Antioksidanlar mucize mi

Antioksidan etkili besinler ve besin destekleri, artık günlük hayatımızın bir parçası haline geldi. Gazeteler, dergiler, televizyonlar neredeyse her gün antioksidan etkili besin desteklerinin, vitamin ve minerallerin mucizelerini anlatan hikáyelerle dolu.

BELLEĞİNİZİ korumak, koroner kalp hastası olmamak, enfeksiyonlara yakalanmayıp kanserden uzak kalmak, sağlıklı ve genç bir cilt ile mümkün olduğunca daha yavaş yaşlanmak... Daha az romatizmal hastalık, daha az depresyon olasılığı, düşük düzeyde stres ve gerilim, sakin ve derin bir uyku, çevre kirliliğinden, güneşten, sigaradan, alkolden mümkün olduğunca az zarar görmek. Katarakta yakalanmayıp damar sertliğinden korunmak, şeker hastalığının muhtemel tahriplerini azaltıp güçlü bir belleğe sahip olmak ve daha pek çok kulğa hoş gelen neden... Bütün bunlar antioksidan etkili maddelerin ve desteklerin size sağlayacağı katkılardan sadece bazıları. Eğer siz de hücre zarınızı ve hücre içi organcıklarınızı ‘‘serbest radikaller’’ olarak tanımlanan dengesiz, başıboş ve saldırgan elektron gruplarının ve atıklarının yıkıcı, okside edici-pastlandırıcı etkilerinden korumak istiyorsanız, antioksidanların sağladığı bu güvenli zırhtan faydalanmalısınız.

Siz de antioksidan kapasitesi yüksek besinleri mümkün olduğunca fazla tüketerek, antioksidan etkili besin desteklerinden, vitamin ve minerallerden faydalanarak hücrelerinizin paslanıp yaşmanmasını bir ölçüde önlemeyi deneyebilirsiniz.

Bizim önerimiz, bu destekleri kullanmadan önce de ciddi bir muayeneden ve laboratuvar incelemesinden geçmenizdir. Bilinçli ve tecrübeli merkezlerde yapılan böyle bir değerlendirme sizin antioksidan kapasitenizi, ihtiyaç duyduğunuz antioksidan destek düzeyini ve size en uygun antioksidan besin, besin desteği, mineral ve vitaminleri ve bu desteklerin dozlarının belirlenmesini sağlayacaktır. Bütün doğal ürünlerde olduğu gibi, antioksidan besinlerin ve desteklerinin de bilinçsizce tüketilmesi daima güvenli değildir. Eğer bu destekleri gereği miktarda almazsanız antioksidan yararlarından faydalanamazsınız. Ama bu besin desteklerini gereğinden fazla kullanırsanız bazı önemli sağlık sorunlarıyla karşı karşıya da kalabilirsiniz.

Yaşınız, cinsiyetiniz, işiniz, yaşadığınız koşullar, alkol, sigara ve ilaç kullanımınız, beslenme tarzınız, uyku düzeniniz, stres düzeyiniz, kilonuz ve daha pek çok şey size en uygun antioksidan kombinasyonu ve dozunun belirlenmesinde dikkate alınan faktörlerden bazılarıdır. Eğer tezgáh üstü satışlarda, bilgisi sınırlı, amacı salt ürün satmak olan önerilere itibar eder, kalıp listeler içine hapsolursanız muhtemelen umduğunuz yararı kazanmakla değil, bulduğunuz zarardan kurtulmakla uğraşırsınız.


Antioksidan zengini besinler


Kuru erik

Kuru üzüm

Böğürtlen

Çilek

Ahududu

Erik

Portakal

Kırmızı üzüm

Kiraz

Kara lahana

Brüksel lahanası

Brokoli

Pancar

Kırmızı biber

Soğan

Mısır

Patlıcan

Havuç

Marul

Ispanak


NE YAPACAKSINIZ?


Öncelikle orta yaş ve sonrasında antioksidan desteklerin sizin için gerekli ve faydalı olduğunu bilmeli ve antioksidan-paslanma azaltıcı etkili maddelerin yararlarından faydalanmaya karar vermelisiniz. Bazı genel önerileri not almak istiyorsanız işte size temel başlıklar:

Mümkün olduğunca bol ve taze sebze ve meyve tüketmeye özen göstermelisiniz. Koyu renkli, doğal veya organik meyve ve sebzelerin en tazelerinden yararlanmaya çalışmalısınız.

Düzenli kahvaltı yapmalı, öğün atlamamalı ve ara öğünlerde antioksidan zengini meyve, ceviz, kuru kayısı, kuru erik gibi atıştırmaları tercih etmelisiniz. Kahvaltıda kullanabileceğiniz antioksidan yüklü besin seçimlerinizde domates, portakal, salatalık, zeytin, kuru kayısı, kuru incir, kuru siyah erik, ceviz, peynir, yumurta, maydanoz favorileriniz olmalıdır. Yulaf, mısır gevreği, buğday ve arpa ezmesi gibi kahvaltı gevreklerini az yağlı süt, yoğurt, kuru üzüm, fındık, badem ve cevizle birlikte karıştırarak kahvaltıda tüketebilirsiniz.

Öğle ve akşam yemeklerinizde kuru baklagil, yağsız kıyma veya zeytinyağı ile hazırlanmış sebze yemekleri ve salatalara yönelebilir, antioksidan zengini baharatları, soğanı, sarımsağı, kırmızı biberi bolca tüketebilirsiniz.

Bütün bu planlamaları yaparken daha dengeli bir beslenme planı oluşturabilmek ve gereğinden fazla kalori-enerji ile bedeninizi yükleyip şişmanlamamak istiyorsanız bir diyet uzmanı ile işbirliği yapmanızda fayda var.
Yazarın Tüm Yazıları