• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • ‘Masa’da Ayrılığı Hem Kadının Hem Erkeğin Bakış Açısıyla Dinliyoruz

    Sevgili Taha, ilk soruma en güncel çalışman olan ve Lila ile birlikte söylediğin ‘Masa’ şarkınla başlamak istiyorum. Bu şarkıda bir ayrılığı her iki tarafın da gözünden dinliyoruz. Sessizce biten bir ilişkinin hikayesini anlatıyorsunuz. Şarkıyı tek başına söylemek yerine bir kadın vokalle birlikte söylüyorsun. Bu şarkıda hem kadın hem erkek tarafını aynı anda dinlemek neden önemliydi?

    Hırsın olmayışı. Genellikle yaşadığımız ilişkilerde odaklandığımız şey karşımızdakinin bize ne yaptığı ya da karşımızdaki kişinin yaptıkları yüzünden ne kadar zorluk çektiğimiz. Ama bir ilişki kendi içinde ömrünü bitirebilir. Masa’da, kadın da erkek de kendi olduğu anı anlatıyor sadece. Beklentilere girmeden, birbirini suçlamadan. Açıkçası Masa’da en önemsediğim şey de bu oldu. Şarkının sözlerini de yazarken buna dikkat ettim.

    2008 yılında kurduğun Plaket grubuyla 13. Roxy Müzik Günleri’nde, sözü ve müziği sana ait üç şarkıyla birincilik ödülü aldın. O günden ilk solo albümünü yayınladığın 2017’ye kadar müzik çalışmalarını grup içinde sürdürdün. Gruptan soloya geçme motivasyonun ne oldu?

    Bu geçiş süresince birçok şey yaşadım elbette. Ama benim için çalışmalarıma solo devam etmekteki en önemli motivasyon hikayelerimi kendi dilimde, kendi içimden geldiğince anlatmaktı sanırım.

    Kontrbas çalıyorsun, bize müzikle olan bağının nasıl başladığını ve 2008’deki yarışmaya katılmaya nasıl karar verdiğini ve bu yarışmadan birinci olarak çıkmanın senin müzikal yolculuğuna nasıl yansıdığını anlatır mısın?

    Küçük yaşlardan beri müzikle haşır neşirdim. Müzik eğitimim ise Avni Akyol Güzel Sanatlar Lisesi’nde başladı ardında da Marmara Üniversitesi Müzik Öğretmenliği’ni bitirdim. Tüm eğitimim boyunca ana dalım olan kontrbasın yanı sıra piyano ve gitar eğitimi de aldım. Üniversite son sınıfta başka arkadaşlarımın bir yarışmaya katıldığını görünce onlardan özenip tekrar katılmaya karar verdim. Tekrar diyorum çünkü ondan önce bir kez daha aynı yarışmaya katıldım. Ancak, değil birinci olmak, ilk 16’ya dahi kalamadım. Yarışmanın bana kazandırdığı en önemli şey ise yarışmanın çok da önemli olmadığını fark etmek oldu. 23 yaşındaydım büyük bir şey başardığımı sanıyordum. Ama sonra fark ediyorsun ki, yarışma, bir anının ötesine geçmiyor. Sonrasında senin neler yapabileceğin önemli. Bu da belirli bir olgunluk gerektiriyor sanırım. Geldiğim noktada tek önemsediğim şey tüm olabilecek aksiliklere ve oluşan tüm negatif şartlara rağmen üretmeye devam etmek, süreklilik.

    Bugüne kadar yapmış olduğun çalışmalardan bahseder misin? Yakın gelecekte dinleyeceğimiz yeni şarkılar da varsa onları da bilmek isteriz.

    İlk solo albümümü (Manyak) 2017’ de çıkarmıştım. Sonrasında ise çalışmalarıma teklilerle devam ettim. (Anlamadı, Söz mü, Karanlıklar, Öldür Beni, İhtimal) Ta ki geçtiğimiz yılın Nisan ayında çıkardığım 4 şarkılık Fil EP’sine kadar. Gerçi içindeki şarkıları da biri hariç önce tekli olarak yayınladım. Bundan sonra yine bir EP yapabilirim. Ancak tek tek çıkarıp finalde birleştirmek şu an için daha mantıklı görünüyor. Yeni ve eski olmak üzere yazdığım çok fazla şarkı var. Yakın zamanda duyuracağım.

    Dört şarkılık EP’in FİL’i geçen sene yayınladın. Fil, şans, hafıza, bilgelik gibi olumlu anlamlar yüklenen hayvanlardan biridir ve evlerimizde fil objelerini severek kullanıyoruz. EP’nin de ismi olan fil senin için ne anlama ifade ediyor. Hatta bu EP’nin kapağı bir filin üzerinde oturan düşünen bir adam. Kapak ve içerik uyumu da mevcut. Fil’den yola çıkarak bize bu EP’nin hikayesinden bahseder misin?

    EP, Masal Oldum dışında pandemi döneminde yazdığım şarkılardan oluşuyor. Hatta pandemi döneminde yazıp eklemediklerim de var. EP’de tamamen bir sıkışmışlığın duygusu var ve bunu bir ironi içinde anlatmayı seviyorum. FİL ve KUKUMAV KUŞLARI tamamen bu şekilde ortaya çıktı. Masal Oldum, yıllar öncesinde yazdığım, tamamen çuvaldızını kendine batırma hikayesi, bir yüzleşme. Hasbelkader ise biraz önce de bahsettiğim gibi tüm o sıkışmışlık duygusuna rağmen devam etme gerekliliği, zorunluluğunu temsil ediyor.

    Yazının devamı...

