Serhat Tezcan Yazarın Tüm Yazıları

Tekstilde ihtiyaç farklılaştı üretici öngörüyle aştı

5dk okuma

Dünyanın en büyük buluşmaları arasında yer alan HOMETEX Ev Tekstili Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi’nde açıldı. Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık tarafından düzenlenen fuarda firma temsilcileri ile konuştuk. Sektörün 2022 yılını nasıl geçirdiğini; yaşanan enflasyonist ortamın şirketlere, piyasaya ve tüketiciye yansımalarını sorduk. Beklentilerini ve yaşanan yenilikleri aktardık.

Haberin Devamı

Polyteks Genel Müdürü Ersan Özsoy, pandeminin etkisinden sonra 2021’de büyümeler ve ihracatta kapasite kullanım oranlarında ciddi artışlar sonrası iyi bir yıl geçtiğini hatırlattı. 2022’de de aynı beklentinin oluştuğunu ifade eden Özsoy, “Fakat dünyadaki enerji krizi ve pandemiden kaynaklanan enflasyon nihai kullanıcıyı ters yönde etkiledi. Genel olarak baktığımızda 2022 yılının ilk 5 ayında beklenti çok fazla olmasına rağmen çok şükür iş yapıyoruz ama sanki 2020 ve 2021’e göre beklentimiz daha fazlaydı” diye konuştu.

YÜZDE 25 CİRO KAYBI VAR

İhracatta hedeflerinin 2021 yılının üzerine çıkmak, en azından yüzde 10 ihracat artışını sağlamak olduğunu açıklayan Özsoy, “O hedefi yakalayıp yakalamayacağımız, Rusya-Ukrayna savaşının kısa zamanda sonuçlanmasına bağlı gözüküyor. Bu savaş hızlı biterse işlerimiz devam eder. Çalıştığımız Avrupa pazarı ve kendi pazarımız bu enerjiyle Rusya’ya bağlı konumdayız. Bizim şirket olarak direk Rusya ile işimiz yok. Ancak dolaylı etkileniyoruz. Bizden alıp, ev tekstili ve giyimlik kumaş yapanlar daha fazla etkilendi. Yüzde 20-25 gibi talepte gerileme var. Bu iş biterse kapasite ve ciro kaybımızı orada telafi ederiz” dedi.

EN CANLI AYLAR AMA…

Haberin Devamı

İç piyasada özellikle enflasyondan dolayı fiyatların çok artmasının sonucu olarak ciddi bir daralma yaşandığını söyleyen Özsoy, “Şu anda yaz ayları... Piyasanın en canlı olduğu özellikle ev tekstilinde düğünlerin, evlenmelerin en yoğun olduğu aylar olmasına rağmen orada bir daralma söz konusu. Onun için iç piyasa açısından baktığımızda sektör daha da zorlanıyor. Türkiye’de ciddi üretim kapasiteleri var. İplikten nihai üretime kadar farklı yelpaze içinde ciddi üretim var. Kapasitelerin verimli olması ve katma değerli üretim açısından hedef her zaman ihracat” diye konuştu.

PİYASA ENGELLERİ ZORLUYOR

Devletin birtakım destekler verdiğini hatırlatan Özsoy, sektöre katkı sunabilecek beklentilerini ise şu şekilde sıraladı:
“KDV ile ilgili bir kısım çalışmalar var ama yeterli değil. Tekstilde KDV’de farklı uygulamalar var. Kimyasallarda aynı şekilde yüksek KDV. Böyle olunca birtakım maliyetlerde farklılıklar oluşuyor. Bunların bir dengeye sokulması beklentimiz. Geçiş döneminde kurumlar vergisinin sanayicimize destek olması gibi bir talebimiz olabilir. KDV iadelerinin daha hızlı yapılması talebimiz olabilir. Yatırım teşvikleri ile ilgili kısımda ciddi destekler yapılıyor ama daha cazip hale getirilmesi lazım. Bu dönemde yatırım yapmak isteyen çok sanayicimiz var ama birtakım piyasa engelleri bizi zorluyor.”

 

FASILAYA UĞRADI

Haberin Devamı

Haberin Devamı

Burkay Tekstil Genel Müdürü Hasan Tulum, ev tekstilcileri olarak çok başarılı bir yıl geçirdiklerini kaydetti. Bu sene başlangıcın güzel olduğunu dile getiren Tulum, Rusya-Ukrayna savaşıyla sekteye uğradıklarını açıkladı. İnsanların kafasının karıştığını söyleyen Tulum, “Özellikle Avrupa tabiki. Türk sanayinin yüzde 50-60 ana pazarı Avrupa diyebiliriz. Dolayısıyla savaş Avrupa’da insanları biraz tedirgin etti. Petrol, doğalgaz gibi enerji fiyatları Avrupa’da da inanılmaz arttı. Durgunluk demeyeyim ama ufak bir fasılaya uğradı. Daha iyi olacağını ümit ediyoruz” diye konuştu.

