Açık hava müzesi gibi şehir: Floransa!

Güncelleme Tarihi:

Açık hava müzesi gibi şehir: Floransa
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 30, 2026 11:18

İtalya’nın, Toskana Bölgesi’nin başkenti ve Rönesans’ın tarih sahnelerine çıktığı Floransa (İtalyanca: Firenze) tekrar tekrar gitmekten asla sıkılmayacağım bir şehir. Floransa’da kelimenin tam anlamıyla gerçekten de yok yok! İnanılmaz muhteşem mimarilerle dolu; hem romantik hem canlı hemde oldukça güzel tarihi bir şehir. Bu yüzden de Floransa'nın birçok kişi tarafından İtalya'nın en güzel şehirlerinden biri olarak kabul edilmesi hiç de şaşırtıcı değil. Ancak dürüst olayım, Floransa aynı zamanda inanılmaz derecede turistik bir şehir. Buna rağmen Floransa gezinizi mükemmel bir şekilde planlamanıza yardımcı olmak için, şehrin görülmesi gereken yerlerini ve şehrin yerellerinden edindiğim bilgilerle hala gizli kalmış ipuçlarını içeren kapsamlı bir Floransa gezi rehberi derledim.

Haberin Devamı

Öncelikle Floransa'yı bu kadar özel kılan nedir? sorusuna değinelim; Birincisi, şehrin Rönesans Mimarisi: Floransa, Rönesans'ın beşiği olarak kabul ediliyor. Floransa'ya yapılacak bir ziyaret, gerçekten de aynı bir açık hava müzesini ziyaret etmek gibi. Bütün şehir, tarihi muhteşem binalarla dolu tabii ki bunların arasında en önemlisi devasa ‘Floransa Katedrali’. Bu şehrin kendine özgü havasını yaşayınca, Floransa'nın neden dünyanın en güzel şehirlerinden biri olarak kabul edildiğini hemen anlayacaksınız .

İkincisi; Floransa bir Sanat Metropolü: Floransa, dünyanın en önemli müzelerinden biri olan Uffizi Galerisi'ne ev sahipliği yapıyor . Leonardo da Vinci ve Michelangelo'nun önemli sanat eserleri ve daha niceleri burada sergileniyor, bu yüzden Floransa tüm müze severler için gerçek bir cennet.

Açık hava müzesi gibi şehir: Floransa

Haberin Devamı

Üçüncüsü; Dolce Vita: Floransa, tam anlamıyla her alanda İtalyan yaşam tarzının özünü temsil ediyor. Öğleden sonra elinizde bir dondurmayla şehrin sokaklarında dolaşmak, sonrasında bir aperitivo içmek ve akşamları da romantik ortamlarda güzel bir yemeğin tadını çıkarmak yani ‘Dolce Vita’. Bütün bunları bir arada yaşamak için, Floransa ziyaretçilerine inanılmaz bir ortam sunuyor. Yine de ne yazık ki, Floransa benim ilk gittiğim 25 yıl öncesi zamanlardaki gibi değil! Son yıllarda giderek artan popülaritesiyle inanılmaz turistik bir şehir haline geldi. Bunun sonucunda başlıca turistik yerlerde (özellikle Uffizi Galerisi'nde) saatlerce süren uzun bekleme kuyrukları oluşuyor, aşırı kalabalık sokaklara ve şehir merkezinde ki aşırı pahalı kafelere de hazırlıklı olun! Buna karşı tavsiye edebileceğim çözüm şu:  Şehri yoğun sezonda seyahat etmeyin! İlkbahar ve sonbahar ayları seyahat etmek için çok daha iyi aylar.

Açık hava müzesi gibi şehir: Floransa

Haberin Devamı
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Belirli turistik yerler için (Uffizi Galerisi, Duomo vb.) biletlerinizi önceden çevrimiçi ayırtın. Belirli yerleri (örneğin Ponte Vecchio veya katedralin önündeki meydan) günübirlik turistlerle dolmadan çok erken saatlerde kalkıp ziyaret edin!

Floransa Katedrali:

Bizde gezimize çoğu turistin yaptığı gibi, Floransa'nın tartışmasız bir numaralı turistik yeri olan Duomo'dan yani diğer adıyla ‘Santa Maria del Fiore Katedrali'nden başlayalım. Bu Katedral devasa Rönesans kubbesi ve muhteşem beyaz, mermer kaplı cephesiyle gerçek bir mimari şaheser. Duomo birkaç bölümden oluşuyor: Bunlar; iç mekan (katedralin kendisi), kubbe ve çan kulesi, vaftizhane (vaftiz için kullanılan kilise), Katedral Müzesi, kript ve teras. Burayı gezmek için ne kadar zaman ayıracağınız tamamen size kalmış ama bence Katedralin içini de ziyaret etmek şart ve kesinlikle görülmeye değer.