    Bu Şarkılara Geç Kalmayın

    İkilem’den ‘Bu Saatten Sonra’

    ‘Bir Sebebi Var’, ‘Kaybolurum Gülüşünde’ ile çok dinlenenler arasında yer alan listelerin en tepesinde görmeye alıştığımız İkilem yepyenisi ‘Bu Saatten Sonra’ ile karşımızda. Merakla beklenen şarkıyı dinleyiciyle buluşturan Uğur Ateş ve Serhat Karan ikilisi şarkıya bir de klip çekti. Sözü ve müziği Harun Furkan Çelik imzası taşıyan şarkının düzenlemesi Uğur Ateş ve Serhat Karan’a ait. Şarkının mix & mastering’i Kadir Süzgün, kapak fotoğrafı Emre Varışlı, tasarımı ise Eray Kiray imzası taşıyor. Başarılı grubun video klip yönetmenliğini ise İlker Savaşkurt, üstlendi. Geçmişte yaşadığımız kalp kırıklıklarının zaman içinde bizi ne kadar değiştirdiğini ve tecrübelerimizin bizleri daha olgun insanlara dönüştürdüğünü anlatan yeni şarkının akustik ve elektrik gitarında Murat Çorak, basgitarında Onur Kamer yer aldı.

    Sena Şener’den Yeni Tekli ‘Çok Geç Kaldın’

    Sena Şener’in yeni teklisi ‘Çok Geç Kaldın’ Pasaj Müzik etiketiyle 7 Ocak’ta yayınlandı. Şarkının söz ve müziği Sena Şener’e ait. Prodüktörlüğünü Efe Demiral ile ortaklaşa yapan Sena Şener düzenlemesinde de Deniz Yıldız, Canberk Ünsal’la işbirliği yaptı. ‘Çok Geç Kaldın’ bir yakarış: “Zamanından sonra farkına varılanlar ardında derin izler bırakır. ‘Çok Geç Kaldın’ iyileştirilmeyi bekleyen yaranın içindekilerle kapandıktan sonra merhemine yakarışı. Bir çiçek solduktan sonra gelen özveri ve bir orman yandıktan sonra yağan yağmur: Artık ne fark eder?” Sena Şener’in ‘Çok Geç Kaldın’ klibi için Morrie ekibinin yazdığı hikayede Sena Şener bir kitap bulur, kitabın iç sayfalarında bulunan mekan ve karakter çizimlerini fark eder.

    Bu kitap Sena’nın mantığı olarak simgeleşen rehber karakteri tarafından hazırlanmıştır. Kitabın içindeki karakterler Sena’nın duygularını, içinde bulunduğu mekan ise Sena’nın iç dünyasını temsil eder. Kabile Sirk ve Sahne Sanatları'nda sahneleştirilen bu hikayede, duyguları simgeleyen karakterler Sena ile yüzleşmeye hazırdır. Sena; bir portal kapıdan geçerek kalbi, mantığı ve duyguları arasında yaşayacağı yüzleşmeye adım atacaktır. Tür olarak Fantastik/Gerilim’i temel alan bu projeye özel üretilen kitaptan Sena Şener’in fanları için yeniden boyutlandırılarak üretilecek olan sınırlı sayıda kitap online olarak satışa sunulacak.

    Rana Türkyılmaz ‘Alamet’le Trend Videolar Listesine Girdi

    ‘Alamet’ Rana Türkyılmaz’ı daha çok dinleyeceğimize alamet eder. Rana Türkyılmaz, ilk şarkısı ‘Alamet'i dinleyiciyle paylaştı. Türkçe sözlü rock müzik kulvarına ‘Alamet’le iddialı bir giriş yapan 17 yaşındaki müzisyen daha önce coverladığı şarkılar ile sosyal medyada büyük ilgi görmüştü. Söz ve müziği Rana Türkyılmaz, Egemen Akkol ve Haktan Kabahel'e ait olan ‘Alamet’ şarkısının düzenlemesi Sezer Dinç tarafından yapıldı. Klip yönetmenliği koltuğunda oturan Berke Kapotoğlu aynı zamanda projenin fotoğraflarına da imzasını attı. Klip yayınlandığı günden itibaren büyük ilgi görerek trend videolar listesinde girdi.

    Bonobo'dan Fragments Öncesi Son Tekli 'From You'

    Dans müziğinin önemli temsilcilerinden Bonobo, diğer adıyla Simon Green, merakla beklenen yeni albümü Fragments'tan önceki son teklisini dinleyiciyle paylaşıyor. Joji ile bu parçada güçlerini birleştiren Bonobo eşsiz bir lezzet yaratarak bir kez daha ziyafet sunuyor. ‘From You’, NinjaTune etiketi ve GRGDN Müzik temsilciliğiyle ile 3 Ocak 2022'de tüm dijital platformlarda yerini aldı.

    Yazının devamı...

    Neşeli Bir Yalnızlık Masalı

    Serenad Bayraktar’dan ‘Güneye Göçelim’

    Serenad Bayraktar, özellikle bu soğuk kış günlerinde içimize ısıtacak yeni şarkısı ‘Güneye Göçelim’le karşımızda. Klipteki doğal ve renkli görüntüler şarkının mottosunu daha da güçlendiriyor. Serenad Bayraktar ‘Güneye Göçelim’le tarzındaki iddialı yükselişini sürdürüyor. Prodüktörlüğünü Genco Arı’nın üstlendiği ‘Güneye Göçelim’in söz ve müzikleri Mert Carim imzası taşıyor. Alternatif pop tarzındaki şarkısı ile hareketli bir duruş sergileyen Serenad Bayraktar, ‘Güneye Göçelim’ mottosu ile ön plana çıkarttığı çalışmasında günümüz rutinine karşı eleştirel aynı zamanda eğlenceli bir dil geliştiriyor.

