GeriSeyahat Anadolu’nun çiçeklerine yolculuk
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Anadolu’nun çiçeklerine yolculuk

Anadolu’nun çiçeklerine yolculuk

TRT’nin deneyimli spikerlerinden Fatih Orbay, karış karış gezdiği Anadolu topraklarında 20 yıl boyunca rastladığı kır çiçeklerinin fotoğraflarını çekti. Yaklaşık 15 bin karelik fotoğraf arşivine sahip olan Orbay’ın 360 fotoğrafı, bu yıl 50’nci yılını kutlayan Tekfen Holding’in desteğiyle Türkçe ve İngilizce kitap haline getirildi. "Anadolu’nun Çiçekleri" adlı kitabın metnini oluşturan fotoğrafaltları Türkiye’nin bitki örtüsünü çok iyi tanıyan İngiliz botanik uzmanı Martyn Rix tarafından kaleme alındı. Biz de bu kitaptan yola çıkarak, birkaç örnekle bir "çiçek seyahati" öneriyoruz sizlere...

Türkiye, bitki örtüsü açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri. Tropik olanlar hariç diğer tüm ülkelerden daha fazla bitki türüne sahip. Avrupa ülkelerinin tamamında ortalama yükseklik 200 metre iken ülkemizde 1100 metre. Deniz seviyesinden 5000 metreye kadar değişken yüksekliklerde çok çeşitli bitki türü var. 3022’si sadece ülkemizde yetişen, başka bir yerde bulunmayan ve endemik olarak tanımlanan toplam 10 bin 765 çiçek var. Bir başka deyişle Türkiye’de yetişen üç bitkiden biri endemik.

Kaybolan Dünya, Fırtına Vadisi, Bulutlarda Yürüyüş, Dört Mevsim Anadolu, Türkiye’nin Kuşları, Hayatın Kaynağı Sular gibi çok sayıda belgesele imza atan Fatih Orbay, bu çiçekleri görüp fotoğraflarını çekmek için yılda 50-60 bin kilometre yol aştı ve en gidilmedik dağlara bile tırmandı. Şunları anlatıyor:

"Yurtdışında tatile gidip gelenler, çoğunlukla Avrupa ülkelerini gezer ve ballandıra ballandıra gördükleri yerleri anlatır. Avusturya Alpleri’nin ormanlarındaki ağaçlar, İsviçre’nin kayak merkezleri, İsveç’in ve Norveç’in fiyordları, gölleri ve nehirleri, yeryüzü cennetleri gibi anlatılır. Kuzey İtalya’da, karlı dağların yamaçlarındaki yeşillikler ve çiçeklerde
/images/100/0x0/55ea4490f018fbb8f874fc59
akıllarının kaldığı gibi cümleler kurarlar. Her nedense, hem kültürel, hem doğal güzelliklerin en seçkinleri yaban ellerdedir! Hiç şüphe yok ki beğenilesi ve görülesi çok yer var dünyada. Ama ciddi bir karşılaştırma yaptığımızda dünyanın özellikle doğal yerler açısından en kaydadeğer ülkelerinden biri Türkiye."

Orbay şu örnekleri veriyor: Dünyanın en yüksek dağı Everest ama Ağrı Dağı da yüksekliği ve güzelliğiyle çok etkileyici. Amazon ve Nil çok büyük nehirler ama Dicle ve Fırat, Çoruh ve Kızılırmak da onlar kadar zengin. İsviçre kayak merkezleri çok güzel ama dünyanın en uzun ikinci kayak pisti 13 kilometreyle Erzurum Palandöken’de. Yemyeşil doğasıyla ünlü İngiltere İstanbul’dan 50 kat daha büyük bir yüzölçümüne sahip olmasına rağmen İstanbul’un bitki sayısı İngiltere’ninkinden fazla. İngiltere’de 1850, İstanbul’da 2450 tür bitki var. Bütün Avrupa Birliği ülkelerindeki doğal ormanların oranı yüzde 1 iken, Türkiye’de yüzde 93."

ÇİÇEK BÖCEKLE İLGİLENİN

Fatih Orbay Türkiye’nin, Akdeniz, kara ve okyanus gibi üç ana iklim kuşağına sahip olduğunu da hatırlatıyor ve "Günümüzde, çiçek böcekle ilgilenen insanlar pek ciddiye alınmıyor. Onların romantikler olduğunu söyleyenler çıkabilir. Oysa gelişmiş ülkelerde koruma çalışmaları için bütçeden önemli paralar ayrılması, duygusal bir davranış değildir" diyor. İçinde bulunduğumuz bahar aylarında ya da yaz tatillerinde daha uzun gezi programlarında bu cennet mekanların görülmesini öneriyor.

