konuşan Amerikalılardır”.
1945-1989 yıllarında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) komünist sistemi baskısı altında yaşayan Doğu Almanlar, Doğu Almanyalılar ise “Almanca konuşan ‘saf kan’ Almanlardır”.
Evet…
Björn Höcke, AfD Thüringen Teşkilatı kurucuları arasında yer almıştır.
2014 yılından beri de AfD Genel Başkanı ve Thüringen Eyalet Parlamentosu AfD Grup Başkanı olarak görev yapmaktadır.
Ama Björn Höcke, 1 Nisan 1972 tarihinde Batı Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya (KRV) eyaletine bağlı Lünen kentinde dünyaya geldi.
İlk, orta ve yüksek öğrenimini Batı Almanya’da yaptı.
Bonn Üniversitesi’nde iki sömestr hukuk okuduktan sonra , Giessen ve Marburg Üniversitelerinde spor ve tarih bölümlerini bitirerek öğretmen oldu.
Batı Almanya’nın Bensheim, Gross Gerau ve Bad Sooden-Allendorf kentlerinde öğretmenlik yaptı.
Björn Höcke, 2014 yılından beri eski Doğu Almanya’nın Eichsfeld kentine bağlı Bornhagen köyünde yaşamaktadır.
Yani 54 yaşındaki Björn Höcke, 12 yıldan beri eski Doğu Almanya’dadır.
Çocukluğunu, gençliğini ve yaşamının çok büyük bir bölümünü Batı Almanya’da geçiren, tüm sosyalizasyonu orada şekilleşen Björn Höcke de, “Almanca konuşan Amerikalı mıdır?” acaba?
Björn Höcke, başka bir podcast programında da, Türklerin “kültürel asimilasyon göstermediğini” ileri sürerek, “Almanya’da yaşayan Türklerin sayısı önemli ölçüde azaltılmalı” dedi.
Tabii AfD’nin “remigration” (tersine göç), yani Alman vatandaşı olsalar bile göçmen kökenlilerin ülkelerine geri gönderilmesi) politikasını da savundu.
“Bütün insanlar yasa önünde eşittirler. Erkek ve kadınlar eşit haklara sahiptirler. Devlet, kadın ve erkeklerin eşitliğinin gerçekten sağlanmasını özendirir ve var olan dezavantajların giderilmesi için çaba gösterir. Cinsiyeti, soyu, ırkı, dili, yurdu ve kökeni, inancı, dini veya siyasi görüşleri dolayısıyla hiç kimse mağdur edilemez ve hiç kimseye imtiyaz tanınamaz. Hiç kimse özür ve sakatlığından dolayı mağdur edilemez” denilen Alman Anayasası’nın 3’üncü maddesini görmezden, duymazdan, bilmezden geldi.
Aslında bu Björn Höcke için yeni bir olgu değildir.
Sağ popülist AfD’nin aşırı sağ kanadının öncülerinden olan Björn Höcke, yıllardır İslam’ın Almanya için bir tehdit ve tehlike olduğunu ileri sürmektedir.
Cami yapımına karşı çıkmaktadır.
Hatta 2018 yılında verdiği bir demeçte, AfD’nin Almanya’da iktidara gelmesi halinde, İslam’ın Türkiye’nin Asya bölgesinin ötesine geçmesini engellemek için harekete geçeceklerini bile söylemişti.
Höcke, “AfD iktidara gelir gelmez, Boğaz’da (Bosphorus-Bosporus) 3 büyük M’in - Muhammed, Müezzin ve Minareler- bitmesi için direktif verecektir” açıklamasında bile bulunmuştu.
Björn Höcke, 2017'deki bir konuşmasında Berlin'in merkezindeki Yahudi Soykırımı Anıtı'nı kastederek, "Biz Almanlar, başkentin kalbine bu ‘utanç anıtını’ diken dünyada tek halkız” demişti.
Höcke, Nazilerin Saldırı Birliği’nin (SA) yasaklı “Her şey Almanya için” sloganını 2021 yılındaki seçim kampanyasında kullandığı için dokunulmazlığı kaldırılarak 13.000 Euro para cezasına çarptırılan bir politikacıdır.
Hatta Yargıtay, bu söylemi kullandığı için Björn Höcke’nin “faşist” olarak nitelenmesine bile onay verdi.
