• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Kuraklığın bedeli ağır olacak (1)

    Trakya bölgesi genç ve verimli toprakları, nadassız tarımı olası kılan iklimi, 30 yıl öncesine kadar kendine yeten kaliteli yeraltı ve yerüstü kaynakları ve eko sistemleri ile tam bir yaşam bölgesi idi. Ancak, 21. yüzyıl insanlığa birçok yaşam standardı sunar iken tüm canlıların ortak malı olan çevrede, geri alınması çok zor hatta olanaksız olan doğal varlıklarımızı da alıp götürmektedir.

    Mevcut durumu özetlersek:

    13 araştırma kuyusu, 400 sulama kuyusu, 3000 özel kuyu (sadece kayıtlı olanlar)...

    Büyükşehirlerin içme suyu ihtiyacı havzadan karşılanıyor.

    Her bir kişi veya şirket kuyu açarak dilediği kadar su pompalayabiliyor.

    Yeraltı su seviyesi hızla düşüyor.

    Ne yapılmalı?

    Yeni yasalar ve düzenlemeler getirilmeli.

    Yeraltı suyunun yıllık yenilenebilen miktarından daha fazla çekime izin verilmemeli.

    Her sektör suyu parayla kullanmalı.

    Mevcut durum ve gelecek için ciddi bilimsel çalışmalar yapılmalı.

    (Namık Kemal Üniversitesi ‘Su Profesörü’ Halim Orta’nın benzer uyarılarını yazmaya devam edeceğiz.)

    İNÖNÜ VAKFI’NDAN MARMARA İÇİN UYARI

    SEVİNÇ ve Erdal İnönü Vakfı MAREM Proje ekibi Marmara’da yaşanan müsilaj sorunu nedeni ile bir açıklama yaptı: “Marmara Denizi’nde bütün yaşananlar yapılan ve yapılmaya devam edilen büyük hataların kelebek etkisidir. Ve bu hataların hepsi zamanında, uygulandığı takdirde felaket olacağı açıkça belirtilmesine rağmen yapılmıştır.

    Gelinen bu noktada atılması gereken adım; bugüne kadar uygulanan milyarlarca dolarlık projelerin, soruna gerçekçi bir çözüm getirmediğini kabul ederek, Marmara Denizi ve çevresinin kanserleşmiş atık ve kanalizasyon sorununu çözmektir.

    Bizler gözlemlenen müsilaj agregat ve etkilerini izlemeye devam edeceğiz.”

    MARMARA GÖZ ÖNÜNDE YOK EDİLDİ

    2020 Eylül ayında BM açıkça “insanlığın ciddi bir yol ayrımında olduğu, doğayı kurtarmak için acil harekete geçmesi gerektiği” konusunda uyarıda bulundu. Doğa umursanmadan, sadece çıkarlarını düşünerek hareket eden zihniyetin en tipik örnekleri Saroz FSRU projesinde ve bir içdeniz olan Marmara Denizi’nde gözlemleniyor. 1971 tarihli İstanbul Kanalizasyon Projesi’nde (DAMOC-71) atıkların arıtılması öngörülürken, Akdeniz’den gelen akıntı ile Karadeniz’e salınması yoluna gidildiği, 1989’da ise atıkların arıtılmaksızın ‘Derin Deniz Deşarjı’ adı altında Marmara’ya basılması kararını hatırlatan Trakya Platformu şöyle diyor:

    “Marmara’nın atıklarla oksijensiz bırakılarak kirliliğin salyalaşmasından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ders alması gerekiyor. Marmara Denizi, iktidar ve yerel iktidar yetkililerinin gözleri önünde yok edilmiştir. Saros Körfezi’ni yok edecek liman ve kara boru hattı çalışmalarını durdurmak kamu yararı için zorunluluktur.”

    MESAJ PANOSU

    İTÜ Mimarlık Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Kuban, Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) 2021 Altın Madalya ve Ödülleri kapsamında verilen Jean Tschumi Mimari Yazın Ödülü’nün sahibi oldu.

    AK Parti eski Kayseri Milletvekili Prof. Dr. Pelin Gündeş Twitter’dan “Ekrem İmamoğlu’nu şikâyet eden Ufuk Akçekaya, Final Dershanesi açmak için babamın (İstanbul’da) iki katlı dükkânını kiralamıştı. Babama 400 bin TL kira borcu takmış. Geçen yaz haberim oldu. Bana Tayyip Bey’le fotosunu göndererek oturmaya devam edeceğini söyledi. Derhal icraya verip haciz yaptırdım” yazdı.

    “KADINA yönelik şiddet, insan hakları ihlalidir. İstanbul Sözleşmesi şiddetin önlenmesi için bir yol haritasıdır.

    İstanbul Sözleşmesi, tam adıyla ‘Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’dir. 11 Mayıs 2011’de imzaya açılan sözleşmeyi Türkiye, ilk imzalayan ve ilk onaylayan devlettir. Bugün İstanbul Sözleşmesi 10 yaşında. Vazgeçmiyoruz.”

    Nazan MOROĞLU İKKB Koordinatörü

    BİLİYOR MUSUNUZ?

    CHP Trabzon milletvekili Ahmet Kaya’nın, eski Bakan Zehra Zümrüt Selçuk’un geçen ocak ayında engelli atama sözü verdiğini, bakanlığın ikiye bölünmesine karşın verilen sözlerin tutulmadığını (Sadece 500 öğretmenin ataması yapıldı), 2019-2020’de engelli vatandaşların diğer kamu sektörlerinde yok sayılmaya devam edildiğini anımsatarak; bu arada daha önce verdiği, engellilerin çalıştırma oranlarının arttırılması ve onların elektrik ve doğalgaz faturalarının yüzde 50 oranında indirilmesini amaçlayan iki yasa önerisinin neden bekletildiğini sorduğunu...

    Diğer Yeni Yazılar

    BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ

    Tarihin yazıldığı sayfalar arasında seyahat
    Başarılı bir kariyer için üniversite eğitimi artık yeterli değil!
    2021 yazı tarzınla anılsın! İşte yazın son günlerinde öne çıkan plaj modası trendleri
    Ankete katıl, kendin için en uygun bilgisayarı keşfet!
    Evinizi daha düzenli gösterecek dekorasyon çözümleri

    Yazarın Diğer Yazıları

    1. Salgın Ortamında Korkuyu Yönetebilmek
    2. İntiharlar Bulaşıcı mı?
    3. Tanınmayan Bir Nörolojik Hastalık ve İsyankârın Sinsi Kahkahası Joker
    4. Çapkınlık Bir Hastalık Mıdır?
    5. Çocukların seçtiği renkler ne anlama geliyor?
    6. Ayrıntı Hastalığını Daha Önce Duydunuz mu?
    7. Kadına Yönelik Şiddet Türleri ve İzleri
    8. Tekmele Beni Sendromu Nedir?
    9. Beyin Nasıl Yoldan Çıkar?
    10. Bir oyuncaktan daha fazlası: Nesne bağımlılığı