• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Uygulamada okumaya devam et.

    İşletmeniz Dijitale Hazır Mı?

    Dijital dönüşümün, işletmelerin bugüne kadar geçirmiş olduğu dijitalleşme evrelerinden çok daha farklı ve daha kapsamlı olduğunu söylemek hiç de zor değil. Dijital dönüşüm, işletmelerin kurumsal yapısında oldukça köklü değişimlere sebep olabilir. İşletmelerin mevcut iş modellerinde, iş süreçlerinde, müşteri ilişkilerinde ve tüm örgütsel işleyiş ve yapılarında önemli, hatta kimi işletmelere göre yıkıcı değişikliklere gitmeleri gerekebilir. Bu sürecin iyi yönetilebilmesi için işletmelerin kapsamlı ve yol gösterici bir dijital dönüşüm stratejisi geliştirmeleri, buna uygun bir yol haritası çizmeleri önemlidir.

     

    Dijital Dönüşümün Yol Haritası

    Genel anlamda düşündüğümüzde, işletmelerin başarısızlık riskini azaltan, iyi planlanan, kontrol edilen ve gerektiğinde başarısını ölçen bir dijital dönüşüm stratejisine ihtiyacı var. Bu stratejide öncelikle varılmak istenen hedefin belirlenmesi şart. Hemen ardından organizasyonun yapısı ve kültürü değiştirilerek yeni düzene ayak uydurabilecek, beden gücü yerine yenilikçi, gelişime ve değişime açık beyin gücünü ön planda tutan bir yapı oluşturulabilir. Dijital dönüşümün en önemli noktası ise yapay ve dikey entegrasyonlarla birlikte oluşturulacak olan altyapı. Çizilecek yol haritasında tüm dijital dönüşüm şekillerinin bir arada tutulması ve birlikte dikkate alınması gerekir. Her işletme kendi işleyişine göre farklı dijital dönüşüm süreçlerine girebilir. Örneğin; bir işletme bu süreçte sadece sosyal medyayı aktif kullanarak pazarlama stratejisini değiştirirken bir başka işletme ise ürünlerinin üretiminde robotik sistemleri kullanarak kendi dönüşüm sürecini gerçekleştirebilir. Teknolojik yatırımlara önem vererek oluşturulacak bütüncül bir dijital dönüşüm stratejisi ile işletmeler tüm bu süreci daha iyi bir şekilde yönetebilirler ve değişen dünyaya daha kolay ayak uydurabilirler.

     

    Dijital Dönüşüm İşletmelere Nasıl Avantajlar Sağlayacak?

    KOBİ ve OBİ ayrımı gözetmeksizin bütün işletmelerin dünya ekonomisine açılabilmeleri için dijital dönüşüm oldukça önemli. Dijital dönüşümün avantajları arasında işletmeler için verimli iş süreçleri geçirebilmeleri, üretim ve iş akışındaki problemleri azaltabilmeleri, maliyet optimizasyonu sağlayabilmeleri, müşteri ilişkilerini geliştirebilmeleri, farklı pazarlama stratejileri geliştirebilmeleri ve en önemlisi zamandan tasarruf etmeleri sayılabilir. İşletmeler bütüncül bir dijital dönüşümle arama motorlarında öne çıkabilir, sosyal medya aracılığıyla hedef kitlelerine daha fazla ulaşabilirler. Arama motorlarında öne çıkmak isteyen işletmelerin SEO (Search Engine Optimization) ve SEM (Search Engine Marketing) çalışmalarını doğru şekilde yapmaları, organizasyon içinde bununla ilgili gerekli altyapıyı kurmaları gerekir. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin pazarlama stratejisinde başarıya ulaşmaları için bu kavramlar oldukça önemli.

     

    Dijital Gelecek

    Dijital dönüşüm süreci küçük veya büyük hangi ölçekte olursa olsun, mutlaka verimliliği arttıracak ve yeni iş alanları açacaktır. Yeni iş alanları yaratması hem çalışanlar açısından hem de müşteriler açısından farklı deneyimler sunabilir. Çalışma ortamlarının ve çalışma süreçlerinin olumlu anlamda değişmesi de çalışanların hayat kalitesini arttırabilir. İşletmelerin bu süreçte karşılaşabileceği en büyük zorluk; dijital dönüşüm sürecinden doğan karmaşayı çözerek kendi iş modellerine ve sektörlerine uyumlu hale getirmek olabilir. Ancak bu; şirketlerin doğru teknolojileri kullanmaları, doğru yetenekleri bünyelerine katmaları ve doğru altyapıyı kurmaları ile aşılabilir. Dijital dönüşüm sürecini başarıyla gerçekleştiren işletmeler için iyi bir dijital gelecek mümkün ancak bu dönüşümü sağlayamayan işletmeler için ise ayakta kalmak güç olabilir.

