• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Kış aylarında cilt bakımında sıkça yapılan hatalar!

    Dudak bakımını yapmama ya da yanlış yapmak

    Soğuk ve rüzgarlı hava dudaklarımıza doğrudan zarar verir. Ayrıca ani sıcak - soğuk farkları da çatlamasına ve derinin soyulmasına neden olur. Kendi kendini yağlayıp, koruyamayan dudaklarımız yardıma her zaman açıktır. Dudak koruyucu balmlar, nemlendiriciler ya da lipstickler sürmeden dışarı çıkmak.

    Nemlendirici kullanmamak

    Ellerimiz, topuklarımız, dirsekler, boynumuz ve yüzümüz bu mevsimde en çok kuruyan ve neme ihtiyaç duyan yerlerimizdir.

    Fazla parfüm sürmek

    Parfüm içerisinde uçucu maddeler ve alkol barındırır. Bu maddeler cildinizin kurumasını hızlandırır. O yüzden cildinize doğrudan temas ettirmek yerine kıyafetlerinize sürmeniz yararınıza olacaktır.

    Güneş koruyucu kullanmamak

    Güneşin zararlı ışınlarına karşı hava şartları ne olursa olsun 30 SPF'lik bir güneş koruyucu kullanılmalıdır. Doğal mineralli yapısı, vitamin içeriği nedeniyle sprey koruyucuları tercih edebilirsiniz.

    Fazla tonik ile cilt temizliği yapmak

    Havalar soğumaya başladığında tonik tam tersi etki yapar ve cildinizi kurutur. Bu tonikleri sık kullanmaya devam ettiğiniz takdirde cildinizi ekstra nemlendirmeye ihtiyaç duyarsınız. Bu da ilerleyen süreçte sivilce problemi yaşamanıza sebep olabilir.

    Çok sıcak su ile yıkanma

    Sıcak suyla duş almak, cildin kurumasına neden olur. Kış aylarında cilt için gerekli doğal yağların kaybolmaması için seyrek, ılık ve kısa duşlar yapmanız gereklidir.

    Kış aylarında kullandığımız ürünlerde hangi içeriklere dikkat etmeliyiz?

    Yaz - kış kullanılan tüm ürünlerde evrensel bir durum olarak doğal, mineral ve vitaminli olması tercih edilmelidir. Bunun haricinde kış için alkol, paraben bulunmaması diğer önemli konulardandır. Kapalı mekanlarda sıkça zaman geçirilmesi nedeniyle doğal içerikli yağların kullanılması, nemlendirici özellikleri içinde de kolajen yapıyı harekete geçiren maddelerin olması cildimiz için önemlidir.

    Evde hazırlayabileceğimiz bazı doğal tarifler

     

    Yazının devamı...

    Cildimiz kışa hazır mı?

    Kışa cildimizi ne zaman ve nasıl hazırlamalıyız?,

    Sonbahar ayları kışa hazırlık için en uygun zamandır. Yazın yıpratıcısı etkisi ortadan kalkmış, hava yağmurlu ve nemli olmuştur. Bu mevsimin ayları kışın sert geçecek aylar için bir nevi idman sürecidir. Yemek, içmek ve uyumanın dışında cildimize nemlendirici ürünleri uygulamalıyız. Cildimizi sadece içten canlandırmak değil dıştan canlandırmak da gerekir. Yazın yapamadığınız birçok profesyonel bakımı kış mevsiminde daha güvenli bir şekilde yapabilirsiniz. Kimyasal peeling uygulamaları, leke, akne ve kırışıklık tedavileri, lazerle cilt gençleştirmeleri gibi…

    Soğuk havanın dışında cildin kurumasını başka neler etkiliyor?

    Listemizden hava şartını çıkardığımızda cildin kurumasına neden olan diğer etmenleri şöyle sayabiliriz:

    Cildimizin kuruluğunu hangi belirtilerden anlayabiliriz?