Haberin Devamı

İpucu: Katedrala giriş ücretsiz ama gün içinde girişte her zaman çok uzun bir kuyruk oluşuyor bu nedenle, katedrali sabahın erken saatlerinde ziyaret etmenizi öneririm. Ayrıca, Katedralin içindeki diğer yerleri de (örneğin çan kulesi) görmek istiyorsanız, önceden bilet rezervasyonu yaptırın. Katedralin tüm yerlerini (katedral terası hariç) kapsayan ‘Brunelleschi Pass'ı ‘ almanızı öneririm.

Ponte Vecchio Köprüsü: Floransa'nın ikinci en önemli simgesi, Ponte Vecchio veya "Eski Köprü". Şehrin en eski ve en ünlü köprüsü olan bu köprü, Toskana'nın en büyük nehri olan Arno Nehri'ni üzerinde kurulu. Ortaçağdan kalma Ponte Vecchio'da yürüyüş yapmak Floransa'nın olmazsa olmazlarından biri. Ponte Vecchio'yu ilk gördüğünüzde, bu köprünün şimdiye kadar gördüğünüz diğer bütün köprülerden farklı olduğunu hemen fark edeceksiniz. Köprü üzerindeki küçük altın ve mücevher dükkanları köprü boyunca ard arda sıralanmış şekilde, bu yüzden ilk başta bir köprüde olduğunuzu bile unutabilirsiniz . Bence Ponte Vecchio'nun en güzel yanı onu uzaktan görmek! Köprünün muhteşem manzaralarını çeşitli açılardan görebilirsiniz: Uffizi Galerisi'ndeki pencereden veya uzaktan Piazzale Michelangelo ile Ponte alle Grazie'den.

Haberin Devamı

Uffizi Galerisi: Uffizi Galerisi, Floransa'nın en önemli sanat müzesi ve aynı zamanda dünyanın en ünlü müzelerinden biri. Louvre Paris için ne ifade ediyorsa, Uffizi de Floransa için aynı şeyi ifade ediyor. Sanata az da olsa ilgi duyan herkesin Uffizi'yi ziyaret etmesi gerekiyor bu Floransa gezisi için neredeyse yazılı olmayan bir kural. Sergide, antik çağdan geç Barok döneme kadar uzanan, Leonardo da Vinci, Michelangelo ve Botticelli'nin eserlerini de içeren sanat eserleri (resimler ve heykeller) sergilenmekte. O kadar çok kat ve oda var ki, her şeyi hakkıyla incelemek için yarım gün bile yetmez. En az iki, tercihen üç saat ayırmanızı öneririm. Uffizi neredeyse yılın her zamanı oldukça kalabalık. Her yıl milyonlarca insan Uffizi'yi ziyaret ediyor. Yoğun sezonda, biletinizi önceden online olarak mutlaka rezervasyon yapın!

Haberin Devamı

Küçük bir ipucu: Uffizi Galerisi'nin en üst katındaki arka köşedeki penceresinden Ponte Vecchio'nun muhteşem manzarasını izleyebilirsiniz. 

Palazzo Vecchio ve Piazza della Signoria: Uffizi Galerisi'nin hemen köşesinde, Floransa ziyaretiniz de mutlaka görülmesi gereken diğer bir yer de, Palazzo Vecchio ( Belediye Binası) ; Bu devasa, kum rengi bina, Floransa'nın ikonik simgelerinden birisi. Palazzo Vecchio’nun tarihi 13. yüzyıla kadar uzanıyor günümüzde ise Floransa belediye binasına ev sahipliği yapıyor.

Açık hava müzesi gibi şehir: Floransa

Palazzo Vecchio'nun avlusuna da (ücretsiz) mutlaka bir göz atın derim. Daha fazlasını görmek isterseniz, özellikle muhteşem’Beş Yüzler Salonu'nu’ da içeren tarihi odalara bir bakış sunan ‘Palazzo Vecchio Müzesi'ni’ de ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca, Palazzo Vecchio'nun görkemli kulesi (Torre di Arnolfo) Floransa'nın muhteşem bir panoramik manzarasını sunuyor.