     

    Sağlıkla ve Sevgiyle kalın,  #evdekal

    Vedat Karabulut

     

    3 KURALI LÜTFEN UNUTMAYIN! MASKE – MESAFE – TEMİZLİK

     

    Twitter      :  https://twitter.com/vedatkarabulut

    Linkedin   :  https://www.linkedin.com/in/vedatkarabulut/

     

     

     

    Yazının devamı...

    Teknoloji Mi, İstihbarat Savaşı Mı?

    Günümüzde her yaştan insan günlük hayatı içerisinde mutlaka bir adet teknolojik cihaz kullanıyor. Tabii bu hızlı yayılmanın temelinde teknolojinin yaşama kattığı çok büyük kolaylıklar yatıyor. Daha önceden çok daha uzun süreçler neticesinde sonuca bağlayabildiğimiz birçok hizmet artık parmaklarımızın ucunda. Aynı şey bizi eğlendiren ve diğer insanların yaşamına ortak eden sosyal medya mecraları için geçerli. Ülkemizde günlük sosyal medya ve internet kullanım ortalamasının 3 saatten fazla olduğunu düşünürsek teknolojinin hayatımıza nasıl işlediğini daha kolay anlayabiliriz. Peki, bize ücretsiz bir şekilde faydalı bilgiler sunan ve farklı hizmet kapıları açan teknoloji tamamen "iyi huylu" bir sistem mi? Yoksa bize bu sistem üzerinden bedava sunulan ürünler için fark etmeden bir bedel mi ödüyoruz?

     

    Teknoloji Mahremiyet Unsurunu Öldürüyor mu?

    İnternetin erişilebilir ve herkes tarafından kullanılabilir olmasıyla başlayan dijital çağ, bize bambaşka alışkanlıklar kazandırdı. Bu süreçte gelişen sosyal medya mecraları ise yaşam tarzımızı çok ciddi bir şekilde değiştirdi. Bugün önceden "ayıp" olarak değerlendirilebilecek özel yaşam paylaşımı artık çok normal bir durum olarak görülüyor. Artık herkes kendi çapında YouTuber ya da influencer olarak sosyal medya üzerinden kitlelere ulaşabiliyor. Aslında bu durumu tehlike olarak tanımlamıyoruz. Ama üzerine düşünmemiz gerekiyor. Çünkü sosyal medya üzerinden bize ulaşan her bir birey aslında hayatımıza dokunuyor ya da yaşama bakış açımızı etkiliyor.Aynı durum bizim masumca yaptığımız günlük paylaşımlar için de geçerli.

     

    Özelimizi ifşa ediyor ve tüm bilgileri online ortama aktarıyoruz. Paylaşımlarımızda belirttiğimiz konum bilgileri, bizi data havuzunda bir nokta olarak işaretliyor ve artık fiziksel olarak takip edilebilecek bir ögeye dönüşüyoruz. Öyle ki güvenlik analistleri bunu bir risk olarak görüp askerlerin yaptıkları konum bildirimlerinin ileride sıkıntılara sebep olabileceğini düşünüyor.

     

    Günlük hayatta ise bu veri ağı ile bizi takibe alan teknoloji, elde ettiği bilgilerle bize küçük yönlendirmeler yapmaya başlıyor. Örneğin, o gün önünden geçtiğimiz mağazaların reklamlarıyla çok daha sık karşılaşmaya başlıyoruz. Yani aslında bir yerde özgür irade olarak tabir ettiğimiz unsuru fark etmeden yitirmeye başlıyoruz diyebiliriz.

     

    Kişisel Bilgiler Gerçekten Korunuyor mu?

    En büyük tartışmalardan biri de kişisel verilerin tehlike altında olup olmadığı. Elbette birçok firma güvende hissettirecek açıklamalar yapıyor. Ama aslında çoğu güvenlik duvarı, yeterli beceriye sahip kişiler tarafından aşılabiliyor. Daha geçtiğimiz haftalarda yeni bir Twitter skandalı yaşadık. Bu kadar büyük bir sosyal medya devinin hesapları hacklenirken bizim kişisel bilgilerimizin güvende olduğunu nasıl söyleyebiliriz? Ki zaten yaşanan dolandırıcılık ve siber hırsızlık olaylarına baktığımızda teknolojiyi tamamen "güvenli" bir şekilde kullanmadığımızı görebiliyoruz.

     

    Tüm bunların yanında, üye olduğumuz her bir platform bizi bir "veri" olarak gördüğü için sistemine kayıt olduğumuz andan itibaren onların takibine giriyor ve topladıkları datalardan biri haline geliyoruz. Yani bize ücretsiz hizmet sunan sağlayıcılara kişisel verilerimizle ödeme yapıyoruz gibi düşünülebilir. Ne demişler, "Ürün bedava ise ürün sizsiniz!"

