Selim Türsen Yazarın Tüm Yazıları

Balıklar dolar yiyor

1dk okuma

MALUM, balık mevsimi...

Haberin Devamı

 Ege’nin çipurası, barbunu yanında Marmara’nın lüferi, çinakoplar da tezgahları doldurdu.

Yıllardır tanıdığım balıkçıya gittiğimde lüferin kilosunun 100 TL olduğunu söyleyip, “Fiyatlar artık düşmez” dedi.
1 kiloda 4 lüfer olduğunu düşünürsek fena değil!
Geçen yıl hızla tezgahlardan kaybolduğu için bir daha bulamam düşüncesiyle aldım.
Balığı temizleyen genç tam zamanında aldığımı söyleyip, “Ette döner, balıkta lüfer” dedi.
Ertesi gün bizim gibi İstanbul’da lüferin lezzetine alışmış arkadaşların geleceği haberiyle hemen bizim balıkçıya koştum.
Tezgahta ağzı laf yapan önceden görmediğim genç bir çocuk vardı.
Bir gün önce 100 TL olan lüferin kilosuna 120 TL, 50 liradan satılan çinakop için de 60 TL dedi.
“Ne oldu da bir günde fiyatlar yüze 20 arttı?” diye sorduğumda, “Abi dolar nasıl çıkıyor görmüyor musun? Balıklar da dolar yiyor” karşılığını verdi.

MAZOTA GELEN ZAM
Eski müşteri olduğumdan bir önceki günkü fiyattan balıkları aldım ama genç delikanlının şaka yollu, “Balıklar dolar yiyor” sözünün de doğru olduğunu düşündüm.
Dövizdeki artış balıkçı teknelerinin kullandığı mazot fiyatlarına hemen yansıdı.
Bu durumu bilen esnaf, dolar yükseldiğinde mazot zammını beklemeden tezgahtaki etiketleri değiştiriyor.
Tabii bu değişiklikler 10-20 liralık yuvarlak zamlar şeklinde olunca fiyat artışı yüzde 20 gibi çok yüksek oranlara ulaşabiliyor.
Türkiye, “Nasıl olsa fiyatlar artacak, ben de zam yapayım” endişesiyle oluşan beklenti enflasyonu girdabından 30-40 yıl kurtulamadı.
Ne zamanki 2001 krizinde ekonomi duvara çarptıktan ve gerekli reformlar yapıldıktan sonra toplumda “Artık zam olmaz” oluştu ve beklenti enflasyonu kırılabildi.
Beklenti enflasyonu oluşmaya başladı mı geri dönüş çok zor oluyor.

Haberin Devamı

 
Emsal artış açmazı

DEPREM fayları üzerinde oturan İzmir’de binaların yüzde 70’i bir felaket anında çökme riski taşıyor.
Bu kentin acil önceliği hızla kentsel dönüşümü gerçekleştirip Japonya’daki gibi 7-8 büyüklüğünde depremlerde bile ayakta kalabilen sağlıklı yapılara kavuşmak.
Geçen hafta Büyükşehir Belediye Meclisi depremde hasar gören binalar için parsel bazında yüzde 20, ada bazında yüzde 30 emsal kararı aldı.
Kabaca 10 katlı bir bina yeniden yapılırken 12 ya da 13 kat yapılabilecek.
Amaç konutlarını yeniden yaptıracak gücü olmayan depremzedelerin müteahhitle anlaşabilmeleri için gerekli altyapıyı oluşturmak.
Kararla, örneğin 10 katlı bir binayı yeniden yapacak müteahhit depremzedelere para almadan evlerini yenileyip verecek.
Kendisi de ilave iki kattaki daireleri satarak inşaat maliyetlerini çıkaracak ve kar edecek.

DİKEY BÜYÜMEK ZORUNDA
Mimar Mühendis Odaları Birliği nüfus yoğunluğunu artıracağı, altyapı, yol, yeşil alan ve diğer sosyal donatıların yetersiz kalacağı gibi gerekçelerle karara itiraz edip yargıya götürmeye hazırlanıyor.
İşin uzmanları söylediği için haklı gerekçeler olduğuna şüphe yok.
Buna karşın fazla genişleyecek alanı olmayan ve yoğun bir göç alan İzmir’in arsa sıkıntısı nedeniyle dikey büyümek zorunda olduğu da bir başka gerçek.
Depremzedelerin bir an önce sağlam güvenilir binalarda yaşayabilmeleri için bu kararın alındığı anlaşılıyor.
Somut çözüm üreten, uygulanabilir öneriler gelirse bunlar da herhalde dikkate alınır.
Ama binalarının yüzde 70’i riskli İzmir’in zamana karşı yarıştığını da unutmayalım.

#1 #2 #3