• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Botoks gerçekten mucizevi bir ürün müdür?

    Cümle de ne kadar da güzel vaatler var ve hızlı da… Bu mucize gibi durumu yapan şeyin botoks olduğunu biliyor musunuz?

    Botoks hangi sorunları giderebilir?

    Botoks hangi sorunlara çare değildir?

    Gülme çizgileri denilen, burun kenarından dudağa uzanan (nasolabial) çizgilerde, dudakları ve yanakları dolgunlaştırmada, elmacık kemikleri belirginleştirme de botoks yardımcı olamaz.

    Ufalan, aşağı sarkan dudakları güzelleştiremez,

    Çöken avurtları dolgunlaştıramaz.

    Botoks, dolgu mu demektir?

    Yorgun olduğunuzda sizin de fark ettiğiniz bazı hafif çizgiler belirir, bunlar zamanla derinleşirler. Botoks bu mimikleri kısıtlayarak hem görünümü düzeltir hem de çizgilerin derinleşmesini önler. Botoksun en etkili olduğu yerler, mimikler sonucunda oluşan hareketli çizgilerdir. Bunlar genellikle alında, kaşların arasında ve göz kenarlarında ortaya çıkar. Özellikle alın ve göz çevresindeki çizgilerde çok etkilidir. Mimikler kısıtlandıkça, hem alışkanlıklar değişir hem de kaslar dinlenerek toparlanırlar. Bunun sonucunda kırışıklıklar gerçekten azalır ve botoks ihtiyacı seyrekleşir.

    Dolgular ise zamanla kolajen kaybına bağlı olarak çöküntüye uğrayan, büzülen, cilt altındaki dokuları azalıp boşalan ve sarkan yerleri dolgunlaştırmak için kullanılır.

    Botoks yaptırmak tehlikeli midir?

    Botoks bir bakterinin ürettiği zararlı olmayan zehirdir, her şeyde olduğu gibi sadece yüksek dozlarda zararlı olabilir. Örneğin bunun için de 25-30 şişe (2500-3000 ünite) alınması gerekir. Çünkü bir şişe de sadece 100 ünite bulunur. Kozmetik kullanımında dozaj yaklaşık 50 ünite yani yarım şişedir. Bu miktar tamamen güvenlidir. Birde botoksun felç etkisinden korkulur. Halbuki bu etki tamamen geçicidir. 3-4 ay sonra tamamen kaybolur. Felç sonrasında oluşan kas bozukluklarının düzeltilmesinde, şaşılığın giderilmesinde, sırt ağrılarında kullanımı tıp otoriteleri tarafından onaylanmış bir üründür.

    Yazının devamı...

    Saçın sağlıklı ve bakımlı olmasını sağlayan doğal kürler

    - Saçlarınıza tarz yaratın!

    - Saçınızın ihtiyacı olan besleyici maddeleri sağlayın.

    - Önce kendinizi sonra saçlarınızı susuz bırakmayın!

    Jojoba yağı

    Jojoba yağı, minoksidile doğal bir alternatiftir. Bir çöl bitkisinden yapılan jojoba yağı kafa derisindeki kan dolaşımını düzenleyebilir. Saçlarınızı şampuanladıktan sonra saç derisine birkaç damla yağ damlatın ve masaj yapıp bir gece bekletin. Gözlerinize temas ettirmemeye dikkat edin, eğer herhangi bir tahriş meydana gelirse kullanmayı kesin. Şampuanlamayı sabah yapmanızı öneririm.

    Saw palmetto

    Saç dökülmesine karşı piyasada satılan ilaçların %90’ının ana maddesi saw palmetto’dur. Saw palmetto, erkeklerde DHT (erkek tipi saç dökülmesine de neden olan erkeklik hormonu türevi-dehidrotestosteron) oranlarını düşürerek prostata iyi geldiği bilindiğinden bir saç ilacı olarak da çok tutulmuştur. Prostat rahatsızlıkları ve saç dökülmesi birçok yönden birbiriyle bağlantılı olduğundan saw palmetto birçok herbalist tarafından saç dökülmesine karşı satışa sürülmüştür. Saw palmetto vücudunuzda üretilen DHT oranlarını azaltmaya yardımcı olur. Bu arada, saw palmetto’nun da yan etkileri olduğu bilinmelidir. Anne karnındaki bebeğe zarar verebileceğinden hamile kadınlar saw palmetto’dan uzak durmalıdır. Saw palmetto’nun, nadir de olsa bazı durumlarda kanamalara, idrara çıkmakta zorluğa, prostat şişmesine ve idrarda kanlanmaya yol açtığı bilinmektedir.

