Tanık olduğum en büyük dehşet

2dk okuma

Sevgili okurlar sevgili fotoğraf tutkunları... Türkiye, birbiri ardına gelen orman yangını haberleriyle sarsıldı ve ülke tarihinin en büyük orman yangınları hepimizin ciğerini yaktı. Türkiye’yi yasa boğan bu orman yangınlarına müdahale eden görevli personele vatandaşlar da yardıma koştu. Ve tüm bu yaşananları onlarca meslektaşım çektikleri fotoğraflarla anbean dünyaya duyurdu.

Haberin Devamı



Tarihe “Büyük Manavgat Yangını” olarak geçecek olan Antalya’daki yangında görev yapan Demirören haber Ajansı(DHA) foto muhabiri İbrahim Laleli de bu isimlerden biri. Meslekte yıllarca birlikte görev yaptığım ve mesleğinin ilk yıllarından bu yana başarılarına yakından tanık olduğum sevgili dostum İbrahim Laleli’yle hem “Tanık olduğum en büyük dehşet” dediği Manavgat’taki orman yangınını hem de ödüllerle dolu meslek hayatına nasıl başladığını konuştuk.



MASADA KALAN FİLMLERLE HAYATIM DEĞİŞTİ

“Gazeteciliğe ve foto muhabirliğine başlama hikâyem aslında bir arkadaşlık hikâyesi. Gazeteciliği seçen çocukluk arkadaşlarım ve onların çevresiyle tanıştığım gazetecilerin de etkisiyle bu mesleği yapmak istiyordum, ama mesleğe başlamam tamamen şans oldu. Arkadaşlarımdan dolayı fotoğrafa uzak değildim. Ama amatör bile olamayacak kadar da uzaktım. Bir gün Antalya Kaleiçi’nde arkadaşlarla gezerken Göksel Yapar’ın makinesi ile fotoğraflar çektim. O zamanlar Göksel, Antalya’daki yerel gazete Atılım’da çalışıyordu. Onun makinesinden çıkan filmleri, fotoğraf editörü film masasında görünce Göksel’i çağırıp beğendiğini söylemiş. O da ‘Ben değil arkadaşım çekti’ demiş. Gazetenin yöneticilerinden Deniz Akgün, yaşımı, işimi sormuş ve ‘Bir iki ay oyalansın, onu bize alalım, işi öğretelim’ demiş. Tam da bu sırada Milliyet Gazetesi için şoförlü bir araba arandığını duyunca, o bir-iki aylık boşluğu geçirmek için bu işe girdim. İstediğim bir iş değildi ama mesleği yakından tanımak istedim. Aradan kısa süre geçti, Atılım’dan beklediğim telefon geldi. Böylece 1997’nin mart ayında hep yapmak isteğim gazeteciliğe başlamış oldum. Yani özetle arkadaşımın masada kalan o filmleri ile hayatım değişti. Atılım’da kısa süre geçmişti ki Hürriyet Gazetesi’nden istihbarat şefi Mustafa Yiğit aradı, magazin sayfası için beni çağırdı. 1998’in ağustos ayı itibarıyla da Hürriyet Haber Haber Ajansı’na bugünkü adıyla Demirören Haber Ajansı’na(DHA) başladım. O dönem temsilcimiz Dursun Gündoğdu, fotoğraflarımı görünce fotoğraf ağırlıklı çalışmamı istedi ve şirketin dijital makinesini de bana zimmetledi. Asıl fotoğraf hikâyesi o andan sonra başladı. Gazete beni foto muhabiri olarak yetiştirdi. Alaylı yetiştim. Çalıştığım gazetedeki ustalarımdan, dışarıda çalıştığım meslektaşlarımdan çok şey öğrendim. Onları rakip görmedim, hep dost-arkadaş hatta bir usta gibi gördüm.”