    Atakan Çelik’ten ‘Sakız Falları’

    Atakan Çelik söz ve müziği söz ve müziği kendisine ait ‘Sakız Falları’ şarkısını dinleyiciyle paylaştı. Bugüne dek daha çok oyuncu tarafı ile tanıdığımız Atakan Çelik, müzisyenliğiyle de karşımızda. ‘Organize İşler Sazan Sarmalı’, ‘Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?’ filmlerindeki performansıyla tanınan ‘Çok Güzel Hareketler 2’nin başarılı oyuncusu Atakan Çelik, ‘Sakız Falları’nı sevenlerinin beğenisine sundu. Düzenlemesi Cem Şahin’e ait olan şarkının, kapak fotoğrafları Kayra Çanakçı ve video klibi Behsat Veyseloğlu yönetmenliğinde çekildi.

    Veys Çolak ve Melek Mosso’dan ‘Kimsenin Kimsesi’

    Veys Çolak ve Melek Mosso düeti son dönem en dikkat çeken çalışmalardan biri. Şarkının isminden de anlaşılacağı gibi ‘yalnızlık’ tüm heybetiyle şarkıda karşımıza dikiliyor. Bugüne kadar birlikte birçok cover’a ve besteye imza atan Veys Çolak ve Melek Mosso ikilisini tekrar bir araya getiren, sözü ve müziği Veys Çolak'a ait ‘Kimsenin Kimsesi’ adlı parça 24 Aralık tarihinde tüm dijital platformlarda video klibiyle birlikte yerini aldı. Şarkıda büyüdükçe yalnızlaşıp, insanlardan uzaklaşmaktan ve sonrasında kendine yabancılaşmaktan bahseden Veys Çolak, sözlerinde kalp kırıklıklarından dolayı kimseye yaklaşamayacak kadar yalnızlaşma duygusunu ele alıyor.

    Esra Üçcan’ın ‘Masal’ı

    Piyanist, besteci, söz yazarı ve yorumcu kimliğiyle kendine özgü bir tarz yaratan Esra Üçcan, ‘Masal’ isimli yeni şarkısıyla müzikseverleri selamlıyor. Söz ve müziği kendisine ait olan şarkının klibinde verdiği mesajlar ile de bu projesine bambaşka dokunuşlar kazandırıyor. Kulüp dizisinin müziklerini yapan başarılı müzisyenlerden Cem Ergunoğlu düzenlemelerde, Ender Akay ise mix ve mastering’te Esra Üçcan’a eşlik ediyor. Aynı zamanda sürdürebilir kalkınma mimarı olan Esra Üçcan, bu projesinde küresel ısınma ile başlayan felaket döngülerini takip ederek çalışmalarında gezegenimizi dilsiz bırakmamak için çevreci bir anlayışı hakim kılmak istiyor.

    Yazının devamı...

    Batu Akdeniz Şarkı Şarkı ‘Bir Kalbin Çöküşü’nü Anlatıyor

    Sevgili Batu seninle iki sene önce bir röportaj yapmıştık. Benim için o günden bugüne değişmeyen tek şey senin ‘Eksik’ şarkına hala bayılıyor oluşum ve bütün listelerim en vazgeçilmez şarkıları arasında bulunuşudur. Sen bu iki yıllık süreçte neler yaşadın, müzikle ilgili yapmak istediklerini yapabildin mi? Ya da yeni hayaller ekledin mi üstüne? Bize anlatır mısın?

    Çok iyi hatırlıyorum Sevil ve iki sene geçmiş olmasına inanamıyorum aslında. Covid hepimizin zaman kavramını karıştırdı sanırım(gülüyor). Öncelikle sana çok teşekkür ederim. Seninle röportaj yaptığımız sırada ‘Eksik’ çıkalı en fazla birkaç hafta olmuştu. Şu an en sevilen parçalarımdan biri oldu ve sen bu şarkının geleceğini önceden görenlerdendin(gülüyor). Soruna gelirsek, iki sene içinde istediklerimi yaptım, röportaj yaptığımız günlerde hayal ettiğim noktalarda bulmaya başladım kendimi. Güzel bir rock albümü yaptığımı düşünüyorum, insanların tepkileri ve ilgisi çok mutluluk verici. Artık ilk albümümü yayınladığıma göre benim için her şey yeni başlıyor gibi hissediyorum. Şimdi müzikal olarak üstüne daha da koymak için çalışıyorum.

    ‘Bir Kalbin Çöküşü’ 10 şarkılık bir albüm ve iki yıldır üstüne çalışıyorsun. Adını Stefan Zweig’ın kitabından alıyor (senin kitaplara olan düşkünlüğünü biliyorum ve bunu ayrı bir soruda soracağım). Senin bu albümü yaparken neler yaşadığını, nasıl duygulardan geçtiğini dinleyicinle paylaşmanı isterim. Dinleyiciler işin hep final aşamasını biliyor. Albüm tamamlanır, klip çekilir ve bütün platformlara yüklenir. Sonra herkes başlar bir şeyler söylemeye. İşte ben oraya varmadan önceki zamanda senin neler yaşadığını anlamak isterim.

