Annesi beni istemedi hazırlıkları durdurduk

Merhaba Güzin Abla, ben 22 yaşında iki üniversite bitirmiş iyi bir işi olan, hayatını aklı ve iradesi ile tek başına devam ettirebilen genç bir kızım. Aile içi hayli sorunlarımız olduğu halde, size beni daha çok ezen bir başka konuyu aktarmak istedim.

Hayatımda uzunca bir süredir devam eden, elle tutulabilir tek güzellik sevgilim ve hayallerimizdi. Dört sene önce arkadaşlığımız başladı ve amacımız hep evlilik oldu. Askerliğini bekledim, bitirdiğinde işimi gücümü oturtmuştum. Evliliğe hazır iki birey olmuştuk artık.

Ailesinin onun için aldığı, ancak oldukça masraf isteyen güzel bir evimiz vardı. Evlilik masraflarını ailesine yük olmadan, kendi kazancı ile yapmak istediği için, iki sene daha bekledik. Büyük bir zevkle, ikimiz de tüm kazancımızı yuvamıza harcadık. O benim aileme, ben onun ailesine saygıda kusur etmeden, bayram ziyaretleri ve bazen de yemeğe gidiyorduk.

Zaman içerisinde önceleri beni iyi karşılamış olsa da, annesinin bana karşı samimiyetsizliğinin farkına vardım. Ama bu denli olabileceğini rüyamda görsem inanmazdım.

Evet, özene bezene yuvamızı hazırlamaya çalıştığımızı gören, tek evlat sahibi bir anne tam da nişan arefesinde ‘Ben o kızı istemiyorum’ diyebildi.

Tüm hazırlıkları durdurduk, sevgilim benden de kötü durumda. Annesinin ilk defa bu yüzüyle karşılaşıyor ‘Depresyonda olduğu için böyle yapıyor’ diyorlar. Yaptığının çok yanlış olduğunu söyleyen yakınlarına ‘Artık çok geç, bir daha sayar sever mi beni, olmaz bu iş’ diyormuş.

Sevgilim ise her şeyin yoluna gireceğini, güzellikle olmazsa zorla olacağını söylüyor. Dört senedir bekledim, daha ne kadar beklerim? Soranlara ne cevap veririm?

RUMUZ: ZOR BİR DÖNEM

Bir kere şu ‘soranları’ bir kenara bırak kızım. Onların sormaları, merakları hiç bitmez. Hayatını onlara göre yönlendirmekten vazgeç. Özellikle erkek anneleri nedense oğullarının evlendiği kızı, bir tür rakip gibi görme eğilimindeler. Dünya durdukça, bu böyle devam edecek.

Sanki oğullarının kendilerinden başka bir kadını sevmesine katlanamıyorlar. Madem o genci seviyorsun, ona bu kadar emek verdin, biraz daha sabredeceksin kızım. Böyle durumlarda erkeklerin çok zor durumda kaldıkları bir gerçek. Eminim o da en az senin kadar üzülüyordur.

Ama madem senin yanında yer alıyor, mesele yok. Anneyi razı edemezlerse, yine de seninle evlenecek demek ki! Ama tatlılıkla olsa daha iyi değil miydi?

Aşkın ömrü üç yılmış gençlere hatırlatırım

Sevgili Güzin abla, gençlerin aşk acıları yüzünden eğitimlerini bıraktıklarını, intihardan söz ettiklerini, hayatlarını kararttıklarını görerek üzülüyorum. Oysa aşk uğruna asla eğitimlerini yarıda kesmemeliler, mezun olup, güçlü bir insan olarak hayata atılmalılar.

Uzmanlara göre insanlar bir kere değil, pek çok kez aşık olma yeteneğine sahiplermiş.

Şimdikiler pek bilmez, benim çocukluğumda dünya, Elizabeth Taylor- Richard Burton’un aşkıyla çalkalanıyordu, öyle reklam aşkı değil, gerçek bir kara sevdaydı, onlarınki.

İkisi de başka insanlarla evliydiler, ikisi de boşanıp, evlendiler. Elizabeth Taylor, Richard için ‘Birbirimize bakarken, sanki gözlerimizin birbirine dokunduğunu hisseder gibiyim’ demişti.

Onların bu büyük aşkı bile 10 sene sürdü.