    Vücudun genelinde cilt kuruması olan yerlerde kızarma, morarma, deri dökülmesi, deri soyulması, tüylerin dökülmesi, derinin buruşması gibi durumlarla karşılaşılabilir. Ellerinizde cilt kuruluğu oluyorsa, ellerinizin kızarması, morarması, derisinin yıpranması, derin çatlaklar gibi durumlar da oluşacaktır. Deri kuruluğunun ilk belirtisi, deride donuk gri beyaz bir renktir. Kuruluk arttıkça renk değişikliğine ek olarak ciltte gerilme hissi, pul pul soyulmalar, kepeklenme, deri yüzeyinde pürüzlenme, çatlaklar oluşur. Kaşıntı, kuru derinin neden olduğu diğer bir şikayettir. Kuruluk tedavi edilmezse sonunda egzamalar oluşabilir. Vücudumuzu nemlendirmek daima önemlidir. Bunu doğal yoldan yapmakta en önemlisidir. Vücudumuz en basit içten her gün içeceğimiz 2 şişe maden suyu ile cildimiz de mineralli doğal spreyler sayesinde nemli yapıya kavuşabilir.

    Yazının devamı...

    Hidroksi asit ile cilt bakımı nasıl yapılır?

    Çok yönlü tedavi

    Kimi uzmanlar, bu asitlerin cildi soyma özelliğinden yararlanırlar, bazı doktorlar ise nemlendirme etkisini daha fazla önemserler. Birçoğu da hücreleri ayırma yeteneğiyle ilgilenirler. Bütün bu özellikleriyle tüm hidroksi asitler; ışığa bağlı yaşlanma belirtilerinde, kırışıklık, leke ve akne tedavilerinde son derece yararlı olurlar. Güneş hasarlı ciltlerde bile birkaç ay sonra cildin rengi açılır, dokusu yenilenir ve lekeler kaybolmaya başlar. Sivilceler ciltteki gözeneklerin ölü hücreler tarafından tıkanması ile oluşur. Peeling uygulamalarının birbirine bağlı yapışık hücreleri ayırması, gözeneklerin açılarak temizlenmesini sağlar.

    Üstün dereceli meyve asitleri: Glikolik Asit ve Laktik Asit

    Kimyasal peeling çeşitleri içinde en yaygın olarak kullanılan peeling ajanları kısaca AHA’lar olarak tanıdığımız Alfa Hidroksi Asitler yani Meyve Asitleridir. AHA’lar içinde en iyi bilinenleri ise Glikolik ve Laktik asitlerdir. Kimyagerler bunlara, “Üstün dereceli asitler” derler. Bu tedaviler hastalar açısından da, doktorlar tarafından da güvenle yürütülen ve son derece popüler olan uygulamalardır. Tedavi süresi içinde hastanın günlük yaşamını değiştirmesini gerektirmez. O kadar ki, Glikolik asit peelingleri , “ öğle tatili peelingleri” veya “mini peeling” ler olarak ün salmıştır. Akne tedavisi, genişlemiş gözenekleri daraltmak, cilt lekeleri ve cildi yenilemek daha ziyade Glikolik asitlerin işidir. Ama esas ihtiyacınız nemlendirme ise, Laktik asit daha etkilidir.

    Glukonakton göz çevresinde bile kullanılabilir

    Glukonolakton henüz daha seyrek kullanılan ama çok önemli bir peeling ajanıdır. Nispeten yeni ürünler sayılan, ikinci nesil meyve asitlerindendir (PHA).

    Glukonakton en duyarlı ve sorunlu ciltlerde hatta göz çevresinde bile güvenle kullanılabilir. Kaşıntıya, kızarıklığa ve tahrişe neden olmayacak kadar hassastır. Güneş ışınlarına karşı duyarlığı arttırmaması ve esmer hastalarda daha rahat kullanılması ise onu imtiyazlı bir peeling haline getirir.

    6-10 seans genellikle yeterlidir

    Kimin kaç peeling seansına ihtiyacı olduğu, doğal olarak, tedavi edilecek soruna bağlıdır. Ben genellikle, hastalarıma her yıl 6-10 seans hafif peeling yaptırmalarını öneriyorum. Bu yoğunlukta bir tedavi, ortalama bir cildin her açıdan düzene girmesi için yeterlidir. Hidroksi asitlerle yapılan yüzeysel peeling seansları, ortalama 7 gün ara ile yürütülür. Hastanın ihtiyacına göre bu aralıklar uzatılabilir. Ancak alttan gelen yeni hücrelerin yüzeye erişmesi en az 5 gün sürdüğü için, bu süreç dolmadan tekrar peeling yapılması doğru değildir.