    Bu çok güzel bir soru. Bir Kalbin Çöküşü benim için 2017 ve 2019 arasındaki Batu’dan kalan son kalıntıları hatırlatıyor. O dönemki yaşanmışlıklarımın bir yansıması diyebilirim. Şarkıları o günlerimi düşünerek yaptım genelde. Katiller Cenazede, Sevgisizlik ve Bir Sebebi Var gibi birkaç şarkı ise 2020’nin başında yazıldılar. Geri kalanlar eski Batu. Şu an yeni karaladığım şarkılara baktığımda daha farklı anlatımlar ve farklı bir adam görüyorum. Bu beni hem heyecanlandırıyor hem de tedirgin ediyor. Bu hissi seviyorum. Şarkı yazarken çok güvende hissetmemeliyim.

    Albüm çıkana kadar da tabi ki boş durmadın ve birçok çalışma yayınladın. Bu ortak çalışmalarda Canozan, Ufuk Kevser ve Pamela ve daha başka isimler de var. Pamela ile söylediğiniz ‘Başka Bir Gün’ özellikle benim favorilerimden. Ne zaman radyoda duysam eşlik etmekten çok keyif aldığım bir şarkı. Pamela ve ikinizin uyumu da şarkıya ayrı bir güç katıyor. Bu girişten sonra sorunun nereye varacağını anlamışsındır. Birlikte yeni çalışmalar olur mu? Ya da başka isimlerle ortak çalışmalar söz konusu mu yakın gelecekte dinleyeceğimiz?

    Pamela dünya tatlısı bir insan. İkimiz de Ankaralıyız ve bu şehirden çok fazla ortak arkadaşımız vardı zaten. Onun 90’larda çaldığı müzisyenlerle ben 2010’larda müzik yaptım. Aynı sahnelere çıktık ve aynı havaları soluduk. Çok iyi anlaşıp arkadaş olmamız hiç zor olmadı yani. Benzer ruhları paylaştığımızı düşünüyorum.

    Bu yıl birkaç düet planım var, aslında bunlardan benim için en önemlisi Dünya rock tarihine geçmiş, çok büyük bir isimle yapacağımız İngilizce bir ortak çalışma. Bunu düşünmek bile aklımı kaçırmama yetiyor. Dünya üzerinde yüz milyona yakın albüm satmış, 70’lerin efsane grupları Free ve Bad Company’nin davulcusu Simon Kirke ile 2 bestemi kaydettik. Rock tarihini başlatan gruplardan birinin üyesiyle çalışmak, bir hayali gerçek etmek inanılmaz bir his benim için. Rock’n’roll’u kalbimden silmem mümkün bile değil, bir gözüm de hep bu coğrafyanın dışında. Bunun dışında bu topraklardan çok sevdiğim müzisyen arkadaşlarım var ve şimdilik netleşmese de bunun üzerine sohbetlerimiz var.


    Yine bir önceki soruyla bağlantılı olarak çok sevdiğin müzisyenler var acaba bir gün onlardan bir cover yapıp bir albüm single veya EP’de kullanma düşüncen var mı? Sahnede coverladığın şarkılar var tabi ama bunu bir çalışma içinde değerlendirme durumu da olur mu?

    Covid olmasaydı muhtemelen yapmış bile olurdum, yerli – yabancı birkaç isim var. Bir tane Yavuz Çetin şarkısı gelecek ve bu da beni çok heyecanlandırıyor.

    Türkçe rock kulvarındaki önemli isimlerden biri oldun ve ilerde bu yerin daha da sağlamlaşacağını ve kalıcı olacağını düşünüyorum. Sen kendini nasıl pozisyonluyorsun? Neler söylemek istersin?

    Böyle düşünmene çok sevindim. Ben 10 yıldır bir şekilde profesyonel müziğin içerisindeyim. 2018 sonunda Heavy Sky’ın dağılmasıyla Türkçe rock maceram başladı ve 3 yılda çok güzel şeyler oldu. İnsanların kalplerinde yerimi sağlamlaştırmaya başladığımı düşünüyorum ben de. Hayatım boyunca rock’n’roll ile büyüdüm, daha önce de dedim ya; benden hep bu eksende müzikler çıkıyor. Bazen pop’a, bazen blues’a, bazen hard rock’a kayıyorum ama müziğimin merkezinde hep rock var.

    Tırnaklarımla kazıyarak, başını benim çektiğim ve güzel insanlarla çevreli olduğum bir iş yapıyorum. Kendi işimin patronuyum(gülüyor). Bu işin en keyifli tarafı, size, müziğinize inanmayan ve kimi zaman en yakınınızda olan insanları bile şoke edebilecek hareketler yapabilmek. O hareketler, gitara yeni başlayan bir çocuğu motive edecekse ve yeni bir müzisyen yetişmesine neden olacaksa, babamı bile tanımam, tanımıyorum(gülüyor).

     

    Albümde benim en sevdiklerim ‘Ona Gitme’ ve ‘Kimselerin Olamadım’ oldu. Şarkılarında tatlı ve ateşli bir tutku var ve bu şarkıyı daha çekici yapıyor. Sözlerindeki bu tutkuyu seviyorum bir dinleyici olarak. Batu Akdeniz dili söz konusu şarkı sözlerinde. Bu tutkunun ‘Bir Sebebi Var’ bence nedir o?

    Hahaha, çok mutlu oldum. Bahsettiğin 2 şarkı albümün biraz daha vahşi ve seksi şarkıları. Böyle bir dil oluşturabildiysem ne mutlu bana. Ona Gitme ve Kimselerin Olamadım aslında kendimle dalga geçtiğim şarkılar. Müzik çok neşeli ama sözler çok perişan. Söyleyen adam kesinlikle kendisiyle ve yaşadıklarıyla dalga geçiyor o şarkılarda.