Boşandılar. Baksanıza, aşkın ömrü zaten üç yılmış. Hiç kimse aşk uğruna acı çekmesin, bir daha aşık olamam diye de düşünmesin.

RUMUZ: MÜJDE

Değerli ve çok yerindeki bu düşüncelerinizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederim.

Umarım, okurlarımı da etkileyebilmişsinizdir.

Depresyondaki eşimi nasıl kurtarırım

Merhaba abla. Ben 30 yaşında, bir yıllık evli bir erkeğim. Eşim de 27 yaşında. Aslında çok mutluyuz ama eşimin depresyon dedikleri bir sorunu var.

Tanınmış bir psikolog ile tedavi gördük. Ama eşimin depresyon dedikleri alınganlığı, içinin daralması ve çok basit şeylerden etkilenme durumu hiç değişmedi. Sadece ilaç veriyorlar. Bir yararı olmuyor. Çocuk da istiyoruz ama ilaç alırken olmaz...

İlaç almayınca eşim kendini boşlukta gibi hissediyor. İnanın onun mutluluğu için elimden geleni yapmama rağmen çözüm yaratamadım. Sizden isteğim ilaçtan çok diyalogla veya telkinle eşime yardımcı olabilecek bir uzman. Eşim aslında çok duygusal biridir. Bazen yemeden içmeden kesiliyor, midesi bulanmaya başlıyor. Çevremizde örnek gösterilen bir çiftiz ama yaşadıklarımızı bir de bize sorun.

RUMUZ: ÇARESİZ


Sevgili oğlum, belki de eşinin sorunu şu son zamanlarda pek moda bir terim haline gelen ‘panik atak’ olmalı.

Gittiğiniz uzmanlar ilaç tedavisine gerek duymuşlarsa, öyle gerekiyor demektir. Bana kalırsa şu dönemde bebek yapması pek akıllıca değil. Böyle bir sorumluluğu taşıyabilir mi, dersin?

Ancak eğer diyalogla ve telkinle daha iyi olacağına inanıyorsan, ki olabilir. Sana çok inandığım ve güvendiğim bir uzman psikologun, Ali Rıza Tanaltay’ın telefonunu vereyim. Kendisi Kadıköy yakasında; 0 216 414 25 10. Hipnoz ve telkinle tedavi ediyor.

Birkaç seansta sigarayı da bıraktırıyormuş, haberin olsun.
X

Sahte hesap açıp eşime mesaj attım

Eşim benden uzaklaştığı için ona oyun oynadım. İnternette sahte bir hesap açıp onunla konuştum. Cevapları ise beni şaşırttı. Şimdi ona nasıl davranacağım bilmiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 52 yaşındayım. Özel bir şirkette satış müdürü olarak çalışıyorum.

8 ay önce mobbing’e maruz kaldığım için işten ayrılmak zorunda kaldım ve başka bir şirkete girdim.

Ancak bu değişim nedeniyle anksiyete ve depresyon tedavisi görüyorum. İlaçlar işe yaradı, şimdi daha iyi sayılırım.

Asıl sorunum eşimle... Eşim 50 yaşında, bir kamu kurumunda çalışıyor. Bu süreçte maalesef kendisinden çok destek görmedim.

23 yıllık evliyiz, 21 yaşında bir oğlumuz var. Geçmişte her çift gibi kavgalarımız oldu.

Son 10 senedir fazla kavga etmiyoruz. Ancak eşim bana karşı uzak. Horlamamı bahane ederek 5 senedir benden ayrı yatıyor. Haftada sadece 1-2 kez cinsel ilişki yaşıyoruz.

Ben de onu denemeye karar verdim ve 15 gün önce Facebook’tan 40 yaşlarında bir mimar profili açtım, profile yakışıklı bir arkadaşımın fotoğrafını koydum ve eşime mesaj gönderdim.

Çalıştığı kurumda kendisini görüp etkilendiğimi, tanışmak istediğimi yazdım. “Olabilir” diye cevap verdi.

Yazının Devamını Oku

Benim sınavımın adı kanser

Herkesin olduğu gibi benim de bu hayatta bir sınavım var. Şu an için adı kanser. Adı batasıca...

