Portre fotoğrafın ödüllü ismi

1dk okuma

Sevgili okurlar... Sizlere Milliyet Gazetesi’nin başarılı isimlerinden Ozan Güzelce ile tanıştırmak istiyorum.

Haberin Devamı



Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin Yılın Basın Fotoğrafları Yarışması’nda iki ödül birden kazanan Güzelce, lise yıllarında dedesinin kendisine hediye ettiği fotoğraf makinesi ile hayatına yön verdiğini söyledi. Geçen hafta Türkiye’nin çok önemli bir buluşmaya imza attığı Antalya Diplomasi Forumu’nda, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile üçlü zirvede bir araya geldi. Dünyanın izlediği bu önemli buluşmayı ve üç gün boyunca Antalya Diplomasi Forumu’nu Ozan Güzelce ile birlikte omuz omuza izledik. Ozan’la bu sırada fotoğrafa olan ilgisini, aldığı ödülleri ve portre fotoğrafçılığını konuştuk. İşte değerli dostum Ozan’ın anlattıkları...



LİSEDE GELEN HEDİYE HAYAT YOLUMU ÇİZDİ

“Annem resim öğretmeni, sanırım ondan aldım sanata olan yeteneğimi. Bende resme meraklıydım. Ama lise ikinci sınıfta dedemin Almanya’dan aldığı hediye hayatımı değiştirdi. Minolta marka bir fotoğraf makinesi almıştı, tabii o zamanlar dijital yok ortada daha filmli makine. Kendi kendime deneme yanılma ile çektiğim fotoğraflar bu alana duyduğum ilgiyi arttırdı. İçinde yaşadığımız akıp giden zamanın bize özel gelen bir anını dondurmak ve bunu belgelemek, paylaşmak duygusu zamanla benim için bir tutkuya dönüştü. Fotoğrafa duyduğum ilgi ve kendimi daha da geliştirmek için üniversitede bu konuda eğitim almaya karar verdim. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’nü kazandım. Böylece hayat yolumu da fotoğraf üzerine çizdim. Sabit Kalfagil, Güler Ertan, Merih Akoğul, Kamil Fırat gibi çok değerli hocalardan eğitim aldım. Fotoğrafa farklı yönlerden bakmaya başladım. Belgesel fotoğraflar veya deneysel fotoğraflar... Ama ben fotoğrafın belgesel ve portre tarafını sevdim. Belgesel fotoğraf tutkusuyla 2000 yılında henüz dördüncü sınıftayken Milliyet Gazetesi’nde rahmetli usta isim Yalçın Çınar’ın yanında stajyer olarak başladım. İlk önce Milliyet Cağaloğlu büroda başladım. Staj bittikten sonra Milliyet fotoğraf servisine geçtim. O günden bu yana da Milliyet’in foto muhabiriyim.



FOTOĞRAFLARIMIZ DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA

Demirören Medya Grubu’nda fotoğraf adına yeni bir oluşum var ki artık çektiğimiz fotoğraflar tüm dünya medyasına servis ediliyor. Demirören Görsel Medya içerisinde kurulan ‘DİA İmages’ fotoğraf ajansı sayesinde objektifimize takılan dünyanın ilgisini çekecek kareler dünyanın dört bir yanında gazeteler, internet siteleri hatta televizyonların kullanımına sunuluyor. Kısaca DİA İmages bizim için yepyeni ve büyük bir vitrin oldu.Çektiğiniz fotoğrafların dünyanın dört yanında yayınlanması bir foto muhabiri için büyük bir motivasyon. Bu da benim mesleğe bakışıma yeni bir heyecan getirdi. Milliyet’te aktif olarak haber takibi yapıyorum.



Toplumsal olaylar, depremler, seller, çevre felaketleri, güncel haber fotoğrafları, önemli uluslararası organizasyonlar işimizin bir parçası. Sıcak haber fotoğraflarının yanı sıra elbette gazetenin röportajları için çektiğim portreler var. Son dönemde birazda bu alanda ağırlıklı çalışıyorum. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin Yılın Basın Fotoğrafları Yarışması’nın portre kategorisinde hem birinci hem de üçüncü oldum, iki ödül aldım. Portre fotoğraflarına olan ilgimin karşılığı bu ödüller belki de.



PORTREDE BAKIŞLARDAKİ İFADEYİ ÖNEMSİYORUM

Foto muhabiri olarak fotoğraf makinesine hapsettiğimiz anlar, geleceğe taşınan birer tarihi belge. Yaptığımız işi önemli yapan da bu. Foto muhabirleri olarak hayatımızı tarihe taşınacak bu anların peşinde koşarak geçiyoruz. Portre fotoğrafları ise röportajların en temel unsuru. Portre fotoğraflar çekerken en önemlisi fotoğrafını çekeceğiniz kişi ile kurduğunuz bağ. Fotoğrafı çekilen ile çeken arasında bir fotoğraf makinesi var. Herkes fotoğraf çekinmeyi sevmeyebiliyor. Burada fotoğraf çeken kişinin yapması gereken karşısındaki insanı rahatlatmak, onun güvenini kazanmak. Bu sayede daha doğal anlarını yakalama şansınız oluyor. Ben mesela bunun için çektiğim kareleri de gösteririm. Karşımdaki kişinin fotoğraflarını görerek çıkan sonuçlara inanmasını sağlarım. Portre fotoğraflarda bakışlarda ifadeyi önemsiyorum. Doğru ışık önemli. Dışarıda çekiyorsam doğru ışığa yönlendirmek, kapalı bir mekandaysam doğru ışığı kurmak bu işin püf noktası. Sonrasında fotoğrafların düzenlenmesi de en az çekim aşaması kadar önemli.”



OZAN GÜZELCE KİMDİR?

1978’de İstanbul’da doğdu, 1996’da Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’ne girdi. Burada çok değerli öğretmenlerden eğitim alma fırsatı buldu. Fotoğrafın temel, sanatsal, felsefi ve teknik yönlerini öğrendi, üniversite eğitimi sırasında fotoğraf stüdyolarında asistanlık yaptı. Portre ve belgesel fotoğrafçılığa artan ilgisiyle 2000’de Milliyet Gazetesi’nde foto muhabiri olarak çalışmaya başladı. Halen Milliyet Gazetesi’nde foto muhabiri olarak çalışıyor. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Yılın Basın Fotoğrafları yarışmasında farklı yıllarda farklı dallarda ödüller aldı. Bu sene, Yılın Portre Fotoğrafı birinciliği ve Portre Fotoğrafı üçüncülüğünü aldı.