     

    Elbette tüm bunlar teknolojinin yaşama kattığı artıları silip süpürmüyor. Bugün belki de toplumsal bilinci ve bireysel fikir özgürlüğünü en çok destekleyen unsurlardan biri sosyal medya mecraları. Ama tüm bunlar her şeyin bir bedeli olduğu gerçeğini de değiştirmiyor. Yaşamı teknoloji ile donatırken bu hususları da göz ardı etmemek gerekiyor.

     

    Sağlıkla ve Sevgiyle kalın, #evdekal

    Vedat Karabulut

     

    3 KURALI LÜTFEN UNUTMAYIN! MASKE – MESAFE – TEMİZLİK

     

    Twitter      :  https://twitter.com/vedatkarabulut

    Linkedin   :  https://www.linkedin.com/in/vedatkarabulut/

     

     

    Yazının devamı...

    e-Devlet Kapısı Güvenli ve Başarılı Mı?

    Peki, yaklaşık olarak 14 yıl önce hayatımıza giren ve gelişerek güncellenen bu sistem ne kadar başarılı ve güvenli? Bu sorum sizi yanıltmasın. Elbette e-Devlet kapısı vatandaşa çok büyük bir rahatlık sunuyor. Eskiden uzun sıralar bekleyerek halledebildiğimiz birçok işlemi artık yalnızca birkaç dakika içinde tamamlayabiliyoruz. Ben de bu sistemin oldukça başarılı bir web projesi olduğunu düşünenlerdenim. Ama e-Devlet kapısının sunduğu kolaylıklar, söz konusu sistemi her yönüyle incelememiz ve gerekli yerlerde eleştirilerimizi dile getirmemiz için engel değil. Gelin beraber sürekli gelişen dijital dünyanın bir parçası olan bu sistemi irdeleyelim, e-Devlet'i hem pozitif hem de eksik yönleri ile bir bütün olarak ele alalım.

     

    e-Devlet Sisteminin Başarılı Tarafları Neler?

    e-Devlet kapısı, yalnızca tek bir şifre ve kimlik numarası kullanarak birçok resmi işlem ve başvuruyu halletmemizi sağlayan kapsamlı bir sistem. Vatandaşın resmi evraklarla ilgili birçok bilgiye hızlıca ulaşmasını sağlayan sistemin ilk avantajı devlet dairelerindeki yoğunluğu azaltması. Böylece hem çözüm arayan vatandaşlar daha kısa zamanda sonuca ulaşıyor hem de dairelerde daha verimli bir çalışma ortamı sağlanıyor.

    Kişisel verilerin devasa bir dijital ortama toplandığı e-Devlet sisteminin pozitif yönleri arasında, kağıt israfını ve kişiler arası etkileşimi azaltması da var. İçinde bulunduğumuz pandemi süreci düşünüldüğünde, yüz yüze başvuruların dijital dünyaya taşınmasının ne kadar büyük bir rahatlık olduğunu daha iyi anlayabiliriz. Kısacası e-Devlet sistemi düzenli olarak güncellendiği sürece vatandaşa evinin konforunda hizmet kolaylığı sunacak diyebiliriz.

     

    Peki, e-Devlet Tamamen Güvenli Bir Sistem mi?

    Konu dijital dünya olunca işin güvenlik boyutu farklı bir seviyeye geçiyor. Elbette sistemde kişisel verilerin korunması için kurulan bir siber güvenlik ağı var ama güvenlik problemlerine de dikkat etmek gerekiyor.

    Güvenlik konusunun bir diğer boyutuna değinelim. Bu işin bir de sahtekarlık yönü var. Malum, internet ortamında çok ciddi dolandırıcılık vakaları gözleniyor. Maalesef bunlar arasında insanları sahte e-Devlet sitelerine yönlendiren kötü niyetli kişiler de var. e-Devlet'in resmi adresi  https://giris.turkiye.gov.tr/Giris/  şeklindedir. Ama kimlik bilgilerini çalmaya çalışan dolandırıcılar pop-up tarzında açılan sponsorlu reklamlarla vatandaşları farklı adreslere yönlendiriyor. Daha sonra da insanlara sisteme giriş ve işlem zorlukları çıkararak tüm güvenlik bilgilerini ele geçiriyorlar. Bu da sisteme bağlı olarak gelişen güvenlik problemlerine sebep oluyor.

    Benim görüşüm e-Devlet'in her şeyi tek bir veri tabanına toplayan sisteminin, hem büyük kolaylıklar sağladığı hem de vatandaşı ürküttüğü yönünde. Güvenlik konusundaki tedbirler doğru bir şekilde alındığında bu sistem, hayatımızı kolaylaştırmaya devam edecek. Sistemin gelişen teknolojiye nasıl entegre olacağını zaman içerisinde beraber göreceğiz.