Merhabalar Güzin Abla, size yazdığım bu elektronik mektubun belki de mantıksız ve amaçsız olacağını söylemeliyim.
Sadece beni tanımayan birilerine içimi dökmek istedim...
Herkesin olduğu gibi benim de bu hayatta bir sınavım var. Şu an için adı kanser. Adı batasıca... Ben dışarıdan güçlü görünmeye, “Sorun yok, her şey yolunda” demeye çalışan biriyim ama size bir şey söyleyeyim mi, hiçbir şey yolunda değil aslında.
Ne hastalığım iyileşme yolunda, ne de iş hayatım düzgün gidiyor. Açıkçası bu sorunlarla boğuşan insanlar iyi olmayı nasıl başarıyor anlamıyorum, hatta onları kıskanıyorum.
Hayatımızda bir şeyler ters gidince bizler “Her işte bir hayır var” deriz, “Allah yeni bir kapı açar” deriz, öyle de olur. Ama açılan o kapıdan adım atıp tam içeri gireceğim sırada, kapı pat suratıma kapanıyor! Çok acıyor.
Mecazi anlamda değil gerçekten o kapının suratıma çarptığını hissediyorum.
Ben sıkıldım artık bu durumdan.

Yazının Devamını Oku

Eşimle evlendiğim için çok pişmanım

Eşimle ailemin karşı çıkmasına rağmen dini nikâhla evlendim. Fakat ailem bu evliliği istememekte çok haklıymış. Onun için göze aldıklarıma değmezmiş.

Merhaba Güzin Abla, ailemin istemediği biriyle dini nikâhla evlendim. Birbirimizi seviyorduk. O karısından boşandı, evliliğinden iki çocuğu vardı. Benden 17 yaş büyük. O ortaokul mezunu, ben üniversite. Ben de 30 yaşındayım.
8 sene oldu. Şimdi bizim de iki çocuğumuz var, 2 ve 5 yaşında.
Annemle kaçak görüşüyorum, ablamlar ise annemle görüşmemi istemiyor. Evime benim tarafımdan hiç akrabamız gelmiyor.
Eşim çok huzursuz, yalancı ve kavgacı biri. Kavgalarımız sırasında ağza alınmayacak şeyler söylüyor.
Ben de oldum olası hiç sevmem böyle şeyleri. Hiç değmezmiş onun için göze aldıklarıma... Ve artık bende sevgi kalmadı.
Dayanamıyorum, ayrılmak istiyorum ama paramı onun ailesinden kalan ev için verdim ve hiç param yok.
Arkadaşlarım uzakta ve ben burada yalnızlaştım. Annemde kalamam. Çocuklar küçük. Bir de eşim daha çok hiddetlenecek çünkü ayrılmak istemiyor.

Yazının Devamını Oku

Eşim internette başka kadınlarla konuşuyor

Eşimi internetten başka kadınlarla konuşurken yakaladım. Tüm bunlara rağmen de beni sevdiğini söylüyor. Ayrılmayı düşünüyorum ama çocuklara ayrılıktan bahsedince ağlamaya başlıyor...

30 yaşındayım, 12 yıldır evliyim ve 3 çocuk annesiyim. Eşim de 37 yaşında... Eşimle aramızda ailevi, cinsellik, her anlamda sorunlar ve soğukluk oldu. Bir süre sonra da birbirimizden koptuk...

Tartışmalar büyüdü ayrılığın eşiğine geldik. Ama çocuklarımızı düşünerek yeniden bir araya geldik.

Daha sonra kendimizi toparladık, düzelmeye başladık. Tam da o sırada eşimin internet üzerinden, beni aldattığını öğrendim.

Çok üzüldüm, ağladım...

Ona öğrendiğimi söyleyince özür diledi ve “Seninle kötü olduğumuz günlerde bir anlık boşluğa kapıldım. Kesinlikle kimseyle cinsel ilişkim olmadı. Sadece yazışmalardan ibaret” dedi. Ben de yine çocuklarım için affettim.

Aradan bir süre geçti... Yine eşimin internet üzerinden bir kadınla mesajlaşmalarını gördüm. Bu defa kendisine söylemedim. Şifresini bulup takip altına aldım ve şimdi de yeni yazışmalarını görüyorum.

Ne yapacağımı bilmiyorum. Kendisine belli etmemeye de çalışıyorum çünkü şu anda bana karşı çok ilgili, çok sevecen...

Geçenlerde eskileri hatırlatıp “Artık yazışma yok değil mi?” diye sordum. O da “Kesinlikle yok, ben seni seviyorum” dedi.