    Senin ‘Bir Kalbin Çöküşü’nden favori şarkıların var mı (elbette hepsi senin bebeklerin ama hani biraz daha öne çıkan) hangileri? Bu arada dinleyiciler tarafında hangi şarkılar öne çıktı albümden?

    Benim için Bir Sebebi Var ve Yazık Sana ön plana çıkıyor bu albümde. Özellikle Yazık Sana. Kendi şarkılarımı açıp dinlemeyi hiç sevmem ama Yazık Sana’yı açarım.

    Kitaplarla aran çok iyi hatta bir ara hikayelerinde kitapları anlatıyordun. Hatta albümünün ismine de katkısı var okuduğun kitapların. Kitaplarla arandaki bağı nasıl tanımlarsın?

    Her insan gibi ben de zaman zaman kendimden çok sıkılıyorum; şarkı sözü yazarken sadece kendi yaşantıma güvenirsem vay halime. Kitaplar beni farklı perspektiflerden bakmaya davet ediyorlar. Yaşamadığım yaşanmışlıklar katıyorlar kalemime.

    Batu, sen şu sıra kimleri dinliyorsun bize hararetle tavsiye edeceğin kimler var?

    Bu yıl çok az yeni grup dinleyebildim. Eskiye tutunduğum bir seneydi, çok depresifti gerçekten özellikle ilk yarısı. Royal Blood’ın son albümü bence bu yıl yapılmış en iyi rock albümlerinden biriydi. Black Rebel Motorcycle Club mükemmel bir grup, çok karanlık. Bu yıl onlara çok taktım.

     

    Yazının devamı...

    Batuhan Kordel ‘Anıları Sakla’ ile Ayrılığı da Sevdirdi

    Sevgili Batuhan, ilk soruya çalma tuşunu yıprattığım ‘Anıları Sakla’ şarkınla başlamak istiyorum. Böyle bağırmadan isyan etmeden seven, gidenin gidişini de olgunlukla kabullenen birinin şarkısı. Bu şarkının hikayesini, nasıl bir ruh haliyle ortaya çıktığını anlatır mısın?

    Aşk şarkıları yazmayı çok seviyorum. Neden bilmiyorum ama ayrılıkları güzel betimleyebildiğimi düşünüyorum. O yüzden şarkılarımın teması genelde bu oluyor. Şarkılarımı yazarken konu yerine cümle bulmaya çalışıyorum. Bu şarkının çıkış cümlesi “Bundan geceleri uyuyamam.” oldu. Sonrası zaten cümle cümle aktı. Bu şarkıda bana dair noktalar var ama genel olarak sözler tamamen benim hakkımda olmuyor. Mesela anı saklamayı çok seven biriyim. Bunu da bir şarkıma aktarmak istiyordum. Ama genel olarak şarkılarım tamamen yaşadığım olaylardan oluşmuyor. Kafamda kurduğum iki kişi, bazen çevremde gördüğüm olaylar. Yazdığım şarkılarda en çok önemsediğim kısım dinleyicinin bu şarkıları sahiplenmesi. Kendi yazmış gibi hissetmeleri. O yüzden basit ama duygu kaybı yaşamadan yazmaya çalışıyorum.

    Şarkı sözlerindeki samimiyeti sevdiğimi fark ettim. Sosyal medyada bir canlı yayınını izlerken dinleyicilerinle olan iletişiminde de samimiyet öne çıkıyor. Samimiyet senin için ne ifade ediyor? Şarkılarını dinlerken samimiyetin senin varoluşunun doğal bir parçası olarak yansıyor dışarıya.

    Samimiyet benim için çok önemli. Hiçbir zaman herkes beni sevsin düşüncesinde olmadım ama kimse benden nefret etmesin isterim. Çok sevdiğim ama görünce aşırı samimiyetsiz bulduğum şarkıcılar oldu. Hikayeler duydum. Çalıştığım, konser verdiğim yerlerde “Senden önce bu bu geldi nefret ettik.” tarzında cümleler duydum. Bu cümleler beni çok korkutuyor. O yüzden yaptıklarıma, söylediklerime dikkat ediyorum.


    ‘Aşkın En Güzel Hali’ şarkında sevme sevilme haline dair çıtayı çok yukarı koymuşsun. Günümüzde birçok ilişki modeli hemen bir sonrakine geçmek üzerine kuruluyken ‘Aşkın En Güzel Hali’ni yaşamak biraz zorlaştı mı?

    ‘Aşkın En Güzel Hali’ de tek bir cümleyle başlamıştı. Bir gün eve dönerken bir anda kimseyi sevemeyecekmişim gibi hissetmiştim. Çok anlık bir durumdu. Çok yalnız olduğum bir zamandı. Aşık olamamaktan korkuyordum zaten. Olmaktan da korkuyordum orası ayrı. Sonra kendi kendime “Belki de aşkın en güzelini yaşamışımdır ve fark etmemişimdir.” tarzında bir cümle kurduğumu hatırlıyorum. Sonrası zaten malum. Oturdum ve bir daha aşık olamayacak birinin hikayesini yazdım. Ama o kişi ben değildim.

    İlk şarkını yaptığın günden bugüne geçmiş olduğun yollarda neler yaşadığını özetle Batuhan Kordel olma serüvenini anlatır mısın?