TÜRKİYE’YE DÖNMEYE BAŞLADILAR

Haberin Devamı

Bu yıldan ümitli olduklarını açıklayan Tulum, Rusya-Ukrayna Savaşı kötü gelişmelerle ilerlemezse çok daha iyi olacağını kaydetti. Şangay’ın kapalı olduğuna işaret eden Tulum, “Konteyner fiyatlarının yüksek olması Avrupa’da bize müthiş avantaj sağladı. Avrupa’dan, Rusya’dan, ABD’den Çin’den çok fazla mal alan insanlar, Türkiye’ye dönmeye başladılar. Siparişlerde cirolarda onun etkisini tam hissedemesek de ilgi ve alakanın acayip arttığını hissediyoruz. Bunlar belki ikinci 6 ayda veya önümüzdeki sene sipariş ve cirolar olarak çok daha pozitif dönecek” dedi.

AİLE BÜTÇELERİ SEYAHATE KAYIYOR

Haberin Devamı

Müşteriler ile görüştüklerini söyleyen Tulum, son olarak Malezyalılar ile konuştuğunu belirterek, “Alışkın olmadığımız bir durum. Enflasyon 25-30’lara çıktı diyorlar. Enflasyon arttıkça insanlar önce enerjisini ödüyor, gıda masraflarını ödüyor. Ev tekstili, kıyafet harcamalarında para cebinde kalsın istiyor. Doğal olarak emniyetini sağlıyor. Son konuştuğumuz yabancılar özellikle Avrupalılar da ‘turizm ve seyahat aktiviteleri arttı’ diyorlar. Onlar da seviyorlar gezmeyi. Dolayısıyla aile bütçeleri biraz daha onlara dönmeye başladı. Seyahat bütçeleri artınca bizim sektöre birazcık negatif yansıyor” dedi.

KARLARDAN FEDAKARLIK YAPIYORUZ

Beklentilerden de bahseden Tulum, kurların daha istikrarlı olması talebinde bulundu. İhracatın yüzde 50-60’ı Avrupa olduğunu yineleyen Tulum, “İthal ürünler hep dolar maliyetli yapıldığı için Euro paritesi 1,4’leri görünce bizi etkiliyor. Enerji fiyatı, enflasyon da deseniz fiyat arttıramıyorsunuz hızlı şekilde. Dolayısıyla emtia fiyatları, keten fiyatlarının artması, kuraklığa bağlı sebepler de var. Dolayısıyla karlardan fedakarlık yapıyoruz. Yeter ki bu dönemi kayıpsız atlatalım ki önümüzdeki seneler çok daha iyi olacak. Pandeminin sonrasında zor günlere rağmen memnun. Ev tekstilcileri olarak bizler memnunuz. Son iki senede çok kötü şeyler yaşamadık” diye konuştu.

 

YENİLİK ARAYAN ÇOK İNSAN VAR

Online ve mağaza satışı şeklinde yoğun iki sene geçirdiklerini söyleyen Kırayteks Yönetim Kurulu Üyesi Onur Kırayoğlu, ev tekstili ürünleri ve gereçleri satışı olarak çok yüksek hacme ulaşıldığını kaydetti. Şu anda seyahat kısıtlarının azalması ve hayatın geri dönmeye başlaması ile tüketicilerin giyime ve alışverişlere yöneldiklerini anlatan Kırayoğlu, “Bunun etkilerini ev tekstili sektöründe ilk 5 ayda hissettik. Son iki senenin ev tekstilinin hızının, iştahının biraz yavaşladığını, azaldığını görmüştük. Fuar ümit verici oldu. Çok fazla yenilik arayan insan var. ‘Neyi, ne kadara alırım’ değil de yeni ne var arzusu içinde insanları gördük. Açıkçası bu durumun biraz daha umut verici olduğunu düşünüyorum. Muhtemelen insanlar iki sene içinde piyasadaki yenilikleri tükettiler. Firmalar da yoğun çalıştıkları için inovasyona çok vakit bulamadılar. Mevcut koleksiyonları ürettiler. 5-6 aylık süreçte çoğu firma çok güzel koleksiyonlar hazırlamışlar. Biz de çok büyük yenilikler yaptık. İlgiye bu yeniliklerin payı da çok fazla” diye konuştu.

UMUDUMUZ YÜKSEK

Dünyada savaşlar ve göçlerin yaşandığını söyleyen Kırayoğlu, pandeminin hala belli tedarik bölgelerinde devam ettiğini de belirterek, bölgesel riskler ve endişelerin olduğu bir ortamın yaşandığını kaydetti. Buna karşılık umutlarının yüksek olduğunu açıklayan Kırayoğlu, “Yeni ürünlerimizle senenin ilk fuarında tanıtımı ile bundan sonraki bölümünü kendi firmam adına çok daha iyi kapatacağımızı düşünüyorum. Sektör olarak da bu fuardaki izlenimimden yola çıkarak işler daha da hareketlenecek gibi bir izlenim verdi” dedi.