Yazının Devamını Oku

Eşim kanser tedavisi görürken onu aldattım

Eşimi, kanser tedavisi gördüğü dönem benden 5 yaş küçük biriyle aldattım. 3 yıl önce eşimi kaybettim, fakat sevgilimle beraberliğimi devam ettirdim...

40 yaşındayım ve 2 çocuk annesiyim. 3 yıl önce eşimi kanserden kaybettim.

Eşimin hastalığı sürecinde özel bir şirkette personel müdürü olarak çalıştım. Gerek konum olarak, gerekse fizik olarak çok fazla özgüvenim vardı. Bu sırada benden 5 yaş küçük birini sevdim; o da beni çok sevdi...

Beraberlik de yaşadık ama vicdanım hiç rahat olmadı. Hasta adama ihanet ettim.

Eşim vefat ettikten sonra da beraberliğimiz sürdü.

Ailesi de beni istedi ama çocuklarım onu istemedi. Çocuklarım onunla evlenmeme karşı çıktı. Aslında maddi olarak da eğitim olarak da benden çok gerideydi. Daha sonra ben de şunu fark ettim; benim mal varlığıma gözünü dikmiş...

Ondan ayrılalı 6 ay oldu. Hatta yaşadığım şehri bile değiştirdim ama beni bir türlü bırakmadı.

Hâlâ beni sevdiğini söylüyor. Ama artık ona inanmıyorum.

Şimdi Güzin Abla, yeni birisiyle tanıştım.

Yazının Devamını Oku

Babam sürekli “Benim evlendirecek kızım yok” diyor

Size daha önce de yazmış, babamın beni evlendirmek istemediğini söylemiştim. Babamın fikri değişmedi ve hâlâ “evlilikte mutlu olan var mı” diyor...

Merhaba Güzin Abla, daha önceki mektubuma cevap verdin. Çok teşekkür ediyorum. 6 ay geçti ama hâlâ bir çözüm bulamadım. Babam hâlâ konu evlilikten açıldığında “Mutlu bir evlilik mi var? Benim evlendirecek kızım da oğlum da yok!” diyor.
Babamla barıştım, şimdi aramız iyi... Fakat ona çok kırgınım.
Babama iki kez emrivaki bir olay yaşattım.
İlk önce erkek arkadaşım geldi ve babamın karşısına çıkıp benimle görüştüğünü söyledi. Babam onu kovdu. İkincisi ise karşı tarafın şehir dışından gelmesini istedim.
Ailece onları, babamın işyerine gönderdim.
Babam aynı katı tutumu sergiledi, “10 kere de gelseniz benim verecek kızım yok. Artık idrak edin” diyerek onları gönderdi. Araya büyüklerim de girdi. Babam onların da kalbini kırdı. Kendi anne ve babasını ağlattı.
Ya bu diyardan vazgeçeceğim, bir ömür içimde besleyeceğim kinle, babamın yanı başında bekar bir hayat yaşamayı kabulleneceğim ya da kendi hayatımı kendim inşa edip, evlenip yuvamı kuracağım.

Yazının Devamını Oku

Erkeklerin önceliği cinsellik olmuş

Ben 35 yaşında bir kadınım. Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında erkek arkadaşlarım oldu. Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

Sevgili Güzin Abla, ben 35 yaşında, iyi eğitim almış, aile terbiyesi olan, modern ve eğitimli bir çevrede büyümüş bir kadınım.

Bu yaşa kadar annem dahil hiç kimseden ne bir cinsel eğitim, ne de buna yönelik benzeri bilgiler aldım.

Bunun nedeni de toplum tarafından hâlâ ayıp ya da utanılacak konular kategorisine giren cinsellikle ilgili konuşmanın ailemizde yasak olmasıydı.

Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında tabii ki erkek arkadaşlarım oldu.

Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

En azından benim muhatap olduğum kişiler böyleydi.

Bu isteklerine cevap “Hayır” olduğunda da ya kendileri gidiyor ya da ben onlardan uzaklaşıyordum.

35 yaşında olmama rağmen hâlâ bakireyim.

Yazının Devamını Oku

Eşimi çok seviyorum ama bana dokunmasını istemiyorum

Eşimle evleneli 3 ay oldu fakat bir türlü ilişkiye giremedik. Neden bilmiyorum, bana dokunduğu anda çok korkuyorum...