    Garip bir his. İnsanların beni dinlemesi, tanıması hala alışamadığım bir durum. Liseden beri hayalim müzisyen olmaktı. Zamanla uzaklaştım. Mühendislik okumaya başladım. Ama müzik de hep yanımdaydı. Sadece artık hobi olacak diye düşünüyordum. Yaptığım coverlar, sonrasında ‘Dönme’ şarkısının çıkışı. O kadar güzel tepkiler aldım ki müzisyen olma hayalim bir anda eski yerini aldı. Mühendis oldum, diplomamı aldım ve artık müzisyen olabilirim dedim. Sonrasında da pandemi devreye girdi. Ben de o sürede üretmeye başladım. Çok güzel insanlarla tanıştım. Zor günler geçirdim. Pandeminin sakinleşmesiyle de konserlerim başladı. Hayallerimi yaşıyor olma durumuna alışamadım. İşimi soranlara müzisyenim diyebilmek hala garip hissettiriyor. Bu durumlara ne zaman alışırım bilmiyorum ama alışmasam da olur. Sonuçta mutluyum.

    Yeni çalışmaların ne zaman geliyor dinleyicini nasıl şarkılar bekliyor?

    Ben sürekli üreten biri değilim. Belirli zamanlarda yazabiliyorum. O yüzden elimde yayınlamadığım 5-10 şarkım var. Yeni şarkım zaten tamamlandı. Yakında çıkacak. Tarih vermeye korkuyorum ama yakında sosyal medyadan duyururum. 2022 yılında da konser yoğunluğunu güzelce ayarlayıp üretme kısmına daha fazla ağırlık vereceğim. Özetle önümüzdeki yıl size güzel şarkılar sunmaya çalışacağım.

    Seni ortak çalışmalarda dinleyecek miyiz?

    Bir iki proje var. Geçen gün Eskitilmiş Yaz grubuyla onların bir şarkısını söyleme fırsatım oldu. İlk defa başka bir projede yer almak garip bir duyguydu. Çok sevdiğim bir isimle ortak çalışma fikrimiz var. Onu da bu yılın başında oturup konuşacağız.

     

    Yazının devamı...

    Listelerinize Layık Yepyeni Şarkılar

    Özgün yeni şarkısı ‘Mümkansız’ ile listelere hızlı bir giriş yaptı. Bugüne kadar birçok hit şarkıya imza atan Özgün, ‘Mümkansız’ı dinleyiciyle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyor. Taha Gürbüz ve Lila ‘MASA’ya biten bir ilişkinin ardından her iki tarafın da yaşadığı duyguları koyuyor. Türkçe R&B müziğe yeni bir renk katan Aslı Sivri, ‘Yara’ isimli şarkısını dinleyicilerle paylaştı. 'Doğa İçin Çal' serisinin 12. videosu büyük ses getirdi. Genepop, ‘Sonsuz Bir Loop’ ile her neredeyseniz orayı bir dans pistine dönüştürmek konusunda iddialı.

    Özgün’den ‘Mümkânsız’ Sevda

    Özgün, 2021’i güçlü bir hit ‘Mümkânsız’la kapatıyor. Sözleri Ferhat Yaşrin’e, bestesi Esad Fidan’a, düzenlemesi ise Gürkan Kömürcü’ye ait olan ‘Mümkânsız’ı dinleyicileriyle paylaşan Özgün, ‘Vefa’nın ardından yine aynı ekip ile bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyor. Eda Berker ile yirmi kişilik bir ekiple çekimi gerçekleştirilen klibin görüntü yönetmenliğini Andaç Şahan, yönetmenliğini ise Burak Sesli üstleniyor. Özgün’ün on yedi yıldır müzik sektörüne kazandırdığı hit şarkılara ‘Mümkasız’ ile bir yenisini daha ekledi. ‘Mümkânsız’ın sürpriz bölümünde Özgün’e, şarkının aranjörü Gürkan Kömürcü eşlik ediyor.

    Taha Gürbüz ve Lila’nın ‘MASA’sında Biten Bir İlişki Var

    Şarkının konusu, bir erkek ve kadının kaotik bir ilişkinin ardından kaçınılmaz olan ayrılıklarını, kadının sessizce çekip gidişini ve adamın bu gidişi anlamlandırmaya çalışırken yaşadığı duygusu. İşte ‘MASA’daki duygu durumu budur. Sözü, müziği ve düzenlemesi Taha Gürbüz’e ait olan, tüm kayıtları home stüdyosunda tamamlanan ‘MASA’nın mix ve mastering’ini Pinhani grubundan tanıdığımız Eray Polat üstlendi. ‘MASA’nın kapak tasarımını ise İpek Şirin hazırladı.

    Taha Gürbüz’ü bağımsız müzik sahnesinden tanıyoruz. Geçtiğimiz Nisan ayında dinleyicilerle buluşan EP’sinin ardından, Taha Gürbüz, bir ayrılığı iki tarafın gözünden de anlattığı ‘MASA’yı müzikseverlerle paylaştı. Elektronik öğeler barındıran, nakaratta hareketli gitar yapısının duyulduğu şarkıda Taha Gürbüz’e yerli alternatif pop sahnesinin yetenekli isimlerinden Lila da eşlik ediyor. Taha Gürbüz’ün yeni teklisi ‘MASA’, klibi ile birlikte 10 Aralık Cuma günü tüm dijital platformlarda yerini aldı.

    Aslı Sivri ‘Yara’ İle R&B Müziğe Yeni Bir Renk Katıyor

    Türkçe R&B müziğe yeni bir renk katan Aslı Sivri, ‘Yara’ isimli şarkısını dinleyicilerle paylaştı. Şarkının söz ve müziği Oğuzhan Çarklı'ya, düzenlemesi ise Honey Wave'a ait. Farklı tarzıyla dikkat çeken Aslı Sivri, klipte de renkli dünyasından karelerle izleyici karşısına çıkıyor.