Palazzo Vecchio, Floransa'nın merkezindeki en önemli meydanlardan biri olan Piazza della Signoria'da yer alıyor. Palazzo burada ki en çarpıcı ve görsel olarak etkileyici bina olsa da, bölgede ayrıca Loggia dei Lanzi ve Michelangelo'nun Davut heykelinin bir kopyası da dahil olmak üzere dikkate değer  başka yapılar da bulunuyor .

Palazzo Vecchio'yu ziyaret hakkında kısa bilgiler : Avluya giriş ücretsiz, Müze 12,50 Euro, Kule 12,50 Euro. 

Piazza della Repubblica: Floransa'da mutlaka görmeniz gereken bir diğer meydan da ‘Piazza della Repubblica Meydanı’. Bu geniş meydan, eski şehrin kalbinde Duomo'ya çok yakın bir konumda yer almakta. Piazza della Repubblica özellikle çocukların dikkatini çeken tarihi atlıkarıncası ile ünlü. Özellikle akşamları, ışıklar yandığında oldukça etkileyici bir atmosfere sahip.                                       Pitti Sarayı ve Boboli Bahçeleri:

Ponte Vecchio'dan geçtikten sonra, Arno Nehri'nin güneyindeki Oltrarno bölgesine ulaşıyorsunuz . Burada görülecek yerler daha az olsa da, Floransa geziniz sırasında en az bir kez mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Floransa'nın en önemli ve genellikle en ünlü yerlerinden biri de Pitti Sarayı: Bu Rönesans binası mimarisi oldukça sade olsa da, devasa bir yapı ve Floransa'nın en büyük sarayı. (Münih’te ki Residenz'le benzerlikler görüyorsanız kesinlikle haklısınız,Pitti Sarayı onun modeli olarak yapılmış.) Pitti Sarayı'nın içinde, Palatine Galerisi (Medici ailesinin sanat koleksiyonu) ve kraliyet daireleri de dahil olmak üzere çeşitli müzeler ve sergiler bulacaksınız.

Pitti Sarayı'nın hemen arkasında, ayrı bir girişten erişilebilen Boboli Bahçeleri (Giardino di Boboli) bulunuyor. Burada çimenler, göletler, çeşmeler ve heykellerden oluşan geniş bir bahçe alanı bulacaksınız.

Santa Croce Kilisesi:

Duomo'dan sonra, Santa Croce Kilisesi Floransa'nın en önemli ikinci kilisesi. Bu Fransisken kilise de oldukça güzel ve bembeyaz cephesiyle dikkat çekiyor. Kilise, Kafelerle dolu geniş bir meydan olan Piazza di Santa Croce'de bulunuyor. Machiavelli, Michelangelo ve Galileo Galilei de dahil olmak üzere tanınmış İtalyan şahsiyetlerinin mezarlarıyla da ünlü. Bitişik manastırın avlusu ayrıca harika fotoğraflar çekebileceğiniz bir yer. Duomo'dan Santa Croce Kilisesi'ne doğru yapacağınız 10 dakikalık bir yürüyüş, Floransa'da kaldığınız süre boyunca mutlaka yapılması gereken bir aktivite.

Santa Croce Kilisesi'ni ziyaret ücreti 8 Euro (ancak giriş ücreti ödemeden bile dışarıdan da çok etkileyici).

Floransada bir kaç gün kalacaklar için diğer görülmesi gereken yerler:

Mercato Centrale: Adeta bir resim kitabından fırlamış gibi duran tarihi devasa bir pazar yeri. Sebzelerden taze balıklara kadar İtalyan spesiyaliteleri burada satılıyor.

Galleria dell’Accademia: Uffizi'den sonra Floransa'nın en önemli ikinci sanat müzesi. Burada Michelangelo'nun Davut heykelini hayranlıkla izleyebilirsiniz.

Fiesole Kasabası: Bu küçük kasaba aslında Floransa'nın bir banliyösü. Özelliği: Havanın açık olduğu bir günde buradan Floransa'nın uzaktan muhteşem manzarasının tadını çıkarabilirsiniz.

Giardino Bardini: Boboli Bahçeleri'ne göre daha iyi bir alternatif olan Bardini Bahçeleri doğada bir mola yapmak için ideal.