NİSAN GÜZELLERİ

Bolu Gerede yaylaları yayla turizmine çok uygun ve şu sıralar kıpkırmızı gelinciklerle doluyor. Gerede ormanları, temiz havasıyla kampçıları, yürüyüşçüleri, çiçekseverleri çağırıyor. Gitmişken Asar Kalesi’ni, Kiliseli Tüccar Hanı’nı,
/images/100/0x0/55ea4490f018fbb8f874fc5b
Yıldırım Bayezid Hamamı’nı da görebilirsiniz. Dorukkaya Green Park Hotel (0374 234 50 26), orman içinde konaklamak için ideal bir yer. Hotel Esentepe (0374 311 40 80) de diğer seçenek. Bu ay açan bir diğer güzel çiçek de Erzurum’un Tortum Süseni. Palandöken’i sadece kayak yapılacak bir bölge olarak düşünmeyip, bitkilerini de inceleyebilirsiniz. Gitmişken Doğu Anadolu’nun bu en büyük ve yüksek kentinin tarihini görmek için bir gününüzü ayırın; Yakutiye Medresesi’ni, Lala Mustafa Paşa Camii’ni, Çifte Minareli Medrese’yi, Üç Kümbetler’i gezin. Konaklamak için çok seçeneğiniz var: Esadaş Otel, Erzurum merkezde (0442 233 54 25), Kral Otel (0442 234 64 00) de öyle. Otel Polat kentin köklü otellerinden (0442 235 03 63). Turistik Kale Otel Phasis Erzurum’a 40 km. mesafede, termal imkanlarıyla ön plana çıkıyor (0442 661 49 92). Ve Palandöken otelleri: Polat Renaissance (0442 232 00 10, www.polatrenaissance.com), Palan Otel (0442 317 07 07, www.palanotel.com), Dedeman (0442 316 24 14), Kardelen (0442 316 68 51).

MAYIS GÜZELLERİ

Mayıs ayında görebileceğiniz çiçekler şunlar: Manyas’ın Tüylü Boru Çiçeği, Ankara’nın Sarı Sarmal’ı, Muş’un lalesi (ya da karanfili), Afyon’un Kan Damlası, Van’ın Arap Sümbülü ve yine Ankara Gölbaşı’nın Kocabaş Peygamber Çiçeği....

KAZDAĞI: 21 ENDEMİK BİTKİ VAR

Bu bitkinin adı Kardikeni. Fatih Orbay bir temmuz ayında Kazdağları’nda çekmiş fotoğrafını. Kazdağları’nda doğal
/images/100/0x0/55ea4490f018fbb8f874fc5d
olarak yetişen bitkiler yüzlerce çeşitten oluşuyor. Sadece Kazdağı’nda yetişen bitkilerin başında ise Kazdağ Göknarı geliyor. Kayıtlara ’’Kesin olarak korunmaları gerekir’’ ibaresiyle geçen bu ağaç dışında Kazdağı’nda 21 çeşit endemik bitki var. Bunlar arasında mesela, yöre insanlarının Kazdağı adaçayı dediği ve genelde bilinçsizce toplanan Sideritis trojana, Jasione idea Stoj isimli çok yıllık bitki, çiçekleri sarı renkli Centaurea odyssei, yabani soğan türü olan ve temmuz-ağustos aylarında küçük pembe çiçekler açan allium kurtziamon sayılabilir. Burada bilim dünyası için yeni, tıbbi değeri olan bir çakşır otu türü de keşfedilmiş. Bölgedeki diğer önemli bitkiler ise şunlar: Beyaz çiçekli şakayık paeonia mascula, kırmızı şakayık paeonia peregrina, dağ lalesi anemone blando, Kazdağ çiğdemi crows candidus ve daha birçok şifalı bitki...

Bu mevsimde giderseniz bu bitkilerin önemli bir bölümünü görmeniz mümkün. Kayın ve karaçam ormanlarıyla kaplı Kazdağı’nda yemek yemek, yürümek ve konaklamak da çok keyifli. Konaklamaya dair bilgileri www.kazdagiotelleri.com’dan alabilirsiniz. Önerilerimiz İdaköy Çiftlik Evi (Çamlıbel Köyü, Edremit, 0266 387 34 02, 0532 636 34 50, www.idakoy.com), Zeytinbağı (Çamlıbel Köyü, Edremit, 0266 387 37 61 www.zeytinbagi.com), Hünnap Han (Adatepe Köyü, Küçükkuyu, 0286 752 65 81 www.hunnaphan.com), Çetmihan (Yeşilyurt Köyü, Küçükkuyu, 0286 752 61 69 www.cetmihan.com), Yeşilyurt Evleri (Yeşilyurt Köyü, Küçükkuyu, 0286 752 63 84, www.tasevler.com), Manici Kasrı (Yeşilyurt Köyü, Küçükkuyu, 0286 752 17 34 www.manicikasri.com), Adatepe Pansiyonları.(0286 752 68 03).