ANTALYA’DAKİ BU ZENGİNLİĞİ FOTOĞRAFLARIMA YANSITIYORUM

İbrahim Laleli, yaşadığı ve mesleğini yaptığı kent olan Antalya’yı ise özetle şöyle anlatıyor:
“Bu işi Antalya’da yaptığım için şanslıyım. Öncelikle Türkiye’de turizmin merkezi, bununla birlikte birçok uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Kampları ve spor organizasyonlarıyla sporun, Altın Portakal ve Aspendos Opera Bale Festivali ile sanat etkinliklerinin merkezi. Ve daha modanın hatta siyasetin de öne çıkan adresi. Türkiye’de komşu iline en uzak şehir de Antalya. Böyle olunca, doğal afet de orman yangınları da mesleki konusu oluyor. Benim fotoğraflarımın güçlü olması ve beğenilmesinin sebebi de bu geniş yelpaze. Çok farklı disiplinlerde fotoğraf çekip, bu zenginliği fotoğraflarıma yansıtıyorum. Bir magazin fotoğrafındaki estetik bakış açısını, bir spor fotoğrafındaki teknik ve seri yaklaşımı farkında olmadan çektiğim sokak fotoğrafında hissediyorum.”



TECRÜBEMİZ BİRÇOK YERDE HAYATIMIZI KURTARDI

Haberin Devamı

Meslektaşım İbrahim Laleli, Manavgat’taki büyük yangının ilk anlarından itibarın bölgeden bir saniye bile ayrılmadan görev yaptı. Fotoğrafları sadece Türkiye’de değil dünyada da ses getirdi. Yangın boyunca yaşadıklarını ise şöyle aktarıyor:
“Yaşadığımız coğrafya nedeniyle sık sık orman yangınlarında görev yaptım. Bu anlamda oldukça tecrübeliyim ama Büyük Manavgat Yangını benim tecrübemden çok daha öteydi. Tanık olduğum en büyük dehşetti. Yangının ilk anından son dakikasına aralıksız fotoğraf çektim. Bir bölgeye girdiğimiz an, sanki savaş alanına girmiş gibiydik. Yıkılan evler, yanan canlıların bedenleri, bir tarafta devam eden yangınlar, havada ağır bir duman, yanan evlerdeki plastiklerle siyah zehirli hale gelen dumanlar... Tarif edemem. Tişörtümü ıslatıp, ağzıma burnuma sararak görev yapmaya çalıştım. Kimi zaman o kadar çok duman oluyordu ki yaşaran gözlerimle objektifi doğrultup bakmadan, görmeden fotoğraf çekiyordum. Yangın bölgeleri tehlikeli biliyorum ama bu yangın hükmettiği alanla çok daha hızlı etki gösteriyordu. Tecrübemiz birçok yerde hayatımızı kurtardı. Büyük Manavgat Yangını sırasında sahip olduğumuz drone’ları da etkin şekilde kullandık. Bu yangınların haberleştirilmesinde belki de ilk kez drone’lar bu kadar önemli rol oynadı. Meslektaşlarım adına söyleyebilirim ki foto muhabirlerinin kendilerine ve teknolojiye olan adaptasyonlarının başarısı gözler önüne serildi.”



İBRAHİM LALELİ KİMDİR?

Haberin Devamı

1979’da Antalya’da doğdu. Meslek hayatına 1997’de Antalya’daki yerel gazete Atılım’da başladı. 1998’de bugün Demirören Haber Ajansı(DHA) olan Hürriyet Haber Ajansı’na(HHA) geçti. 2000’de çalışmaya başladığı Star Gazetesi’nden 2002’de yeniden DHA Antalya Bürosu’na dönüş yaptı. Bugün halen DHA Antalya Bürosu’nda foto muhabiri olarak meslek hayatını sürdüren İbrahim Laleli, evli ve 7 yaşında Poyraz isimli bir erkek çocuk sahibi. İbrahim Laleli, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği(TFMD), Türkiye Spor Yazarları Derneği(TSYD) ve Antalya Gazeteciler Cemiyeti(AGC) üyesi. TFMD’nin düzenlediği Yılın Basın Fotoğrafları Yarışmaları’nda 2002, 2004, 2005, 2009, 2013, 2015 ve 2017 yıllarında farklı dallarda ödüller kazanan İbrahim Laleli’nin meslek örgütlerinden ve fotoğraf yarışmalarından yüzün üzerinde ödülü bulunuyor.