Floransa'daki Manzara Noktaları:

Piazzale Michelangelo: Floransa'yı ziyaret eden turistlerin bir çoğu, şehrin manzarasının tadını çıkarmak için ünlü ‘Piazzale Michelangiolo'ya’ mutlaka gelir. Bu geniş meydan bundan yıllar önce çok fazla bilinmediğinden gerçekten de gizli bir hazineydi ancak bugünlerde pek de öyle değil! Her akşam binlerce kişi, Floransa'nın nefes kesici güzellikteki akşam güneşinin batışını izlemek için burada toplanıyor. Manzara tabii ki muhteşem: Ponte Vecchio'yu, Palazzo Vecchio'nun Torre di Arnolfo'sunu ve elbette devasa Duomo'yu yüksekten görebileceğiniz bir yer. Çevresindeki küçük seyyar tezgahlarda (aşırı pahalı fiyatlarla) serinletici içecekler ve atıştırmalıklar satın alabilirsiniz. Buraya daha önce gelmiş olanlar tabii ki yanlarında aşağıdaki şehirden bir şeyler getiriyor. Buraya yürüyüş sanki uzak görünse de aslında merkezden (Ponte Vecchio) Piazzale Michelangelo'ya yaklaşık 20 dakikada yürüyerek ulaşabilirsiniz. Yürümek istemezseniz otobüse binebilirsiniz. Önemli bir ipucu: Ancak buradan 5 dakika daha yukarıya doğru (Oldukça dik bir tepeye) çıkarsanız sadece, İtalya'nın en güzel kiliselerinden birini keşfetmekle kalmayıp aynı zamanda aşağıda görünenden çok daha muhteşem bir manzarayla ödüllendirileceksiniz. Piazzale Michelangiolo'yu dolduran onlarca turist otobüslerinden ve binlerce kişinin selfie çubuklarından kaçmak isteyenler buraya! Ayrıca, Floransa'nın kırmızı çatılarının manzarasının tadını gerçek anlamda ve sakin bir ortamda çıkarmak isteyenler de buraya!. Manzaranın tadını çıkardıktan sonra manastır kompleksi içinde yer alan Floransa'ya özgü, San Miniato al Monte Bazilikası’nı da mutlaka gezin. Cephesi, yeşil ve beyaz mermerle süslenmiş tipik bir Floransa tarzında ve tadında . İçerisinde muhteşem Rönesans şapeli ile Bizans tarzı mozaik zemini ve boyalı ahşap tavanıyla bence Floransa'nın en güzel kiliselerinden biri bulunuyor. Önemli bir ipucu daha: Kilisenin yanında’Cimitero delle Porte Sante’mezarlığı bulunuyor. Eğer benim gibi eski mezarlıklarda dolaşmaktan hoşlanıyorsanız, neoklasik ve Art Deco tarzındaki bu güzel mezar taşları arasında şehrin birçok ünlü isminin mezarlarını bulacaksınız . Bunlardan biri de, Carlo Collodi takma adıyla çocukluğumun kahramanı olan uzun tahta burunlu Pinokyo'yu yaratan Carlo Lorenzini'nin mezarı.

Floransa Katedrali Çan Kulesi ve Kubbe: Floransa Katedrali'nin iki mükemmel manzara noktası var. (Aslında katedral terası da dahil olmak üzere üç tane var, ancak aşağıdaki ikisi en etkileyici olanlar.)

Çan Kulesi veya Kubbe:

İki manzara noktasından hangisinin daha iyi olduğu konusunda görüşler farklılık gösteriyor. Bu yüzden her ikisini de kısaca tanıtacağım ve size avantaj ve dezavantajlarından bahsedeceğim.

Çan Kulesi ("Campanile di Giotto") Yaklaşık 85 metre yüksekliğindeki bağımsız çan kulesi şüphesiz ki katedralin kubbesinin en etkileyici kuşbakışı manzarasını sunuyor. Ancak (ve bu gerçekten üzücü) manzara oldukça ince bir tel örgüyle engelleniyor. Tırmanış tam anlamıyla kondisyon gerektiriyor, en tepeye kadar tam 414 basamak çıkılması gerekiyor.

Katedral Kubbesi (“Brunelleschi Kubbesi”):  Daha da yukarıda, katedral kubbesinin tepesindeki seyir platformu yer alıyor. Buraya toplam da 463 basamak çıkarak ulaşabilirsiniz ! Kubbe, İtalyan mimar Brunelleschi tarafından tasarlanmış, dolayısıyla adını da buradan almış.

En büyük avantajı: Burada, Floransa'nın 365 derecelik panoramik manzarasını engelleyen hiçbir korkuluk veya tel yok ve Mimari açıdan oldukça etkileyici kubbeye çok yaklaşıyorsunuz.