    Nelere dikkat etmelisiniz!

    Peeling yaptırmadan önce ve uygulamadan sonra doktorunuzun size bazı uyarıları olacaktır. Bunlar içinde en önemlisi, güneş ve solaryumdan sakınmaktır. Hafif peeling’lerde 2 hafta, orta dereceli peeling’lerde 1 ay, Lazer-Fenol gibi derin peeling’lerde 6 ay süreyle güneşten korunmak gerekir. En hafif peelingleri bile yazın yapmama nedenimiz budur. Peeling yapılan her cilt hassaslaşır. Bu nedenle bazı ilaçlara ve kimi kozmetiklere karşı da tedbirli olmanız gerekir. Cildinizde tahriş, sıyrık, yanık, uçuk varsa veya yeni tıraş olduysanız peeling seansı ertelenir. AHA ve BHA Peelingleri esmer ciltlerde, geçici olarak hafifçe küllü bir renk yaratır. Bunu önceden bilmenizde yarar var.

    Yazının devamı...

    Sivilcelerden ne yaparak uzak kalınabilir?

    Sivilce sadece ergenlik sorunu mudur?

    Genelde sivilceler ilk ergenlik döneminde görülmeye başlar. Ama sonrasında stres, aşırı ilaç kullanımı, enfeksiyonlar, kötü hijyen şartları, yanlış kozmetik kullanımı ve erkeklerde sakalda görülen kıl dönmeleri sivilcenin sebepleri arasında sayılabilir.

    Sivilceleri azaltabilmek için bir diyet var mıdır?

    Kısaca insülin direncini artıran tüm gıdalar sivilce yapar. Beslenmenin önemi cilt sağlığında inkar edilemez şekilde önemlidir.

    Güneşten koruyucular sivilce yapar mı?

    Artık tek çeşit güneşten koruyucular yok. BB, CC ve DD gibi çeşitlere sahip güneş koruyucuları ile cildimize en uygun olanı seçmek kolay. Ayrıca sivilceli ciltler için özel çıkarılmış kremlerde mevcut. Ama sıradan, özelliği olmayan güneş koruyucuları siyah noktada, sivilcede yapabilir.

    Sivilcelerimi kurutmak için güneşlensem çare olur mu?

    Güneş kısmi olarak sivilceli bölgede peeling etkisi yapabilir. Ama yağlı bölgeyi kurutacağı için aynı zamanda lekenin oluşmasına sebep olur. Güneş güçlü bir ışık kaynağıdır. Özellikle de kırmızı ten rengine sahip kişiler güneş ışınını daha fazla çekip, daha çok sorun yaşayabilirler.

    Sivilce izlerinden kurtulmak mümkün müdür?

    Sivilce izleri kırmızı, kahverengi ya da çikolata renginde olabilir. Bu izlerden kurtulmak için; peeling, mikrodermabrasiyon, fraksiyonel lazer, CO2 lazer, iğneli RF, dolgu, mezoterapi, dermaroller rahatlıkla uygulanabilir.

    Sivilce düşmanı yiyecekler

    Baklagillerle zenginleştirilmiş, meyve ve sebze açısından zengin sağlıklı beslenme cilde çok iyi geliyor. Sivilcesiz, sağlıklı bir cilt için yenmesi gerekenler: Elma, enginar, badem, fındık, tatlı kavun, barbunya, mercimek, kuşkonmaz, fasulye, armut, yoğurt, domates, ıspanak, ay çekirdeği, kiraz, vişne, kabak, kereviz, brokoli, brüksel lahanası, mantar, zeytin, zeytinyağı, istiridye, karnabahar, nohut, balık - kabuklu deniz ürünleri, somon, nar, hindi. Ayrıca, kahve yerine yeşil çay içmek, günde 8-10 bardak su tüketmek, ıhlamur ve rezene gibi bitki çayları içmek de sivilce oluşmasını engeller.

    Sivilce yapan yiyecekler

    Çikolata, dondurma, sosis ve dondurulmuş hazır et yemekleri, Muz, ekmek, kek, şekerleme, kurabiye, mısır, patates kızartması, sosisli sandviç, pirinç, pizza, makarna, margarin, meyve suları, puding, krakerler-cipsler, pasta, krem peynir, kızarmış yiyecekler, tatlı içkiler sivilce oluşumunu hızlandırır.

