Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ankaragücü düşmesin!

LAMI cimi yok, Ankaragücü, bu hafta Kocaelispor’u ya yenecek, ya yenecek. Daha doğrusu, yenmesi şart!

Aksi takdirde işi, inanılmaz derecede zorlaşır. Kurtulması, minimum düzeye iner.

Resmen 6 puanlık bir maç bu. İkili averaj da cabası!

Beraberlik kurtarmaz!

Eğer yenerse, Kocaelispor’u iyice aşağı iter. Sadece itmekle kalmaz, düşmemeye oynayan diğer takımlarla da aradaki farkı kapatır.

Ayrıca büyük moral ve motivasyon sağlar. Önümüzdeki haftalara daha ümitli bakar.

Bu hava ile tırmanışa geçer. Geçebilir.

Ama ya yenilirse? Felaket!

Şu da unutulmasın, bu hesap Kocaelispor için de geçerli. Haliyle Kocaelispor da sahaya galibiyet için çıkacak. Beraberlik onları da kurtarmaz.

Sözün özü, bu bir kader maçı.

Kıran kırana geçecek.

Yürek dayanmaz!

ANKARAGÜCÜ camiasının her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacı var.

Resmen tarihi günler yaşıyor.

Yeni yönetim, yeni bir heyecanla kolları sıvadı. İşleri kolay değil. Ateşten gömlek giydiler.

Önümüzdeki haftalarda alınacak her bir galibiyet, yeni yönetimin de önünü açar.

Ama sahaya çıkacak kişiler, elbette ki futbolcular.

Bu sezon beklenilenin çok altında bir performans gösteren Ankaragücü futbolcularının, ilk planda Kocaelispor önünde harika bir tablo ortaya koyması şart.

Her bir futbolcunun, tavan yapması gerekiyor.

Keza taraftarın da. Daima müthiş bir görüntü sergileyen Ankaragücü taraftarı, elbette ki yine üzerine düşeni yapacaktır.

Kesin olan şu, Kocaelispor maçına yürekler dayanmayacak.

İLETİŞİM FAKÜLTESİ!

SAHİ, zaman ne çabuk geçiyor. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne girişimin üzerinden tam 30 yıl geçmiş.

Dile kolay, 30 yıl. Bir ömür.

Yaşamımdaki en büyük gururlardan biri, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu oluşumdur.

İşte, mezuniyetimden sonra bu güzide okulumuza bir kez daha gittim. Ama bu kez konuşmacı olarak.

Haliyle duygulandım.

Öğretim görevlisi dostumuz Hülya Coşkun tarafından düzenlenen panele katıldım. Üstelik, TRT’nin çok değerli spikerlerinden Erdoğan Arıkan, Kerem Öncel ve Semahat Arslaner de vardı.

Konu, spor yazarlığı ve spor spikerliği idi.

Ne yalan söyleyeyim, daveti aldığım andan itibaren büyük heyecan duydum.

İşin ilginci, bu heyecan, panel boyunca da devam etti.

Ama tatlı bir heyecan!

SPOR YAZARLIĞI!

TRT’de yıllardır büyük bir başarı ile görev yapan Erdoğan Arıkan, Kerem Öncel ve Semahat Arslaner, eşsiz bilgi ve tecrübelerini, öğrenci kardeşlerimizle paylaştılar.

Ben de dilimin döndüğünce bir şeyler anlatmaya çalıştım.

Prof. Dr. Sezer Akarcalı hocamızın da büyük katkıları oldu.

Dertleştik, kaynaştık, çeşitli önerilerde bulunduk.

Sonuçta çok güzel bir gün geçirdik.

Gönül ister ki, bu tür etkinlikler sürekli düzenlensin.

Öyle ya, mesleğinde başarılı olmuş arkadaşlarımızın, öğrenci kardeşlerimize aktaracağı pek çok bilgi ve deneyim var.

Teorinin, pratik ile birleşmesi gerekiyor!

Şunu iyi biliyorum ki, ustalarımız da, öğrenci kardeşlerimiz de, bu yönde bir bekleyiş içindeler.

İletişim Fakültesi’ndeki değerli hocalarımıza ve yöneticilerimize büyük iş düşüyor.

Pırıl pırıl öğrenciler ve iyi yetişmiş genç beyinler, camiamıza büyük kazanç sağlar.

Bu doğrultudaki her girişim için, şimdiden tebrik ve teşekkür ederiz.

Tabii ki, ilk tebrik Hülya Coşkun için.

Sağol Hülya hocam!

ANKARA’DA EN SON YALAN NEDİR?

Cemal Aydın’dan sonra İlhan Cavcav da başkanlığı bırakacak.
X
YAZARIN DİĞER YAZILARI