     

    Sağlıkla ve Sevgiyle kalın, #evdekal

    Vedat Karabulut

     

    3 KURALI LÜTFEN UNUTMAYIN! MASKE – MESAFE – TEMİZLİK

     

    Twitter      :  https://twitter.com/vedatkarabulut

    Linkedin   :  https://www.linkedin.com/in/vedatkarabulut/

     

     

     

    Yazının devamı...

    Dropshipping Geleceğin İşi Mi?

    Online alışverişlerin gün geçtikçe önem kazandığı bugünlerde kargo ulaşımları ve ürün tedarikleri konusunda çeşitli sorunlar yaşanabiliyor. Bu durum, ticaret konusunda dünya devi olan Çin ve Amerika gibi ülkeleri bile etkiliyor. Gelişen ve değişen hızlı ticarette rekabet gittikçe artarken, çeşitli riskleri de beraberinde getiriyor. Birçok e-ticaret kullanıcısı olumsuz durumlardan etkilenmemek adına dropshipping sistemini kullanmaya hazırlanıyor.

    Peki, nedir bu dropshipping? Dropshipping Türkçe'ye çevrildiğinde "stoksuz satış" anlamına geliyor. Yani e-ticaret ortamında, bir firmanın elinde stok ürün bulundurmak yerine, gelen siparişler için direkt olarak tedarikçi firmanın deposundan satış yapması işlemi olarak tanımlanıyor. Bu sistem sermayesi ve işletme giderlerinin düşük olması nedeniyle birçok ülkede online satış yapan firmalar tarafından tercih edilmeye başlanıyor. Türkiye'de de küçük ölçekli işletmelerin çoğu buna hazırlanıyor.

     

    Neden Dropshipping?

    l Dropshipping sermaye gerektirmemesi ve düşük giriş maliyeti nedeniyle e-ticaret girişimcileri tarafından tercih ediliyor. Fiziksel olarak bir mağaza açmak ciddi bir sermaye gerektirirken bu sistemle stok, kargolama ya da eleman maliyeti olmadan ticarette yer edinmek mümkün oluyor.

    - Standart bir e-ticaret sitesi için stoklu bir ürün satın alındığında, bu ürünlerin tamamı satılmazsa zarar etme riski bulunuyor. Ancak dropshipping sisteminde stoksuz çalışıldığından böyle bir risk bulunmuyor.

    - Ürünleri üretmek ya da tedarik etmek için beklemeye gerek kalmadan Shopify üzerinden hızlı bir şekilde e-ticarete dahil olma şansı sunuyor. Yani ticarete atılmak için kurulan siteye ürünleri yerleştirmek ve ödeme kanalını aktifleştirmek yeterli oluyor.

    - Ürünlerin satılmadığı durumlarda ürünü ya da tedarikçiyi değiştirmek mümkün oluyor. Ürün ve tedarikçi konusunda ciddi bir esneklik sağlıyor.

    l-E-ticaret sitesinin kurulduğu yer neresi olursa olsun dünyanın her yerine satış yapılabiliyor. Üstelik gümrük sorunları ya da yüksek kargo maliyetleri oluşmuyor.

    l-Dropshipping sisteminde ürünlerin satışa hazır bir şekilde bekletilmesine veya bunun için herhangi bir depo ücreti ödenmesine gerek duyulmuyor. Yani ürün satışı olmasa bile herhangi bir giderden kaynaklı zarar oluşmuyor.

     

    Dropshipping'in Dezavantajları Yok mu?

    E-ticaretin tüm formlarında olduğu gibi elbette dropshipping konusunda da bazı dezavantajlar var.

    -Ürünler hakkında herhangi bir aksilikle karşılaşılmaması için tedarikçi kontrollerinin düzgün bir şekilde yapılması gerekiyor. Müşterilerin mağdur olmaması adına tedarikçiden temin edilen ürünlerin stok durumlarının, kalitesinin, ürünün içeriğinin ve ürün hakkındaki bilgilerin yeterliliği muhakkak kontrol edilmeli.

    -Dropshipping yapan firmaların çoğunun karşılaştığı en büyük problemlerden biri; ödeme altyapısı konusunda yaşanılan karmaşa. O nedenle dropshipping sisteminde oluşturulan ödeme kanallarının birden fazla ve seçenekli olması gerekiyor. Bu konuda güvenilir olmak son derece önemli. Özellikle PayPal sistemi üzerinden ödeme alınıyorsa ödeme ve iade koşulları mutlaka gözden geçirilmeli.

    - Ürünün gönderilme aşamasında sadece tedarikçi firmanın sorumlu olmadığının da bilincinde olmak gerekiyor. Müşterinin kargo gönderimi kaynaklı bir sorun yaşamaması için tedarikçi firma ile e-ticareti yapan firmanın eş zamanlı kontroller yapması gerekiyor.