    Isırgan otu

    Tazesi ya da kurusu hiç farketmez, ısırganı kaynatıp saçlarınızı o suyla yıkadığınızda göreceksiniz ki parlaklık kazanacak. Ayrıca bir kaç yıkama sonunda istediğiniz etkiyi görmeye başlayacaksınız.

    Çam terebentin yağı

    Çam terebentin yağı tüm aktarlarda satılır. Küçük bir şişede satılan bu yağı yarım litre şampuana ekleyebilirsiniz. Ya da hafta 2 kez saç diplerine uygulayabilirsiniz. Saç uzatma konusunda oldukça etkilidir.

    Sarımsak

    Sarmısak saç uzatmada ve gürleştirmede oldukça etkilidir. Doğal saç uzatma yöntemleri arasında en çok bilinenler arasındadır. Dövdüğünüz yaklaşık 15 diş sarımsağı saç diplerinize yedirin ve bir iki saat kadar bekletin, kokusu kötü olabilir ama etkisi oldukça büyüktür.

    Papatya suyu

    Taze toplanmış ya da kurutulmuş papatyaları kaynatarak suyunu yarım saat saçlarınızda bekletirseniz saçlarınızın rengi canlanır.

    Yumurta ve zeytinyağı karışımı

    Yumurta ve hakiki zeytinyağını karıştırarak bir maske elde edin. Haftada 2 kez bu karışımı saçlarınıza uyguladığınızda hem saçlarınız uzar hem de canlılık kazanır.

    Sağlıklı saçlar için maskeler

    Dökülen saçlar için zerdeçallı maske;

    Karışımı 30 dakika saçın zayıf bölgelerinde beklettikten sonra yıkayın. Ayda 2-3 defa uygulayın.

    Avokadolu bakım maskesi;

    İki malzemeyi iyice karıştırın ve kuru saça uygulayın. Saçınıza bone takın ve sıcak havlu ile destekleyin. Böylece saça daha hızlı etki eder. 10-20 dakika bekledikten sonra şampuanla yıkayıp durulayın. Kuru ve zarar görmüş saçlar için haftada bir defa uygulamaya başlayın. Saç kendine gelince 3 haftada bir defa uygulayın.

     

    Yazının devamı...

    Evde kendi toniğinizi hazırlamak ister misiniz?

    Tonikler gözenekleri sıkıştırır. Aslında gözeneklerin kas yapısı olmadığı için açılıp kapanması veya sıkışıp gevşemesi söz konusu değildir. Ölü doku artıkları, sabun artıkları ve kir, ciltteki gözenekleri tıkayarak açılmasına neden olur. Toniklerin içinde bulunan maddeler cildi biraz tahriş ettiği için dokular hafifçe şişer. Bu tepki gözenekleri geçici bir süre için sıkıştırır.

    Tonik seçimi nasıl yapılmalıdır?

    Tonik seçerken dikkatli olmak gerekir. Bazı tonikler alkol içerir. Akneli, genç ve çok yağlı ciltlerde hafif alkollü tonikler tercih edilebilir, ama genelde alkolsüz tonikleri tercih etmek gerekiyor. Kullanımdan sonra hafif bir yanma ve ferahlık hissi oluşur. Bu his kısa sürede etkisini kaybeder. Tonik uyguladıktan sonra cildinizde aşırı yanma, kızarıklık, kuruluk ve kaşıntı meydana geliyorsa kesmelisiniz.

    Tonik cilde nasıl uygulanır?