     

    Yazının devamı...

    Cevapları çok merak edilen 10 soru

    Botoks uygulamanın bir yaşı var mıdır?

    Aşırı kaşını çatan gençlere ne kadar çabuk müdahale edilirse o kadar iyi sonuçlar alınır. Botoks nihayetinde bir ilaçtır. Tiki ve migreni olan ya da aşırı mimiklerini kullananlar için yaş sınırı yoktur.

    Estetik yaptırmanın bir yaşı var mıdır?

    Herkesin kas, cilt yapısı ve hayat tarzı aynı değildir. Ciltte kırışma özellikle de kuru ciltlerde 18-20’li yaşlarda başlayabilir. Estetiğe ne zaman ihtiyaç varsa o zaman uygulanabilir. Özellikle buluğ çağı hariç!

    Botoks yaptırdığımı kimse fark etmedi, bu iyi bir şey mi?

    Esasında en ideal tedavi şekli budur. İnsanlar sizin sadece yüzünüzün rahatlamış ve dinlenmiş görüntüsünü beğenir. Dışarıdan bakan gözlerin sizin hangi işlemi yaptırdığınızı fark etmemesi, tedavinin ne kadar da doğal olduğunun bir sonucudur.

    Yüzüme müdahale ettirmek yerine pahalı kremler sürsem yeterli olmaz mı?

    Öncelikle şunu iyi bilmelisiniz ki, hiç bir krem deriden emilmez. Kozmetik alanında çalışmalar, kremlerin deri altına nasıl yayılacağı üzerinedir. Zaten bugün kullandığımız ultrason, radyofrekans, dermaroller gibi cihazlar bu çözüm için vardırlar. Nano teknolojiyle üretilen kremler dahil bugün henüz derinin alt tabakasına geçebilecek bir çözüm yoktur. Sonuçta bugün ne kadar pahalı bir krem de alıp uygulasanız, yaptığımız işlemlerin yerine hiçbirisi geçemez.

    Makyaj yapmanın doğru zamanı var mıdır?

    Gündüz ve gece makyajınız farklı olmak zorundadır. Öncelikle şunu bilmelisiniz, makyaj sadece boyanmak değildir, biraz da sanattır. Aşırı makyaj bir insanı güzel göstermez. Yazılı olmayan kurallarına sadık kalmak gerekir. Yoksa sadece boyanmış ve olduğunuzdan daha yaşlı görünmekten başka bir işe yaramaz. Akşam gündüz ki makyajınızı yenilemek yerine baştan yapmanız daha doğrudur. Yüzünüzü temizlemekle işe başlamalısınız. Çünkü temiz yüzde makyaj daha güzel durur. Ayrıca işlemler sonrası hemen makyaj yapmayın. Özellikle de lazer işlemini makyaj ile kapatmaya çalışmayın. Ama basit enjeksiyon işlemlerinden 30 dakika sonra makyajınızı rahatlıkla yapabilirsiniz.

    BB krem nedir?

    BB kremin açılımı Blemish Balm veya Beauty Balm’dır. BB kremleri, ciltte anında pürüzsüz bir görünüm elde ederken aynı zamanda cildi içsel ve çevresel zararlı etkenlere karşı korur. BB kremin en belirgin özelliği cilt rengini düzenlemektir.

    CC krem nedir?

    Color Control cream olarak da bilinen CC krem, Kore’de formüle edilip geliştirilen ve BB kremin geliştirilmiş ve inceltilmiş halidir. CC kremin en belirgin özelliği yüzdeki farklı renk tonlarını eşitlemektir. Ayrıca cilt kızarıklığı (burun ve alın bölgesinde), nemlendirici, güneş koruyucu, renklendirici, cilde faydalı özellikler ve bazı markalarda yaşlanmayı geciktirici olarak anti-aging özelliği olanları da vardır.

    DD krem nedir?

    Daily Defense ya da Double Defense olarak adlandırılan bu kremler vitamin içerirler. Yoğun ve derinlemesine nemlendirme özelliğiyle cildi yaşlanma ve dış etkenlere karşı korur. İçeriğinde; cilt sıkılaştırıcılar, bitkisel maddeler, aydınlatıcı ve canlandırıcı içerikler, anti aging içerikli antioksidanlar, matlaştırıcı ve sivilcelere karşı antibakteriyel içerikler de mevcuttur.