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN ALIM GÜCÜ DÜŞÜYOR

Yaşanan enflasyonist ortamla ilgili de konuşan Kırayoğlu, özellikle dünyada alım gücünde lider pozisyonda olan ve rezerv paraya sahip ülkelerin enflasyonu bastırabilmek için birtakım ekonomik önlemler almaya başladıklarını söyledi. Bu durumun uluslararası döviz kaynağının azalmasına ve dövizin yükselmesine neden olduğunu belirten Kırayoğlu, “Tabiki bu durum gelişmekte olan ülkelerin alım gücünde düşmeye neden oluyor. Bizim ülkemizde buna dahil fiyatlarda ciddi anlamda yükselme oluyor. Biz üreticiler olarak elimizden geldiği kadar bununla mücadele ediyoruz. Ancak şu bir gerçek üretim maliyetlerimiz yükselmesine rağmen satışlarımızdaki karlılık marjlarımız düşmek zorunda kalıyor. Bizim de biraz daha volümü arttırıp, üretim süreçlerini iyileştirip, marjları düşürebilmemiz gerekiyor ki satabilelim. Yoksa her şey doğru orantılı giderse maalesef satamıyoruz. Bu senenin böyle devam edeceğini düşünüyoruz ki birçok ekonomik çevre de böyle düşünüyor. En az 2023’ün ortalarına kadar ekonomik beklentiler çok pozitif değil. Enflasyonla ilgili beklentiler de çok pozitif değil” şeklinde konuştu.

 

TECRÜBEMİZİ AKTARDIK

Bünyelerine yeni bir marka eklediklerini açıklayan İpekiş Tekstil Genel Müdürü Aşkın Kandil, amaçlarının kullanım performansı, dayanıklılık ve konfor artıran fonksiyonel kumaşlar üretmek olduğunu kaydetti. Akıllı kumaşlara fonksiyonel uygulama konusundaki çalışmalara 10 yıl önce başladıkları hatırlatan Kandil, tecrübelerini döşemelik kumaşa da aktardıklarını ekledi.

DAHA YALIN VE DAHA RAHAT ÜRÜNLER

Özellikle pandemi sonrasında tüketici eğilimlerinin değiştiğini anlatan Kandil, “Sadece giydiklerimiz değil, yaşadığımız mekanları da ince eleyip sık dokumayı, yenilemeye daha yalın daha rahat ettiren minimal ürünlere yöneldiğimizi biliyoruz. Ortaya koyduğumuz bu ilk koleksiyon ile birçok tüketici ihtiyacını tüm mekanlarda istekleri karşılayacağımızı düşünüyoruz. Burada tabii ki yaptığımız iş geleneksel tekstilin ötesinde teknik tekstil sınıfını girdiğini söylemek doğru olur. Çünkü bugün geleneksel tekstilde birçok görsel ihtiyacın dışında çok fazla amacınız olmuyor. Biz burada teknik özellikleri yüksek, mühendislik katkısı yüksek iş yapmaya çalıştık. Önceki fuarda da burada da doğru yolda olduğumuzu görüyoruz. Devamı gelecek” diye konuştu.

YENİ GİYİM TARZI

Fuar ve müşteri ziyaretleri amacıyla Eylül ayından bu yana yurtdışına gidip geldiklerini açıklayan Kandil, piyasada iyimserlik gördüğünü söyledi. İnsanların iki yıldır sosyal ve iş yaşamından uzak olduklarını belirten Kandil, “Her ne kadar rahat giyinmeyi tercih etmek zorunda kalsalar da normal hayattaki yaşam biçimine bir özlem var. Rahat giyim ile formal giyim arasında bir yerlerde. Biz buna smart casual diyoruz. İkisinin hibriti gibi olduğunu görüyoruz. Biz şirket olarak burada isabetli öngörüde bulunduk. Pandeminin içinde şunu dedik. ‘Bir gün pandemi bitecek alışkanlıklar olacak ama tekrar en başa dönmeyecek. Evrilecek, farklı bir form kazanacak’ dedik. ‘Takım elbiselik kumaşları da bu formlara uygun hale getirelim’ dedik. Üretimimizde değişiklikler yaptık. Rahatlıkla şıklığı birleştirecek çözümler üzerine iki yıl boyunca çok çalıştık. Aynı takım elbise ile çok daha rahat edeceksiniz. Hatta onunla koşabilirsiniz. Yürüyüş yapabilirsiniz. İşe gidersiniz. Bir yerde yemek yersiniz. Üzerinize bir şey dökülür, leke tutmaz. Kırışmazlık üzerine çalıştık. Çok rahat ettiren özellikleri zaten geliştirdiğimiz ürünleri bir araya getirip, çaprazlama yaptık. 8 akıllı kumaşımız varken, bunların farklı farklı 3-4’ünü hibrit bir kumaşta birleştirdik” dedi.