    Cildinizi temizledikten sonra (jel, sabun veya losyonla) temiz bir makyaj pamuğunu tonikle ıslatın. Çizmeden ve bastırmadan yavaşça cildinizin üzerinde gezdirin. Pamuğun üzerinde makyaj artıkları görürseniz işlemi tekrarlayın. Cildinizin temiz olduğuna eminseniz artık nemlendiricinizi sürebilirsiniz.

    Evde yapabileceğiniz kolay tonik tarifi

    Greyfurtu kabuğuyla beraber küçük küçük doğrayın, maydanozları ince ince kıyın. İkisini beraber suyun içine koyun ve 5 dakika kaynatın. Süzgeçten (ya da tülbentten) geçirdikten sonra şişe içinde buzdolabında saklayın. Bu formül lekeli ciltlerde çok etkilidir.

    Hassas ciltler için tonik tarifi

    Limon çiçeğini ve üzüm çekirdeğini öğütücüde iyice öğüttükten sonra suda kaynatın.

    Ağzını kapatarak 20 dakika demlenmeye bırakın. Süzdükten sonra şişeye doldurup 15 gün boyunca kullanabilirsiniz. Bu karışım buzdolabında saklanabilir. Yorgun bir günün sonunda küvet suyuna eklerseniz rahatlatır ve ferahlık verir.

    Normal ciltler için naneli tonik

    Bütün malzemeyi karıştırıp, oda sıcaklığında 2 saat bekletin. Süzdükten sonra cam kaba koyup tonik olarak kullanabilirsiniz.

    Yağlı ciltlere tonik

    Limonu ve oğul otunu iyice doğradıktan sonra suda kaynatın. Kaynayınca kapağını kapatarak 20 dakika demlenmeye bırakın. Süzdükten sonra soğutun ve maden suyunu ekleyin. 7 günlük toniğiniz hazır.

     

    Yazının devamı...

    Estetik hakkında aklınıza gelen sorulara bazı cevaplarım var!

    Estetik sonrası pişman olur muyum?

    Kendinden emin olmayan hastalarımıza kökten çözümleri önermeyip, daha çok hafif ve geçici işlemleri yaptırmalarını öneriyoruz.

    Estetikte moda olur mu?

    Olur ama bunu abartmamak gerekir. Size yakışan şeyi çok demode olmadığı sürece yapmanızda bir sakınca yoktur. Ve en önemlisi geçici şeyler yapmak faydanıza olacaktır.

    Yüzüme müdahale ettirmek yerine pahalı kremler sürsem yeterli olmaz mı?

    Öncelikle şunu iyi bilmelisiniz ki, hiç bir krem deriden emilmez. Kozmetik alanında çalışmalar, kremlerin deri altına nasıl yayılacağı üzerinedir. Zaten bugün kullandığımız ultrason, radyofrekans, dermaroller gibi cihazlar bu çözüm için vardırlar. Nano teknolojiyle üretilen kremler dahil bugün henüz derinin alt tabakasına geçebilecek bir çözüm yoktur. Sonuçta bugün ne kadar pahalı bir krem de alıp uygulasanız, yaptığımız işlemlerin yerine hiçbirisi geçemez.

    Çevremdekiler estetik yaptırırsam ne der?

    Kendinizden emin değilseniz işlemleri yavaş yavaş yaptırmanızda yarar vardır. Siz kendinizden emin ve mutlu olursanız, çevreniz pekte umrunuzda olmayacaktır.

    Estetik işlemler sonrası neler yapılmalı ya da yapılmamalıdır?

    Bir çok dermatolojik işlem öğle arası gerçekleşir ve sonrasında hasta hayatına kaldığı yerden devam eder. Ama işlem sonrası morarma ya da şişlik oluştuysa buz uygulanması ve akşam yatarken de yastığın yüksek tutulması gerekmektedir. Ayrıca uygulama bölgesinin mikrop kapmaması içi havuza girilmemeli, kuaföre ve spor salonuna gidilmemelidir.

    Estetik kesin çözüm değilse neden yaptırayım ki?