Merhaba Güzin Abla, ben Gaziantep’te yaşayan, 19 yaşında ve 3 aylık evli bir genç kadınım.
Eşimle 2 yıllık bir beraberlik sonunda hayatımızı birleştirdik.
Birbirimizi çok seviyoruz.
Bu yüzden birçok ailevi engeli birlikte aştık.
Ancak benim çok ilginç bir sorunum var.
Ben eşimi çok sevdiğim halde, onun bana dokunmasına bir türlü alışamıyorum.
3 aydır evli olmamıza rağmen hâlâ ilişkiye giremedik.

Yazının Devamını Oku

Doğan Cüceloğlu benim de hayatıma dokunmuştu

Yıllar önce bir televizyon programında bir araya geldiğim Doğan Cüceloğlu, gerek kitapları gerekse bakış açısıyla benim de hayatıma dokunmuştu...

“Gerçek özgürlük”, “Evlenmeden Önce”, “İçimizdeki Çocuk”, “Mış Gibi Yaşamlar”, “İnsan ve Davranışı”, “Bir Kadın Bir Ses”... İşte beni ben yapan kitaplarıydı onun.

Eğer bugün kendimi ve insanları daha iyi tanıyabiliyorsam, eğer çevreme faydalı olabiliyorsam, onun öğretileri sayesindedir.

Gençliğimden beri psikolojiye meraklıydım ve bu alanda da okul yıllarımdan itibaren çok kitap okudum...

Ama bana en çok yön veren, hayatıma dokunan sevgili Doğan Cüceloğlu’ nun kitaplarıdır.

“Kişisel başarılarımdan en önemlilerinden biri, içimdeki çocuğun farkına vararak onunla zaman zaman konuşup oynaşabilmek oldu” diyor örneğin “İçimizdeki Çocuk” kitabında.

Onun için bir çocuğun eğitimi, her şeyden önce gelir.

Bu nedenle ailelere çok büyük görevler düştüğünü sürekli hatırlatır. “Çocuğunuzu dinleyin” der hep.

Ve belki de hayatımın en unutulmaz anlarından biri ise yıllar önce, gazeteci, yazar Haluk Şahin’in tartışma programı “İşte Biz Böyleyiz”de Doğan Cüceloğlu ve Selçuk Erez’le birlikte benim de yer almam...

Yazının Devamını Oku

İşitme engelliyim önyargılardan kurtulamıyorum

İşitme engelli bir gencim, önyargılar yüzünden mutlu olma hakkım elimden alınıyor. Tek başıma çabalamaktan artık yoruldum. Ben artık sevip, sevilmek istiyorum...

Ben 24 yaşında, işitme engelli bir bireyim. Fakat hayatı boyunca standartlarının hep üzerini zorlayan ve çabalayan bir insan oldum.
Çok iyi bir işe sahibim.
Yaşıtlarım iş bulamazken ben şimdiden aramızdaki farkı en azından bu şekilde açtım.
Ama artık yoruldum.
Küçüklükten gelen dışlanmışlıklar, insanlar tarafından yanlış anlaşılmalar, küçük görmeler, önyargılarla mücadele ediyorum.
Daha önce sevgilisi olup aldatılan ancak bu konuda yüzü hiç gülmeyen biriyim.
Aşırı şanssızım ve açıkçası beceriksizliğimi de kabullendim. Ben artık çok yoruldum.

Yazının Devamını Oku

Sevgilim evlenmeden birlikte yaşamak istiyor

Sevgilim, onunla yaşamamı istiyor. Ben ise evlenmeden bunun mümkün olmayacağını söylüyorum. Ama bir yandan da artık cinselliği yaşamak istiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 27 yaşında çalışan genç bir kızım. Kendimi henüz evliliğe hazır hissetmiyorum.

Ama bir yandan da artık cinsellik yaşamak istiyorum.

Ailemle küçük bir yerde yaşıyoruz. Çevremin ve ailemin namus kavramına katı bir bakış açısı var.

Buna rağmen ben sürekli birileriyle telefonda görüşüyorum.

Arada seks yazışmaları yapıyoruz.

Bu kişilerin bazıları evli, bazıları şehir dışında oluyor...

Ama işler buluşmaya gelince ben bir yolunu bulup ayrılıyorum. Şimdi ise yeni bir erkek arkadaşım var.