    Bütün bunları değerlendirdiğimizde dropshipping ile e-ticarete atılmak ve buradan yeni bir kazanç kapısı oluşturabilmek mümkün. Ancak bu sistemle çalışacak olan kişilerin ya da kurumların e-ticaret hakkında yeterince bilgili ve tecrübeli olmaları, yukarıda bahsetmiş olduğum hususlarda mümkün olduğunca dikkatli olmaları gerekiyor. Aksi takdirde istedikleri sonuçları almaları mümkün olmayabilir veya rekabet ortamında kaybolabilirler.

     

    Sağlıkla ve Sevgiyle kalın, #evdekal

    Vedat Karabulut

     

    3 KURALI LÜTFEN UNUTMAYIN! MASKE – MESAFE – TEMİZLİK

     

    Twitter      :  https://twitter.com/vedatkarabulut

    Linkedin   :  https://www.linkedin.com/in/vedatkarabulut/

     

     

    Yazının devamı...

    Korona sonrası E-Ticaret! Bizi Neler Bekliyor?

     

    İnternetin yükselişine paralel olarak gelişen e-ticaret, Covid-19 salgınının baş göstermesiyle beraber yepyeni bir seviyeye ulaştı. İnsanlara internet ve akıllı telefonlar aracılığıyla diledikleri ürün ve hizmetlere ulaşma imkanı sunan e-ticaret sistemi, pandemi sürecinden oldukça karlı çıkacak gibi görünüyor. Peki, salgın bittikten veya hayatlar bir nebze olsun normale döndükten sonra ne olacak? E-ticaret hayatımıza girdiği hızla çıkacak mı? Yoksa yeni tüketim alışkanlıklarımız, hayatımız boyunca bizimle mi kalacak? Gelin, beraber bu soruların cevaplarını arayalım.

     

    E-Ticaretin Korona Günlerindeki Yükselişi

    Sanal marketler, online alışveriş siteleri, dijital teknoloji mağazaları, yemek servisleri... Bugün aklımıza gelebilecek bütün ürünler e-ticaret aracılığıyla, temassız bir şekilde ayağımıza geliyor. Uzmanların sosyal mesafe konusunda tüm dünyayı uyardığı bu günlerde bizi güvende hissettiren temassız sistemler, önceden internetten tek bir ürün sipariş etmemiş kişiler tarafından bile kullanılıyor. Bu da hacmi her geçen gün artan e-ticaret sitelerinin hem ülkemizde hem de dünyada tüketim sektörünün yönünü değiştireceği anlamına geliyor.

     

    Elbette bu yükselişte en büyük rol korona salgınında. Fakat yine de teknoloji ve bilişim dünyasına ayak uydurarak böyle bir süreci yönetebilen başarılı e-ticaret sitelerini de tebrik etmek lazım. Bugün dünya çapında tanınan birçok online platform hızla büyüyor. Yatırımlarını, üretim ve dağıtım hacimlerini ve çalışan sayılarını artıran markalar; bir yandan güvenli, kolay ve hızlı alışverişin adresi olmaya çalışırken bir yandan da dijital pazarlama stratejilerini geliştirerek pazardaki yerlerini belirliyor. Çeşitli web siteleri, Twitter, Facebook, Instagram, Tiktok gibi sosyal medya platformlarında da reklamlarıyla boy gösteren e-ticaret siteleri hayatlarına girdikleri tüketicilerin yaşamında yer etmek için yarışıyor.

     

    Peki Salgın Sonrası Ne Olur?

    Evet, bugün hepimiz evden dışarıya çıkmaya korktuğumuz için e-ticarete yöneliyoruz. Bu gerçekten büyük bir rahatlık. Peki, bu durum ne zaman sona erecek? Daha doğrusu sona erecek mi? Aslında bu sorunun cevabı tüketiciler tarafından verilmeye başlandı bile. Birçok kişi hayatında ilk kez tecrübe ettiği temassız ve hızlı alışverişin, evin içine gelen spor hocalarının, yemek derslerinin, online dil kurslarının konforuna alışmış vaziyette. Bu duruma, uzmanların salgın bitiş tarihi olarak net bir zaman söyleyememesi de eklenince, sonucun netleştiğini görebiliriz.

     

    Bütün ülkelerin kendi içine kapandığı bu dönemde birçok dünya lideri; yerli ve milli üretim hacmini genişleterek önce kendi ülkelerine yetmeyi, sonra da dünya ticaretinde farklı bir rol edinmeyi amaçlıyor. İş ihracat yapmaya geldiğinde de karşılarına ilk olarak yükselen

    e-ticaret trendi çıkıyor. Bu global krizi en az hasarla atlatarak önüne bakmayı amaçlayan tüm şirket ve ülkeler de e-ihracat ve e-ithalat akışlarını artıracak ve hızlandıracak yatırımlara yöneliyor. Bu yönüyle uluslararası ticareti de yeniden şekillendirecek ve dijital ortama taşıyacak pandemi süreci; başta tarım, tekstil ve teknoloji olmak üzere birçok sektörde yeniliklere öncü olacak gibi duruyor.