DEĞİŞİK BİR BAHAR DENEYİMİ
/images/100/0x0/55ea4490f018fbb8f874fc5f

Sarı Çiğdem, Antalya Çiğdemi olarak da bilinen, Toroslar’ı güzelleştiren biktilerden biri. Eylül-kasım aylarında çiçek açıyor. Ancak Fatih Orbay bu fotoğrafı 2001 Nisan’ında çekmiş. Bu tarihlerde gittiğinizde görme ihtimaliniz olabilir anlamına geliyor bu. Antalya’ya gitmek, orada konaklamak, eğlenmek için tavsiyeye ihtiyacınız olmaz herhalde, seçenekler o kadar bol ki. Ama bu kez deniz, güneş, kum üçgeni dışına çıkın, Toroslar’a vurun kendinizi, değişik bir bahar deneyimi yaşayın.

YAZ GÜZELLERİ
/images/100/0x0/55ea4490f018fbb8f874fc61

Bu yaz, haziran ve temmuz aylarında Terkos Durusu’nun Bataklık Gülü’nü, Anzer Yaylası’nın Anzer Çıngırağı’nı, Artvin’in Güzel Avrat Otu’nu, Borçka’nın Gelin Tacı’nı, Kapadokya’nın Kapadokya Soğanı’nı ziyaret edebilirsiniz. Geziniz sonbahara sarkarsa, eylül ayında Trabzon Uzungöl’de Likofor, kasım ayında Yedigöller’de rengarenk bitkileri görmeye gidebilirsiniz

Hangi çiçek için nereye gitmeli

Kış sporlarıyla ünlü Uludağ ve Ilgaz Dağı’nı yazın görmediyseniz, kesinlikle bu aylarda tavsiye ediyor Fatih Orbay. "Yolları her türlü aracın kolaylıkla gidebileceği kadar iyi, her keseye uygun konaklama seçenekleri var. Dünyanın başka hiçbir yerinde doğal olarak yetişmeyen birbirinden güzel çiçekler, yöreye özgü Uludağ Göknarı, Kasnak meşesi gibi çok nadir ağaçların oluşturduğu doğal ormanlar, sizlere ömür boyu unutamayacağınız izleri bırakır" diye devam ediyor.

Ölüdeniz’i elbette herkes bilir. Bu cennet, mavi denizi, enfes kumsalıyla hatırlanır. Oysa hemen arkasında, 1800 metreye kadar yükselen Babadağı, sırtındaki bin yıldan daha yaşlı koca Katran Sedirleri’nin gölgesinde, dünyada sadece o yörede yetişen ve bu aylarda çıkan Çakal nergislerini, Gökova siklamenlerini ve diğer rengarenk, mis kokulu çiçekleri barındırıyor. Dağın tepesine kadar giden yolu araçla yaklaşık 30-40 dakikada tırmanabilirsiniz. Tepesinden renkli yamaç paraşütlerinin ardı ardına havalandığı alandan Ölüdeniz ve çevresindeki koyları, Akdeniz’in sonsuz maviliğini seyredip bir rüya alemine dalabilirsiniz.

"Anadolu’nun en kuzey ucunda, Gürcistan sınırında, Borçka’dan hareket ederek orman yolundan yaklaşık bir saatte ulaşabileceğiniz Maçahel’deki ağaçlar, Amazon ormanları kadar bakir ve renkli" diyor Orbay. Buralarda tepeleri sık sık bulutlarla kapanan karlı dağlar ve Karagöl gibi gizli cennetler olduğunu hatırlatıyor. Yolculuğun haziran ayında yapılmasını öneriyor.

Bu aralar pırıl pırıl asfalt yollardan Muş’a ulaşırsanız dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz bir mucizeyle karşılaşacağınızı belirtiyor. Uzak ufuklarda karlı dağların görüldüğü yemyeşil Muş Ovası bu mevsimde kıpkırmızı endemik Muş laleleriyle doluyor çünkü. Kırmızının ve yeşilin kucaklaştığı, binlerce yılda oluşmuş bu renk denizinde şansınız varsa, Türkiye’de yaşayan en büyük kuş olan Toyları da görebiliyorsunuz.
False