Benimle birlikte tatile gitmek istiyor, hatta bana evlenmeden birlikte yaşamayı da teklif etti...

Yazının Devamını Oku

Zamanda sürükleniyor gibiyim

Yaşadığımız şu kötü günler çok hızlı akıyor. Kendimi sürükleniyor gibi hissediyorum. Bir genç olarak hayatın tadını çıkaramıyorum.

Güzin Abla merhaba, ben 22 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Ama pandemi nedeniyle gidemiyorum. Benim sorunum aslında pek çok yaşıtımda ve hemcinsimde var.
Hayat çok kısa. Belki önümde daha upuzun bir hayat var. Ama özellikle yaşadığımız şu kötü günler o denli hızlı geçiyor ki; şaşırıyorum, durup etrafıma bakmak istiyorum, “Ben hayatın neresindeyim” diye. Ama zaman öylesine hızlı akıyor ki, kendimi sürükleniyor gibi hissediyorum.
Bu hissettiklerimin normal olup olmadığını bile bilemiyorum. Ama dediğim gibi, hayat da çok kısa ve bir genç olarak tadına varmak için sadece tek bir şansımız var.
Bu iki denklem arasında sıkışıp kalmış gibi hissediyorum kendimi.
Ergenliğin getirdiği o duygusal dalgalanmaları atlattım belki ama bendeki izleri hâlâ devam ediyormuş gibi hissediyorum. Bu yüzden de belki bir kız arkadaşım dahi yok.
Konuyu bağlamak istediğim nokta burası değil aslında. Bu çok lüksmüş gibi hissetmeye başladım yıllar geçtikçe. Veya herkese nasip olmayan bir durum gibi... Adını koymak bile benim için o kadar zor ki.
Hayatımın bir noktasında durup çevreme bakabilsem, hem kendime hem de etrafıma, o zaman beni bekleyen aşkı da bulacakmışım gibi hissediyorum.

Yazının Devamını Oku

14 Şubat Sevgililer Günü araştırması

NG bilgi ve araştırma şirketi, Sevgililer Günü ile ilgili çok dikkat çekici bir araştırma yapmış. Pek fazla Sevgililer Günü meraklısı olduğum söylenemez. Ancak karşı da değilim. Türk toplumunda Sevgililer Günü’nün nasıl kabullenildiğini, nasıl karşılandığını ve benimsendiğini göstermek amacıyla sizlerle paylaşmak istedim...

Sevgililer Günü ne kadar popüler?
14 Şubat bazılarımız için çok anlamsız gelse de, bazılarımız için ise hediyeleşmek ve hatırlanmak için büyük bir fırsat. Ülkemizde ise 14 Şubat’ı kutlayanların sayısı bir hayli fazla.

Kutlama nedenlerimiz neler?
Araştırmaya katılanların yüzde 39’u bu günü sevgisini hissettirmek için bir fırsat olarak görüyor. Yüzde 19’u ise hediye alıp vermeye güzel bir sebep oluşturduğu için bu günü kutluyor.

Kutlar mısınız?

Yazının Devamını Oku

Sevgilimin beni bırakmasından korkuyorum

Sevgilim mesajını geciktirince hemen beni bırakacağından bahsediyorum. O kızacak diye hiçbir istediğimi yapamıyorum ve hemen telefonlarına dönüyorum. Sürekli “bir gün beni bırakacak” diye korkuyorum...

Ben, 19 yaşında üniversite sınavına hazırlanan bir kızım. 1 senedir devam eden bir ilişkim var. O, 26 yaşında ve hukuk fakültesini bitirdi. Biz internet üzerinden tanıştık. Uzak mesafe ilişkisi yaşıyoruz. Sadece yüz yüze sadece 2 kere görüştük.

Birbirimizi çok seviyoruz. 2 sene sonra ve ben okula devam ederken evlenmeyi düşünüyoruz. Ama birkaç kere ona mesaj atmadığım için “Ayrılacağım. Senin yaşındaki kızlar bunaltır. Sen yazmıyorsun, beni sevmiyorsun” dedi. Ben durumu anlatınca da “Şaka yaptım, sana kıyabilir miyim” dedi.

Hatta bir kere ona kırıldım ve mesaj atmadım. Sonrasında “Biri var hayatımda” sözlerinden sonra şaka yaptığını söyledi. 

Birkaç kere de kavga esnasında “Artık yazma bana, seni istemiyorum” dedi. Sonra mesaj atınca özür diledi.