     

    Sağlıkla ve Sevgiyle kalın,  #evdekal

    Vedat Karabulut

     

    3 KURALI LÜTFEN UNUTMAYIN! MASKE – MESAFE – TEMİZLİK

    Twitter      :  https://twitter.com/vedatkarabulut

    Linkedin   :  https://www.linkedin.com/in/vedatkarabulut/

     

     

     

    Yazının devamı...

    Turizm'de Dijital Pazarlamanın önemi  

    Dijital Pazarlama ve Turizm İlişkisi

    Günümüzde tatil veya gezi planlaması yapmak isteyen turizm tüketicilerinin başvurduğu ilk adres arama motorları. En ucuz uçak biletleri, en iyi oteller, en güzel sahiller, en popüler yiyecek içecek yerleri... Hepsi seyahatseverlerin inanılmaz bir veri dünyasına giriş yapmasını sağlayan anahtarlar. Bu durum da turizm sektörüne dahil tüm bileşenlerin müşterisine en hızlı ve kolay bir şekilde ulaşabileceği tek yerin dijital dünya olduğunun bir kanıtı.

     

    Arama motorları üzerinden yapılan tatil planlarında dijital dünyada varlığını hissettiren işletmelerin tercih edildiğini görüyoruz. Sitesinde seyahat bloglarına yer vererek müşterisine yol gösteren turizm işletmeleri bir adım daha öne çıkıyor. Bloglarında seyahat trendleri, tarihi yerler, popüler rotalar, müzeler, bölgede en çok tercih edilen restoranlar gibi bilgi ve önerilere yer veren otel ve ulaşım firmaları kullanıcıyı farklı konular üzerinden de kendisine çekebiliyor.

     

    Turizm ve dijital dünya ilişkisinde en önemli rollerden biri de rezervasyon sitelerinde. Tüm konaklama seçeneklerini aynı platformda sunan siteler, kullanıcıyı otellerin sayfalarında tek tek dolaşma derdinden kurtardığı için inanılmaz bir trafik alıyor. Özellikle yurt dışı seyahatlerinde çok ciddi oranda yol gösterici olan bu sitelerde yer verilen kullanıcı yorumları ve puanlama sistemi, işletmelerin değerini belirliyor. Bu platformların gücünün farkında olan işletmeler, bir yandan son dönemde hayatımızı değiştiren pandeminin turizmi nasıl etkileyeceğini düşünürken bir yandan da dijital ortamda hijyen sertifikalarıyla anılacak markalara dönüşmeye çalışıyor.

     

    Turizmde Sosyal Medya ve Influencer Etkisi

    Eskiden tatil planlaması yaparken daha önce o bölgeye giden eş, dost ve akrabaların fikirleri alınırdı. Bölgenin güneş oranı, hava durumu ve su sıcaklığı onların tecrübelerinden öğrenilirdi. Ama önce arama motorlarının, sonra da sosyal medya ve influencer kavramlarının hayatımıza girmesiyle her şey değişti. Artık gidilecek destinasyonları belirlerken sevdiğimiz influencerların sayfalarını inceliyor, seyahat hesaplarına bakmadan son kararı veremiyoruz. Ulaşım şirketinden kalacağımıza otele, günü geçireceğimiz plaj veya kumsaldan yemek yenecek restoranlara kadar her detayı sosyal medya verileri üzerinden planlıyoruz.

     

    Sosyal medyanın bu inanılmaz gücünü doğru kullanarak tüketicisini kendi işletmesine yönlendirebilen markalar yeni çağa sıkı sıkıya tutunuyor. En sevilen influencerları ağırlayarak organik reklamlar yapan işletmeler seyahatseverlerin ilgisini çekecek sosyal medya hesapları ile marka değerini de artırıyor.

     

    Ezkaza bir influencer konakladığı otelden memnuniyetsiz ayrılırsa da söz konusu işletmenin imajını düzeltmesi için çok ciddi aksiyonlar alması gerekiyor. Çünkü bilginin hızla tüketildiği dijital çağda iyi bir marka olarak kalmak isteyen turizm işletmelerinin kendini sürekli yenilemesi ve tüketicisinin ilgisini üzerinde tutması gerekiyor.

