Güncelleme Tarihi:

Mahkeme başkanının kararında, “Yaşananlar akıl almaz” ifadesine yer verdi. Savcılık iddianamesinde, sanık 18 yaşındaki gencin, ölen 12 yaşındaki çocuk ile kendi arkadaşı arasında çıkan bir tartışmanın ardından “öfke ve intikam” duygularıyla hareket ederek, çocuğu aracıyla takip ettiğini, ona çarptıktan sonra 20 metreden fazla sürüklediğini belirtti. Savcılık, bu nedenle olayın “taksirli ölüm” veya “bilinçli taksir” olmadığını, doğrudan cinayet kastı taşıdığını savunarak sanık için 9 yıl gençlik hapsi talep etmişti.
Sanık ve avukatları ise olayın trajik bir trafik kazası olduğunu ileri sürdü. Sanık mahkemede verdiği ifadede, “Sadece otoparktan ayrılmak istiyordum. Yeni arabamı iyi tanımıyordum ve bir direksiyon hatası yaptım. Çocukları görmedim. Sadece bir kaldırım taşına çarpmış gibi bir darbe hissettim” dedi.
Ancak mahkeme, olayın oluş şekli, aracın sürüklenme mesafesi ve olay öncesindeki tartışma göz önüne alındığında, sanığın savunmasına itibar etmedi ve eylemin “kasıtlı cinayet” olduğuna hükmetti.
Dava, yetişkin sayılmayan 18 yaşındaki sanık için Büyük Gençlik Mahkemesi’nde görüldü. Almanya’da 21 yaşından küçük sanıklar, otomatik olarak yetişkin muamelesi görmüyor ve suçun ciddiyetine göre yetişkin veya gençlik ceza hukuku yargılamasına tabi tutulur. Duruşmanın bazı bölümleri ve mütalaalar basına ve kamuya kapalı olarak gerçekleştirildi. Verilen kararın henüz kesinleşmediği ve tarafların temyiz yoluna gidebileceği bildirildi.