Cidden bir gün gitmesinden korkar oldum. Kavga etmekten uzak duruyorum. Sürekli meşgul olduğum zamanlarda bile mesaj atıyorum. O kızacak diye istediklerimi yapamıyorum. Hatta bana uygunsuz filmler izlediğini söylediğinde bile, gider diye bir şey diyemedim.

Ellerimi yıkarken bile mesaj atınca onu bekletmeden cevap veriyorum kızmasın diye.

Aslında sorunun bende olduğunu düşünüyorum. Ama bu hastalıklı durumdan nasıl kurtulurum bilmiyorum. Ne yapabilirim?  Rumuz: Nasıl davranmalıyım

YANIT

Yazının Devamını Oku

Eşim gizlice komşumuzun fotoğraflarını biriktiriyor

Eşimin pornografik filmler izlediğini öğrendim. Bir daha izleyemeyeceğini söyledi fakat şimdi de komşumuzun fotoğraflarını biriktirdiği ortaya çıktı. Ne yapacağımı bilemiyorum...

Eşimle 4 yıl önce görücü usulü evlendik ve onu sevdim. Onun da beni sevdiğini sandım. Ta ki açık saçık filmler izlediğini öğrenene kadar.
O zaman kendimi eksik hissettim... Hep “Ben de olmayıp onlarda olan ne var” diye sorguladım.
Eşime sorduğumda “Senin bir şeyin yok, sorun bende” açıklamasını yaptı.
Ardından sözler verdi, yeminler etti ve tekrar yapmayacağını söyledi. Ama gizli saklı hep devam etmiş izlemeye.
Bana da yalan söylemiş.
İşin en acı tarafı eşim aynı apartmanda oturduğumuz komşumuzdan hoşlanmış ve onun fotoğraflarını biriktirmiş.
Benim bulmamam için de telefonuna gizli bir ekran açmış ve şifre koymuş. Allah büyük ya, ben de tesadüfen fotoğrafları buldum. Elim telefonunun ekranına çarptı ve yeni bir ekran açıldı. Şifre istedi.

Yazının Devamını Oku

Ablam çok güzel ben ise çirkinim

Burnum çirkin ve yüzümde benler var. Ablam ise benim tam tersim. Ablam çok güzel ben ise çok çirkin...

Güzin Abla, evet ben biraz küçüğüm sana diğer yazanlara göre; 11 yaşındayım. Bu sene ergenliğe girdim. Sorunum 3-4 aydır evden hatta odamdan bile çıkmamam. Nedeni yüzümde 9 tane ben olması, hepsi minik minik ama o kadar sinirim bozuluyor ki...
Bütün günüm onlara bakmakla geçiyor, uzun zamandır içimde tutuyorum.
Anneme dedim ki, “Anne ben araştırdım, yüzümde bir sürü ben var. Dermatoloğa başvurup, benlerimi aldırabilir miyiz?” Etrafımdaki herkes “Sen çok güzelsin” diyor ama asla inanmıyorum.
Benim burnum büyük ablamınki küçük, ablamın yüzünde bir tane ben var, benim 9...
Bu arada ablam 16 yaşında. Ablam kendini beğenmiş, ben ise o kadar özgüvensiz, içine kapanık bir çocuğum ki...
Dermatologlar her yaşa göre alabiliyorlar bu benleri. Ama annem o kadar inatçıdır ki... Bir kere “hayır” dedi mi...
Çevremdeki kızların da erkeklerin yüzü bile pürüzsüz ve lekesiz... Neden ben böyleyim?

Yazının Devamını Oku

Aralarına giriyormuşum gibi bana kapıyı gösterdi

Eşimin eskiden sevdiği kızla konuştuğunu öğrendim. Kıza mesaj atarak, bunu sonlandırmasını söyledim. Bunu öğrenen eşim bana kapıyı gösterdi... Sanki onlar evliymiş de ben aralarına girmişim gibi davrandı.