     

    Özetle, turizm sektöründe dijital tanıtım ve pazarlama alanına ağırlık veren işletmeler bu yatırımlar sayesinde müşteri potansiyelini ve karını artırıyor diyebiliriz. Bugün, başta Avrupa olmak üzere birçok ülke vatandaşlarının seyahat planlaması yaparken online sistemleri tercih ettiğini düşünürsek, turizm sektörünün dijital dünyaya entegre bir şekilde ilerleyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

     

    Sağlıkla ve Sevgiyle kalın,  #evdekal

    Vedat Karabulut

     

    Twitter      :  https://twitter.com/vedatkarabulut

    Linkedin   :  https://www.linkedin.com/in/vedatkarabulut/

     

     

     

    Yazının devamı...

    Evergreen Content (içerik) Neden Önemli?

    Yani okuyucular için gündemini ve sürekliliği her zaman canlı tutan ve SEO uyumlu içeriklerdir. Bu içeriklerin önemi; uzun vadede kullanıcılar için güncel ve anlaşılabilir olması ve yer aldıkları web sitesinin trafiğini arttırmasıdır. Ancak dijital ortamda yer alan ve sürekli ulaşılabilen, kalıcı olan her içerik evergreen içerik olarak nitelendirilemez. Bir içeriği evergreen içerik olarak nitelendirmek için; yazılan içeriğin yayınlanmasının üstünden uzun süre geçtikten sonra bile içerdiği bilgi anlamında talep görmesi ve tüketilebilir olması gerekir. Evergreen içerikler aynı zamanda yüksek kalite, zamansızlık ve temel oluşturma etmenleri üzerine kurulur. Yani oluşturulan içerik ele aldığınız konunun etmenlerini ne kadar içinde barındırıyorsa ve ne kadar kaliteli ise evergreen içerik olma yolunda da o kadar ilerler 

    Evergreen Content (İçerik) Neden Önemli?

    Evergreen içerikler, diğer içeriklere göre üzerinde daha fazla ve daha titizlikle çalışılması, daha çok araştırma yapılması gereken içeriklerdir. Bu içeriklere her anlamda daha fazla kaynak ayırmak, uzun vadede çeşitli faydalar sağlar. Web sitesi trafiğinin artması, marka bilinirliğinin ve farkındalığının artması, evergreen içeriğin sağladığı faydalar arasında sıralanabilir. 

    Bu açıdan ele aldığımızda web sitesi sahibinin bir içerikten kazanabileceği maksimum faydayı sağlamış olur. Üretilen içeriklerin SEO uyumlu olması gerekir. SEO uyumlu içerik üretmek, söz konusu web sitesinin Google arama motorlarında üst sıralarda çıkmasını sağlar. Bu şekilde web sitesinin trafiği artar ve daha fazla kullanıcının siteyi ziyaret etmesi sağlanmış olur. 

    Evergreen Content (İçerik) Üretmek İçin Neler Yapılmalı?

    Evergreen içerik üretmek istiyorsanız güncelliğini kaybeden, hızlı bir şekilde tüketilen ve belirli bir zamana özgü olan içeriklerden uzak durmanız gerekir. Haber makaleleri, istatistiksel raporlar, özel gün veya özel durumlara özgü konular, trendler veya popüler kültürle ilgili içerikler, kişisel görüşleri ifade eden içerikler, moda trendleri gibi her an değişebilecek içerikler evergreen içerik olamazlar. Evergreen içerik formatları internet ortamında tekrar tekrar tüketilebilen ve güncelliğini her zaman koruyan içerikler olmalıdır. Evergreen içerik olabilecek formatlar şu şekilde sıralanabilir: 

    * Liste içerikler

    * İpuçları ve püf noktalar

    * Ürün incelemeleri, tanıtımları, videoları

    * Öğretici içerikler

    * Sık sorulan sorular

    * Ansiklopedik içerikler

    * Videolar

    * Tanımlamalar ve tarifler

    Tüm bu formatlarla evergreen içerik üretimi yapabilirsiniz ancak ele aldığınız konulara da dikkat etmekte fayda var. Evergreen içerikler üretmek için aşk, romantizm, kilo verme-alma, beslenme alışkanlıkları, anne-bebek hakkındaki konular, ebeveynlik, evcil hayvanlar, iş ve kariyer gibi her zaman merak edilen ve araştırılan konuları seçebilirsiniz. 

    Evergreen Content (İçerik) Üretiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Evergreen içerikler web siteleri için iyi bir içerik pazarlama stratejisi oluştururlar. Bu nedenle dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bu içerikleri üretirken konunun kaliteli ve özgün bir şekilde ele alınması, SEO teknikleriyle uyumlu bir dille işlenmesi, yapılacak anahtar kelime çalışmasıyla okuyucuların beklenti ve sorularına yanıt verecek şekilde hazırlanması, mümkün olduğunca geniş bir kitleye hitap ediyor olması önemlidir. Ayrıca içeriğin okunabilirliğini de ön planda tutmak gerekir. Tüm bu detaylara dikkat edildiğinde ortaya çıkan başarılı evergreen içerikler sayesinde web sitesinin trafiği büyük oranda artacaktır.

