Astımlılara rahat tatil yapma rehberi

Astım hastalarının tatillerini planlarken, hastalıklarını tetikleyebilecek bazı faktörlere karşı dikkatli ve hazırlıklı olmalarında yarar var. Örneğin, seçilecek otel, pansiyon ya da yazlığın alerjenler açısından gözden geçirilmesi önemli.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. İlkay Keskinel, halıların ev tozu akarlarını barındıklarını dolayısıyla bunların serili olmadığı otel odalarının tercih edilmesi gerektiğini söylüyor. Mümkünse yüksek kalitede hava filtreleme sistemi olan tesisler tercih edilmeli.

Sigara içilmeyen odaların seçilmesi bir diğer önemli detay. Yine akar alerjisi bulunanlar, varsa akar geçirmeyen yatak ve yastık kılıflarını yanlarında götürmeli. Kuş tüyü yastıklar da alerjik kişilerde soruna neden olabileceğinden tercih edilmemeli. Hastanın evcil hayvan alerjisi varsa, evcil hayvan kabul etmeyen otel seçilmeli. Çünkü hayvanlardan dökülen alerjen maddeler ortamda varlıklarını uzun süre devam ettirir.

DOĞADAKİ ALERJENLER

Yaz aylarında dış ortamda karşılaşılabilecek diğer bir alerjen türü de küf mantarı sporu. Küf sporları toprak, çürümüş hayvani gübreler, ağaçlık alanlar gibi nemli yüzeylerde kolaylıkla barınabilir.

Gidilen bölgedeki polen örtüsü de gözardı edilmemeli. Kişinin alerjik olduğu bitkilerin yoğun olduğu bölgelerde polen mevsiminde tatil yapmaktan kaçınmalı.

HAVUZUN KLORU ALERJİ YAPABİLİR

Yaz aylarında karşılaşılabilecek başka bir alerjen de havuz dezenfeksiyonunda kullanılan klor. Gerçek klor alerjisi çok nadir görülür. Klor alerjisi olan kişi havuza girdiğinde ciltte kızarma, kaşınma, gözlerde batma, öksürük, hapşırık ve hırıltı gibi belirtiler görülebilir. Bu belirtiler birkaç saatten birkaç güne kadar sürebilir. Klor alerjisi olmadan da kimyasal maddelere karşı duyarlı olanlarda benzer şikayetler görülebilir. Bu tür alerjilerden korunmada havuzdan çıkar çıkmaz duş yapmak, yüzme sonrası burnu temizlemek için tuzlu su spreyleri kullanmak, burun ve kulaklara su girmesini önlemek için tıkaç takmak uygun olur. İdeali, denizi ya da klor kullanılmadan dezenfekte edilmiş havuzları tercih etmek.

GÜNEŞ VE SOĞUK DENİZ

ALERJİYİ TETİKLEYEBİLİR

Soğuk deniz ya da havuza girmek de alerjiyi tetikleyebilir. Buna "soğuk alerjisi" denir. Soğuğa maruz kalma sonucu vücutta kızarma, kaşıntı ve şişme olabilir. Dondurma gibi soğuk yiyeceklerle dudaklarda şişme görülebilir. Ağır durumlarda baş ağrısı, karın ağrısı ve bayılma ortaya çıkar.

Güneş ışığına maruz kalma sonucu, kaşıntı, kızarıklık, hatta ciltte su toplaması gibi belirtiler görülebilir. Bu tipte alerjisi olanların özellikle saat 10.00 ile 16.00 arasında güneşte kalmamaları, kol ve bacaklarını örtecek uzun giysiler giymeleri, güneş gözlüğü ve şapka takmaları ve güneşe çıkmadan önce güneşten koruyucu kremler kullanmaları şart. Kimi antibiyotikler, doğum kontrol hapları gibi bazı ilaçların kullanımı sırasında da güneşten kaçınılması öneriliyor.

BÖCEK SOKMASI ALERJİ YAPARSA!

Yazın açık havada karşılaşılan bir başka sorun da böcek ve arı sokmaları. Daha önceden arı sokması sonucu alerji gelişenlerde yeniden sokmayla aynı şiddette veya daha ağır bir tablo gelişme olasılığı yüzde 60. Arıları uzak tutmak için onları cezbedecek güzel kokular kullanılmamalı, açık renkli giysiler tercih edilmeli, yiyecek ve içecekler açıkta bırakılmamalı. Eğer arı sokması sonucu nefes darlığı, çarpıntı, tüm vücutta kızarma, şişme, tansiyon düşüklüğü gibi belirtiler görülüyorsa, kişi derhal bir sağlık kuruluşuna başvurmalı.