Eşimle 5 yıldır evliyim. Görücü usulü evlendik, benimle evlendiğinde başkasını seviyormuş. Kız yurtdışında yaşayan biri, eşimin ailesi onu istememiş. Eşim hep “Bizim hikaye olamazdı” diyordu.
Biz evlendikten 1 yıl sonra onunla halen konuştuğunu öğrendim.
Kıza, eşimi rahat bırakması için mesaj attım. Ayrıca eşimin ailesine de söyledim.
Eşim akşam işten eve geldiğinde çok öfkeliydi. Kız ona tüm olanları söylemiş. Eşim, bana çok kızdı ve “Sen nasıl böyle bir şey yaparsın” dedi. Tartıştık. Bana kapıyı gösterdi, sanki onlar evliymiş de ben aralarına girmişim gibi davrandı.
Bir müddet ayrı kaldık, sonra mecburen devam ettik. Bir çocuğum vardı ve onun için dönmek zorundaydım.
Ancak bu olaydan sonra hep aramız gergindi. Bir türlü de düzgün bir şekilde devam edemedik.
Eşim çok değişti, sürekli oyunlarla vakit geçiriyor...

Yazının Devamını Oku

Kaygı bozukluğumu ciddiye almıyorlar

Ailem kaygı bozukluğumu ciddiye almayarak beni başkalarıyla kıyaslıyor. Kaygım geleceğim değil, genel olarak gelecek. Kaygım, insanlık...

Ben, 17 yaşındayım. Aslında sorunum basit algılanabilir hatta yetişkinler, bunu ergen problemi olarak görebilir...
Panik atak hastasıyım. Babama ve anneme kaygılarımın olduğunu, kendimi kötü hissettiğimi anlattım. Anlamadılar, dinlemediler bile...
Annemle babam 6 seneyi aşkın süredir ayrı. Her zaman yaşadıklarımı daha dinlemeden başkalarıyla kıyaslıyorlar. Babam bana sürekli insanların kaygıyla büyüdüğünü anlatıyor.
Kaygımın sevdiğim insanların ölecekleriyle alakalı olduğunu bile düşündü. Ki ona hissettiklerimi anlatmamıştım bile... Sadece anksiyete bozukluğu yaşadığımı söylemiştim. Bana bunun saçmalık olduğunu söyledi ve inanmadı...
Aslında ben ölmek istiyorum... Beni kimse dinlemiyor.
Çevremdeki herkes o kadar koşuşturup duruyor ki dönüp dünyayı yok ettiklerini göremiyorlar.
Paraya tapıp paraya âşık oluyorlar. Kaygım geleceğim değil, genel olarak gelecek.

Yazının Devamını Oku

Eşimle ev arkadaşı gibiyiz

Eşimle 14 aydır evli olmamıza rağmen karı koca gibi değiliz. İşinden ayrıldı ve bütün gün internette oyun oynuyor. Adeta ev arkadaşı gibi yaşıyoruz...

Eşimle 5 yıllık bir sevgililik döneminden sonra evlendik. 14 aydır da evliyiz. Eşimin ailesinden dolayı psikolojik sorunları var. Şu anda bir işi yok. Sevgililik döneminde beni çok üzdüğü ve aldattığı oldu. Asla kabul etmem dediğim şeyleri kabullendim ve evlendik.
Evlendikten ve ilk birlikteliğimizden sonra hiç düzenli bir cinsel hayatımız olmadı. Bazen 3- 4 ay birbirimize dokunmadık.
Giyinip kuşandım, makyaj yaptım, “Bu ne hal” diye dalga geçti. Bu durum gururumu kırdı. Bu arada internetten oyun oynamaya başladı.
İşten gelip gece yarısına kadar oyun oynuyordu. 1 ay önce evden ayrıldım. Sonra bir şans vermek için döndüm. 3 gün her şey normale dönmüş gibiydi. Ama giderek yine eski halimize döndük.
Terapi alması, bu durumun normal olmadığı konusunda çok dil döktüm ama reddetti. Bunun normal olduğunu, evliliğin ise sadece cinsellik olmadığını söyledi.
Ancak evliliğimizin 6’ncı ayında beni hayat kadınlarıyla aldatmaya kalktığı mesajları gördüm. Bunun için de “Düzelmeye çalışıyorum” dedi.
Sürekli beni sevdiğini, bensiz yaşayamayacağını söylüyor ama bu kadar olaydan sonra ondan çok soğudum ve güvenemiyorum. Hem zaten her açıdan sorunumuz var. Birlikte vakit geçirmek için “Parkta yürüyelim” dediğimde, onu bile reddediyor. Birlikte sarılıp film bile izleyemiyoruz.

Yazının Devamını Oku