     

    Sağlıkla ve Sevgiyle kalın, #evdekal

    Vedat Karabulut

     

    Twitter      :  https://twitter.com/vedatkarabulut

    Linkedin   :  https://www.linkedin.com/in/vedatkarabulut/

     

     

    Yazının devamı...

    5G Nedir? Bizi Mutlu Mu Edecek, Mutsuz Mu?

    Nedir Bu 5G Teknolojisi?

    5G, beşinci nesil mobil teknoloji anlamına geliyor. Daha önce kullanılan 4G ve 4.5G teknolojilerini fazlasıyla geride bırakacak bir hız vadediyor. Evlerdeki elektronik aletlerden tutun da birçok bilgisayarlı araca kadar pek çok alanda kullanılabilecek olan bu teknolojinin hayatımızı kolaylaştıracağını öngörmek hiç de zor değil. 5G kullanımının tam olarak 2024 yılından sonra daha yaygın hale geleceği konuşuluyor. Bu durum her ne kadar heyecan verici olsa da bir yandan da endişe veriyor.

     

    5G Teknolojisi Neden Endişe Veriyor?

    Dünya genelinde birçok ülke 5G kullanmak için geri sayıma başlamış durumda. Geri sayıma başlayan ülkeler kadar çalışmaları durduran ülkeler de var. Bunun sebebi ise 5G teknolojisinden kaynaklanacak olan radyasyon tehlikesi. 5G teknolojisi yüksek frekans dalgalarını kullanacak ve kullanılan dalga boyunun kısalması nedeniyle baz istasyonlarını güçlendirmek, buna paralel olarak daha fazla anten yerleştirmek gerekecek. Dolayısıyla bu durum radyasyon riskini fazlasıyla arttıracak. Bu dalgaların artması vücudumuza geri dönüşü olmayan zararlar verebilir. Özellikle insan DNA'sı üzerinde ciddi tahribatlara neden olabilir ve tüm bunlara bağlı olarak kanser oranlarında artış görülebilir.

     

    5G Teknolojisi Neleri Değiştiriyor?

    5G teknolojisinin olumsuz getirilerine rağmen hayatımızı ciddi anlamda kolaylaştıracağı ve bambaşka bir hale getireceğini tahmin etmek zor değil. 5G kullanıma hazır hale geldiğinde, mobil veri hacmi bin kat artmış olacak. Ayrıca 5G'nin telefon dışında ev eşyaları, satış cihazları gibi teknolojik ürünlerde de kullanılacak olması teknolojide çok önemli değişiklikler yapabilir. Bir diğer yandan, 5G'nin vadettiği sürücüsü olmayan otomobil teknolojisi de gerek trafik yoğunluğu açısından gerekse ulaşım kolaylığı açısından oldukça büyük faydalar sağlayabilir. Her yerden her şekilde bilgi erişiminin mümkün olması yeni iş modelleri ortaya çıkarabilir. Yani kendimizi bilim kurgu filmlerindeki senaryoların içinde hissetmeye hazır olmamız gerekiyor.

     

    İnsanlığa ve Topluma Olan Etkisi Ne Olacak?

    Her şeyin dijital olduğu ve oturduğumuz yerden tüm yaşamımızı yönlendirebileceğimiz bir dünyada, topluluk içindeki örf ve adetlerin değişebileceği ve sosyal paylaşımın azalmasından dolayı samimiyetsiz dijital insanların oluşmaya başlayacağını düşünüyorum. Hatta son zamanlarda artan sosyal medya kullanımı bile bu durumu kanıtlar nitelikte. Her birimizin özlediği eski güzel günlerde teknolojinin neredeyse sıfır olduğunu, ancak insan ilişkilerimizin ve paylaşımlarımızın daha iyi olduğunu, barış içinde yaşadığımızı düşünürsek tüm bu gelişmeler daha da endişelendiriyor. Ancak bu gelişmelerle birlikte hayatımızın kolaylaşması da bize daha farklı değerler katabilir.

     

    Yani 5G teknolojisinin mutlu mu, mutsuz mu edeceği konusunda net bir şey söylemek zor. Çünkü 5G'nin hem mükemmel kolaylıklar getirmesi bekleniyor hem de bazı olumsuz etkilere yol açacağı belirtiliyor.

     

    İnsanlığın ve teknolojinin savaşında bakalım hangi taraf kazanacak?

     

    Sağlıkla ve Sevgiyle kalın, #evdekal

    Vedat Karabulut

     

    Twitter      :  https://twitter.com/vedatkarabulut

    Linkedin   :  https://www.linkedin.com/in/vedatkarabulut/

     

     

     

    Yazının devamı...