    Genç şarkıcı, ilk projesi ‘Yara’ ile ilgili duygularını şu sözlerle anlattı: '' Benim için şarkı yapmak, klibini çekmek büyük hayaldi. Yapımcım Emrah'ın beni ofise çağırdığı günü ve ilk konuşmamızı daha dün gibi hatırlıyorum. O zamanlar bu noktaya gelebileceğimizi hiç beklemiyordum ne yalan söyleyeyim. Bu gerçekten sözcüklerle anlatılamayacak bir his. Şarkının çıktığı gün heyecandan her yerim titriyor, ayakta bile duramıyordum, aynı anda hem gülüyor hem ağlıyordum ve hiç bu kadar mutlu olmamıştım. Umarım herkes çok beğenmiştir, daha nice projelerle karşınızda olacağız, beklemede kalın!''

    'Doğa İçin Çal' 12

    'Doğa İçin Çal' serisinin 12. videosu yayınlandı. İçeriği ve verdiği mesajla yıllardır isminden söz ettiren serinin yeni videosunda oyuncu Demet Evgar’dan menajer Çağlar Tavşanoğlu'na birçok isim yer alıyor. Yapımcılığı ve yönetmenliği Fırat Çavaş'ın üstlendiği projeye daha önce Cem Yılmaz başta olmak üzere birçok ünlü isim katılmış, aynı zamanda tüm şehirlerden genç sesler de yer almıştı. ‘Deniz Üstü Köpürür’ ve ‘Kağızman’ Doğa İçin Çal 12’de söylenen eserler.

    Genepop ‘Sonsuz Bir Loop’ İle Dansa Davet Ediyor

    Genepop her neredeyseniz orayı bir dans pistine dönüştürmek konusunda iddialı. ‘Sonsuz Bir Loop’, son birkaç yılımızı özetleyen ruh halinin bir yansıması olarak, hayatımızda tekrara düşen her şeye, zorlayan ilişkilere ve yıpranan tahammül eşiklerine karşı Genepop’un herkese yaptığı bir dans etme çağrısı. Burç Demir, Erdal Akkaş ve Gizem Altun’dan oluşan, 2021 yılında kurulan pop üçlüsü Genepop, içimizi kıpır kıpır eden 70’ler disco funk’ın groove hissiyatına, 80’ler synthpop atmosferini ve 90’lar Türkçe Pop’un hep bir ağızdan ezbere söylenen coşkusunu ekliyor. İlk adımı ‘Sonsuz Bir Loop’ ile atan Genepop, yepyeni şarkılarla yola devam edecek.

     

    Yazının devamı...

    Kadebostany’den Yine Çok Güçlü Bir Şarkı : ‘Wild in Secret’

    ‘Walking with a Ghost’ şarkınızdan beridir Türkiye’de de özel bir dinleyici ve takipçi kitleniz oluştu. Bu sevginin sonucunda İstanbul’da konser verdiniz. Sizce sizin müziğinizi bizim dinleyicimiz neden bu kadar çok sevdi?

    Oldukça fazla seyahat ettim ve Türkiye ile özel bir ilişkim olduğu doğru. Ülkenizde kendimi iyi hissediyorum, kültürel çeşitliliğini ve özellikle Türk müziğini seviyorum. Çok sayıda geleneği ve moderniteyi harmanlamanız hoşuma gidiyor. Bu kavramı çok önemli buluyorum ve müziğimde de aynısını yapmaya çalışıyorum.

    Kadebostany kadrosunun güncel durumundan bahseder misiniz? Grup şu an kimlerle yol alıyor ve grupta zaman zaman olan değişiklikler müziğinize nasıl yansıyor?

    Hem stüdyoda hem de sahnede birçok farklı sanatçıyla çalıştığım doğru. Bu çeşitliliği seviyorum, bana ilham veren insanlarla çalışmamı sağlıyor ve beni her seferinde kendimi aşmaya itiyor. Şu sıralar yepyeni bir şovla turneye çıkıyorum. 2 ana vokalden oluşan tamamen yeni bir kadro (Poseidona ve Fang The Great). Kornalardan oluşan bir bölüm var, modüler synthesizer ve sampler (ses örnekleyici) da bende. Gösterinin yarısı yeni şarkılardan, diğer yarısı ise heyecan verici bir şekilde yeniden düzenlenen klasik Kadebostany şarkılarından oluşuyor.

    Kurulduğunuz 2008’den bugüne müzik yapma anlayışınızda değişiklik oldu mu? Biraz daha açacak olursam geçen zaman, dünyadaki değişimler müziğinize yansır mı? Yola çıktığınız günden bugüne bir değerlendirme yapacak olursanız bize neler söylemek istersiniz?

    Gerçekten güzel bir soru. Müzikal yolculuğum bence oldukça özgün çünkü bir bakıma dış dünyadan ve yaşadıklarımdan aşırı derecede etkilendiğimi söyleyebilirim ama öte yandan çok tekil ve kişisel bir müzik yapmaya çalışıyorum. Beste yaparken öncelikle kendimi tatmin etmeye çalışıyorum. Müzikal yolculuğumu özetlemem gerekirse, ülkemin (Kadebostany Cumhuriyeti) ‘ARAŞTIRMA VE KEŞİF’ mottosunu kullanırdım.

    ‘Wild in Secret'i 19 Kasım’da yayınladınız. Diğer şarkılarınızda olduğu gibi bu şarkınızda da vokal öne çıkıyor. Vokalin bir şarkının ruhuna kattıkları hakkında neler söylemek istersiniz?