    Stres cilde nasıl etki eder?

    Stres ter bezlerinin daha fazla çalışmasına, avuç içlerinin, koltuk altlarının soğuk ve daha fazla terlemesine sebep olur. Kimilerinin saçlarındaki kepek sorunun ana sebebidir. Yine saçlarda beyazlama ve az uzamaya neden olur. Ciltte özellikle burun ve çenede kızarıklık görülebilir. Yoğun stres, alerjik reaksiyonlar olarak geri dönebilir. Ciltteki bir diğer tepki ise sivilcelerdir.

    Lazer tedavisi yaptırmanın bir mevsimi var mıdır?

    Yakın coğrafyamızdaki bir çok ülkede zaten kış ayı yoktur. Hep güneşli günler geçirmelerine rağmen lazer tedavileri sıkça uygulanır. Bizim gibi birçok iklimi bir arada yaşayan ülkelerin avantajı olan kış ayını doğru kullanmanın bir sonucudur. Güneşe dikkat edildiği sürece sorun yaşanmaz. Özellikle öğrenci ve öğretmen hastalarımız yaz aylarını tercih ediyorlar.

    Yazının devamı...

    E vitaminini yakından tanıyalım mı?

    Ayrıca kadınlarda vajina kuruluğunu önlemekte ve libidoyu güçlendirmektedir. Seks hormonları ve büyüme hormonu üretim zinciri ile kimyasal olarak ilişkilidir. Adet öncesi sorunlarında ve menopoz sonrasında yaşanan sıkıntılar E vitamini ile hafifletilebilmektedir. Bu vitamin düzenli kullanıldığında prostat kanserleri % 32 oranında önlenebilmektedir. E-A vitaminleri ile çinko bir araya geldiğinde, seks hormonlarının seviyesini yükseltir ve üreme bezlerinin işlevlerini geliştirir.

    Geceleri araba kullanmakta zorlanıyor musunuz?

    E vitamini gerçekten çok etkili bir antioksidandır. Bağışıklık sistemini geliştirir, hücre yenilenmesine yardımcı olur, kıkırdak yetersizliğini önler, yaşlanma sürecini geciktirir ayrıca yaraların iyileşmesine katkıda bulunur. E vitamini içeren kremler raflardaki yerini almadan önce, kadınlar göz altlarına ve ciltlerinin kuru bölgelerine, E vitamini kapsüllerini açıp sürerlerdi. Bu vitaminin cildi güzelleştirdiği ve ince çizgileri azalttığı çok eskiden beri bilinirdi. Geceleri araba kullanmakta zorlanıyor musunuz? O halde size E vitamini almanızı tavsiye ederim. E vitamini gece görüşü sorunlarını düzeltir.

    E vitaminini kullanırken nelere dikkat etmek gerekir?

    E vitamini, yağda eriyen bir vitamindir ve en çok zeytinyağı, soya yağı, ayçiçeği yağı, tereyağı, krema ve Hindistan cevizinde bulunur. Doktorunuz başka bir miktar önermiyorsa, günde ortalama 400 IU E vitamini alınması yararlıdır. Bazı durumlarda 800 IU’ya çıkarılabilir. Cinsel performansınızı arttırmak için doktorunuz E vitamininin yanı sıra, günde 10 mg. A vitamini ve 10-20 mg. arasında çinko da önerebilir. Yalnız E vitamininin aynı aspirin ve komadin gibi kanı inceltme eğilimi olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Bu nedenle ameliyatlardan önce alınması konusunda doktora danışmanız gerekir. Bir de eğer kolesterol düşürmek için ilaç alıyorsanız yine E vitamini almadan önce doktorunuzun fikrini sormanızda yarar var. Çünkü E vitamini birçok kolesterol ilacında bulunan statinlerin etkisini azaltır.

    Yazının devamı...

    Gözaltı torbaları neden olur, nasıl kurtulunur?

    Bir çok kişinin göz torbası vardır. Ve bu şikayet çok yaygındır. Şikayetlere baktığımızda...

    Gözaltı torbaları neden olur?

    Gözaltı morluklarının ve torbalarının altında yatan nedenlerin çoğu doğru beslenme ile düzeltilebilir. Ancak, bazıları tıbbi müdahale gerektirir.

