Güncelleme Tarihi:

Almanya’nın Avrupa Birliği’nden (AB), NATO’dan kopmasını isteyen, Ukrayna’da yaklaşık 4 yıldır savaş sürdüren Rusya’nın yanında yer alan, ırkçı, yabancı ve İslam düşmanı sağ popülist Almanya için Alternatif’e (AfD) desteğin her geçen gün daha da arttığını da.
Evet…
23 Şubat 2025 tarihinde yapılan erken genel seçimlerde CDU/CSU yüzde 28.5, SPD yüzde 16.4, Yeşiller yüzde 11.6, Sol Parti yüzde 8.8 oy aldı.
“BSW” (Sahra Wagenknecht İttifakı” ise yüzde 4.98 oy, FDP de yüzde 4.3 oy alarak yüzde 5 barajını aşamadı.
Sağ popülist AfD ise toplam oyların yüzde 20.8’ini alarak Almanya’da “en güçlü ikinci parti” konumuna yükseldi.
Son kamuoyu yoklamalarına göre ise Almanya’da bu günlerde genel seçim olsa AfD’nin yüzde 26, CDU/CSU’nun yüzde 25, SPD’nin yüzde 14, Yeşiller’in yüzde 12, Sol Parti’nin yüzde 11 oy alması beklenmekte.
BSW’nin yüzde 4 ve FDP’nin yüzde 3’le yine devre dışı kalmaları da.
Yani AfD “geliyoruz” sinyalleri veriyor.
Hem de gümbür gümbür.
Geçen yıl 23 Şubat’ta yapılan genel seçim sonuçlarıyla ilgili verilere bakıyorum.
Federal Seçim Kurulu’nun resmi verilerine göre 18-24 yaş grubundakilerin yüzde 21’i, 25-34 yaşındakilerin yüzde 24’ü, 35-44 yaşındakilerin yüzde 26’ı, 45-59 yaşındakilerin yüzde 22’si, 60-69 yaşındakilerin yüzde 19’u ve 70 yaşın üzerindekilerin de yüzde 10’u AfD’ye oy vermiş.
Resmi verilere göre Almanya’daki 60.5 milyon seçmenden 7.1 milyonu göçmen kökenlidir.
Türkiye kökenli seçmen sayısı ise bir milyon civarındadır.
Tabii göçmen kökenlilerin geçen yıl yapılan erken genel seçimlerde hangi partiye oy verdikleriyle ilgili resmi veriler yoktur.
Olamaz da…
Çünkü oylar gizli verilir, ama açık sayılır.
Ancak Alman Uyum ve Göç Araştırmaları Merkezi (DeZIM) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, son seçimlerde Türkiye kökenlilerin önemli bir bölümü SPD’yi desteklerken, Polonya ve Rus kökenli seçmenler daha ziyade AfD’ye destek vermiştir.
Türkiye kökenli seçmenlerde AfD’ye destek eğilimi yüzde 6’da kalırken, Rus kökenlilerde yüzde 14 ve Polonya kökenlilerde ise yüzde 33’e ulaşmıştır.
CDU güdümlü Konrad Adenauer Vakfı tarafından yapılan bir araştırmaya göre de, son seçimlerde Türkiye kökenli seçmenlerin yüzde 35’i SPD’ye, yüzde 18’i BSW’ye, yüzde 14’ü Sol Parti’ye, yüzde 12’si CDU/CSU’ya, yüzde 8’i Yeşiller’e ve yüzde 2’si de FDP’ye destek vermiştir.
Aynı araştırmaya göre, Türkiye kökenli seçmenlerin yüzde 8’i de, seçim önesi yapılan kamuoyu yoklamaları ışığında, sağ popülist AfD’yi desteklemiştir.
Evet…
“Saf kan” Alman seçmenlerin önemli bir bölümü gibi, göçmen kökenli “protesto seçmenleri” de, köklü partilere yaşanan güven kaybı nedeniyle sağa kaymakta ve sağ popülist AfD’ye destek vermektedir.
Rus ve Polonya kökenli seçmenlerin bu yöndeki eğilimi yeni bir olgu değildir.
Daha önceki seçimlerde de aşırı sağcılara en fazla destek veren göçmen kökenli seçmenler arasında onlar hep ilk iki sırayı paylaşmıştır.
Almanya’da iç istihbarattan sorumlu Federal Anayasa Koruma Teşkilatı (BfV) ile Eyalet Anayasa Koruma Teşkilatları tarafından “kesinleşmiş aşırı sağcı” olarak nitelendirilen ve özgürlükçü demokratik hukuk devleti Almanya Federal Cumhuriyeti anayasasını devre dışı bırakmayı hedeflediklerini gizlemeyen AfD’yi ve AfD’li politikacıları destekleyen Alman seçmenleri de, göçmen kökenli seçmenleri de anlamak mümkün değildir.
Hele hele Türkiye kökenli seçmenlerin böyle bir destek vermesini, AfD’ye oy vermesini anlamak ise hiç mümkün değildir.
AfD, yıllardır “Bu Müslümanlar Almanya’yı istila edecek” yalanıyla oy avcılığı yapmaktadır.
AfD, “Bu Müslümanlar yüzünden Alman kültürü de Alman kimliği de kaybolup gidecek” yalanıyla İslam düşmanlığını körüklemektedir.
AfD Eş Başkanı Alice Weidel, “Burkalılar, başörtülü kızlar ve beleşe beslenen eli bıçaklı erkeklerle ve diğer hiç işe yaramayanlarla (parazitlerle) sosyal devleti koruyamayız” diyerek, ülkede yaşayan Müslümanlara Federal Meclis’te bile hakaretler yağdırmaktadır.
AfD, “Dilin ötesinde spesifik bir Alman kültürünü kolayca tanımlayamazsınız” diyen Federal Hükümetin Göç ve Uyumdan Sorumlu eski Devlet Bakanı Aydan Özoğuz’u “Bunu Türk kökenli bir Alman söylüyor. Onu Eichsfeld'e davet edin ve ona spesifik Alman kültürünün ne olduğunu anlatın. O zaman bir daha hiç buraya gelemez ve biz de onu, Tanrı'ya şükür, Anadolu'ya gönderip bertaraf - imha edebiliriz” diyerek tehdit eden eski Eş Başkan Alexander Gauland’ın partisidir.
AfD, Alman vatandaşı olan göçmen kökenlileri bile sınır dışı edip ülkelerine geri gönderme planları yapan bir partidir.
Böyle bir partiye verilen ve verilecek olan her oy bir oy fazladır.