    Şarkıyı film gibi düşünürüm. Kompozisyon senaryodur, vokal ise filmin kahramanı. İnsan sesi sihirdir ve bence müzikteki en güçlü enstrümanlardan biridir.

    Türkiye’den Barış Demirel’le ortak bir çalışma yapmıştınız onun albümü için? Mahmut Orhan’la bir remix var. Bu işbirlikleri nasıl gerçekleşti? Sizi, Türk sanatçılarla yeniden bir ortak çalışmada dinleme şansımız olacak mı?

    Ben her zaman spontane, her zaman hissederek çalıştım. Birinin müziğini beğendiğimde ve birlikte ilginç bir şeyler yaratabileceğimizi hissettiğimde onunla iletişime geçiyorum. Şu anda Sena Şener'in yer aldığı bir parçayı tamamlıyorum ve aynı zamanda Barış Demirel ile de çalışıyorum.

    Sizin, Türkiye’den takip ettiğiniz dinlediğiniz sanatçılar var mı? Kimler?

    Şüphesiz ki yukarıda bahsettiğimiz isimler. Akhustikhane Stüdyosu’nda biraz zaman geçirmiştim, oradaki atmosferi ve insanları sevdim. Türk sanatçılarla iş birliği yapmak ve yeni şarkılar yaratmak için İstanbul'a daha sık gelmek istiyorum.

    Tüm dünya bir pandemiden geçiyor, bu süreç sizi nasıl etkiledi/etkiliyor?

    KADEBOSTANY TV kanalımı oluşturma fırsatı buldum ve yeni single olan ‘WILD IN SECRET’ gibi birçok yeni şarkı yazdım. Genelde kötü şeyleri iyi şeylere dönüştürmeye çalışırım!

     

    Yazının devamı...

    Yıl Biterken ‘Dağ’ Gibi Şarkılar Dinleyiciyi Selamlıyor

    Can Bonomo’dan Yeni Tekli: ‘Dağ’

    “Ben durdum sen dön dünya. Kederim umman, derdim dağ” bu sözler Can Bonomo’nun yenisi ‘Dağ’dan. Dilinize takılacak türden bir şarkı ve hem klipteki hem şarkıdaki kederi de hissedeceğiz. Can Bonomo’nun Dağ isimli yeni teklisi 26 Kasım Cuma günü itibariyle tüm müzik platformlarında yayında.

    Sözü ve müziği Can Bonomo’ya ait olan Dağ’ın düzenlemesi Can Saban imzası taşıyor. Kliple ilgili Can Saban: ‘’Zaman, mekan, değişim, satır satır yok olmak gibi kavramları çok da abartmadan anlatmaya çalıştık. Caravaggio’dan esinlendiğimiz ışık tasarımını sevgili görüntü yönetmenimiz Murat Tuncel ile uygulamaya çalıştık’’ dedi. Kayıt, mix ve mastering'i The Fatlab'de Ali Rıza Şahenk tarafından yapılan parçanın kapak görseli, Can Bonomo imzası taşıyor.




    Mavi’den ‘Umduğum Gibi’

    Mavi, zamansız bir aşk mektubu ile karşımızda. 2020'de çıkardığı ‘Karya Kayıtları’ndan sonra, çıktığı yeni yolun ilk meyvesi ‘Umduğum Gibi’yi müzikseverlerle paylaşan Mavi, yeni şarkısını “Amatör ruhunu kaybetmemiş bir yetkinliğin ilk meyvesi” olarak tanımlıyor.

    ‘Umduğum Gibi’nin altyapısı, müzikal trendlerin hem içinde hem dışında, şarkının sözlerinde aktarıldığı gibi bir rüyayı çağrıştırmak üzere tasarlanıyor. Şarkı, TNK grubunun solisti Caner Karamukluoğlu tarafından, indie-pop, R&B, elektro pop ve neo soul elementlerini modern şekilde bir araya getirilmesiyle düzenleniyor. Mavi ve Caner, daha önce ‘Saz Söz Mavi’ projesinde de bir işbirliği gerçekleştirmişlerdi. Mavi, ‘Umduğum Gibi’nin görsel dünyasını ise fotoğrafçı Begüm Koçum ve klip yönetmeni Çağla Çağlar ile birlikte tasarlıyor.

    Ufuk Sağın’dan ‘Incomplete’

    Sözü ve müziği Ufuk Sağın’a ait olan ‘Incomplete’ tüm dijital platformlardan dinlenebilir. Ufuk Sağın İngilizce sözlü olarak hazırladığı çalışmasını şöyle yorumluyor: “Biriyle tanıştığınızı düşünün. Zaman geçtikçe ona daha yakın hissetmeye başladığınızı ve farkında bile olmadan ona âşık olduğunuzu. Artık sizin bir parçanız olduğunu. Ve farkına vardığınızda ise, geçmişteki haberi bile olmayan halinizin düşmanınıza dönüştüğünü. Onun yüzünden kendinizden bir parçayı kaybettiğinizi ve o olmadan devam edebileceğiniz hiçbir yol bulamadığınızı. İşte bu o şarkı.”

    H4SO’dan ‘Adres’e Teslim Bir Şarkı

    H4SO, yeni şarkısı ‘Adres’te kendi şehrinde (Adana) üst üste yaşadığı tribal olayları, bu olaylar karşısındaki suskunluğunu anlatıyor. Beslendiği tek şeyin müzik ve başarı duygusu olduğunu belirten H4SO, ‘Adres’ şarkısını deneysel bir çalışma olarak nitelendiriyor. ‘Adres’ hem drill tarzında hem de deephouse genre’sında bir altyapıdan oluşuyor.

    Yazının devamı...