    Gözaltı torbalarından nasıl kurtulursunuz?

    1- Gün içinde yeterli miktarda su içtiğinizden emin olun

    Çiğ meyve ve sebzeler de vücudunuzun göz torbaları oluşmasına yol açabilir. Toksinleri ve kirleri kendisini temizlemek gerekir ki bunun yolu da çok miktarda su içmekten geçer.

    2- Demir takviyesini eksik etmeyin

    Üzüm, ıspanak, brokoli, kurutulmuş meyve yiyerek ekstra demir alın. Ayrıca, direk demir takviyesi de olabilir.

    3- Tüm gıdalardan mümkün olduğunca tüketin

    Muz, çilek, kavun, domates, papaya ve yoğurt gibi potasyum açısından zengin gıdalar suyu tutmanıza yardımcı olur. Vitaminler (A, E, C), havuç ve koyu yeşil yapraklı sebzeler, turunçgiller, biber, fındık, tohum ve soğuk preslenmiş yağlar gibi doğal gıda kaynakları oldukça faydalı olacaktır.

    4- Bazı ürünlerden uzak durun

    Alkol, kahve, beyaz şeker, peynir, kızarmış gıdalar, gazlı içecekler, beyaz un, et suyu, tuz, soya sosu ve monosodyum glutamat içeren besinler gibi sıvı tutumunu teşvik eden içeceklerden kaçının.

    5- Yüz egzersizi uygulayın

    Her zaman yapabileceğiniz bir yüz egzersizi olsun. Gözlerinin altındaki torbaları azaltmak için, burun deliklerinize iki parmağınızı koyun ve on saniye için iki tarafada hafif basınç uygulayın. Ya sürekli bu noktalarda basın ya da küçük dairesel hareketlerle parmaklarınızı oynatın. Beş kez tekrarlayın. Bu akupresür noktalarında basılması, toksinlerin vücuttan atılmasını başlatacağından göz torbaları için faydalıdır. Yedi sekiz saat uyku gözlerinizin ihtiyacını karşılamaya yetecektir.

    6- Sigaradan uzak durun!

    Belki kendiniz sigara içmiyor olabilirsiniz. Ama pasif içici olanların da gözleri etkilenir. Hele bazı insanlar sigara dumanına karşı daha şiddetli tepki gösterirler. Gözleri kanlanır ya da yaşarmaya başlar. Etrafınızda tiryakiler varsa, elinizden geldiğince açık havaya çıkın. Hele kendiniz içiyorsanız, hiç olmazsa aldığınız C vitaminini arttırın. Çünkü yaktığınız her sigara sigara vücudunuzdaki C vitaminini tüketir!

    7- Alerjiye ortam hazırlamayın!

    Alerjiler o kadar arttı ve çeşitlendi ki inanamazsınız. Gerçi bunda şaşılacak bir şey yok. Hayatımız her geçen gün daha fazla stres, daha fazla kimyasal katkı ve ilaçlarla doluyor. Çevre kirliliği artıyor ve dolayısı ile alerji nedenleri çoğalıyor. Gözaltı torbaları da çevresel bir alerjene veya yediklerinizle ilgili bir alerjiye bağlı olabilir. Tamam, çok şiddetli tepkiler göstermiyor olabilirsiniz ama belki sık sık burnunuzun akması da bir belirtidir.

    8- Yatış şeklinize önem verin

    Sabahları gözlerinizin altı daha mı fazla şişiyor? Belki de başınızın altına 1 yastık daha koymanızda yarar olabilir. Başınızı biraz yükseltince yüzünüzdeki ödemler inebilir, deneyin.

    9- Doğru oranda sodyum alın

    Doktor kontrolünde sodyum alımına devam ediniz. Ortak kural her gün sodyum 2.000 miligram aşmamak kaydıyla…

    Yazının devamı...

    Hidroksiapatit’in, ‘’V’’ şeklinde yüze sahip olmada etkisi

    Yapılan klinik çalışmalara bakıldığında Hidroksiapatit'in üst düzeyde güvenilir bir ürün olduğu ortaya çıkmıştır. 2004 yılında "CE" ve 2006 yılında "FDA" onayı alan bu ürün, klinik ve güvenlik çalışmalarında yaklaşık 25 yıllık bir veriye sahiptir.