Ücret: Her iki seyir noktasına da giriş sağlayan Brunelleschi Geçiş Kartı ile 30 euro….                    

Arnolfo Kulesi:

Floransa'nın en iyi seyir noktalarından biri olan Arnolfo Kulesi, ünlü Palazzo Vecchio'nun bir parçası. 95 metre yüksekliğindeki kule, Floransa’nın silüetine hakim ve muhteşem bir panoramik manzara sunuyor. Arnolfo Kulesi'ne çıkış rehberli turla yapılıyor ancak endişelenmeyin fotoğraf çekmek için bolca zamanınız olacak. İlk olarak, seyir platformunu ziyaret edeceksiniz ardından dar bir merdiven sizi Arnolfo Kulesi'nin tepesine çıkaracak. Buradan, Duomo'ya doğru manzara oldukça ikonik ayrıca her yöne doğru da muhteşem bir panoramaya tanık olacaksınız. Arnolfo Kulesi'ni ziyaret ücreti 12,50 Euro.

Floransa'daki Çatı Barları:

Son olarak Floransa’daki muhteşem çatı barlara değinmeden olmaz. Floransa aynı zamanda çatı barlarının da şehri. Bunlardan bazıları Duomo'nun muhteşem manzaralarını sunuyor. Yereller tarafından oldukça popüler olan ve en bilinenleri;

Tosca & Nino: Bu bar, aslında Rinascente mağazasına ait ve buranın terasında yer almakta. Duomo'ya doğru olan manzarası muhteşem.

View on Art: Bu bardan da Floransa Katedrali'nin manzarası harika!

SE·STO on Arno Rooftop Bar: Burası oldukça şık ve pahalı bir bar ama Arno Nehri'ne bakan harika bir manzarası var. Konumuna uygun olarak fiyatlar oldukça pahalı . (Yemek için değil de bir şey içmek için gitmenizi öneririm.). Floransa'da Restoran ve Kafe Önerilerim:

Floret: Floransa'daki en sevdiğim keşiflerden biri! Bu restoran, Luisaviaroma konsept mağazasının en üst katında yer alıyor. Terası bitkilerle çevrili , burada gerçek bir şehir ormanı havası var. Burger ve yemekleri de dahil olmak üzere füzyon mutfağı sunuyorlar. Menü küçük ama mükemmel bol miktarda vejetaryen-vegan seçeneği mevcut.

Neromo: Bu otantik restoran, nehrin diğer tarafındaki Oltrarno bölgesinde yer alıyor. Gerçekten iyi bir pizza arıyorsanız, burası tam size göre.

Ditta Artigianale: Tüm kahve severler için gidilmesi gereken bir yer. Kendi kavrulmuş çekirdeklerinden yapılan mükemmel kahve spesiyaliteleri sunuyorlar.

Havaalanından Ulaşım: Amerigo Vespucci Havalimanı (FLR) Floransa şehrinin eteklerinde bulunuyor . Şehir merkezine taksi veya tramvay (T2 hattı) ile kolayca ulaşabilirsiniz. Floransa zaten neredeyse tüm mesafeleri yürüyerek kat edebileceğiniz bir şehir. Tabii ki, Otobüs ve tramvaylar hatları da mevcut. Floransa'nın tarihi merkezi neredeyse tamamen araç trafiğine kapalı bu nedenle hemen hemen bütün turistik yerleri çok rahat yürüyerek gezebilirsiniz.                 

Floransa'nın ara sokaklarında kaybolun: Ben her zaman yaptığım gibi özellikle Floransa'nın ara sokaklarında dolaşarak mümkün olduğunca kalabalık caddelerden kaçınmaya dikkat ediyorum. Duomo ile Piazza della Signoria arasındaki ana yol genellikle turistlerle dolu oluyor. Bu yüzden özellikle en küçük ve en dar sokakları seçiyorum. Floransa'nın eski şehir bölgesinde dar ve kıvrımlı uzanan bir çok sokak var. Çok dar ve küçük olanlarına "chiassi" (tekil "chiasso") deniyor. Yapımı Orta Çağ'a kadar uzanan bu sokaklar bazen bir kapı kadar küçük olabiliyor ama onları takip ederseniz bazen adını bile hiç duymadığınız minik bir "meydan" keşfedebilirsiniz.

Floransa’nın sokak sanatı da genellikle işte bu dar sokaklarda yani chiassilerde gizli. Bu yüzden de bu sokaklarda kaybolmaya gerçekten değer!

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!