    Neden eviniz tekrar kirleneceği halde temizlik yaparsınız! Yaşlanma siz yaşadığınız sürece devam eden doğal bir durumdur. Yaşlanmayı önleyemezsiniz sadece yaptıracağınız müdahaleler ile erteleyebilirsiniz.

    Estetikte küçük mü, radikal müdahaleler mi gereklidir?

    Bu durum kişinin karakterine, zamanına, sosyal konumuna göre değişir. Yoğun iş yaşamı içinde olanlar daha küçük ve sık yapılan müdahaleleri seçerken, zamanı daha bol kişiler köklü uygulamaları tercih ederler.

    Estetik tedavilerde seans sayısı belli midir?

    Seanslar yapılan işlemlere, yaşa ve ihtiyaçlara göre değişkendir. Ayrıca hastanın talebi de önemlidir. Kimi değişimi hızlı görmek isterken kimi de yavaş yavaş değişimden yanadır.

    Estetik için geç kalmış olabilir miyim?

    Bugün bu yazıyı okuduğuna göre hala geç değil. Pes etmek yok, her gün bugündür.

    Estetik yaptırılarak kaç yaş gençleşilir?

    Kişiden kişiye cevabımız değişir. Kaç işlem yaptırdığınıza, yaşam şeklinize, ruhsal dönemlerinize göre sürekli değişiklik gösterir. Ama ortalama 5 - 10 yaş arası gençleşmek mümkündür.

     

    Yazının devamı...

    Günde 3 litre su içerseniz, cildinizde neler olur?

    Enerjik olma ve kendini iyi hissetme

    Su alımını artırdıktan sonra enerji seviyesi gözle görülür şekilde insanlarda artmaya başlamış. Ayrıca su içenler sabahları daha dinlemiş ve kendini daha iyi hissederek uyanmışlar.

    Daha nemli cilt ve tokluk hissi

    Dudaklar, eller ve ağız etrafındaki deri normalde kuruyken, günlük su tüketimi sayesinde daha nemli bir görüntüye kavuşmuş. Ayrıca mide dolu olduğu için daha az açlık çeker duruma gelmiş.

    Görmede netlik ve göz kuruluğunda azalma

    Günde en az 3 litre su içen kişilerin görmelerinde netlik kazandıkları da görülmüş. Lasik göz ameliyatı sonrası göz kuruluğu ve arada görüşünde bulanıklık yaşayanlarda ilginç şekilde göz kuruluğu azalmış, görüşlerinde netlik artmış.

    Cilt renginde ton farklılıkları ve göz altı torbalarında ufalma

    Cilt renginde ton farkları görülürken, su alımı ile birlikte göz altlarındaki torbalarda da sönmeler görülmeye başlanmış. Ayrıca rosace (Gül Hastalığı) kızarıklarında gözle görülür açılmalar meydana gelmiş.

    Parlak, ışıldayan ve güneş karşısında daha az kuruyan cilt

    Cildin ışıldaması matlıktan, parlak bir görünüme kazanması da su tüketimini aksatmayan kişilerde görülen sık sonuçlardandır. Güneşe maruz kalmalarına rağmen ciltleri daha az kurumuş, daha önce yaşadıkları güneş problemleriyle daha az karşılaşmışlardır.

    Toksinlerden kurtulmak

    Su içen kişilerin vücutlarındaki toksinler, özellikle de sağlıklarına zarar verebilecek olanlardan bu şekilde kurtulmak mümkündür. İdeal, günde içilecek 3 litre su ile sağlıklarını iyileştirmek için vücutlarındaki toksinleri temizleyebilmeleri mümkün olabilmektedir.

    Esnek bir cilde sahip olma

    Ciltlerinde elastikiyet eksikliği olanlar su içerek bu süreci tersine çevirebiliyorlar. Ciltteki su eksikliği de tenin yavaşça çekilip bırakılmasıyla kolayca anlaşılmaktadır. Çekme sonrası cilt eğer toparlanmıyorsa nemlendirme ve hücrelere su verilmesi gerekmektedir, bunu da düzenli su içerek sağlayabilirsiniz.