    Hidroksiapatit'in deneyimli hekimler tarafından uygulanması son derece kolay ve ağrısız olup yaklaşık 15 dakika sürmektedir. Öğlen arası uygulamalar olarak bilinen bu tarz uygulamalar, çok ince uçlu iğneler ile yapılıp sonuçlar anında görülmektedir. Kişinin yüzünde 5-10 yıllık gençleşmeler ile sonuçlanmaktadır. Ayrıca ürün doğal kolajen oluşumunu sağlayarak sonuç verdiği için kişinin mimiklerini ve doğal görünümünü herhangi bir şekilde etkilememektedir. Hidroksiapatit hakkında genel bir giriş yaptıktan sonra şimdi de ayrıntılı olarak inceleyelim...

    "V etkisi"

    Pek çok kadın sorunun farkında: Cildinizi genç tutmak için çok özenli davrandınız ama artık günlük kremler, düzenli egzersizler, sağlık diyetleri, içilen litrelerce su yetersiz kalmaktadır. Makyaj da artık yaşlanma izlerini ortadan kaldırmaya yetmemektedir.

    Cildin yenilenmesini sağlayan hücre bölünmesi yirmili yaşlarımızın sonlarına doğru yavaşlar. Cilt nemini ve esnekliğini kaybeder. İlk olarak göz ve ağız etrafında ince çizgiler belirmeye başlar. Artık yüz eskiden olduğu gibi gergin ve pürüzsüz değildir.

    Bilimsel araştırmalar bu soruna bir çözüm sunuyor: Hidroksiapatit etkinliği klinik olarak kanıtlanmış çift etkili dermal dolgu ürünüdür. Dolgu maddesi kırışıklıkları anında pürüzsüz hale getirir. Daha sonra, güçlü kolajen uyarımı cildin kendini yenilemesine yardımcı olur. Bu etkiyi “V etkisi" olarak adlandırıyoruz.

    Genç yüz ”V” şekline sahiptir

    Yüz ne kadar genç görünürse, deri o kadar sıkıdır ve konturları belirgindir. Genç kişilerde yüz simetrik görünüme sahiptir, “V” şeklindedir. Yaşlanma ile birlikte ”V” şekli tersine döner. Genleriniz ne kadar iyi olursa olsun, her cilt tipi sonunda düzgün yapısını kaybeder. Yüz oranları bozulur ve yüzün hacmi azalır. Yanaklar aşağı doğru sarkar, dudak çeneye doğru ve yüz aşağıya doğru genişler.

    Sonuç: Genç “V” yavaş yavaş tersine döner ve kendinizi ne kadar genç hissederseniz hissedin, yaşınız görünür bir hal alır.

    Hacim ve konturlar için "Hidroksiapatit"

    Kırışıklıkların tedavisi için kullanılan yöntemler ve ürünler çoğu kez genç ve canlı görünümü geri kazanmak için yeterli olmaz. Yerçekimine karşı gelmek ve genç bir görünüme yeniden kavuşmak için yüz, gerçek hacime ihtiyaç duyar. Hidroksiapatit'in, uygunlandığı bölgelerdeki hacimi eski haline getirir. Derin kırışıklıklar, çökük ya da sarkık yanaklar yok olur ve doğal yüz konturları geri döner.

    Yaşlanma ile azalan, yüz ve el hacimlerini geri kazanın

    Deride yaşa bağlı nem eksikliği ve hücre yenilenmesindeki yavaşlama, esneklik ve ton düzensizliklerine yol açar. Bunun sonucunda başta burun ve ağız etrafında, bazen de yanakta derin kırışıklıklar ortaya çıkar. Aynı zamanda, derinin gerginlik ve düzgünlüğünü sağlayan deri altındaki ince yağ tabakaları yavaş yavaş parçalanır. Bu hacim kaybı özellikle elmacık kemikleri ve yanakta belirgindir. Sonuçta daha doğal görünüme sahip canlı bir yüz ortaya çıkar. Derimiz gerginliğini kaybettikçe, çene hattı sarkmaya başlar.Bu durum deri altındaki yaş dokusunun kaybıyla ilintilidir. Kaybın giderilip bölgenin doldurulması, çene hatlarını yeniden belirginleştirir ve yüze yeniden genç ve güzel bir şekil verir.

    Yazının devamı...