YAZIN EGZERSİZE YÜKLENMEYİN

Hareketsiz geçen kış aylarından sonra yazları açık havada aşırı egzersiz yapılması da alerji ve astım krizini tetikleyebilir. Yürüyüş de dahil olmak üzere tüm egzersiz çeşitleri sonucunda nefes darlığı, hırıltı, öksürük, göğüste sıkışma hissi, kaşıntı, deri döküntüsü ve bayılma gibi belirtiler görülebilir. Bu tür alerjiden korunmak için yemek sonrası 4-6 saat boyunca egzersizden kaçınmak, egzersiz öncesi kimi ağrı kesicilerden uzak durmak ve adet dönemlerinde egzersiz yapmamak alınabilecek başlıca önlemler. Ayrıca, egzersize yavaş yavaş başlayıp yavaş yavaş bitirmek de öneriliyor.

POLEN ALERJİSİ

İLKBAHARDA BİTMEZ

Astım, alerjik nezle ve alerjik göz rahatsızlıklarının önde gelen tetikleyicilerinden polenler, sanılanın aksine sadece ilkbahar aylarında yayılmaz. Ağaç polenleri daha çok şubat-mayıs, ot polenleri mayıs-haziran aylarında, yabani ot polenleri ise yaz ortasından sonbahara dek yayılır. Kişinin alerjisi olan grup ortaya çıktığında sorunlar başlar. Sabah saatlerinde havadaki polen miktarı genellikle daha fazladır. Yağmur havadakileri yere indirir, polen alerjisi olanları rahatlatır. Sıcak ve rüzgarlı günlerde polen yayılımı artar. Yazları yayılan ot polenlerine alerjisi olanlar, otomobil ve evlerin pencerelerini kapalı tutmalı. Evin havalandırması öğleden sonra yapılmalı. Hasta mümkün olduğunca sokağa çıkmamalı. Çıkması gerektiğinde polen maskesi kullanmalı. Polen mevsiminde açık havada spor yapmak doğru değil.

YOLCULUKTA BUNLARI UNUTMAYIN

Hasta yolculuk sırasında da alerjenlerle karşılaşabilir:

Otomobil ya da otobüs döşemesi, halısı, havalandırma sistemi, ev tozu akarları ve küflerin barınağı olabilir.

Dış ortam alerjenlerine maruz kalınmasını engellemek açısından, araç camlarının açılması yerine, klima kullanılmalı. Araca binilmeden camların açılarak 10 dakika boyunca klimanın çalıştırılması, klima sistemindeki toz ve küfün boşaltılması açısından yararlı olacaktır.

Uçak yolculuklarında astım hastalarının kabin içi havasından olumsuz etkilenmesi mümkün. Fazlasıyla kuru hava kimi zaman burun kuruluğuna neden olabileceğinden, tuzlu su içeren burun spreyleri şikayetlerin önlenmesinde önerilir. Bu tür spreylerin uçuş boyunca saat başı tekrarlanması, burun mukozasının aşırı kurumasını engelleyecektir.

Sinüzit ya da kulak iltihabı olan kişilerin uçakta çok şiddetli ağrısı olabilir. Mümkünse bu rahatsızlıklar düzelene dek uçuşun ertelenmesi uygun olur. Uçuş esnasında kulak ya da sinüs ağrısı olanlar, uçuştan bir saat kadar önce doktorlarının önereceği bir ilaç ya da burun spreyi ile rahatlayabilir. Yine uçuş sırasında yutkunmak ve sakız çiğnemek ağrının azalmasında faydalıdır.

Hava kirliliği, sadece kışa özgü bir sorun değil. Yaz aylarında araç egzozlarından çıkan bazı maddelerden güneş ışığının da etkisiyle ozon oluşabilir. Atmosferin üst katmanlarında ultraviyoleden koruyucu iken, yerdeki ozon (troposferik ozon) akciğerlere zarar verir. Ozona maruziyet sonrası, astım krizleri başlayabiliyor. Öksürük, nefes darlığı, hırıltı gibi belirtiler görülebiliyor. Özellikle trafiğin yoğun olduğu güneşli günlerde dikkatli olunmalı.
Yazarın Tüm Yazıları