    Eğer önerilen günlük su miktarını içtiğiniz halde cildiniz istediğiniz düzeyde değilse, bunu daha fazla su içerek düzeltemezsiniz. Ama peeling yoluyla cilt bakım rutininize nemlendirmeyi dahil etmek ve hemen ardından etkili bileşenlerle bir serum yaptırmak, cildiniz üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır. Ek olarak, sıcak su ile temastan kaçınarak, su açısından zengin gıdaların alımını artırarak ve potansiyel olarak evinizde bir nemlendirici kullanarak cildinizin nemli kalmasına yardımcı olabilirsiniz. Son olarak aklınıza takılanlar için cildinizin ihtiyaçlarına göre özel öneriler almak adına bir dermatologu ziyaret etmeyi düşünmelisiniz.

    Yazının devamı...

    Doğru beslenerek saçınıza en iyi bakımı yapabileceğinizi biliyor musunuz?

    Saç bakımında beslenme önemlidir

    İçten takviye için doğru beslenmeye özen gösterin. Sofranızda yumurta, ciğer, balık, hindi, et, yoğurt gibi besinlere yer vermeye çalışın. Kullandığınız yağları çeşitlendirin, hem bitkisel hem hayvansal yağları kullanın. Ancak bitkisel yağları artırın, hayvansal yağlar azaltın. Kızartmalardan uzak durun. Yüksek kolesterol ve yüksek kan şekeri saçı olumsuz etkiler.

    Üzüm, tam buğday ekmekleri, arpa ürünleri, haftada bir bardak maydanoz suyu, turp, alkolsüz bira da tüketebilirsiniz.

    Not: İran’da bol B vitamini içerdiği için, çok yaygın olarak pirincin ve buğdayın kabuğunu kaynatıp içerler. Haftada bir bardak tüketebilirsiniz.

    Dışarıdan saçınızı nasıl besleyeceksiniz?

    Dıştan takviyede ise en temel unsur temizlik. Saçınızı sık sık sağlıklı yağlarla (hint yağı, zeytinyağı, kuyruk yağı vb.) ve papatya, yumurta sarısı, elma sirkesi içeren maskelerle besleyebilirsiniz.

    Saç düşmanları

    Konserveler, paketlenmiş gıdalar, sosis, yağlı etler, kızartma, ızgarada yanmış yiyecekler (buharda, tencerede, fırında hazırlanmış yemekler tavsiye ediliyor), işlenmiş gıdalar, şekerli yiyecek ve içecekler, gazlı içecekler.

    Saçın beyazlaması

    Saçlar ortalama 40-45 yaşlarında beyazlamaya başlasa da herkesin genetiği farklı olduğu için bazen daha erken yaşlarda da beyazlama görülür. Ama erken beyazlamanın nedeni B vitamini, kükürt, çinko, magnezyum eksikliği de olabilir. Stres, üzüntü, kabızlık, korku, anksiyete, aşırı çalışma, kötü beslenme ve uykusuzluk da saç beyazlaması üzerinde etkilidir. Bol sebze ve meyve, zeytinyağı, ıspanak, kayısı, portakal, muz, hurma saç beyazlamasını geciktirir. Erken beyazlama nedenini ortadan kaldırmak için, özellikle B vitamini içeren pirinç ve arpa kabuğunun demlenerek tüketilmesi tavsiye ediliyor. Koyu renkli saçları olan kişilerde magnezyum eksikse saçlar erken beyazlar.

    Doğal malzeme ile saç boyama

    Saçlar doğal malzemelerle hem boyanır hem takviye edilir. Tabii kimyasal boyalardan doğal boyalara geçerken başta mutsuz olabilirsiniz. Ama devam ederseniz istediğiniz renge kavuşacaksınız. Yeter ki umutsuz olmayın.

    Ev yapımı nemlendirici şampuan

    1 yumurta

    ½ fincan su

    ½ çay kaşığı bitkisel yağ

    Yumurtayı köpürene kadar iyice çırpın. Suyu, şampuanı ve yağı ekleyin. Bu karışım 2 hafta buzdolabında saklanabilir.

     

    Yazının devamı...